İran boyutu öne çıkmaya başladı

Bölgeyi iyi bilen analistler, yaklaşık bir yıldır uyarıyorlardı: Büyük bir felaket geliyor. ABD dış politikasında, belki de en etkin düşünce kuruluşu, Council on Foreign Relations (CFR) Başkanı Haass, geçtiğimiz haziran ayında Anthony Blinken’a, “Bölge bir patlama noktasından çok uzak değil” demiş, eklemiş: “Yerleşimler belirgin biçimde artıyor, şiddet olayları belirgin biçimde tırmanıyor, Filistin yönetiminde merkezi bir irade eksikliği daha da belirginleşti, İsrail’de tarihinin en aşırı sağcı yönetimi var.” European Council on Foreign Relations’ta Ortadoğu uzmanı Hugh Lovatt, “İki yıldır uyarıyorum: İsrail’in yerleşimciler politikası sertleşiyor, yerleşimci hareketi daha da radikalleşiyor, Filistin yönetimi zayıflamaya devam ediyor, silahlı grupların sayısı, etkisi artmaya devam ediyor. Bugünkü olaylar bu sürecin ifadesidir” diyor.
Şimdi aniden, “Gerçek erkekler Tahran’a gider” noktasına geldik. Wall Street Journal, Foreign Policy, National Interest, Washington Post, İngiltere’de Guardian gibi yayınlarda, son bir haftada artan oranda, yorumcular birbiri ardına, olayın “İran boyutuna” işaret ediyor: İran, Filistin’de Hamas ve İslami Cihat, Suriye, Irak ve Yemen’de milisler yoluyla vekâlet savaşları yürütüyor; Lübnan’da Hizbullah büyük tehdit. Bu yönde ilerleyen yorumlar gelip “İran’da rejim değişmeden Hamas yok edilemez” noktasında buluşuyorlar.
Ergin Yıldızoğlu Cumhuriyet