03 Ağustos 2013

Kızılelma Mağarası Kirleniyor 
Zonguldak'ın Gelik Beldesi'nde bulunan 6 bin 630 metre ile Türkiye'nin en uzun mağaralarından Kızılelma Mağarası'nda, yakınındaki kömür ocaklarından gelen kömürlü sular nedeniyle kirlilik oluştu. Kaderine terk edilen mağaranın turizme kazandırılması isteniyor.
Merkez ilçeye bağlı Gelik beldesi Ayiçi Mahallesi'ndeki Kızılelma Mağarası; sarkıt, dikit ve deresi, 3 bin 200 metresinde 80 metre yüksekliğinde ve dibinde bulunan gölü aydınlatacak derecede büyük bir bacasının yanısıra treking, yürüyüş, iple tırmanma gibi aktiviteler için uygun özelliklere sahip.

http://www.haberler.com/kizilelma-magarasi-kirlilik-kurbani-4903756-haberi/

27 Temmuz 2013

Bu yılın kitaplarından: Bildiğin Gibi Değil
Özellikle nükteli hikâyeleriyle bilinen Emrah Bilge Merdivan'ın "Bildiğin Gibi Değil" isimli ilk kitabı Sütun Yayınları tarafından Mart 2013'te yayınlandı.
 Emrah Bilge Merdivan Kimdir? 
1978 yılında Zonguldak?ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini Zonguldak'ta tamamladı. 2001 yılında Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tarih bölümünden mezun oldu. Bir süre Ardahan'da öğretmenlik yaptı. Halen Bartın'da öğretmenlik mesleğine devam etmektedir. Evli ve iki çocuk babası olan Merdivan'ın çeşitli hikâye, deneme ve şiirleri Yağmur ve Gonca dergilerinde yayınlandı.  
http://www.sutunyayinlari.com/yazarlar/detay/emrah-bilge-merdivan

24 Temmuz 2013

Bir Cenk Akyol değil, ama...
Zonguldak’taki yetişme hikâyesi, Süperlig’e sıçrama hevesinin bir an kursağında kaldığı ve her şeyi bırakmayı düşündüğü Vanspor transfer kazası, aile evinden ayrılma deneyimi hakkında anlattıkları, profesyonel sporcu olmanın eşiklerini belgeliyor. Samsunspor’da Başkan İsmail Uyanık’ın şampiyonluğa inandığını, futbolcuların inanmadığını ikrar edişinin da ayrı bir belgesel değeri var. ‘Çalışan milyonlarca insandan fazla para kazandım ama hep farkında oldum’ düsturunu telaffuz edişi, bir işçi şehrinden çıkan futbol emekçisinden duymak istediğimizin zaten asgarisi.
Dövmelerine yüklediği anlam ve ‘kişisel gelişim’ ideolojisi ile desteklenen hafif ezoterik yaklaşımı, Tümer Metin’in şahsi maneviyat tablosunun eskizini çiziyorlar.

 Tanıl Bora  Radikal 
 http://www.radikal.com.tr/yazarlar/tanil_bora/bir_cenk_akyol_degil_ama-1143122

23 Temmuz 2013

Sokak

Zonguldak Sanat Sokağı hizmetinizde 
Sahil yolu üzerinde liman arkasına giderken bir konaklama mekânı var ki bugün için ressamlar tarafından çalışma alanı olarak bellendi. Askeri Gazinonun altındaki yürüyüş koridoru üzerinde, ressamlar Zonguldak Belediyesinin desteğiyle kurdukları stantlarıyla işlerini sergilerken canlı performanslarını da halkla paylaşıyorlar. Güzergâh üzerinden geçen pek çok insanın ilgisini yağlı boya çalışan, duvar resmi yapan, karakalem ve canlı portre karikatürle uğraşan ressamlar çekiyor. 
Zonguldak Festivali sırasında TTK tarafından kurulan maden galerisi şeklindeki sergi galerisinde ise ünlü karikatürist Muhittin Köroğlu’nun “Adaletçe” karikatür sergisi Karikatürcüler Derneği Zonguldak Şubesi'nin desteğiyle devam ediyor.
Her gün öğleden sonra 16.00 ile 22.00 arasında açık tutulan sergi ve ressamların çalışma alanının yıllardır konuşulup gerçekleştirilemeyen Zonguldak Sanat Sokağı olmasını isteyen birçok sanatsever böyle bir organizasyonun hayırlı olacağını belirtiyor. “Atatürk’ün Zonguldak’a çıktığı yer olarak bilinen Maden Mühendisleri lokalinin yanındaki rıhtıma yakın olan alan her branştan sanatçının halkla iç içe olabileceği canlı bir mekân haline dönüşebilir.” Bu düşünceye katıldıklarını belirten sanatsever Zonguldaklılar böyle organizasyonların genelde kulak arkası edilmesi yüzünden ise Zonguldak Sanat Sokağının gerçekleşmesi ihtimalinin zor olduğunu da ekliyor genellikle. 
Bugünlerde ressamlar Mehmet Kılıç, Muhammet Ali Avcı, Mete Arif Tokmak, yazar ve kitapevi sahibi Recep Adıgüzel tarafından alan sanatla iç içe bir görünüm arz ediyor. Arkadaşları ve Zonguldaklı sanatçılar adına konuşan Mete Arif Tokmak şunları söyledi: “Böyle bir mekânın sanatsever Zonguldaklılar için eksikliğini yıllardır dile getiriyoruz aslında. Sanatçılarımızla onları çalışıyorken görebilecek halkımızı buluşturmak türlü nedenlerle pek mümkün olmadı şimdiye kadar. Sanat Sokağı organizasyonları çağdaş kentçilik anlayışının yapabileceği en mümkün bir proje iken aydın yapısı ile tanınan kentimizde şimdiye kadar şu an içinde bulunduğumuz hali kadar bile gerçekleştirilememişti. Şu maden ocağı şeklinde olan sergi galerisi o kadar orijinal bir tasarım ki bu haliyle zaten kendisi Zonguldak’a yakışan bir sanat eseri sayılır. Buradan sesleniyorum, bu haliyle kimse buraya karşı çıkıp kaldırmak için saçmalamasın. Tam tersi elektriği yok, elektriği bağlansın, tahkimatı biraz daha kuvvetlendirilip havalandırması ve korunaklı kapısı yapılıversin. Dışarıdan Zonguldak’a kısa süreliğine gelen insanlar bile karşılarına çıkan bu güzelliği sevinçle selamlıyorlar. Kentimizin bu köşesine apayrı bir hava verdi. Bizler yaz sonuna kadar da olsa bu mekânda resim, karikatür gibi çalışmalarımızı yaparken halkla diyalogumuzu da kaybetmemek istiyoruz. Biz onlardan, onlar bizden sohbetle çok şey öğreniyor. Burası küçücük bir organizasyonla akşamları da ışıklandırılarak, diğer pek çok yerel sanatçı arkadaşımızın katılımıyla fişek gibi bir yer olur. Binlerce lira verip havai fişek atmaya gerek yok. Zonguldak’ın sanat potansiyeli birazcık ilgilenen herkes tarafından malum… Sadece yöneticilerimiz biraz daha duyarlı olabilirler.” 

Spor


TENİSTE UMUTLAR YEŞERİYOR
Zonguldak Tenis Deniz İhtisas Kulübü'nün 2013 yılının Mayıs ayında açtığı tenis okulu üçüncü dönemine 22 Temmuz 2013 tarihinde başladı. 04 Mayıs 2013 tarihinden beri disiplinli bir şekilde eğitimlerine devam eden 06-10 yaş aralığındaki tenis öğrencileri geçirdikleri 2 dönem eğitimlerinde aşamalar yaparak geleceğin tenis yıldızları olma yolunda ilerlemeler kaydettiler.
Ailelerin de zevkle ve memnuniyetle izledikleri Zonguldak Tenis Deniz İhtisas Kulübü'nün tenis eğitimleri kentimizde tenis öğrenmek isteyen çocuklar için oldukça iyi olanaklar sağlamış durumda.

21 Temmuz 2013

Yeni Kitap


Aykut Küçükkaya, Emre Kongar yazdı: 
Gezi Direnişi

Taksim Gezi Parkı Direnişi beklenmedik bir anda ortaya çıktı, beklenmedik bir biçimde gelişti ve beklenmedik sonuçlar verecek...
Bu kitapta değerli bilim insanı Prof. Emre Kongar olayın evrensel ve ulusal boyutlarını toplumbilimsel açıdan irdeliyor.
Araştırmacı gazeteciliğin başarılı ismi Aykut Küçükkaya Direniş'i gün gün belgeliyor.
Gezi Direnişi, "Artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı" bir Türkiye'yi yaratan olayın, tweet'ler ve fotoğraflarla zenginleştirilmiş başucu belgeseli...
Cumhuriyet gazetesi arşivinden çok özel fotoğraflar...
Gün gün yaşananlar... Kim ne dedi? Gazeteci, sanatçı ve ünlülerin tweet'leri...

(Kitabın Arka Kapağı'ndan) 
http://www.idefix.com/kitap/gezi-direnisi-emre-kongar/tanim.asp?sid=JIRKT1N2JD4DTSCWWOGH 
        
AYKUT KÜÇÜKKAYA KİMDİR?
16 Ocak 1973’te Zonguldak’ta doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Zonguldak’ta tamamladı. 1994te İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nü bitirdi. Üniversite yıllarında 1993’te Cumhuriyet Gazetesi’nde “gece muhabiri” olarak çalışmaya başladı. Yeşil sermaye yapılanması ve siyasal İslamla ilişkisi alanında uzmanlaşan Küçükkaya’nın yolsuzluk üzerine yayımlanmış inceleme-araştırma kitapları bulunuyor. Küçükkaya, Türk kamuoyunun yakından takip ettiği Deniz Feneri skandalını ortaya çıkaran haberleriyle Abdi İpekçi Yılın Gazetecilik Ödülü’ne layık görüldü. Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Ödülü başta olmak üzere 8 gazetecilik ödülünün sahibi olan Küçükkaya şimdi, Cumhuriyet’in Sorumlu Müdürü ve Yazıişleri Müdür Yardımcısı oldu.

http://www.odatv.com/n.php?n=cumhuriyette-yeni-atama-0603131200 

18 Temmuz 2013

CHP'den Halka Yakışır Mezarlık !

Mezarlık İçin 78 Metreküp Ağaç Kesildi
Belediye ve Orman Bölge Müdürlüğü'nün birlikte yaptığı inceleme sonucunda Kırat Mahallesi'ndeki ormanlık alan, mezarlık yeri olarak tespit edildi. Kayın ağaçlarıyla kaplı ormandaki 13 bin 197 metrekarelik alan, yıllık 850 liralık bedel karşılığında 50 yıllığına belediyeye kiralandı. Bu alandaki 78 metreküplük ağacın kesilmesi ardından 2 ay önce mezarlık yapımına başlandı. Orman alanının içinde yer alan, içerisinde gasilhane, mescit, idari binaların da bulunacağı 2 bin defin kapasiteli mezarlığın ekim ayı sonunda hazır hale getirilmesi planlandı.

http://www.haberler.com/mezarlik-icin-78-metrekup-agac-kesildi-4845078-haberi/
    
http://www.pusulagazetesi.com.tr/haber.php?hayns=2&yazilim=haberler&osmanli=hdetay&sece=1&aid=34400&titlem=34400 

17 Temmuz 2013

Tarih

Sevim Arı Lavuar Alanı ile ilgili tartışmalara katkı amacıyla ve konunun açıklığa kavuşmasında önemli katkı sağlayacağına inandığımız Mimarlar Odası İl Temsilcisi Turhan Demirtaş ' tan özel demeç aldı
Turhan Demirtaş;
"Hiç kimsenin böyle konuşmaya hakkı yok. Öyle bir şey olamaz. Zonguldak Belediyesi yetişmiş, iş bilir personel yönüyle ülkenin sayılı belediyelerindendir. Belediye Başkanı neyi nasıl yapacaktı. Alanı TTK'dan satın alması mümkün değil. Milli Emlak Müdürlüğü takasa yanaşmıyor. Yüksek Planlama Kurulu izin vermiyor. Bunlar siyasilerin yardımını  gerektiriyor. Eli kolu bağlı bir Belediye Başkanını ve belediye yönetimini ve çalışanlarını beceriksizlikle, iş bilmezlikle  suçlamak hiç inandırıcı olmaz. Önce bağları çözüp yol vereceksiniz ki, yine de bir ilerleme olmazsa o zaman böyle konuşmaya hak kazanmış olursunuz derim.
http://www.susmagazetesi.net/haber_detay.asp?haberID=2932

Nedir?

         

Keza AKP Siyaset Akademisi’nin kitapçığında da Türkiye markasının dünyadaki en değerli markalardan biri olduğunun altı çiziliyor. “İmajla ilgili endişeler yabancı yatırımın korunması için devlet gücünü devreye sokmak gibi girişimlere kadar genişleyebiliyor. Yetkililerin sorunlara odaklanmaktan çok, sorunları dile getirenleri susturmaya çalışmalarının ardında yatan sebeplerden biri bu olabilir mi” diye soruyor Iğsız.

Ezgi Başaran Yazdı

Erdoğan diktatör değil, tam bir neoliberal! 

15 Temmuz 2013



“yardım ve yataklık" üzerine 
Ülkemizin kesintisiz toplumsal gerilimi içinde günlük yaşantımıza giren bazı kavramlar var: “yardım ve yataklık” bunlardan biri.
Sistemi yürüten güçler toplamı, tanımını yapıp etiketlediği suçlusunun peşinde iken bu kavramı yaratmış. Bir yalnızlaştırma, desteksiz bırakma tekniği olarak bu kavrama yaslanmış. Bir çeşit yardım edeni, yatırıp barındıranı da korkutmayı hedeflemiş. En azından ne istediğini tüm bürokrasi ağı ile iyice kavramış.
Biz iyilerin, güce bulaşmamışların bu tür kavramlara neden gereksinmesi olmaz? Ez azından ne istediğimizi, ne istemediğimizi bilmemiz için. En azından ayıp sayma, utandırma açısından. O ayıptan başkalarını uzak tutmak için. En azından fikir tartışmasının canlılığı açısından…
Böyle bir ayıp sayma durumları geçenlerde Zülfü Livaneli’nin başına geldi. 3G’yi toplumun bağrına iyice saplamak için sanatçı bulmadan olmazdı. Livaneli’nin "Özgürlük" şarkısı parası ödenerek, acıtmadan saplama işinde kullanılmak üzere satın alındı.
Okurlarının ve Gerçek Gündem internet haber sayfasının özel tepkisi ile Livaneli; saplama işinden gelen istekler üzerine vazgeçtiğini gazetedeki köşe yazısında açıkladı.
En zor koşullarda eylemli, devrimci insanların değeri olan şarkı, yaygın bir ayıplama eylemi sonucu; şarkıcısının "yardım ve yataklık" etmesinin engellenmesiyle sonuçlandı.
İçinde debelendiğimiz düzeni bir masa gibi düşünürseniz, masanın ayaklarından biri sanatçı bana göre. “ruhsallık", "duygu", "manevi değerler” ne derseniz bu olmadan, buna yaslanmadan kötülük masası da, iyilik masası da tam yere basmaz.
Reklam, sanat, televizyon, gazete, internet; toplamı olarak medya yani kötülüğün, kapitalizmin baş propaganda araçları sanatçısız yapamaz. Yoksa, masa sallanır durur.  
Biz sanat uğraşısı içinde olanların, duygu insanlarının ne işe yaradığımızın farkında olmamız o kadar önemli ki. Duygu yanımız ağır bastığı için kullanılmaya da o kadar açığız ki. Bizi uyanık tutan endişelerimiz, yaratıcılığımızın kaynağı da olan kötümserliğimiz yüzünden kötülük masasının bir ayağı olmamız da o kadar kolay ki…
Tüm bunlar nereden aklına geldi, derseniz İstanbul Bienali’ni on yıllığına parasıyla kapatan Koç tiranlığı Sosyalist Brecht’ten bile korkmuyor artık. Bienal'in ana teması Brecht’in bir sözü (İnsan Neyle Yaşar?) üzerine.  
Bizim kente gelince…
ZOKEV geçenlerde çocuklara yönelik atölye çalışması yaptı. Sanki parası, bu kentin deneyimleri yetmiyormuş gibi destekler aldı içerden dışardan. Eğitim desteği veren derneğin sitesine baktım, ana destekçilerinin ikinci sırasında Dünya Bankası var. Yeryüzünü ele geçiren kötülerin ilk sırasında olan; Nato'nun, Pentagon'un kasası sayılacak kuruluş yani.
Yaşadığımız kent artık tüketimin, kapitalizmin yeni değerleri ile yavaş da olsa tanışıyor. Hem de döküntü durumundaki Uzun Mehmet Anıtı’na, bu kamu alanına, oradaki içi geçmiş hayvanlara çok yakından dil çıkarırcasına. 
Bizim kentte de tüketimin azgın dilini, yeni yaşam biçimini gençlerin, çocukların, kadınların bilincine saplamak kolay olmayacak. Bu iş için sanatçıya gereksinim var. Kültürel bozulmaya giden yolda bir süre geleneksel kültürden de yararlanmayı sürdürecekler. Tüm kentleri, ülkeleri ele geçiren Alışveriş Merkezleri'nde aynı model uygulanıyor çünkü.  
iakyurek1@hotmail.com
 2009

10 Temmuz 2013

Bu video, 1984 yılında İngiltere ’nin kuzeyinde Sheffield yakınlarında yer alan Orgreave adlı madenci kasabasında yaşananların tarihi bir canlandırması. 
1980’ler İngiltere’sinin muhafazakârlığına, sendika karşıtı Demir Leydi Thatcher’ın baskıcı tavrına ve çalıştıkları fabrikanın kapatılmasına karşı durmak için aylardır grev yapan Orgreave kok kömürü fabrikası çalışanları, 18 Haziran 1984 sabahı grevlerine devam etmek üzere fabrikanın kapısına giderler. Polisler tarafından her gün geri gönderilmeye alışık işçiler, polis müdahale etmeyince şaşırırlar ama durmaya devam ederler. Öğleden sonra işçilerin bir kısmı evlerine döner, kalanlardan bir kısım gömleklerini çıkarıp futbol oynamaktadır. Bir anda polis işçilerin taş attığı iddiasıyla saldırmaya başlar...

Unutmamak için sanat 
http://www.radikal.com.tr/hayat/unutmamak_icin_sanat-1140980

07 Temmuz 2013

Edebiyat

Şair Yazar Metin Köse'den Zonguldak Üçlemesi
Saltukova beldesine Belediye Başkanı Adil Düzlü'nün daveti üzerine gelen Şair Yazar Metin Köse, beldede düzenlenen yaz şenliğine misafir sanatçı olarak katıldı. Saltukova halkına şiir dinletisi sunan Metin Köse, 13 yıl önce de Saltukova'ya geldiğini söyledi. Zonguldak için 2 kitap yazdığını, bunların Mükellefiyet ve Göldağı Romanları olduğunu söyleyen Köse, son kitabını da bitirerek Zonguldak üçlemesini tamamlayacağını ifade etti. Şair Yazar Köse 
sözlerine şöyle devam etti:

http://www.haberler.com/sair-yazar-metin-kose-den-zonguldak-uclemesi-4806963-haberi/

19 Haziran 2013

Film Gösterisi:
YAŞANABİLİR ZONGULDAK PLATFORMU SUNAR:
Çatalağzı ve Muslu bölgesinde, termik santralların gölgesinde yaşayan insanların isyanını konu alan filmin ilk gösterisi Maden Mühendisleri Odası Lokali'nde yapılacak. Filmin Yönetmeni Metin Kaya.
 19 Haziran 2013 Çarşamba Saat 17.30
      

09 Haziran 2013

       
3 Bin Liralık Gaz Ölçüm Cihazı Almıyor, 
150 Bin Liralık Cipe...
Prof. Dr. Akçın, şöyle konuştu: "Mesela madenci en çok grizuyu, metan gazını bilir, onu izler, takip eder ama en çok mağlup olduğu da metan gazıdır. Maden ocaklarında sensör vardır, metan gazı izleme sistemleri vardır, sabah akşam ölçülür. Tabii ki ölçmeyenler de var. Zonguldak yöresinde madencilik yapıp da ocakta gaz ölçme cihazı olmayan işletmeci biliyorum. Bunu iddialı bir şekilde söylüyorum. Gaz ölçme cihazı, gaz izleme sistemi olmayan maden işletmelerini biliyorum. 3 bin liralık bir gaz ölçüm cihazı almayıp 150 bin liralık cipe binmesini biliyor işletmeci. Binsin, 200 bin liralık cipe de binsin ama 3 bin lira versin bir gaz ölçüm sistemi alsın. Cep telefonuyla dinamit patlatan maden işletmeleri biliyorum. Bu çok acı bir şey."
http://www.haberler.com/zonguldak-profesorden-aci-tespit-3-bin-liralik-gaz-4712588-haberi/ 

08 Haziran 2013


YAZARLAR, ÇELİKELİ ANLATTI
Bülent Ecevit Üniversitesi öğretim üyeleri Yrd. Doç. Yücel Namal ve Mustafa Yüce on bölümden oluşan “Cumhuriyetin İlk Bağış Okulu Mehmet Çelikel Lisesi” adlı bir kitap hazırladı. Çelikel lisesini her yönüyle anlatan kitap Çelikelliler tarafından yoğun ilgiyle karşılandı.
http://www.safakgazete.com/Kulturvesanat-yazarlar,-celikeli-anlatti-929.html

06 Haziran 2013

ÖNCE İSTİKRARSIZLAŞTIR,
SONRA İŞGALE AÇ !

 İbrahim Akyürek 
Sanırım sırada Uzun Mehmet Anıt Parkı ve Belediye Hayvanat Bahçesi var.
Geçenlerde gidip görmek geldi içimden. Elektrik direkleri yan yatmış, kimi dibinden sökülmüş, yol boyunca mermerler kırılmış; çalıların, ağaçların, anıtın orasına burasına lise yaşında ürkek sevgililer sığınmış.
Kalan üç beş hayvanı sormayın, liselilerin aksine onlar mutsuz, kendi kendine söylenen bir ziyaretçinin deyimiyle “hayvanlarda iş kalmamış“.
Bu tavşanlara, ayılara, köpeklere, direklere, mermerlere, anıtın kendisine yöneticiler ve yönetilenler “milli servet” demiyor mu?
Yanıtı evet ise; bunun bir CHP'si, bir Bahattin’i, bir Turhan’ı, eleştirisi, öfkesi, cezası, dilekçesi, yargıcı yok mu?

***
Ben burada çok önceden başlatılmış bir K.Ö.T havası yaratma çabası sezdim.
Yani kamu alanının, kent toprağının, işletmesinin, bir anıtın bilerek, isteyerek “Kentin Önünü Tıkayanlar”a yani K.Ö.T’e dönüştürülmesi durumu.
Küresel ekonomi mihraklarıyla bağlantılı “iç mihraklar” tarafından ayarlanan bir psikolojik savaş açıkcası. Boşuna "küresel" denmiyor. Şu bizim kentin kısa pantolonlusu da küresel oyunun yerel parçası artık, “milli giysilerle” dans ettiğine bakıp kanmayın sakın.
Adım gibi biliyorum Suriye’de, Hindistan’da, Mısır’da, Irak’ta da aynı savaş sürüyor: Belediye, Devlet faaliyeti ollarak önce istikrarsızlaştır, çekilmez hale getir, herkeste bıkkınlık hali yarat, sonra sat, özelleştir, kirala…
12 Eylül darbesine hazırlanırken "koşulların olgunlaşmasını bekledik" diyen Kenan Evren’in evrensel taktiği burada da geçerli.
Yani; insanın gözden çıkarıldığı yeni kent planlarına kent sakinlerinin itiraz etmemesi için bu terkedilmişlik halini daha da olgunlaştıracaklar. Para, kaynak yok gerekçeleri işin bahanesi olacak.
Çürüme, döküntü o hale gelsin ki, kendisinden sonra gelen işgalciye, kurtarıcıya dua etsin kentin sakinleri, yazarı çizeri…
Ve yeni gelen yerli işgalci desin ki; bu mezbelelikten burayı ben kurtaracağım, işsiz gençleri yatırımlarımda koşturacağım, buraları “marka” yapacağım; “vizyon” bende, güç bende, sıkılmadan el atın müze bile bende…
Gidin siz de bir tur atın, denize bakan tarafta oturup güzel bir çay için bu parkta. Mitinglerde koparılan çiçekleri, kırılan camları “miili servet” sayıp öfkelenen basınımızın, insanlarımızın suskunluğunu düşünün. 
iakyurek1@hotmail.com  
  2009

04 Haziran 2013

 Ekrem Murat Zaman'ın yeni kitabı: 
 Kömürün Çocukları 
Kent Tarihi araştırmacısı Zaman'ın yeni kitabı Karina Kitap yayınları arasında çıktı. Kitap önümüzdeki günlerde bir toplantı ile okurlarıyla buluşacak. Ekrem Murat Zaman, kitabını şu sözleriyle tanıtıyor:"Zonguldak, sadece madencilik okulunun bulunduğu bir yer değil, madencilik alanındaki ilklerin uygulandığı bir havza olması nedeniyle madenciliğin de okuludur..."
                
"Zonguldakın önde gelen kent kültürü ve kent tarihi araştırmacılarından biri olan Ekrem Murat Zaman, bu kez tozlu arşivlerde madencilik okullarının izlerini sürerek, hem Zonguldak'ın, ülke kalkınmasındaki payına ve üzerine aldığı sorumluluğa ışık tutuyor hem de Kömürün Çocuklarının hikâyesini geçmişten bugüne yansıtıyor.
Kömürün Çocukları, bu yönüyle Zonguldak kent belleğine bir armağan olmasının yanında, ülke madencilik tarihimizle ilgili de çok önemli bir araştırma olarak karşımıza çıkıyor. 

http://www.dr.com.tr/kitap/komurun-cocuklari//edebiyat/turk-oyku/urunno=0000000446507#!DR