23 Ocak 2022

  
  Alışacak mıyız?

Ayşen Şahin   Evrensel

2012 yılıydı, Eyüp Sultan Türbesi’ne karşı içki içmek ne demek diye ilk kampüs yasağını başlattılar. Türbe kampüse 6 kilometreydi. Güya Eyüplüler çok rahatsızdı. Halkın bu tepkisine başbakan sessiz kalamadıydı. İçkili restoranlar kapatıldı kampüste, yerine iktidara yakın isimlerin içkisiz zincir restoranları girdi. Şehirden uzakta kampüslerde yer alan marketlerden içki reyonları kaldırıldı. Okumaya mı geldiniz alem yapmaya mı?

Sonra Nevizade ve Asmalı’dan masalar kaldırıldı. “Halk kaldırımdan yürüyemeyecek mi kardeşim?”

        

Yılbaşı özel programlarında şampanya patlatılmayalı yıllar oldu. Oysa bir zamanlar TRT ekranında dönemin tüm assolistleri gece yarısına ellerinde kadehle girerdi. Bu topraklara İslamiyet 8. yy’da mı geldi 2001’de mi? Ülke nüfusundaki müslüman oranı son 20 yılda mı arttı? Çam ağacına öfke nereden nasıl çıktı?

31 Mayıs 1984 gazeteden bir haber: Turgut Özal ramazandan önce son bir kadeh cin tonik içti. Ramazanda içmeyeceğini açıkladı.

Böyle böyle rahmetli, kendi cin toniğini, viskisini ihmal etmedi ama ağzımıza içki süremeyeceğimiz yolların taşlarını da döşedi.

F: İbrahim Akyürek, Grev Yeri, İstanbul, 1980

        

Dindar ve dinci arasındaki farkı en çok imanlı insana anlatmak lazım. Dinci bayrak yapar kendi otoritesine dini.

Bugün içkiden rahatsız olur dindarın hassasiyetini bahane ederek yarın dindarın kıldığı namazı da beğenmez. Eşit yurttaşlık hakkını bir kaptırırsan kolunu kurtaramazsın.

Kuralı şimdiden onun dinciliği koyarsa yarın dindara da kuralı o koyacaktır.