Bandırma / Tiyatro / Oyuncu Fazilet Küçük

Yer altına gömülen madenciler ve yer üstünde bıraktıkları: Karalığın Yüreği
Bizim sınıflarımız ve okul binalarımız köyde yaşayan maden işçilerinin yatakhanesiymiş önceleri. Tam karşımızda da işçilerin maden ocağına indikleri kuyu denilen kafes şeklindeki asansörler vardı. Tabi ki bu oyunu oynamamda o atmosferin içinde olmanın etkisi çok büyük oldu. Ama ben aslında ilk Zonguldak’a orta okuldayken babamın tayini sebebiyle gelmiştim. Oradan beri inşa edilen bir gözlem bütünü bu oyun. Bu anlamda Zonguldak’a bir vefa borcuydu diyebilirim.
Öte yandan bu konuda yaşadığımız çok fazla travma var. Oyunumuzda bahsettiğimiz 3 Mart, yakın tarihte yaşadığımız Soma, yine Zonguldak Armutçuk... Madencilerimizi o kadar çok yitirdik ki... Birisi fıtrat diyor, öbürü kader diyor ama işin aslının öyle olmadığını biliyoruz. Öte yandan insanlar bu haberleri kafalarına can veren insanların sayıları ile kodluyor, üzülüyor ve bir süre sonra unutulup gidiyor. Fakat bu insanlar kendi yakınları, çocukları, arkadaşları, aşık olduğu insanlar tarafından unutulmuyor. Yüreklerini kanatan bir taş parçası olarak yoklukları tam orada duruyor.
Yasin Yıldırım Evrensel