
Omurgalı adamlar
Yıl 1976... Tarık Akan, bir tıraş bıçağı markası olan Gilette’nin, tüm dünyada yayınlanacak reklam teklifini kabul etmiyor. Ardından otomobil reklamında oynaması için kapısı çalınıyor ancak yanıtı değişmiyor. Şampuan, diş macunu, banka ve bir çok önemli firmanın reklam tekliflerine de ‘hayır’ diyor. Tarık Akan, bu teklifleri neden kabul etmediğini şöyle açıklıyor:
"Bu teklifler Tarık Akan olduğum için yapılıyor. Bu adı ben kimden aldım? Sinema seyircisinden aldım. Onlar beni Tarık Akan yaptılar. Şimdi bu tekliflere ‘evet’ dersem onlardan aldığım bu adı onlara tekrar satmış olurum. Dünyada her şey para değildir."
80’li yıllar... Antalya’dan bir inşaat firması, Kemal Sunal’ın reklam yüzü olmasını istiyor. Karşılığında ise yapacakları evlerden birini teklif ediyor. Kemal Sunal teklifi reddediyor. Eşi Gül Sunal, yaşananları yıllar sonra anlatırken şu ifadeleri kullanıyor:
"’Neden kabul etmedin, ne güzel Antalya’da evimiz olurdu’ gibi bir cümle kurdum. Kemal ise döndü ve dedi ki ‘Gül, yarın bir gün bu evler yıkılırsa ve insanlar ben reklamında oynadığım için bana güvenip o evleri almış olursa, ben vicdanıma nasıl hesap veririm öyle bir durumda.”
Kemal Sunal’ deyince, oğlu Ali Sunal’dan söz etmemek olmaz. Çünkü o da, günümüzün popüler isimlerinden. Ülkede Dubai çikolatası çılgınlığının sürdüğü bir dönemde, aynı türden bir çikolatanın reklam filminde oynadı. Reklam filminin başarılı olup olmadığını tartışacak değilim. Dubai çikolatasının, Antep fıstıklarımızın Avrupa’dan geri gönderilmesinden sonra ünlendiğine dikkat çekmek istiyorum. İç pazarda ucuz fiyata satılmaya başlayan fıstıkların, iade edilen ürünler olduğunu öne sürenler oldu. Bu nedenle Dubai çikolatası konusunda kafalar karıştı. Kemal Sunal hayatta olsaydı oğlu Ali’nin, Dubai çikolatası reklamında oynamasını yadırgamaz mıydı?
Ahmet Zeki Yeşil Birgün