06 Haziran 2022

"Milletimizin Diliyle Konuştuk"

 Ülke kahvehanesi

Yetişkinlik döneminde karşılaştığımız tüm nevroz ve psikozlar bir şekilde çocukluk deneyimleriyle bağlantılı olduğundan, RTE’nin tüm ülkeye yaşattığı psikozların nedenlerinden bazıları da orada saklı olabilir. Ruşen Çakır ve Fehmi Çalmuk’un hazırladığı Recep Tayyip Erdoğan - Bir Dönüşüm Öyküsü (2001) adlı kitapta anlatılan şu anılar o yüzden dikkate değer:
 “Reis Kaptan sinirli bir adamdı. Sinirlendiğinde evden kimse ona yaklaşamaz, irtibat kuramazdı. Ama onun Recep Tayyip’e karşı özel bir ilgisi vardı. Tenzile Hanım da bunun keşfetmişti. Evin babası sinirli olduğunda iş Recep Tayyip’e düşerdi. Hemen Reis Kaptan’ın yanına sokulurdu. O kollarına sığındığında Reis Kaptan’ın siniri kalmazdı. Recep Tayyip, babasını üzdüğü zaman inanılmaz bir şey yapardı: Reis Kaptan’ın ayakkabılarını öperdi. Bunu gören Reis Kaptan sakinleşir, gözlerinden yaşlar süzülür, bütün çocuklar da babalarıyla birlikte ağlardı.

 Bir gün öyle bir olay oldu ki Tayyip Erdoğan hayatı boyunca aklına her küfür geldiğinde bunu hatırlamaktadır. Erdoğan o olayı şöyle anlatır: ‘Hava kararmadan önce eve girmek zorundaydık. Bizim evin karşısında Müşerref Abla dediğimiz bir komşumuz vardı. Ben, beş-altı yaşlarındaydım. Çocuğum ya, küfür ediyorum ona... Beni almış karşısına. Ben küfrettikçe onun hoşuna gidiyor o da benim popoma vuruyor. O vuruyor ben küfrediyorum. Babam gelince (onu mahallede çok severlermiş) hemen şikâyet etmiş beni. Bunlardan haberim yok tabii. Babam içeri giriyor... Allah rahmet etsin... Alıyor beni tavana asıveriyor. Ancak ellerimden mi, koltuk altlarımdan mı bağlamış onu hatırlamıyorum. Orada 15-20 dakika kalmış olacağım ki dayım gelip beni kurtarıyor. O günden sonra küfür faslı da kapandı.’” (Metis, İstanbul, 2001, s. 17-8)
 Uğur Kutay   Birgün