27 Nisan 2020

Üretimden doğan gerçek gücünün örselenmesi için...


DİLENCİLER

Nezih Varol   İnanış

Sermayedar kendi kâr payının hep yüksek kalması ve emekçinin üretimden doğan gerçek gücünün örselenmesi için farklı bir yola başvurur.
Bu yardımlar emekçinin maaşına yapılması gereken gerçek zammın ve üretimden gelen gücün gizlenmesi için büyük bir fırsattır.
Sermayedar emekçiye içinde çeşitli gıda maddeleri bulunan paketler hazırlayarak belli zaman dilimlerinde dağıtır.
Bu paketleri emekçilerin duygu, düşünce ve inançları doğrultusunda en hassas oldukları dini ve özel günlerde dağıtmaya özen gösterirler.
Aslında bu davranış toplumda sermaye birikimi sağlamış olan bireylerin, yoksulluk tanımı içine giren işsiz veya düşük gelirli bireylere yaptıkları bağışlarla aynı amaca hizmet etmektedir.
Aynı toplum da bu davranışları profesyonelliğe dönüştürerek sermaye birikimi sağlayanlardan ayni ve nakdi yardım talep eden yoksullar görmeniz mümkündür.
Hatta yoksul olmayıp ta tamamen sermaye birikimi sağlamış kişilerden oluşan dernek, vakıf gibi kuruluşların bile zengin, fakir ayırt etmeden nakdi yardım talep ettikleri görülmektedir.
Vergi, prim ve benzeri ödemelerden elde edilen kaynaklarını doğru kullanan gelişmiş ülkelerde bu tür davranış sergileyen kişi, sivil toplum veya kamu kuruluşuna rastlanmazken, geri kalmış ülkelerde sayılarının oldukça yüksek olduğu görülür.
Son yıllarda ülkemizde ayni ve nakdi yardım talep eden ve bu talebi karşılayan sayısı artmıştır.
Öyle ki siyasi mitinglerde bazı gıda maddelerini kitlelere fırlatın liderler, başka yakın tarihte ıban numaraları vererek aynı kitlelerden nakdi yardım istemektedir.
Bu manzaralar akla çok basit bir soruyu getirmektedir; Neden insanlara bir iş sağlanıp, iyi bir ücret ayarlaması yapılmıyor?
Böylece her onurlu vatandaş maaşı ile istediği ürünü istediği yerden alabilir.
Yine de yoksulluk varsa bunun için bir de bakanlık var zaten. 
http://www.inanisgazetesi.com/yazar-dilenciler-3513.html