Felsefeci, dilbilimci ve sanat tarihçisi Doç. Dr. Mustafa Bedrettin Cömert bundan 46 yıl önce, 11 Temmuz 1978’de Ankara’da aracına düzenlenen hain saldırı sonucu öldürülmüş, eşi Maria ise ağır yaralanmıştı. Cinayette adı geçen Ramiz Ongun, Muhsin Yazıcıoğlu, Abdullah Çatlı, Selim Gözütok, Rıfat Yıldırım ve Üzeyir Bayraklı başta olmak üzere tetikçiler, emri verenler ve planlayanlar ne yazık ki eksiksiz yargılanmamıştı.
Cömert, 27 Eylül 1940’ta Vezirköprü’de doğdu. Liseyi yatılı olarak Sivas Lisesi’nde okudu. 1960’ta Perugia Yabancı Üniversitesi’nde, 1967’de Roma Üniversitesi İtalyan Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde okudu. 1970’te HÜ Sanat Tarihi Bölümü’nde asistanlık yaparken Roma Üniversitesi Felsefe Enstitüsü’nde önce doktora yaptı ardından doçent oldu. Yaptığı çeviriler ona 1977 TDK Çeviri Ödülü’nü kazandırdı. Mitoloji, ikonografi, sanat tarihi ve plastik sanatlar üzerine dersler verdi; Türk ve İtalyan edebiyatı, estetik, eleştiri, dil ve dilbilimi üzerine çeşitli dergilerde yazıları yayımlandı. Cömert’i anmanın en doğru yolu onu anlamaktan geçiyor. Onun dil ve anlayışına bakalım.
‘DİL İNSANLIĞIN KENDİSİDİR’
Cevat Bayrak Cumhuriyet

