Algoritmaların ölüm kalım kararı verdiği savaşlara doğru mu? Otonom silahlar çağı
Otonom silahların uzun süredir tank, gemi gibi net biçimde tanımlanabilen askeri hedeflere karşı kullanıldığını kaydeden Boulanin’e göre asıl kritik mesele hedefin insan olması durumunda başlıyor:
“Bir insanın meşru askeri hedef mi yoksa sivil mi olduğunun ayırt edilmesi son derece karmaşık. Bu, çok daha gelişmiş ve hataya yer bırakmayan bir teknoloji gerektiriyor.”
İKİ BÜYÜK TREND
Boulanin, geleceğin savaşlarına dair iki net eğilime işaret ediyor: Birincisi, Ukrayna savaşının da gösterdiği gibi düşük maliyetli ve kaybedilmesi göze alınabilen drone’ların, yüksek maliyetli savaş uçaklarının yerini alması beklenebilir. İkincisi ise, yapay zekâdaki hızlı ilerleme, özellikle de büyük dil modellerinin askeri alanda veri işleme ve sistem tasarımı açısından sunduğu yeni imkânlar.
KIRMIZI ÇİZGİ
Boulanin’e göre nükleer silahların kullanımı söz konusu olduğunda uluslararası alanda nadir görülen bir uzlaşı mevcut: Nükleer silahların kullanım kararının otonom sistemlere bırakılmaması. “ABD ve Çin bile, nükleer silahların fırlatılması kararının insanlarda kalması gerektiği konusunda mutabakata varmıştı” diyen Boulanin makine öğrenmesine dayalı sistemlerin nükleer mimariye entegrasyonunun son derece riskli olduğunu söylüyor. Çünkü bu sistemlerin nasıl başarısız olabileceğini öngörmek çok zor. Bu sistemlerin üretiminin ve edinilmesinin görece kolay olması ise bir başka sorun. Devletlerin yanı sıra devlet dışı aktörler de bu silahlara erişebilir çünkü.
Özgür Ulusoy Cumhuriyet
