14 Haziran 2014

Çevre

“Termik Cehenneme Hayır” Söyleşi Dizisi başlıyor! 
Batı Karadeniz Platformu, “Termik Cehenneme Hayır!” adı altında halkı bilgilendirme söyleşilerini başlatıyor. 20 Haziran 2014 Cuma günü Saltukova- Sazköy’de başlayacak olan söyleşi etkinlikleri, 21 Haziran 2014’te önce Çatalağzı’nda sonra da Çaycuma’da yapılarak tamamlanacak.
Söyleşilere; Prof. Dr. Ali Osman Karababa, Özgür Gürbüz, Özer Akdemir ve Prof. Dr. Erdoğan Atmış katılacak.

 Program:  

13 Haziran 2014

Kaçak Ocak

Ocak kaçak, ekibin maskesi yok!

Şırnak’ta 3 madencinin yaşamını yitirdiği iş cinayetinin altından kuralsızlık, güvencesizlik ve ihmaller zinciri çıktı. Ocağın kaçak olarak çalıştırıldığı belirtilirken, işçileri kurtarmakla görevlendirilen ekipteki gaz maskelerinin yırtık olduğu ortaya çıktı.http://www.evrensel.net/haber/86203/ocak-kacak-ekibin-maskesi-yok.html#.U5rZGCiLz3I

Kent Ödülleri

"2013 Karaelmas İbni Sina Ödülleri" veriliyor
Zonguldak SergiOdası'nın "2013 Karaelmas İbni Sina Ödülü"nü kazanan Mustafa Yüce ve Yücel Namal'a ödülleri 14 Haziran 2014 Cumartesi günü verilecek. Ödüller, aynı gün Zonguldak Kültür ve Eğitim Vakfı ZOKEV'in Saat 15.00'de Maden Mühendisleri Odası'nda yapacağı "Can Kartoğlu Gürses ve Can Gürses" kitap imza ve söyleşi etkinliği öncesinde sunulacak.
Yrd.Doç.Dr.Mustafa Yüce ve Dr.Yücel Namal  2013 yılında  "Cumhuriyet'in İlk Bağış Okulu Mehmet Çelikel Lisesi” ve 'Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Belgelerle Zonguldak' isimli iki kent tarihi çalışmasını ortaklaşa soıuçlandırmıştı.
İbni Sina Ödülü; kent sınırları içinde bulunduğu ortamda (okulunda, mahallesinde, işyerinde, yöresinde) kültür, bilim ve sanatın yaygınlaşması için emek veren, sanatın insanlarla buluşması için gönüllü ortam yaratan kişilere verilmek üzere  konmuş, İbni Sina'ya ait "Bilim ve Sanat takdir edilmediği yerden göç eder" sözü, Ödül isminin seçilme gerekçesi olmuştu. İlk kez 2012'de açıklanan ilk Ödülü emekli öğretmen, mask sanatçısı Mehmet Türkçelik almıştı. 
Araştırmalarıyla Doğuda ve Batıda derin izler bırakan Filozof İbni Sina, hekim ve eğitim felsefecisi olarak günümüze ulaşan yüzü aşkın eser bıraktı.

10 Haziran 2014

Alemdar Kahramanları Çocuklara Boyama Kitabı ile Anlatılıyor
Birinci Dünya Savaşı’nın tek deniz savaşını gerçekleştiren Alemdar Gemisi ve kahramanlarının yeni nesillere anlatılması için Ereğlili Karikatürist Kurtuluş Ayyıldız boyama kitabı hazırladı. Hazırlanan ‘Alemdar Kahramanları Boyama Kitabı’ bir firmanın sponsor olması ile 3 bin adet basılarak Ereğli sahil bandı ile Atatürk Kültür Merkezi Sinema Salonu önünde tiyatro izlemeye gelen çocuklara ücretsiz olarak dağıtıldı.http://haberciniz.biz/alemdar-kahramanlari-cocuklara-boyama-kitabi-ile-anlatiliyor-2933311h.htm

09 Haziran 2014

      
"Madenler Devletleştirilmeli, Rödovans ve Taşeronlaştırma Kaldırılmalı"
İş Güvenliği Uzmanı Emekli İş Başmüfettişi Haydar Kaçmaz, maden ocaklarında yaşanan faciaların işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin kısılması, işçi sayısının azaltılması, personel giderlerinin kısılması, gerekli bilimsel-teknik harcamaların asgariye indirilmesinin olumsuz sonuçlarından ortaya çıktığını söyledi. Kaçmaz, "Bu olumsuzluklar sonucunda, Zonguldak’tan Elbistan’a, Soma’ya, Bolu’dan Bursa’ya, Yeni Çeltek’e kadar yaşanan faciaların çok büyük kısmında aynı senaryo işlemiştir." dedi.http://www.haberler.com/madenler-devletlestirilmeli-rodovans-ve-6131219-haberi/
Zonguldak'taki Çarpık Yapılaşma Hakkında Suç Duyurusu
Aralarında STK temsilcileri, Zonguldak Belediye Meclis Üyesi, avukat, yazar ve sanatçıların bulunduğu bir grup; valilik, belediye, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Genel Müdürlüğü, Defterdarlık, Milli Emlak Müdürlüğü ve Enerji-Sa Yönetim Kurulu Başkanlığı hakkında görevi kötüye kullanmak ve görev ihmali yapmaktan suç duyurusunda bulundu.
 http://www.haberler.com/zonguldak-taki-carpik-yapilasma-hakkinda-suc-6133429-haberi/

08 Haziran 2014

Edebiyat



"Madenci Edebiyatı Ödülü 2014"
Maden Mühendisleri Odası tarafından bu yıl "Madenci Edebiyatı Ödülü-2014" verilecek. Amatör ya da profesyonel tüm katılımcılara açık olan yarışmada Ödüle aday ürünlerin madenciler hakkında olması isteniyor. şiir, öykü, masal, anı, günce, yaşamöyküsü, özyaşamöyküsü, röportaj ve benzeri türlerde olan ürünleri son gönderme tarihi 17 Ekim 2014Koşullar İçin:
 http://www.maden.org.tr/genel/bizden_detay.php?kod=8958&tipi=&sube=0

     

07 Haziran 2014

Ressam Nedim Günsür 90 Yaşında!

       
1924-1994 
Ressam Nedim Günsür 
90 Yaşında!
“Zonguldak döneminde önemli bir değişme zorunluluğunun arifesine geldiğimi anladım. Burası bir maden şehriydi. Yerin altı tüneller, oyuklar ve kapkara olmuş kömür işçileriyle dolu. Karanlık bütün kente yansımış; deniz bile kara. Trenlerin biri gelir, biri gider; üç vardiya binlerce toprak altı ve üstü işçisi arılar gibi çalışırlar. Yükleme tesislerinden şilep ambarlarına akan Kara Altın’ın kentte bütün gece ve gündüz duyulan uğultusu. Grizu patlamaları, göçükler, sakatlıklar, ölümler…Yine de bitmeyen bir savaşım. İşte bu kenti insanıyla, yaşamıyla resimselleştirmek istedim. Fransa’da edindiğim biçimci resim anlayışı yetersiz ve yüzeysel kalıyordu. Madenci yaşamının içeriği ile bütünleşebilecek ve geniş kitlelere seslenebilen bir deyiş [ifade] bulmalıydım. Açık bir resim dili şart oluyordu. Buradan hareketle zaman zaman ve yer yer naif öğelerin de bulunduğu “Dışavurumcu - Anlatımcı” bir deyiş oluşturdum” (Günsür,1980)
 “Yeni Türk Gerçekçiliği ve Nedim Günsür” : Yeliz İşanç
http://dspace.trakya.edu.tr:8080/jspui/bitstream/1/755/1/YEL%C4%B0Z%20%C4%B0%C5%9EAN%C3%87.pdf
      
http://www.artnet.com/artists/nedim-g%C3%BCnsur/maden-uyoOoVG44qM7QTdbkNYG0A2

Ressam Nedim Günsür 90 Yaşında!

  NEDİM GÜNSÜR’ÜN MADENCİ RESİMLERİ  

Doğu Perinçek    Aydınlık

26-27 Ocak 2013 günleri bu köşede çıkan 2 Ç Zonguldak’ta ve Zonguldak’taki Ayak Sesleri yazıları üzerine değerli arkadaşım Prof.Dr.Zafer Kars, bana değerli ressamımız Nedim Günsür’ün resim albümlerini yolladı. Zafer Kars şöyle yazıyor: “1954-1958 yılları arasında resim öğretmeni olarak görev yaptığı Karadeniz Ereğlisi’ndeki kömür işçileri onu büyülemişti adeta. Ada Yayınları’nın 1993 yılında yayımladığı Nedim Günsür Albümü'nün 60, 61, 68 ve 69. sayfalarında şu resimler var: Madenciler (1954), Yaralı Madenci (1955), Madenci (1960), Madenci Sofrası (1960’lar). Günsür ustamızın 1954 yılındaki Madenciler resmini buraya alıyorum.
      
      
1991 BÜYÜK MADENCİ YÜRÜYÜŞÜ 
7 HAZİRAN’DA CNN TÜRK EKRANLARINDA
CNN Türk’te yayınlanan Hayatın Tanığı programı 1991 yılında yaşanan Büyük Madenci Yürüyüşünü ele alacak.
Deneyimli gazeteci Rıdvan Akar’ın sunduğu ve CNN Türk’te yayınlanan Hayatın Tanığı programında Zonguldak maden işçilerinin 1991 yılında yaptığı büyük grev ve madenci yürüyüşü ekranlara taşınacak. Bu amaçla ilçemize (Devrek'e) gelen Özgen Aydost ve Zafer Birden’den oluşan program ekibi çekimlerde bulundu.

Belediye Başkanımız Mustafa Semerci’yle yapılan söyleşinin de yer aldığı program 7 Haziran 2014 Cumartesi günü saat 19.05’te CNN Türk kanalında yayınlanacak.
http://www.devrek.bel.tr/sitev6/Haber.aspx?id=641

06 Haziran 2014

Kısa Film Yarışması

Madenci Filmleri

 Maden konulu bu iki film size çok yakın 
SergiOdası'nın düzenlediği 8.Zonguldak Fotoğraf Günleri'nde de gösterilen, seyredilmeye değer bu iki film ülkemizde uzun zamandır satışta. Aynı zamanda bir gençlik filmi olan Ekim Düşü'nü ise öğretmenler okullarda öğrencileriyle buluşturuyor. Filmleri SergiOdası'nda ve Soğuksu Şehir Kitaplığı'nda bulmak mümkün.
     

Dünyadan En İyi 10 Maden Filmi

  1. Diri gömülenler (Ace in the hole) 1951 ABD
  2. The Molly Maguirus 1970 ABD
  3. Ariel 1988 Finlandiya
  4. Germinal 1993 Fransa
  5. Ekim Düşü ( Oktober Sky 1996 ABD 
  6. Çok Geç ( Prie Tarziu)  1996 Romanya 
  7. Billy Elliot 2000 İngiltere
  8. Kör BOşluk (Mang Jing) 2003 ÇİN
  9. Tek Başına ( Nort Country) 2005 ABD
  10. İnce Buz Kara Kömür ( Bai Rin Ya Hou)


Soma

       
Başkent Üniversitesi Kültür Yayını Bütün Dünya bu ay, Soma Son Olsun kapağı ile çıktı. Dergide, 40 yıl önce gazeteci Mete Akyol'un Zonguldak üzerine yazdığı bir yazı yeniden yayınlandı.
http://www.butundunya.com/
           

263 Tavuk...



263 TAVUĞUNUZ AYNI GÜN ÖLSE…
İbrahim Akyürek

Nasıl öldüğümüz nasıl yaşadığımızı gösterir
Kemal Sayar, Olmak Cesareti

Mart ayı Zonguldak için yas ayı dense yeridir. 
12 Mart 1965’de Kozlu madencilerinin  hak arama direnişinde  Satılmış Tepe - Mehmet Çavdar öldürüldü.  7 Mart 1983’de Kandilli’de grizu patlamasında 103 madenci öldü. 3 Mart 1992’de Kozlu’da yine grizu patlamasında 263 işçi öldü.
Son iki olayın sonrasında tabutlara, cenazelere, ağlayışlara, bekleyişlere, öfkelere tanık oldum. Gazetecilik hevesiyle fotoğraf çektim, insanların kendi aralarında konuştuklarına kulak verdim, gerçeği öğrenmeye çalıştım.
“Güçlü Devlet” denilince anlaşılması gerekenin sağlık, adalet, can güvenliği değil; eli telsizli, silahlı görevliler ve onların yol verdiği çenesi düşük, cenaze törenlerinde boy gösteren gösterişli partili adamlar demek olduğunu daha iyi anladım.
Her iki olayda da anlatılan üretimin zorlanmasıyla ilgili kaygılı cümlelerdi. Devlet denen mekanizma sanki bir özel şirket gibi daha çok kömür istemiş, işçisini bu yönde özendirecek, yarıştıracak sistemi uygulamıştı.
100 işçiyi kurtarabileceği söylenen gaz maskeleri ise Kozlu’daki patlama sırasında gümrük raflarında bekliyordu. “Güçlü Devlet” para ayırıp maskeleri işçilerin beline takamamıştı.
Kozlu’daki ölümlerden sonra yerin derinliklerinden cesetlerin tamamının çıkarılması ayları buldu. Yerin altında arkadaşlarının ölüsü varken işçiler kömür çıkarmaya devam ettiler. Sakladığım gazete kesiklerindeki fotoğraflarda görüp anımsadığım gibi: Bir banka şubesinde maaş kuyruğunda emekli ölür. Ölünün bir iki metre ötesinde banka işlemlerini sürdürür sözde yurttaşlar. Ya da plajda bir genç boğulmuştur. Hemen yanında sözde insanlar yüzmeye devam ederler.
263 tavuğunuz aynı gün ölse, o günü olmasa bile, o ayı aklınızdan çıkarmazsınız insan olarak.
Kendi kendime dedim ki, 3 Mart’ı unutma, sakın kaçırma!
Zaten çektiğimiz fotoğraflar biz fotoğrafçıların peşini bırakmaz.
Kendime yaptığım bu uyarının ötekine berikine acıma duygusu ile hiç bağlantısı yok.
Tersine şöyle bir toplumsal bağlantısı var:
1- Ruhsal bütünlüğümüzü korumak için ölümlü olduğumuzu unutmamak,
2- Bu toplu kıyıma neden olanların (en tepeden başlayarak) fotoğraf sanatı ile de olsa peşini bırakmamak.
3- Beden ve düşünce emeğine, emeklerimize saygımızı yitirmemek. 
4- Kapitalist Türkiye’yi çekip çeviren medya şebekesinin ölümleri, nedenlerinden koparıp değersizleştirmesine kanmamak.
Peki, büyük madenci grevinde Ankara yollarına düşen “Emeğin Başkenti” Kozlu Grizu ölümlerinden sonra ne yaptı dersiniz?
İşçilerin sendikası ve devleti; kentin ortasında bir cenaze töreni düzenlemekten kaçındı. Cenazeler kamyonetlere konup kaçırılırcasına köylerinin yoluna postalandı. Devletin bolca dağıttığı kan parası ile bazı dini bol, sözde kutsal aile yeniden yapılandı, yozlaştı. Cesetlerin bir bölümü yer altında dururken kent halkı, iki-üç ay sonra şehir stadında yapılan Hülya Avşar ve öteki sanatçı arkadaşlarının konserinde coştu. Tepeden tırnağa "laik, çağdaş, bilimsel" bilirkişiler mahkemeye “grizu kaçınılmazdı” raporu sundular. Duruşmalar, kentin meşhur içkili lokallerinin dört masası kadar izleyici bulamadı.
1875den bu yana Zonguldak Kömür Üretim Havzası’nda ölen işçiler adına 2003 yılında liman arkasında bir anıt yapıldı. Havzada ölen, kimlikleri belirlenen dört bine yakın madencinin isminin yazılı olduğu plaketler yerleştirildi siyah mermer duvar üzerine.
Bakımsızlık, korumasızlık, kalitesiz malzeme kullanılması nedeniyle plaketlerin çoğu paslandı, kayboldu. Yedi ay önce anıt bakıma alındı, tüm isimler söküldü yenileri yerleştirilmeye başlandı. Daha başlangıcında çalışma nedense durdu. Bu kez, PVC’den yapılmış yeni isim levhaları da leke tutmaya başladı, kimi şimdiden düştü.
Cumhuriyet tarihinin önemli, saygın enerji ve kültür kenti Zonguldak’ı  çekip çevirenler, “şehit” vurgusu ile yüceltilen madencinin ismini sağlam bir malzemeye, mermere yazmak için paraya kıyamıyor şimdi. 
3 Mart 2010’da bu döküntü anıtın önünde tören yapılacak, nutuk atılacak yine. 

 22 Şubat 2010      iakyurek1@hotmail.com  

05 Haziran 2014

Yatağan


     
Yatağan işçileri Abdullah Gül'ün konvoyunun yolunu kesti
Eylemci işçilerin öncü konvoyun geçeceği güzergahta trafiği durdurması üzerine Gül’ün aracının da aralarında bulunduğu konvoy bir köy yoluna saparak yola devam etti. Korumaların bulunduğu öncü konvoyun yolunun kesilmesi üzerine arbede yaşandı.
http://t24.com.tr/haber/yatagan-iscileri-abdullah-gulun-konvoyunun-yolunu-kesti,260398 

2 Belgesel

  Metin Kaya: 
“18 yıl önce, 20 yıl önce nasıl ölüyorlardıysa,
bugün de hâlâ öyle ölüyorlar”

Mithat Alam Film Merkezi, 5 Ağustos 2011'de belgeselci Metin Kaya’yı ve filmi Derin Çığlık/263’ü ağırladı. 1992 yılında Zonguldak, Kozlu’da yaşanan ve tam 263 maden işçisinin ölümüne yol açan grizu patlamasını konu alan film, olayın ardından yaşananları, madenci ailelerinin hukuk mücadelesini, sendikanın ve devlet yetkililerinin olaya yaklaşımını anlatıyor.
http://www.mafm.boun.edu.tr/files/772_10-Metin%20Kaya.pdf
 
Metin Kaya kimdir?
1962’de Zonguldak’ta doğdu. Uzun süredir belgesel fotoğrafçılık alanında çalışmalar yapıyor. Sinemaya Bebek ve Lamba adlı kısa filmle başlayan Metin Kaya, 1990-91 madenci grevini aktaran ilk belgeseli Yüz Bin Kişiydiler’le Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ‘En İyi İlk Belgesel’ ödülünü kazandı.
1992 Kozlu Grizu patlamasını konu alan Derin Çığlık/263, ikinci belgeselidir.
Filmleri  

Yüz Bin Kişiydiler, 2009; Derin Çığlık/263, 2011 
Ödülleri 
2010 Altın Portakal film Festivali "En İyi İlk Belgesel Ödülü" (Yüz Bin Kişiydiler)

                                                                       

04 Haziran 2014


Madenci Yakınları Komisyona Alınmayınca Tansiyon Yükseldi

Plan ve Bütçe Komisyonu, bugün Soma’da yaşanan maden faciasında mağdur olanları da ilgilendiren bir tasarıyı görüşmek için toplandı. Toplantı sakin başladı. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, komisyondaki yerini aldıktan sonra görüşmelere geçildi. Komisyon Başkanı Recai Berber, salonun yetersiz olduğunu belirterek, ziyaretçilerin görüşmeleri koridordaki TV ekranından takip etmesini istedi.
Kozlu’dan gelen madenci yakınları bu karara tepki gösterdi. Koridorda güvenlik görevlileri ile tartışan madenci yakınları, yanlarında getirdikleri tabloları kameralara göstererek tepki gösterdi. Tansiyon düşmeyince devreye Komisyon Başkanı Berber girdi. Aralarından seçilen bazı madenci yakınları ile görüşen Berber, durumu sakinleştirmeye çalıştı.http://www.haberler.com/madenci-yakinlari-komisyona-alinmayinca-tansiyon-6116749-haberi/