03 Şubat 2022

 


F: İbrahim Akyürek, 
İnsan Hakları Haftası  Etkinlikleri, Kadıköy, 90'lar

Rejim ve kültür savaşları
Ergin Yıldızoğlu   Cumhuriyet

“Milli ve manevi değerlerimiz” kavramlarının, “manevi” kısmı dine, “milli” kısmı etnik kimliklere ilişkindir. Bu kavramların içini her toplumda, iktidarın, siyasi-kültürel tercihleri doldurur. “Genelge”, bu kavramların içine doldurulanların dışında kalan sözleri, değerleri, ahlak ve adalete ilişkin konuşulabilenlerin kapsamı dışına iterek suçlaştırıyor; böylece muhalefeti, “susturulacaklar ve cezalandırılacaklar” kapsamına sokuyor. 

  İKİ YOL

“Kültür savaşları”, ekonomik sıkıntıların, sömürülüyor olmaya ilişkin kuşkuların, ahlak ve adalet (siyaset) alanına sıçrayarak egemen sınıfları hedef almasını, iki yoldan önlemeyi amaçlar. Birinci yol, bu sıkıntıları, kaygıları ifade edecek sözcüklerin, kavramların, değerlerin “üzerini örtmekle”, örtülenleri açmak için çabalayanları susturmakla, cezalandırmakla ilgilidir. İkincisi, bu “örtme” ve “susturma” sonucu oluşan boşluk, “örtülenleri” içermeyen bir anlamlar sisteminden kaynaklanan fantezilerle doldurulur. Bu fanteziler, ekonomik sorunların yarattığı acıların ifade edilmesini zorlaştırır, acılara katlanmayı kolaylaştırır.
Bu nedenle muhalefet, ekonomik sorunları biteviye tekrarlamaktan öte, bunları anlamlandıran kavramları (emek, sömürü, eşitlik vb.) halka ulaştırmaya çalışmalıdır. Yolsuzlukların üzerinin açılması, önemli bir adımdır. “Kültür savaşlarında” karşı saldırıya geçebilmek için rejimin laiklik düşmanlığıyla, yolsuzluklar arasındaki ilişkiyi halka gösterebilmeyi başarmak gerekir.