23 Ağustos 2016

Amasra halkı direniyor
Bartın’ın Amasra ilçesinde Hattat Holding’in Gömü, Tarlaağzı, Kazpınarı köyleri ve Gavurpınar mevkiinde yapmayı planladığı termik santral projesinin kömür tesisi için yıllardır Amasra halkı direniyor. Öte yandan bu Ağustos ayı başında Danıştay oybirliğiyle verdiği kararla Amasra’da yapılmak istenen termik santral ve onun parçalarının entegre tesis olduğuna ve yapılacak ÇED raporlarının kümülatif etkiyi değerlendirecek şekilde hazırlanması gerektiğine karar verdi.

Bartın Platformu yaptığı açıklamada Danıştay kararında ayrıca; Hema Termik Santralı, Kalker Ocakları ve Kül Depolama sahası projesi ile dava konusu Kömür Hazırlama Tesisi’nin (Lavyar) “entegre tesis” niteliğinde olduğu, dolayısıyla her iki projenin çevresel etkilerinin kümülatif olarak değerlendirilmesi gerektiği sonucuna vardı.

Bartın Platformu, 9 Ağustos 2016 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na verdiği dilekçede; Zonguldak İdare Mahkemesi ve Danıştay kararları doğrultusunda entegre projelerin tek bir ÇED raporu içinde kümülatif etkileri birlikte değerlendirilerek ÇED sürecine tabi tutulması gerektiğinden; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda iki farklı dosya halinde ÇED süreci devam eden Hema Termik Santralı ve kömür hazırlama tesisinin ÇED süreçlerinin sonlandırılmasına ilişkin dilekçesini de teslim etmişti.
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/ekonomi/588430/Hattat_i_CED_durdurdu.html
   
https://www.facebook.com/Bart%C4%B1n-Platformu-307129005990628/
  

15 Ağustos 2016

Karaelmas'ın Hababam Sınıfı

Şimdi bir sınıf düşünün, Karaelmas’ın Hababam’ı!..

Maden işçisinin alın teriyle yoğrulmuş bir kentin, ‘sarı-lacivert’ renkleriyle yıkılmaz kalesi: 
Mehmet Çelikel Lisesi...

Kelebeğin Rüyası’nı izleyenler anımsayacaktır. 1940’lı yılların başında geçen filmde Yılmaz Erdoğan’ın büründüğü rol edebiyat dünyamızın simge şairi Behçet Necatigil’di. Zonguldaklı genç şairler Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu’nun edebiyat öğretmeni Necatigil, kentin simgelerinden Çelikel Lisesi’nin hocalarındandı...

Yok yok biz o kadar yaşlı değiliz!..

Şunun şurasında Çelikel’den mezun olalı ‘26 yıl’ olmuş!..

12 Ağustos 2016

Madenci Heykeli'nin yaratıcısı:

 Tankut Öktem  
http://www.tankutoktem.com/index.html
Pusula Gazetesi:
Foto Baysal’ın objektifinden Zonguldak… 
http://www.pusulagazetesi.com.tr/m_6464/foto-baysalin-objektifinden-zonguldak/

Milli Servet - Milli İrade - Milli Tapınak

                  
Muhbirden kömürcüye…
 Mustafa Özdemir   Halkın Sesi
Erdoğan Demir adı Zonguldak’ta 20 yıl önce peydahlandı… Alacaağzı’nın dağlarında kömür kaçakçılığı yaparak tüylenen Erdoğan Demir ve ailesi 3-5 yıl gibi kısa bir zaman diliminde açıklanması güç bir servetin sahibi oldu… Adından ilk söz ettirdiği yıllarda dönemin etkin gazetesi Adalet Gazetesi ve onun sahibi Muzaffer Akgün’ün gölgesi ve gücünden faydalanarak siyasetçiler üzerinde söz sahibi olmayı başaran Demir, neredeyse bir asırdır kar etmeyen devlet madenlerinin aksine kelimenin tam anlamıyla zaman içerisinde parayı koyacak yer bulamadı…
Demir, en çok da Çatalağzı Termik Santrali’ne verdiği binlerce ton kömür(!) sayesinde kısa zamanda Zonguldak’ın en zengin işadamları arsındaki yerini aldı… O kömürün kalitesi ise hep tartışıldı… Parayla gelen güç Demir ailesini şehirde yeni bir marka haline getirirken, spordan siyasete, medyadan iş dünyasına kadar birçok alanda önlenemez bir tırmanışa sürükledi…
http://www.halkinsesi.com.tr/muhbirden-komurcuye-makale,2788.html 
          

11 Ağustos 2016

     
TÜRKİYE İNSAN HAKLARI VAKFI (TİHV)

CHP

   
'Ortaya dökülecek pisliğin içinde yok olursunuz'
CHP’den ihraç edilen Zonguldak Belediye Meclis Üyesi Turhan Demirtaş, ihracı için kendisini İl Başkanlığına sevk eden Merkez İlçe Başkanı Ebru Uzun’a açık mektup yazarak sert konuştu. CHP’ye 1964 yılında üye olduğunu belirten Demirtaş, “Şarlatanlık, yalakalık yapamam, doğruya doğru, eğriye eğri derim. Savunmamı dahi istemeden aldıkları ihraç kararı; Hukuk Devleti’ni savunan CHP için, utanç belgesi ve yüz karasıdır. Beni tüm Belediye Başkanlarına sor. Kentini düşünen Zonguldaklılara sor” dedi.
    
http://www.pusulagazetesi.com.tr/h_64101/pisligin-icinde-yok-olursunuz/

09 Ağustos 2016

      
Maaşını alamayan maden işçisi kendini yaktı
Ukrayna’da kendini ateşe veren bir madenci ölümden döndü. Ukrayna’nın başkenti Kiev’de Enerji Bakanlığı binası önünde maaşını alamadığı gerekçesiyle günlerdir açlık grevi yapan Viktor Trifonov adlı madenci, kendisini ateşe verdi. 
Konuyla ilgili açıklamada bulunan Ukrayna Bağımsız Madenciler Sendikası Başkanı Mihail Volınets, kendini yakmak isteyen madencinin hastaneye kaldırıldığı ve yoğun bakıma alındığı bilgisini verdi. Viktor Trifonov adlı madenci, daha önce Başbakan Vladimir Groysman’a gönderdiği mektupta, “açlık grevi yapan madencilerin haklarını savunmak için her türlü yola başvuracaklarını” dile getirmişti. 
Yaralanan madencinin yüzünde, boynunda ve göğüs kafesinde yanıklar oluştuğu belirtildi. Ukrayna’da bir grup madenci maaşlarını alamadıkları gerekçesiyle yaklaşık bir haftadır Enerji Bakanlığı önünde açlık grevi yapıyor.
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/dunya/581871/Maasini_alamayan_maden_iscisi_kendi_yakti.html 

08 Ağustos 2016

Darbe içinde darbe...

ENGİN ZAMAN TAHLİYE OLDU

15 Temmuz darbe girişimi sonrasında sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlarla ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret’ suçlamasıyla önce gözaltına alınan ardından da Zonguldak Adliyesi’nde görülen duruşma sonrasında 20 Temmuz tarihinde tutuklanarak cezaevine gönderilen Zonguldak CHP İl Genel Meclisi Üyesi Fikret Zaman'ın oğlu turizmci Engin Zaman tahliye oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Fetullah Gülen ve FETÖ mensupları ile HDP'ye açılan davalar haricindeki kendisine hakaret suçlamasıyla davalık olduğu herkesi affetmesi üzerine tahliye edilen Zaman, ‘Hey Özgürlük… Emirdağlı deli battal kadar kocaman yüreklilere selam olsun. Pandikyanlara da selam’ ve ‘20 gün 7 metre karelik hücre de tek başıma’ şeklinde tekrardan paylaşımlarda bulundu. Öte yandan Zaman, sosyal medya hesaplarında tahliye olması ardından, ellerindeki kelepçe ve yanında askerlerle çekilen fotoğrafını da paylaştı.

07 Ağustos 2016

Kozlu-Yenikapı-Sarıyer arası:

Turpcu'nun önerisi karşılık buldu

Pazar günü Yenikapı'da gerçekleştirilecek olan "Demokrasi Mitingine" Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun katılması gerektiğine dair görüş bildiren ve bunu başta Genel Başkan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na ve milletvekillerine gönderdiği mesajla ileten CHP Zonguldak Milletvekili Şerafettin Turpcu'nun bu mesajı karşılık buldu. Mesajında, Cumhuriyet tarihinin en kritik anlarını yaşadığımızı belirten Turpcu, dini siyasete alet etmenin ülkemizi getirdiği tehlikeli noktaya dikkat çekerek, tek Kurtuluşun Cumhuriyetin temel değerleri ve kurucu ilkelerimize dönüş olduğunu söyledi.
http://www.cumhuriyet.com.tr/cizim/580542/Musa_Kart_Cizmeden_Yukari.html 
   
http://www.halkinsesi.com.tr/zonguldak/turpcu-nun-onerisi-karsilik-buldu-h29259.html 

     
- Madenden emekli, Sosyalist Kadir 
senin niye Sarıyer'de evin yok!

......................................
- Madenden emekli, "Komünist Ahmet" 
senin niye Sarıyer'de evin yok!
......................................
- Madenden emekli, Komünist Recep 
senin niye Sarıyer'de evin yok!
Şerafettin Turpçu'dan Ali Ağaoğlu yanıtı
Gelelim Ağaoğlu konusuna. Tabi ki şehrimize gelip yatırım yapacak firmalar (Ağaoğlu gibi) olsa çok iyi olur, ne kadar çok büyük firma olursa o kadar kaliteli gelişme ve şehirleşme olur. Ama bu yazınızda üzüntüm firmamızın Zonguldaklı olarak görülüp yatırımlarının değerlendirilmemiş olması. Firmamız (TURYAPI) ‘ın 1976 yılında Ereğli’de kuruldu. Türkiye’de bugün TOKİ’nin yaptıklarını 1997 – 2003 yılları arasında İzmit Büyükşehir Belediyesine TURYAPI İnşaat olarak yapmaya başladık. O yıllarda henüz deprem yönetmeliği mevcut değildi. Buna rağmen 1999 büyük İzmit depreminde yapmakta olduğumuz 2050 konuta en küçük bir zarar gelmedi. 1999 Depreminden; TURYAPI ve İzmit Büyükşehir Belediyesi yüzünün akıyla çıkmıştır. Yine firmamız kangren olmuş olan 567 dairelik Sarıyer Konutlarının (rahmetli Şemsi Denizer’in maden işçilerine kurduğu kooperatif) başarıyla bitirdi. Bugün orada daire sahibi olan Zonguldaklı hemşerilerimiz dairelerini 400.000-600.000 TL arasında satabilmektedirler, kaliteleri de İstanbul’un en kaliteli konutlarıyla kıyaslanacak düzeydedir. Sayın Ali Ağaoğlu bile tanıdık ve dostlarına, sitemizin kalitesine güvendiği için konut almalarını tavsiye etmekte ve almalarını sağlamaktadır.
      
Gitti 'Gülen Hocaefendi', geldi Cübbeli Ahmet...
http://www.abcgazetesi.com/gitti-gulen-hocaefendi-geldi-cubbeli-ahmet-24464h.htm
   

05 Ağustos 2016

              
İthal kömür vergisi neye yarayacak? 
Özgür Gürbüz  Birgün
Şimdilerde ise kömüre değil ithal kömüre karşılar. Şimdilerde diyorum çünkü ithal kömürle çalışan santrallar yine AKP’nin iktidarında peydahlandı. 2002’de 15 milyon ton olan kömür ithalatı 2014 sonunda 30 milyon tonu buldu. Tahminen ithal kömür konusunda da kandırılan mevcut iktidar, birkaç gün önce çıkardığı Bakanlar Kurulu kararıyla elektrik üretiminde kullanılacak ithal kömürün tonuna 15 ABD Doları ek vergi getirdi. Böylece ithal kömürle çalışan termik santralların önünün kesileceği, yerli linyitle çalışacak termik santrallere ilginin artacağı öne sürülüyor. Yerli linyit ithal kömüre oranla çok daha kalitesiz. Kalorifik değeri düşük, yakması zor. Hepsinden öte, kömürü çıkarmak gerek. İthal kömür dediğinse bir santral kurmaya bakıyor. Sağ olsun mevcut iktidarın bu konuda çekincesi yok. Türkiye’nin en güzel sahili de olsa şirket santralı kurabiliyor, gemiyle gelen kömürü yakıp elektriği satıyor. Çanakkale, Zonguldak, Adana, İzmir ve Bartın illeri bu yüzden kömür santralı projeleriyle dolup taşıyor.
http://www.birgun.net/haber-detay/ithal-komur-vergisi-neye-yarayacak-122986.html

30 Temmuz 2016

Aycan Karadağ, sanatçılara sordu…


Zonguldak Sinemasını İstiyor
Defalarca yapılan haberler ve protestolara rağmen Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, sözleşmeye aykırı olmasına rağmen sinemanın kapalı oluşunu kamuoyuna açıklamakta güçlük çekiyordu… Zaman zaman Demir ailesi tarafından dünyaca ünlü fast-food firmalarına devredileceği gündeme gelen sinema, sanatseverlerden yükselen tepkilere rağmen hala kapalı. Sosyal medyada kampanyaya dönüşen tepkileri Halkın Sesi muhabiri Aycan Karadağ, sanatçılara sordu… Hepimizin belleklerinde iz bırakan hatıralara ev sahipliği yapan Belediye Sineması halkındır ve halkın hizmetine sunulmalıdır… İşte o sanatçıların Zonguldaklılar için bir sinemadan daha fazla şey ifade eden Belediye Sineması söyledikleri…
http://www.halkinsesi.com.tr/zonguldak/zonguldak-sinemasini-istiyor-h27692.html 

29 Temmuz 2016

     
Maden Mühendisleri Cemiyeti yenilendi
Zonguldak'ın Fener mahallesinde bulunan dernek 6 ay önce bakıma girdi. İç mekan yapısı değişen ve dekoru yenilenen derneğin lokali bir hafta önce hizmete başladı. 1930 yılında kurulan cemiyet, maden mühendisliği tarihinin ve kentin en eski kuruluşlarından biri aynı zamanda.
http://www.maden.org.tr/resimler/ekler/8aa681aaa4588a8_ek.pdf

24 Temmuz 2016


Maden Şehitleri Anıtı için toplanan imzalar
sorumlulara ulaştırıldı

Zonguldak Liman yolundaki Zonguldak Havzası Maden Şehitleri Anıtı'nın taşınmaması ve koruma altına alınmasını isteyen imza metni ilgili kurumlara gönderildi.

Fotoğrafçı İbrahim Akyürek'in geçen ay açtığı ve anıtın son yıllardaki bakımsız durumunu belgeleyen "Yüz Karası" başlıklı
sergide imzaya açılan metinde şu sözler yer aldı.
"Şehrimizde liman yolunda bulunan Zonguldak Havzası Maden Şehitleri Anıtı’nın, yapımı biten Maden Müzesi’ne taşınmak istendiğini yerel basından öğrendik.
Anıtın bakımsız ve terk edilmiş, tepkilere neden olan hali taşınma isteklerine gerekçe olmamalı.
Tam tersine üç kurumun sorumluluğu altında, kentimizin ulaşımı en kolay gezi alanında bulunan bu Anıt, açık hava koşullarından etkilenmeyecek en sağlam malzeme ile baştan sonra düzenlenip, koruma altında ziyarete açık olmalı."

İmzalar aşağıdaki kurumlara, anıtın birer fotoğrafı eşliğinde postalandı: 

Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS), Zonguldak Belediye Başkanlığı, Türkiye Taş Kömürleri Kurumu (TTK), İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, TMMOB Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi, TMMOB Maden Mühendisleri Odası Genel Merkezi.

Anıtın perişan durumu nedeniyle daha önce SergiOdası'nda ve internet ortamında imza kampanyaları düzenlendi. Yerel basın sık sık anıtın bakımsızlığını sayfalarına taşıdı. Üniversite öğrencileri anıtın çevresinin bakımını yaptı. CHP Zonguldak Milletvekili Adayı Deniz Yavuzyılmaz ve ekibi her isim levhasının bir can olduğunu vurgulayarak anıtın yok olan levhalarını bir yıl önce yeniledi.
                            

23 Temmuz 2016

İlklerin Şehri Zonguldak; Komünizm'den kaçarken yeşil kuşağa sarılmak...

     
Yeni Dünya Düzeni
Safter Tanık  Haberiniz Olsun

Komünizmle Mücadele Derneği; ilk olarak, 1948’de; Bahaaddin Dökerel, Nurettin Gürtunca, Zeki Kandemiroğlu, Bahaddin Açıkel ve Yaşar Tüzün tarafından Zonguldak’ta kuruldu. Ancak; kuruluş çalışmalarını, 1950’de tamamladı. Kısa bir süre sonra da feshine gitti.

İkinci olarak, 1956’da; Ali Rıza Özer, Altan Deliorman, Burhanettin Şener, Demir Aslan, Ekrem Marakoğlu, İlhan Darendelioğlu ve İrfan Açıkel tarafından kuruldu.

Kısa sürede bir gelişim gösteren derneğin yönetim kurulu da; Yücel Hacaloğlu (Başkan), Necmettin Hacıeminoğlu (sekreter), Niyazi Yurdakul, Gündüz Sevilgen ve Ali Suat Yüksel’den (üyelerden) oluştu; faaliyetini, 1960’a kadar da sürdürdü.

Üçüncü olarak; 1963’te, İzmir’de 41 kişi tarafından kuruldu. Birinci kurultaya kadar, derneğin genel başkanlığını Nejat Halil Pala yaptı; ancak, 10 şube açabildi.

İlk kurultayda, Av. İhsan Koloğlu; genel başkan, Burhanettin Semerkantlı; ikinci başkan, Galip Erdem, Baha Pendük, Ahmet Öztaşan, Şemsettin Çeker, Hayrani Ilgar, Hamza Sadi Özbek ve Ali Rıza Çelik de üye olarak seçildi.

1965’te; İlhan Darendelioğlu’nun genel başkan olması ile hızlı bir gelişim gösterdi, şube sayısı; 27’den 110’a çıkarken, üye sayısı da binleri buldu.

Hızla gelişmesinin ise iki nedeni vardı.
      


      
Fethullah Gülen bu yıllarda Erzurum’da Komünizmle Mücadele Derneği’nin kurucuları arasında idi
https://tr.wikipedia.org/wiki/Kom%C3%BCnizmle_M%C3%BCcadele_Derne%C4%9Fi#cite_note-2

22 Temmuz 2016

Görevi ihmal; itiraflı devlet tuzağı!

      
Zonguldak-Bartın Karayolu 
Ucuz olduğu için tercih ediliyor, tehlike saçıyor
Yaz aylarında yapılan ve ucuz olduğu için tercih edilen satıh kaplama nedeniyle yola dökülen tonlarca mıcır Çaycuma’da sürücüleri tedirgin ediyor.
Mıcırların etrafa saçılması nedeniyle araçların camları kırılıyor. Bilindiği gibi otoyollarda meydana gelen kazaların büyük bir bölümünü dökülen mıcırlardan kaynaklanıyor. Bu uygulamanın ucuz olduğu için tercih edildiğini ifade eden yetkililer, mıcır dökülen yollarda seyreden sürücülerin çok dikkatli olmalarını, trafik işaretlerine uyup, süratten kaçınmalarını tavsiye ediyorlar.
http://m.pusulagazetesi.com.tr/hdetay.php?aid=63071 

          
MICIRA DİKKAT Haberleri...
https://www.google.com.tr/webhp?sourceid=chrome-instant&ion=1&espv=2&ie=UTF-8#safe=active&q=m%C4%B1c%C4%B1ra+dikkat+zonguldak+bart%C4%B1n
      
Mühendis Cemil Candaş anısına film gösterisi
Geçtiğimiz günlerde kiralık bir katil tarafından öldürülen Şişli Belediyesi İmardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Cemil Candaş’ın anısına film gösterisi hazırlanıyor. Zonguldak'ta SergiOdası'nda gerçekleşecek program içinde Kayıp Umutlar (Gus Van Sant), Ucu Olmayan Şehir (İmre Azem), Battle in Seattle (İsyan)( Stuart Townsend) filmleri yer alacak.


Makamında silahlı bir saldırı sonucu yaşama veda eden Harita Mühendisi Candaş, TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası'nın çalışkan, sevilen üyesi olarak farklı yönetim organlarında görevler aldı.


Oda, ölümünün arkasının yaptığı açıklamada şu sözlere yer verdi: "Hayatı boyunca doğruluktan, dürüstlükten ve ilkelerinden taviz vermeyen onurlu duruşu, onun bu korkunç sona kurban gitmesine neden olmuştur. Eline silah alan her "cahil" kendini bilmezin ortalıkta serbestçe dolaşması yüzünden, görevini onuruyla yapmaya çalışan bütün "okumuş" Cemil Candaşların hedef yapıldığını haykırıyor, ailesine, sevenlerine tüm meslektaşlarımıza başsağlığı diliyor, anısını ve ismini sonsuza kadar yaşatacağımıza, bıraktığı onurlu duruşa sahip olacağımıza söz veriyoruz."


Şişli Belediyesi ise yaşanan süreci şöyle açıklamıştı:
"7 ay önce göreve gelen Cemil Candaş, eskiden beri Şişli’yi imarda rant yuvası olarak gören ve bundan sonra da böyle devam edeceğini sananlara göz açtırmamıştır. Onurlu duruşu ve dürüst kişiliği ile herkese örnek olan Cemil Candaş, daha önce de iki kez silahla tehdit edilmiş ve konuyla ilgili olarak savcılığa suç duyurusu yaparak koruma talebinde bulunmuştur. Ne yazık ki, olayın olduğu güne kadar kendisine koruma tahsis edilmemiş olup, menfur saldırıdan sadece 2 gün önce tekrar savcılığa giderek, olayın ciddiyetini bir kez daha aktarmıştır."
     

Cazibe merkezinin kurbanları:

GEÇTİĞİMİZ Pazartesi günü makamında uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Şişli Belediyesi İmar ve Şehircilikten Sorumlu Başkan Yardımcısı Cemil Candaş için belediye binası önünde tören düzenlendi:

   
Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Cemil Candaş için tören düzenlendi
Törende konuşan Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü, arkadaşı ve yoldaşı olarak tanımladığı Cemil Candaş'ın öldürülmesi nedeniyle üzgün, kızgın ve öfkeli olduğunu belirterek, "Cemil Candaş, Şişli'de öteden beri alışıla gelen çürük, zehirli, ama bazılarının pek övündüğü bir modele karşı dik durduğu için şehit düşmüştür. Bu model 'sen işe başla, biz sonradan kitabına uydururuz' diyen rantçıların modelidir. Şişli'de işler artık böyle yürümüyor, yürümeyecek. Halk bana güvendi ve oyunu verdi. Malını teslim etti. Buna tecavüz etmek isteyenlere, ben ve Cemil gibi dimdik duran arkadaşlarım asla izin vermeyeceğiz. Böyle gelmiş böyle gidercilere sesleniyorum; böyle geldi böyle gitmeyecek. Bu zehri Şişli'den akıtacağım. Arkadaşlarımla birlikte bozuk ve kokuşmuş düzeni ortadan kaldıracağım. Yılmayacağız, korkmayacağız. Kirli ilişkiler içinde Şişli'de istediğini yapacağını sananları, bize yaptıkları gibi tehdit etmiyorum. En yüksek perdeden uyarıyor ve hatırlatıyorum. Benim arkamda devlet var."
http://www.haberin.co/genel/sisli-belediye-baskan-yardimcisi-cemil-candas-icin-toren-duzenlendi-
h13688.html

     
SALDIRIYA İLİŞKİN YENİ DETAYLAR ORTAYA ÇIKTI
Şişli Belediyesi İmardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Cemil Candaş’a yapılan silahlı saldırı olayının ardından gözaltına alınan Şenol Ş.(36)’in poliste yapılan ilk sorgusunda, “Param yoktu. Ondan para istedim. Vermeyince vurdum” dediği öğrenildi. Ancak polis çelişkili ifade üzerine şüphelinin kiralık katil olarak tutulmuş olma ihtimaline karşılık soruşturmayı derinleştirdi.
http://www.sozcu.com.tr/2016/gundem/son-dakika-haberi-sisli-belediyesine-silahli-baskin-1320363/
    
Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası
http://www.hkmo.org.tr/genel/bizden_detay.php?kod=14785&tipi=2&sube=0

21 Temmuz 2016

Tutuklanan kadın hakim: Mustafa Kemal’in askerleriyiz
FETÖ/PDY’ soruşturmasında yargı başta olmak üzere birçok kamu kurumunda başlatılan geniş ölçekli tasfiye tüm hızıyla sürerken Zonguldak’ta tutuklanan kadın hakim “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diye slogan attı. 
DHA haberinde adı belirtilmeyen hakimin polis tarafından ağzı kapatılarak engellenmeye çalıştığı aktarıldı. Ancak hakim, minibüste de pencereyi açıp “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diye bağırmayı sürdürdü.

Zonguldak'ta Tır'lar Demokrasi Nöbetine Başladı
Kdz. Ereğli Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Cevdet Civelek, TIR ve kamyonları ile tankların önüne siper olmaya hazır olduklarını söyledi. Vatan sevgisi nedeniyle TIR ve kamyonlarla konvoy düzenlediklerini ifade eden Civelek "Biz burada TIR'larımız ile nöbet tutuyoruz. Gerekirse TIR'larımızla tankların önüne siper olur yine de bu vatanı kimseye yar etmeyiz. TIR'cı ve kamyoncu arkadaşlarımızla burada nöbetteyiz" dedi.
http://www.haberler.com/zonguldak-ta-tir-lar-demokrasi-nobetine-basladi-8630985-haberi/ 

20 Temmuz 2016


                                            

15 Temmuz’a giden yol 
Fatih Yaşlı  Birgün
17 Aralık 2013 tarihine kadar Türkiye gayri resmi bir koalisyon tarafından yönetiliyordu; bir yanda seçimle işbaşına gelmiş iktidar partisi, öte yanda ise legal hiçbir statüsü olmayan dinsel bir yapılanma, yani Gülen Cemaati. İktidar, yasa çıkarma, atama yapma, rant dağıtma vb. yetkileri kullanıyor, Cemaat ise kırk yılı aşkın bir süredir devlete yerleştirmekte olduğu kadroları aracılığıyla tasfiye operasyonlarını organize ediyor ve böylelikle koalisyon, nihai hedefi olan rejim değişikliğini adım adım hayata geçiriyordu.

Rejim değişikliği ve eski rejimin kadrolarını tasfiye için kullanılan silah hukuk, tasfiyenin gerçekleştiği mekân ise mahkeme salonlarıydı. Düzmece davalar, sahte deliller ve uyduruk iddianamelerle ülke tarihinin en büyük tasfiye operasyonuna imza atıldı. Cemaatin Emniyet ve yargıdaki entegre örgütlenmesinin kuşkusuz ABD bilgisi, onayı ve desteğiyle organize ettiği bu tasfiye operasyonu neticesinde AKP-C koalisyonu devletin ve dolayısıyla rejimin gerçek sahibi haline geldi. Ancak “ufak” bir sorun vardı, ele geçirilen devlet aygıtı nasıl bölüşülecekti, kim hangi kurumun sahibi olacaktı, rant mekanizmaları nasıl paylaşılacaktı, güvenlik ve istihbarat mekanizmasını kim nasıl kontrol edecekti.

http://www.birgun.net/haber-detay/15-temmuz-a-giden-yol-120715.html 
    
http://warholamag.com/politik-fotomontaj/
    
Vatan denilen “mal” benim olmadıysa, sana da yedirtmem arkadaş!

İbrahim Akyürek
Gazetelerin üçüncü sayfa haberlerindeki bazı olayları biz anlayamayız. 
 
Adamın dükkanını yıkmaya devlet gelir, adam boynuna bıçak dayadığı kendi çocuğuyla çatıya çıkar, ya da dükkanını kendi elleriyle ateşe verir… 
 
Biz anlayamayız.

Öfkeli aşık, “bana yar olmadıysa, ona da yar etmem” aklıyla sevgilisini defalarca bıçaklar.


Biz anlayamayız.

Soyguncular, ele geçirdikleri ganimeti aralarında paylaşırken birbirlerini kesip biçerler…


Biz anlayamayız.
 
Güzelce, kavga etmeden ganimeti eşit olarak paylaşıp ortadan toz olmalarını saflıkla bekleriz. Bazı filmlerdeki gibi…

 
Haberlerde geçen yakılan dükkanı, bıçak çekilen çocuğu, bıçaklanan sevgiliyi; bombalanan devlet binaları, öldürülen askerler, vatandaşlar, oyuncak muamelesi gören tanklar gibi görebilirsiniz...

 
Devlet binaları, generaller, savcılar, okullar, camiler, TOMA’lar, tanklar, televizyonlar… Yani üst yapı dedikleri…

 
Bir de alt yapı var, milli servet dedikleri: Madenler, fabrikalar, kıyılar, memurlar, işçiler, bankalar...


Anadolu Kaplanları ile İstanbul Aslanları kavgasından yıllardır ne çektiğimizi daha anlayamadan, birbirine giren kaplanların, araya sızan aslanların ganimet kavgasından daha neler çekeceğiz kimbilir?
    Daha anlaşılır olsun diye örnek mi; burnumuzun dibindeki "masal kent", "son trend" Kozlu'nun meydanları, koyları, kıyıları, dağları, kömürleri... Milli Emlak'ın ortalığa saçılan son malları: Kavaklık yolu, Ak Kavşak, Kozlu-Zonguldak kıyıları... Kefeninin cebi olan siyasi davanın dev patronları, patronun siyasi davalıları... 
İstanbul Sarıyer'de madenci için yapılan madencisiz evler, hem çağdaş, hem sosyal, hem demokratların betondan dev lokması.


Millete vatan diye sunup; aralarında ganimet, mal gibi paylaştıkları, ucundan ucundan millete sus payı olarak da tattırdıkları yani...

Bu adamlar bu ganimeti birlikte 5, 10, 20, 30, 40 yıldır ellerinde sımsıkı tutarken bu kavga neden... neden kardeşçe paylaşıp yola devam etmediler, ganimeti bombalayıp murdar ettiler. Sevdalısı oldukları vatanı ötekine yar etmemek için bıçaklamayı göze aldılar.

Biz anlayamayız.

19 Temmuz 2016


 Onlar şimdi "isimsiz kahraman" 
Zonguldak liman yolunda bulunan Maden Şehitleri Anıtı görenleri artık şaşırtmıyor. CHP Zonguldak Milletvekili adayı Deniz Yavuzyılmaz ve ekibinin "Her bir levha bir ömür demek" sloganıyla bir yıl önce yenileyip astığı sarı levhalardaki madenci isimleri güneşin etkisiyle tümüyle silindi. Geriye kirli, kararmış eski isim levhaları arasında sırıtan sarı tonlardan oluşan sütunlar kaldı. 

"Her bir levha bir ömür demek"

          
Bu anıt güneş enerjisiyle şekil değiştiriyor!
İbrahim Akyürek
Zonguldak liman arkasında bulunan maden şehitleri anıtı görenleri şaşırtıyor. Madenci isimlerinin yazılı olduğu plastik levhalar güneşin etkisiyle şekilden şekile giriyor. Bu anıta farklı zamanlarda uğrayanlar anıtın rutubet ve tuzun da yardımıyla şekil değiştirmesi karşısında şaşkınlıklarını gizleyemiyor. 
Anıta ziyarete gelenler de zaman zaman anıtın dinamik değişimine ayak uyduruyor. Kimi yakınlarının ismi yazılı olan levhaları evine götürüyor. Kimi güneş, rutubet, tuzlu su etkisiyle harekete geçen levhaları bantlarla yapıştırarak mukavemet denemeleri yapıyor. 
Anıttaki son değişiklik, bir bölümü estetik dışı olan isim levhalarını geçtiğimiz Mayıs ayında yenileyen ekibin başına geldi. CHP Zonguldak Milletvekili adayı Deniz Yavuzyılmaz ve genç ekibinin "Her bir levha bir ömür demek" sloganıyla bir yıl önce yenileyip astığı sarı levhalar güneş enerjisiyle şekil değiştirmeye başladı. Neredeyse görünmez hale gelmeye başlayan isimlerin yerini sarı ve koyu kahverengi tonda levhalardan oluşan yepyeni bir anıt görüntünün alması merakla beklenmeye başlandı.
2003 yılında açılan anıt halkın her türlü interaktif katılımına da fırsat sundu. Fikir olarak, kavram olarak kökü dışarda "sosyal sorumluluk" projeleri için bulunmaz bir fırsat oldu burası. Öyle ki, maden mühendisliği bölümünden üniversite öğrencileri anıtın otlarını temizledi, çiçek ekti, levhaları parlattı, yere dökülen levhaları toplayarak farklı biçimler verdi. Böylece; devletin kurumlarının, bol solcu sendika, oda ve particilerin her yere yetişemiyeceğinin haklı mesajını da verdi. Ayrıca, yerel basın çalışanları üç kez büyük değişim geçiren bu anıtın haberlerinden yıllarca harçlıklarını çıkardı. Bu haberlere eşlik eden internet yorumlarında katılımcı yurttaşlar tarafından değişim için öfkeli öneriler sunuldu. Anıttaki sürekli değişimin önü kapanmasın diye gerçek ve sanal dünyada imza kampanyaları bile düzenlendi.

Son alınan haberlere göre, anıtın önümüzdeki günlerde açılacak Maden Müzesi'ne taşınmasından vazgeçilmiş. Sebebi ise yaz aylarında anıtta ortaya çıkacak yeni görüntülerin ziyaretçi sayısını artıracağı şeklinde açıklanmış.

Yakın kaynaklardan alınan başka bir habere göre 20. Kömür Kongresi nedeniyle şehrimize gelen konukların bu ilginç anıtı ziyareti programa son anda eklenmiş. Öneriyi, Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi Başkanı Erdoğan Kaymakçı bizzat yapmış. Anlatılanlara göre Kaymakçı, "Burnumuzun dibindeki bu anıtın yeri şehrin misafir odası sayılır" demiş.
3 Mayıs 2016