Kola döken dayıya iade-i itibar
Ateş İlyas Başsoy Birgün
Sözcüklerin tahakküm aracı olarak kullanılmasında muazzam bir örnek “Rus Oligarkları”… Bu tanımlamaya göre Rusya’da bir oligarşi var ve bu milyarderler de Rus oligarşisinin parçaları. Oligarşi küçük bir grubun ülkeyi yönetmesi demek. Bu nedenle Rus Oligarkları terimi yanlış değil, çünkü Rusya’yı eski KGB yöneticilerinden oluşan bir oligarşinin yönettiğini herkes biliyor. Sorun Alexey Mordashov’un oligark olması değil, Samsung’un kurucusu Lee Byung-chul’un işinsanı olması olabilir mi? Dünyada kendi ülkesindeki küçük yönetici gruba rağmen zengin olabilen bir kişi var mı? İlaç, tarım, madencilik, internet veya ulaşım gibi sektörlerin başına kim elini kolunu sallayarak geçebiliyor? Bill Gates niye oligark değil? Povlsen Ailesi’nin şirin bir Avrupa ülkesi var, Rus oligarklardan neleri eksik? Ankara’daki küçük bir grubun himayesinde Rum ve Ermeni mallarına konarak semiren Sabancı veya Koç’a neden kimse Türk Oligarkı demiyor?
Rusya’yı mı Ukrayna’yı mı tutması gerektiğini bilemeyip bocalayan AKP’li bir konuşmacı televizyonda “Ama Rus oligarklarlı ülkenin doğal kaynaklarını yağmalıyor” dedi. Suudi Arabistan şeyhleri ne yapıyor kuzum? Ayrıca Türkiye’de yaşıyoruz ve doğal kaynak yağmasını Ruslardan öğrenecek halimiz yok.
Putin totaliter bir diktatör. Dünyadaki benzerleri gibi bitkisel hayatta yaşamasına izin verdiği bir muhalefeti var ve bu sayede ele güne karşı “Bakın ben diktatör değilim, çünkü muhaliflerim var” diyebiliyor. Rusya’da anlaştıysak devam edelim: ABD sahiden bir demokrasi mi? Birikimlerin yüzde 99’unun, nüfusun yüzde 1’inde toplanması ne tür bir demokrasiyle mümkün olabilir? Günümüzdeki şaşalı gelişim kitlelere WhatsApp’ın tema rengini seçme özgürlüğünden başka ne kazandırdı?
Daha dün Fransa’nın açık desteğiyle Ruanda’da bir milyon insan mezbahada kesilir gibi kesildi. Bir kişi Renault’dan vazgeçti mi veya bir ülke Chanel dükkanı kapattı mı? ABD ordusu yüzbinlerce masum insanı yok ettiği için McDonald’s yasaklayan bir Avrupa ülkesi gördünüz mü? İsrail, her gün adım adım Filistin’i işgal ediyor, bu konuda kim ne yapıyor?
Aslında bu son soruya bir yanıt: Bakkaldan aldığı litrelik kolayı acımadan yola döken dayı var Filistin Halkı’nın yanında. Dayı’nın eyleminin Batı’nın Rusya’ya karşı yaptığı “kapatırız dükkânı” eyleminden ne farkı var? Almanya’ya gülemiyorsak, Dayı’nın hakkını vermeliyiz bence.
Malcolm X, Malcolm X olmadan evvel küçük suçlar işleyip hapse düşen lümpen bir oğlan. Hapiste yaşlı bir mahkûm onu kütüphaneye götürüp Britannica Ansiklopedisi’ni okutuyor. “Siyah” yazan maddenin altında yığınla olumsuz söz var: Kötü, karanlık, pis, korkutucu, şeytani…
“Dünyayı değiştireceksen” diyor yaşlı mâhkum, “İşe beyaz adamın kitabını yakmakla başlayabilirsin”
Beyaz Adam Amerika’yı keşfetmedi, Amerika’da zaten yerli uygarlıklar vardı. Beyaz Adam, yerlilere rüşvet vermedi, onları kandırdı, öldürdü ve ülkelerini sömürge yaptı. Beyaz Adam sınıf savaşını küçümsüyor ama uçakta hep birinci sınıfı tercih ediyor. Beyaz Adam, Beyaz Kadın dâhil her canlıya düşman, doyumsuz, iğrenç, ikiyüzlü bir varlık.

