20 Haziran 2020

Almanya

                       
Heykeller yıkılırken Marx neden hedefte?
Yücel Özdemir   Yeni Hayat
Almanya’da ise aynı yıllarda Afrika’da sömürgecilik savaşı yürüten Otto von Bismarck’ın heykellerinin kaldırılması tartışılıyor. 1880’den Birinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar Almanya bugünkü Namibya, Kamerun ve Togo’da büyük katliamlar yaptı. Bugün halen tartışılan ve resmi olarak da sorumluluğunu kabul ettiği 1904’teki Herero ve Nama Katliamı’nda 15 bin insan öldürülmüştü. Sömürgeciliğe karşı başkaldırı soykırımla bastırılmıştı.
Bu sömürgeci politikanın yürütücüsü Bismarck halen “büyük devlet adamı” olarak anılıyor. Eğer heykelleri kaldırılırsa bu savaşla, sömürüyle sermayenin çıkarlarını savunanlar için büyük bir yenilgi olacaktır.
Almanya’da sadece bu da değil.
Anayasa’nın 3. maddesindeki “ırk” kelimesinin kaldırılması ve kurumsal ırkçılıkla mücadele de tartışmaya açıldı. Alman Anayasa’sının 3. maddesi şöyle diyor: “Cinsiyeti, soyu, ırkı, dili, yurdu ve kökeni, inancı, dini veya siyasi görüşleri dolayısıyla hiç kimse mağdur edilemez ve hiç kimseye imtiyaz tanınamaz.”
Bu haliyle bakıldığında bir sorun yokmuş gibi görünüyor. Ancak, maddede yer alan “ırk” tanımı aynı zamanda insanların biyolojik açıdan farklı “ırk”lardan geldiği peşinen kabul ediliyor.
Kökleri sömürgecilik tarihine kadar uzanan “ırk” tanımı Almanya’da nasyonalsosyalistlerin en önemli argümanlarından biriydi. “Üstün ırk” yaratma adına diğer renklerden ve inançlardan insanlar hedef haline getirildi.
          
Bu nedenle Marx yeniden gericilerin hedefi oldu. Londra’da köle tüccarının heykelinin nehre atılmasına öfkelenen ırkçılar Marx’ın mezarını kendilerine hedef seçtiler. Almanya’da ise aynı gericiler Marx ve yoldaşı Engels’in isminin neden birçok yere verildiğini gündeme getirdiler. Haber kanalı n-tv’nin internet sitesinde Wolfram Weimer tarafından kaleme alınan bir makalede “Marx’ın Yahudilere karşı ırkçılık yaptığı” saçmalığı dahi ortaya atıldı. Kendisi de Yahudi bir aileden gelen Marx’ın dinle, laik devlet anlayışıyla hesaplaşarak, Yahudilerin özgürlüğünün Yahudilikte değil, burjuva devletten kurtulmasına bağlaması yazarın epey zoruna gitmiş görünüyor. Bu nedenle Almanya’da 52 meydana, 500 caddeye, çok sayıda okula Marx ve Engels’in adının verilmesinden duyduğu rahatsızlığı ifade ediyor. “Onlar da kaldırılsın” diyor. İki yıl önce Marx’ın doğduğu Trier’e büyük bir heykelin dikildiğini de hatırlatıyor.
https://yenihayat.de/2020/06/19/heykeller-yikilirken-marx-neden-hedefte/