13 Ağustos 2019

Cumhuriyet: "Çakıl taşı vermedik altınları verdik"

                  
YABANCI MADENCİNİN UYGULAMA EYLEM PLANI
Dokuz aşamada maden sömürüsü

Efemçukuru’nda Kanadalı Tüprag şirketiyle alt taşeron olarak çalışan ve davalık olan Doğşen Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Doğan, yabancı maden şirketlerinin bir ülkenin siyasetçi, bürokrat, basın mensubu, sivil toplum örgütü ve yerel işbirlikçileri ile madenlerin hangi aşamalardan geçerek sömürüldüğünü anlattı.
     Öncelikle çalışma yapacakları ülkelerde, tabii Türkiye’de de Maden Tetkik Araştırma ‘Daireleri’ndeki maden saha bilgilerine sahip saha mühendisleriyle ilişkiye girerler. Nerede, ne tür maden var ise haritalarıyla birlikte bütün bilgilere ulaşırlar.
   Sivil toplum kuruluşlarını ikna eder, bu kurumların içinden insanlar devşirirler.
 Yerel bürokrasi, valilik, kaymakamlık, jandarma komutanlığı, orman bölge ve şube müdürleri ve DSİ ile ilişki kurarlar.
    Yasaları uygulamakta direnen mahkeme hâkimi ve başkanlarını, bakanlıktaki ilişkileri sayesinde tayin, sürgün gibi yaptırımlara tabi tutarlar
    Devlet kurum ve kuruluşlarına yanıltıcı bilgi ve belgeler sunarlar. Ne yazık ki bu aşamalarda bürokratları çok iyi kullanırlar.
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/yazi_dizileri/1531292/Cakil_tasi_vermedik_altinlari_verdik.html 
Blog Not:
12 Eylül darbesi sonrası bizde, 1980 sonrası başka ülkelerde peydahlanan yerel/bölgesel Kent Konseyleri, Kalkınma Ajansları, Avrupa Birliği Fonları yukarıdaki sıralanan gizli tezgahın açık, kılıfına uydurulmuş halidir. 
Kırkını geçmiş eski komünistler, devrimciler, maocular, atatürkçüler, ülkücüler, sol liberaller bu kılıfın içinde kıpraşıp dururlar. Onların da sevgiye, kişilik onarımına ve bir üst sınıf hayat için paraya ihtiyacı vardır.
                   

12 Ağustos 2019

Adana

Maden işçileri: Bayram gelmesin istiyoruz
Birgün Gazetesi 
İlker Hasdemir: Geçinemezler. Bakın Zonguldak’ta boşanmaların sayısı arttı. Neden biliyor musun? Nafaka için. 
Serkant Bayrak: Hayır, şimdi kredi kartı borçları yüzünden öyle bir aşama geliyor ki, artık icra tehdidi başlıyor bankadan. Nafakaya icra gelemiyor. Yine beraber karı koca hayatı yaşıyorlar. Hem de maaşı nafaka diye eşe veriyor, icra da gelmiyor. Öyle bir yol buluyor. Çok arkadaşımız var bu şekilde.
Tamer Işık: Ekonomist olduk ya, baya kanunu kitabı biliyoruz yani.. (gülüyor)
Serkan Tepebaşı: Bizim bazı arkadaşlarımız marketleri tek tek geziyor. Burada bu ucuz burada şu ucuz diye tespit ediyor. Sonra fabrikada bunları birbirimize anlatıyoruz.
İlker Hasdemir: Ben Bartınlıyım ben bile gitmiyorum Amasra’ya. Neden? Çünkü pahalı bir yer. E gidince can çekiyor, çoluk var çocuk var. Bir şey istese mahcup olacağız. Bayram mesela, bayram gelmesin istiyoruz. Bayram demek masraf demek çünkü.
Serkant Bayrak: Soma faciasından önce ücret durumumuz hemen hemen aynıydı. Soma’dan sonra da hükümet seni beni düşündüğü için düzeltmedi durumu. O zaman bir kamuoyu oluştu, bu kamuoyundan korktular ve sus payı olarak bu düzenlemeyi getirdiler. O alev sönsün diye yapıldı.
Serkan Tepebaşı: Bu kurum 90-91 grevinden sonra öyle enteresan işler yaşamış ki, kendi haline bırakılmış. 91 grevinden sonra bir cezalandırma var Zonguldak’a. Hükümetin koltuğu sallandığı için o zamanlar, bu gücü yeniden toplamak istemiyorlar.
https://www.birgun.net/haber/maden-iscileri-bayram-gelmesin-istiyoruz-264724 
      

11 Ağustos 2019

                  
Adil Öksüz'ün gözaltındayken aradığı kişi bakanlıkta çalışıyor, 'bakan danışmanı' olarak konferans veriyor
Öksüz’e yakın isim bakanlıkta müşavir
15 Temmuz darbe girişiminin en önemli isimlerinden Adil Öksüz’ün gözaltındayken telefonla görüştüğü ve FETÖ soruşturmasında adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Prof. Dr. Recep Kaymakcan’ın Gençlik Spor Bakanlığı’ndaki müşavirlik görevini sürdürdüğü ve danışman unvanıyla devlet üniversitelerinde konferanslar verdiği ortaya çıktı. Kaymakcan’ın bazı AKP’li belediye başkanlarını makamında ziyaret ettiği öğrenildi.
Tüm bu gelişmelere karşın FETÖ soruşturmasından adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Kaymakcan, Gençlik Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu döneminde de müşavirlik görevini sürdürdü. Kaymakcan’ın Bülent Ecevit Üniversitesi’nde düzenlenen 3. Uluslararası Değerler Eğitimi Kongresi’ne konuşmacı olarak katıldığı, bu konferansta “bakan danışmanı” olarak takdim edildiği öğrenildi. Kaymakcan’ın yurdun dört bir yanında konferasnlara katıldığı da öğrenildi. Öte yandan iddialara ilişkin arayarak not bıraktığımız Kaymakcan’ın Gençlik Spor Bakanlığı’ndaki basın danışmanı soruları yanıtsız bırakırken, bakanlığın özel kaleminden yapılan açıklamada ise Kaymakca’nın Bakanlık'ta müşavir olarak görev yaptığı söylendi.
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/1528951/Oksuz_e_yakin_isim_bakanlikta_musavir.html
                 

  Toplumsal Bütünleşmede Değerler ve Eğitiminin Rolü 

09 Ağustos 2019

Alaplı

Ekmek parası için yüzlerce kilometre uzaktan geldiler
Doğu ve güneydoğu illerinden Zonguldak'ın Alaplı ilçesine gelen mevsimlik işçiler, fındık toplayarak geçimlerini sağlamaya çalışıyor. Ülkelerindeki iç savaştan kaçarak Türkiye'ye sığınan Suriyeli aileler ile Şanlıurfa, Adana ve Gaziantep gibi illerden fındık toplamak için gelen vatandaşlar, ilçeye bağlı Aşağıdağ köyünde kurdukları çadırlarda kalıyor.
Alaplı Kaymakamlığının belirlediği Aşağıdağ köyündeki toplanma merkezinde kamp kuran yaklaşık 600 mevsimlik işçi, bir ay kalacakları kamp alanına elektrik ve su verilmesinin yanı sıra kampın üç noktasına konteyner tuvalet ve banyo kabinleri kurulmasından memnuniyet duyuyor. Şanlıurfa'dan ailesiyle ilçeye fındık toplamaya gelen Seyithan Türegene, gazetecilere yaptığı açıklamada, 7 yıldır her fındık hasadı sezonunda ilçeye geldiklerini söyledi.
http://www.ereglionder.com.tr/guncel/ekmek-parasi-icin-yuzlerce-kilometre-uzaktan-geldiler-h83251.html 
                   

Kdz. Ereğli

CHP’nin Kdz. Ereğli Belediye meclis üyelerinden Yaşar Balcı, sosyal medyada yaptığı çağrıda, Erdemir plajının Ereğli Belediyesine verilmesi için 10 Ağustos cumartesi günü saat 14.30’da Elif Otel önünden hareket edilecek teknelerle. Tekneler ise piramit cafe önünden denize açılacak ve Erdemir Plajına gidilip burada denize girilecek.
           

08 Ağustos 2019

    
  Maden Mühendisleri Odası’ndan Kanadalı firmayı ‘aklayan’ rapor
Kanadalı Alamos Gold firmasının Çanakkale Kaz Dağları'nda 195 bin ağacı kestiği altın madeniyle ilgili ön inceleme raporu hazırlayan Maden Mühendisleri Odası (MMO), Atıkhisar Barajı için bir tehlike bulunmadığını iddia etti.
Oda’nın raporunda kamuoyunda tartışma konusu olan altın madeninin yeri, siyanür tehlikesi, madenin Atıkhisar Barajına uzaklığı gibi konularda Kanadalı firmayla aynı görüşte olması dikkat çekti. Oda’nın konunun diğer muhatapları olan Çanakkale Belediyesi gibi kurumlarla görüş alışverişinde bulunmaması ve buna ilişkin bir bilginin raporda yer almaması da gözlerden kaçmadı.
ODA RAPORUNA GÖRE FİRMA SİYANÜR KONUSUNDA ÖNLEM ALMIŞ DURUMDA
https://www.artigercek.com/haberler/maden-muhendisleri-odasi-ndan-kanadali-firmayi-aklayan-rapor 
    
http://www.maden.org.tr/
           
Maden Mühendisleri Odası'nın 'altın'cı raporuna TKP'den tepki

"Eğitim, kültür şart" nutuklarının sıkıcı olmaya başladığı şu günlerde...

           
Piknik yerinde çöplerini bırakıp gidenler nereye koşuyor?
İbrahim Akyürek
İstanbul’da Belgrat ormanında özellikle hafta sonu bırakılan poşet yığınını iki akademik gözlemci hastalık olarak saptayıp “PŞT” yani “ormana plastik poşet atma sendromu” olarak tanımlamışlar. Tüm kötülükler karşısındaki kolaycı suçlama, gözlemcileri hastalığın insanlardan bulaştığı vurgusuna getirmiş. Kurumlar, sistemler, düzenler, yönetenler değil kişiler suçlanmış.
İnsan’ı toplumsal-siyasal varlık olarak düşünmezsek, ya da düşünmek işimize gelmezse herkesin herkesi suçlaması, herkesin aldığı tavır. Benim asıl şaşkınlığım Doğa gibi insanın en dingin, huzurlu olduğu, olması beklenen bir yerin; bir gezi, piknik, yüzme sonrası hangi ruh ve davranış durumu ile poşet örtüsüne çevrildiği.
Piknik yerinde ağaçlarla, çiçeklerle, dereyle girilen ilişki, acaba doğanın en değerli yaratığı olan insanla girilen ilişkiye mi benzedi. İnsanın insanla ilişkisi giderek rekabete, ilişkileri sömürmeye dönüşürken, aynı karakterdeki insan doğayla da benzer ilişkiye giriyor, doğayı sömürüyor, kullanıyor, atıyor. İnsanlarla olduğu gibi doğayla da kalıcı ilişkiler bitiyor. Geleceği düşünme de bittiğine göre bıraktığı çöple karşılaşma olanağı da kalmıyor.
Her tarihsel-toplumsal dönem kurumları ile o dönemin insan karakterini de yaratır. Roman yazarları, Yönetmenler bu karakterlere yaslanarak dönemini aktarır. Karakterin çizgileri; aile, okul, fabrika, büro, dini alanlar, kışla, mahalle, örgüt, gazete, televizyon benzeri toplu oturup kalkılan yerlerde çizilir. Bu yerler toplumu ve devletini çekip çeviren, şekil veren bir avuç güçlünün üretip yaydığı egemen düşüncelerin de taşıyıcısıdır.
Bugünün karakteri üzerine yazılanların başında bireysellik, kendine düşkünlük öne çıkıyor. Narsisizm yeniden tartışma gündemine geliyor. Kamusal alanların, yani ortaklaşa paylaşılan alanların, buraları savunan değerlerin gözden çıkarıldığı vurgulanıyor. Şimdiki zamana asılmanın, geçmişi-geleceği yok saymanın yaygın bir belirsizlikle sonuçlandığının altı çiziliyor.
Önceleri üretmek, üretim içinde sınıfsallaşmak, kavga etmek varken şimdi tüketim yolunda yitirilen sınıfsallık ve azdırılan rekabet konuşuluyor. Ulus devletin güvenliği, yurttaşlığı bitti, artık herkes başının çaresine bakacak, "kamusal", "özel" tarafından sömürgeleştiriliyor zaten deniyor. Çelik kapı, güvenlik kulübeleri, güvenlik aletleri ile her ev, işyeri özel karakol oluyor. Devleti denetim altında tutan güçlerin kamusal paylaşım alanlarını gözden çıkarması 1980 öncesinin hayaliydi, darbeci askerlerin ve uyanık seçmeni peşine takan her kafadan hükümetin uygulamasıyla fazlasıyla gerçek oluyor şimdi.
Bu düşünceler, uygulamalar özellikle kapitalizmin son 30-40 yıllık toplumsal düzenini sorgulayan batılı düşünürler tarafından kitaplara, filmlere konu ediliyor. Onlar sayesinde bugünü anlamak, geleceğimizin bir çeşit falına bakmak heyecan veriyor. Hele Zonguldak gibi Cumhuriyet ve kamu değerlerinin ilk örneklerinin bolca yaratıldığı bir yerde...
Kozlu sahil yolundaki Uzun Mehmet Anıtı’nın haberlere konu olan solmuş bayrağı, izbe hali, ekmekle beslenen köpekleri-tavşanları ile beş metre ötesindeki  bir çeşit tüketici barınağı olan “Alışveriş ve Yaşam Merkezi” nin yarattığı parıltı arasındaki zıtlığı çözmede çoğu çeviri olan yayınlar, makaleler yardımcı ders kitabı tadı veriyor.
Tüketici barınağının ön cephesinde, işi bitirilen Osmanlının ve ulus devletin yerel sınıf temsilcilerinin kocaman fotoğrafları kurbanlık koyun gibi kardeş kardeş durup insanı gülümsetiyor. Şimdilerde solmuş görünen fotoğrafların başına neler geleceği insana meraktan seçenekler ürettiriyor. Cephe uygulamasına Eylül darbesinde eziyet görmüş sosyalistlerin gönüllü öncülük etmesi, kamu malından büyük parça koparan barınak sahiplerinin çevresini akıl hocası ulus devlet solcularının sarması, kişiyi kırkından sonra sosyalistler geç edinilmiş bireyselliğin tadını, erken gelmiş toplumsallığın acısını çıkartıyor önyargısına sürüklüyor.
Ekim 2011
                      

06 Ağustos 2019

                    
Akdemir, Darende, Şanal, Sarbay ve Göktürk yargılanacak
Danıştay, Zonguldak Belediyesi'nde yolsuzluk yapıldığı iddialarıyla ilgili İçişleri Bakanlığı'nın soruşturma izni verilmemesi yönündeki kararını bozan bozdu. Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı starafından hazırlanan iddianame Zonguldak 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi.
Zonguldak eski Belediye Başkanı Muharrem Akdemir ile Başkan Yardımcıları Erhan Darende, Nilgün Sarbay, Şenol Şanal ve Fen İşleri Müdürü Ogan Göktürk halkında “Görevi kötüye kullanmak” iddiasıyla 17 Ekim 2019 tarihinde saat 09.20'de ilk kez hakim karşısına çıkacaklar.
Ak Partili Belediye Meclis Üyeleri, doğrudan teminle yapılan 118 adet alımın, 91 adedinin ARALEL İnşaat firmasında kaldığı iddiasıyla Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunmuşlardı. Sanıklar hakkında görevi kötüye kullanmak, zincirleme suç işlemekten belli haklardan mahrum bırakılmaları isteniyor.
http://www.pusulagazetesi.com.tr/akdemir-darende-sanal-sarbay-ve-gokturk-yargilanacak-126745-haberler.html 
                        

05 Ağustos 2019

"Eninde sonunda Kilimli'de gemi sökümü olur" demişti
Zonguldak'ın Kilimli ilçesine yapılacağı öne sürülen gemi söküm tesisiyle ilgili çevre örgütleri ve vatandaşların kurduğu Gemi Sökümüne Hayır Platformu, ‘Kilimli’de gemi söküm tesisi istemiyoruz’ adı altında başlattığı imza kampanyasında toplanan 4 bin 16 imzayı, endişelerin de yer aldığı dilekçe ile birlikte Zonguldak Valisi Erdoğan Bektaş’a teslim etti. Vali Erdoğan Bektaş ile görüşen heyet, valilik ziyareti sonrası açıklama yaptı.
Vali Bektaş’ın gemi söküm tesisi konusunda gelen herhangi bir talebin olmadığını kendilerine ilettiğini belirten Gemi Söküm Tesisi Platform Sözcüsü Aysel Yılmaz“Sayın valimiz bize şunu ifade etti; bu konuda 1988 yılında çıkmış olan bir bakanlar kurulu kararı var. Ancak bu güne kadar ciddi bir talep ve teklif almadık. Bu söylemlerden ve platformun çalışmalarının ardından kamuoyunun dikkatini çekmiş olabilir. Şimdilik ortada böyle bir şey yok. Benim böyle bir teklifim yok ben sadece sorulan sorulara cevap verdim. Şu anda bu konuda endişe edilecek bir şey yok’ diyerek endişelerimizi gidermeye çalıştı” dedi.
http://www.pusulagazetesi.com.tr/eninde-sonunda-kilimlide-gemi-sokumcu-olur-demisti-126717-haberler.html 
                  

29 Temmuz 2019

Sergi

13. Zonguldak Kitapları Sergisi, Hande Suher'in anısına düzenlenecek
                 
Zonguldaklı yazarların ve Zonguldak’ı yazan yazarların kitaplarından oluşan serginin Onüçüncüsü Ekim ayında Sergi Odası'nda (Zonguldak) açılacak.
Sergide; 2018 ve 2019 yılında çıkan yeni yayınlar, basım tarihi 1985 yılı öncesi olan kitaplar, konusu maden ortamında geçen yerli ve yabancı filmler, onyedi kitaba ulaşan Zonguldak Kültür ve Eğitim Vakfı (ZOKEV) yayınları, Almanya'ya işçi göçünü konu alan kitaplar ayrı bölümlerde konuklarını karşılayacak.
Etkinlik programında ayrıca bir fotoğraf sergisi ve maden müzesi gezisi yer alacak. İbrahim Akyürek'in Zonguldak liman arkasını konu alan fotoğraf sergisi ilk kez açılacak. Bilindiği gibi kent içinde en kolay ulaşılabilir gezi alanı olan liman arkasının bir bölümü tüm tepkilere karşın kapatılmıştı. Müze gezisi ise kentin emek tarihini daha geç olmadan tanımaları için gençlere ve çocuklara ayrıldı.
Bir ay sürecek olan olan etkinlik, 2016 yılında aramızdan ayrılan mimar, şehir plancısı, öğretim görevlisi ve yazar Hande Suher'in anısına adandı.
 
Zonguldak Sergi Odası'nın en çok ilgi gören etkinliklerinden olan sergi, kent tarihi üzerine çalışan araştırmacılar, sanatçılar, gençler ve meraklılar için fırsat oluşturuyor.
Zonguldak Kitapları Sergisi bundan böyle artık yılda bir kez düzenlenecek.
 Hande Suher kimdir? 
1929 yılında İstanbul’da doğdu. Ailesi teknik alanda öğrenim gören Suher'in babası, dayısı, amcası ve ağabeyi inşaat mühendisiydi. Kendisi ise mimarlık alanını tercih etti.

ilk ve orta öğrenimini Zonguldak’ta yapan Hande Suher, 1946’da İTÜ Mimarlık Fakültesi’ne girerek, 1951 yılında mezun oldu. Aynı yıl fakültenin Şehircilik Kürsüs'üne asistan olarak atandı. 1954 yılında İskan Üniteleri konulu Yeterlik Tezi'ni verdi. 1956 yılında Bölge Planlama alanında ülkemizde ilk çalışma olarak “İstanbul’da Bölge Planlamasına Yardımcı Bir Araştırma” konulu Doçentlik tezini tamamlayarak Doçent unvanını aldı. 1965 yılında “Yerleşmeler ve Özel Fonksiyon İlişkileri” konulu tezi ve yayınları ile Profesör unvanını aldı ve aynı kürsüye atandı. 1973 yılında Planlama Teorileri ve Metodu Kürsüsü Başkanı olarak görevlendirildi. 1983 yılında Şehir ve Bölge Planlaması Bölümü kurulduktan sonra Şehircilik Anabilim Dalı Başkanı ve Bölüm Başkanı olarak 1995 yılına kadar görev aldı.

Akademik görevleri dışında 1974-77 yılları arasında İTÜ Senatosu’nda Mimarlık Fakültesi Senatörü ve 1977-80 yılları arasında İTÜ'de ilk kadın dekan olarak Mimarlık Fakültesi Dekanı görevlerini seçimle kazandı.    

25 Temmuz 2019

                   
Bakanlığın derdi para
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, iş cinayetlerinde yaşamını yitiren madencileri görmezden gelerek yapılan kanuni düzenlemeler ile maliyetlerin artmasından yakındı.  
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın 2019-2023 yıllarını kapsayan staretejik plan raporunda, geçmiş planların değerlendirmesi yapıldı. Soma ve Ermenek’te yaşanan katliamlar için “2014 yılında Soma ve Ermenek’te meydana gelen elim yeraltı kömür madenciliği kazaları sonrasında yapılan kanuni düzenlemelerle yeraltı üretim maliyetleri bir anda artmış ve sektör açısından durgun bir sürecin başlamasına neden olmuştur. Öngörülemeyen kazalar ve buna bağlı olarak yapılan kanuni değişikliklerden dolayı, plan hedeflerinde önemli sapmalar meydana gelmiştir” ifadeleri yer aldı. 
Termik santrallar itirafı
Kömüre dayalı santrallara kamuoyunun da olumsuz baktığı belirtildi. Planda, yerli termik santralların filtre sistemlerinin hava kirliliğini önlemede yetersiz kaldığı itiraf edildi.
 http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/1503727/Bakanligin_derdi_para.html
                   

24 Temmuz 2019

Devrek

Festival programı belli oldu: 
Yıldızlar geliyor
Uluslararası Devrek Baston ve Kültür Festivali, kortej yürüyüşü ile başlayacak olup 23 Temmuz Salı Günü Saat: 17.30’da Karşıyaka Mahallesi Çomaklar Köprüsü’nden başlayıp Cumhuriyet Meydanında son bulacak.
 23-28 Temmuz 
 PROGRAM: 

23 Temmuz 2019

     
Yaşadığın şehirde, 
MAHALLEDE 
SAHAF VAR!
 DVD-Kaset-Gazete-Dergi-Kart 
Terakki Mah. Mehmet Akif Sok. 12
(Hayat Nalbur Sırası-Yazıcılar Yurdu Karşısı)
Soğuksu-Zonguldak
SergiOdası
Kitaba Dokun, 
Çayını İç! 
Az Paraya Çok Kitap!
10.00-18.00 arası
            
ZONGULDAK TENİS DENİZ SPOR KULÜBÜ TESİSLERİNİ YENİLEDİ
Türkiye de kurulan ilk dört tenis kulübünden biri olan Zonguldak Tenis Deniz Spor Kulübü tarafından 1948 yılında yaptırılan ve o tarihten günümüze kadar bu güzide kulübümüzün büyük başarılara imza atarak Zonguldak ve ülke sporuna hizmet verdiği tenis kortları Yönetim Kurulunun büyük çabaları sonucunda yenilendi ve çağdaş standartlara ulaştırıldı.
Zonguldak Tenis Deniz Spor Kulübünün Başkanı Çetin Özçep gerçekleştirdikleri bu önemli yenileme çalışmaları ile ilgili olarak şunları söyledi:
“ Zonguldak Tenis Deniz Spor Kulübü Zonguldak kentimizin ve Türkiye’nin çok önemli ve tarihi spor kulüplerinden biridir. 1948 Yılında çok zor şartlara rağmen Zonguldak Tenis Deniz Spor Kulübünün kurucuları tarafından temelleri atılmış ve ülke sporuna kazandırılmış olan bu tesisler kulübümüzce korunmuş ve sürekli olarak geliştirilerek dünya standartlarına ulaştırılmıştır. Zonguldak Tenis Deniz Spor Kulübü Yönetim Kurulu ve tüm mensupları olarak ülke çapında tanınan ve saygı duyulan bir spor kulübünün mensupları olmaktan ve de kentimizi en iyi şekilde temsil etmekten onur duymaktayız. 68 Yıllık parlak tarihimizi yazdığımız, bir çok başarılı tenisçi ve antrenörler yetiştirdiğimiz , büyük organizasyonlara ev sahipliği yaptığımız bu tesislerimizi yenileyerek dünya standartlarına getirmiş olmaktan da büyük gurur duyuyoruz. Her yaştan sporcu ve izleyicilere hizmet vermeye devam edeceğimiz bu güzel tesisin Zonguldak kentimize ve ülke sporuna hayırlı olmasını diliyorum.”    
               

MADENCİ SESİNİ YÜKSELTİYOR
Eğer Hükümet sesimizi duymaz ise sendikamız öncülüğünde yeni eylem ve etkinlikler ile sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz.25 Temmuz 2019 tarihinde Perşembe günü saat 17.00 de Sendikamız Genel Merkez binamızda, Başkanlar Kurulumuzun katılımıyla bir basın açıklaması yapılacak ve gelişmeler kamuoyuna anlatılacaktır.
Hükümetin tavrına göre eylem ve etkinliklerimiz devam edecek.Tüm görüşmelerden ve gelişmelerden haberiniz olacak ve kararları birlikte alacağız.Sonuç itibariyle TTK ve MTA’da yasal görüşme sürecimizin son günü olan 25 Ağustos 2019 tarihinde grevimizi başlatacak şekilde hazırlıklarımızı tamamlayacağız.
http://www.halkinsesi.com.tr/ekonomi/madenci-sesini-yukseltiyor-h48402.html 
                       

22 Temmuz 2019

         
Genel Maden İşçileri Sendikası:
MADENCİLER GREVE HAZIRLANIYOR
25 Temmuz 2019 tarihinde Perşembe günü saat 17.00 de Sendikamız Genel Merkez binamızda, Başkanlar Kurulumuzun katılımıyla bir basın açıklaması yapılacak ve gelişmeler kamuoyuna anlatılacaktır.
Genişletilmiş Başkanlar Kurulu toplantısı sonrasında alınan kararlar
Sonuç Bildirisiyle açıklandı:

               
                 
F: İbrahim Akyürek 2018
Liman Arkasına giden yol açılsın, halk denizle buluşsun
Zonguldak, önceki Vali Ahmet Çınar döneminde yapılan hatanın bedelini çekmeye devam ediyor. Sahil Güvenlik'in güvenliğini bahane ederek kapatılan 'Zonguldak'ın Balkonu' hala açılmış değil.
Sahil Güvenlik, Tren Ferisi'nin bulunduğu iskeleye alınabilecekken, Zonguldaklıların nefes aldığı Liman Arkası yolunu kapatmayı tercih eden yetkililer sorunu hala çözmüş değil.
F: İbrahim Akyürek   2018
Görev yaptığı kısa süre içinde bir çoğu hayata geçirilemeyen yaklaşık 3 milyon liralık proje çizdiren Vali Ahmet Çınar'ın bu hatalı uygulamasının düzeltilmesi bekleniyor.
Zonguldak Belediye Başkanı Doktor Ömer Selim Alan'ın çocukluk ve gençlik yıllarının geçtiği Liman Arkası'nın yolunu, Sahil Güvenlik yetkilileriyle görüşerek bir an önce açtırması bekleniyor.
F: İbrahim Akyürek  2019
http://www.pusulagazetesi.com.tr/liman-arkasana-giden-yol-acilsin-halk-denizle-bulussun-125980-haberler.html 
                    

17 Temmuz 2019

Çaycuma

3. Yapı Dekorasyon ve Mobilya Fuarı açılıyor
Batı Karadeniz Yapı Dekorasyon ve Mobilya Fuarı’nın üçüncüsü, Çaycuma fuar alanında 18-21 Temmuz tarihleri arasında açılıyor.
4,500 metrekare alanda yapılacak fuara bu yıl otuzun üzerinde firma katılıyor. Bölgenin en büyük fuarı niteliği de taşıyan etkinliğe yaz aylarına rastlamiş olması nedeniyle daha yoğun bir katılım bekleniyor. Fuarla ilgili bilgiler veren Expolink firması sahibi Serdar Erdoğan, “Bu yıl yine çok güzel bir fuar hazırladık. Ülkemizin içinden geçtiği ekonomik sıkıntılar göz önüne alınırsa böyle bir fuarın, hatırı sayılır bir ilgi ile açılıyor olasını hem çok önemsiyor, hem de bundan mutluluk duyuyoruz."
https://caycuma.bel.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=1885:3-yapi-dekorasyon-ve-mobilya-fuari-aciliyor&catid=9:haber-arsivi&Itemid=181 

10 Temmuz 2019

Soma

Tazminatları ödenmeyen 
Somalı madenciler 
Kömür İşletmeleri Müdürlüğüne 
yürüdü
301 madencinin can verdiği işçi katliamıyla bilinen Soma’da, işten atılan madencilerin tazminatları yıllar geçmesine rağmen ödenmiyor. Katliamın yaşandığı Soma Kömürcülük ile Uyar Madencilikten 5 yıl önce atılan madenciler, tazminat hakları için eylem yaptı. Soma’da bulunan Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) Müdürlüğü önüne yürüyen işçiler, 3700 kişinin mağdur edildiğini söyledi.
Binlerce kere söz verilmesine rağmen bu sözlerin tutulmadığına dikkat çeken madenciler, “Gücümüz emeğimizden gelir. Bugün bir kişi olsak da yarın bin kişi oluruz. Kimse bizim tazminat haklarımıza da çocuklarımızın geleceklerine de el koyamaz” dedi.
"HAKSIZLIĞA UĞRADIK, SABIRLA BEKLEDİK, ARTIK YETER"

09 Temmuz 2019

Mavi yemiş yetiştiren emekli doktor, siparişlere yetişemiyor
Kentte uzun yıllar çocuk doktorluğu yapan ve birçok kesim tarafından tanınan Tomris Özeler, toplam 40 yıllık meslek hayatının ardından 2007 yılında emekliye ayrıldı. Ardından farklı bir ürün yetiştirme hayalini gerçekleştirmek için yola çıkan Tomris Özeler’in, likapa olarak da bilinen mavi yemiş meyvesi dikkatini çekti. Mavi yemişin idrar yolu enfeksiyonlarında antibiyotik etkisi gösterdiği, kansere karşı vücudu koruyan enzimleri aktive ettiği, anti kanserojen ve antioksidan özelliğe sahip olduğu, taze olarak yenildiğinde kanı temizlediği ve kalp krizi riskini azaltması gibi birçok faydaları olduğunu duyan Tomris Özeler, bu meyveyi yetiştirmeye karar verdi.
2011 yılında Zonguldak-Ereğli Karayolu’nda bozuk orman arazini kiralayan Tomris Özeler, yanında çalışan işçilerle birlikte kazma ve kürekle çalışarak araziyi tarıma uygun hale getirdi. Tomris Özeler, ardından Polonya’dan ithal ettiği mavi yemiş fidanlarını araziye dikti. İlk yıllarda verimli ürün elde edemeyen Tomris Özeler zamanla ürün almaya başladı ve çevresine satmaya başladı. Yılın 9 ayını tarım arazisinde geçiren Tomris Özeler, ürününü tanıtmak için fuarlara katılmaya başladı. Bazı zamanlar, halk pazarında da tezgah kurarak ürününü satan Tomris Özeler, zamanla çevresini genişletti.
http://www.pusulagazetesi.com.tr/mavi-yemis-yetistiren-emekli-doktor-siparislere-yetisemiyor-125088-haberler.html 

06 Temmuz 2019

Adnan Küçükvar:
KARAVAN VE KAMP FESTİVALİ 12 TEMMUZ'DA KOZLU'DA
Zonguldak’ta ‘Karavan Turizmi’ ile iştigal eden Yaşar Köktürk ve diğer arkadaşlarla sohbet imkanı buldum.
Türkiye’de en az on vilayette ‘Karavan ve Kamp Festivali’ çalışmalarından esinlenen arkadaşlar, Zonguldak’a bu etkinliği getirmeyi amaçlayıp, Vali Erdoğan Bektaş ile önce sanal alem üzerinden sonra yüz yüze görüşüp, çalışmaları hızlandırmışlar.
12 Temmuz günü Zonguldak/Kozlu sahilinde, Emniyet Polis evi altındaki sahilde Türkiye’nin birçok vilayetinden gelecek 80 karavan kamp kuracak.

01 Temmuz 2019

Güle güle güzel insanlar...
Zonguldak, iki günde gelen iki güzel insanın ölümüyle sarsıldı. Önce “doğa dostu” olmasıyla bilinen ve “Kadavra Hasan” olarak tanınan Hasan Yokuşar, Niğde’de tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Boyacılık yaparak geçimini sağlayan 62 yaşındaki Hasan Yokuşar, 2005 yılında Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (ZBEÜ) Tıp Fakültesi’ne bedenini kadavra olarak bağışlamış ve başvurusu bir yıl sonra kabul edilmişti. Arkadaşlarının "Kadavra Hasan" lakabını taktığı Yokuşar, "Bedenim çürümektense, bilimin hizmetinde kullanılacağı için mutluyum” demişti.
Binalara yaptığı resimlerle tanınan kentin sevilen isimlerinden olan ve “Ümit Mustafa” olarak tanınan Ressam Mustafa Endez (69) ise, yalnız yaşadığı iş hanında ölü bulundu. Duvarlara yaptığı resimlerle tanınan Endez, düzenli olarak gittiği pastaneye günlerdir uğramayınca çalışanlar şüphelendi. Çilingir yardımıyla kapıyı açan polis, Ümit Mustafa’nın yatağında cansız bedeniyle karşılaştı. 10 gün önce yaşamını yitirdiği belirlenen Mustafa Endez'in ölümü, kentte büyük üzüntüye neden oldu.
http://www.pusulagazetesi.com.tr/gule-gule-guzel-insanlar-124705-haberler.html

28 Haziran 2019

Kdz. Ereğli

                
 PROGRAM: 

Kdz. Ereğli

Belediye başkanına davullu zurnalı tepki
Kdz. Ereğli ilçesi sahil bandında kendi yaptıkları takı tasarım ürünlerini satarak geçimlerini sağlamaya çalışan 44 kadın, Kdz. Ereğli Belediyesinin kendilerini sahilin en ücra köşesine gönderdiğini belirterek durumu protesto etti. CHP’li Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık ile görüşmek istediklerini ancak kendisine ulaşamadıklarını belirten kadınlar eski satış yerlerinde yada belediyenin göstereceği daha uygun bir yerde kalmayı talep ettiklerini ifade etti. Bu akşam eski satış yaptıkları noktada toplanan kadınlar davullu zurnalı eylem yapıp Belediye Başkanı Halil Posbıyık’ın uygulamasına tepki gösterdi. 
Ellerinde “Hak, emek, iş, adalet” yazılı dövizler taşıyan kadınlar, sahilde gezen halktan da destek istedi. Kdz. Ereğli Kaymakamlığı ve yetkili birimlere talepleri ile halkın desteğini içeren kampanya başlatan kadınlar iki günde 2 bin 500 imzaya ulaştı. Yaklaşık 3 saat süren eylem boyunca takı tasarım yapıp bunları satarak geçimlerini sağlamaya çalışan kadınlara sahilde gezen yüzlerce vatandaş ta imza vererek destek oldu. Eylem yapan kadınlar adına gazetecilere açıklamalarda bulunan kadın esnaf kendileri için yapılan tezgâhların küçük olduğunu ve gösterilen yerde satış yapmalarının imkânsız olduğunu söyledi. 
http://www.pusulagazetesi.com.tr/belediye-baskanina-davullu-zurnali-tepki-124498-haberler.html

26 Haziran 2019

İmece

 KOLLARI SIVADILAR, İMECE’Yİ BAŞLATTILAR 
Zonguldak’ta yaşayan sekiz kadının sohbeti esnasında ortaya çıkan şehrin kalkınmasına yönelik düşünceler, resmi işlemlerin tamamlanmasının ardından dernekleşti. Zonguldak İmece Derneği adı verilen organizasyon, il ve ilçelerde gerçekleştirilmesi planlanan proje çalışmalarına destek vermeye hazırlanıyor. Dernek, proje çalışmaları ile eşzamanlı olarak köy-kent buluşmalarına yönelik etkinlikler düzenliyor.
İlk hedef köy-kent kucaklaşması
Derneğin üyeleri Zonguldak’ta farklı alanlarda çalışmalar yapan kadınlardan oluşuyor. Şehre ekonomik değer katacak projeler için kolları sıvayan kadınlar, arge çalışmalarına başladı. İlk olarak belirlenen alanlarda toprak analizleri gerçekleştirildi. İmece üyelerinin gündeminde toprağın ve iklimin yapısına uygun ekonomik değer yaratacak uygun ürün arayışı var. Kırsal bölgelere ekonomik dinamikleri kazandıracak yönde atılan adımların aşamaları arasında bölge halkının eğitimi öncelikli sırada yer alacak.
Çukurören Köyünü arge merkezi olarak belirleyen İMECE kadınları, derneğin kuruluşu öncesinde amaçlarını anlatmak üzere 5 Mayıs Pazar günü düzenledikleri Hıdrellez şenliğinde gördükleri ilginin ardından, 23 Haziran Pazar günü köyde sünnet şöleni gerçekleştirdiler. Köydeki sünnet olan çocuklar için düzenlenen etkinlik tam bir şölene dönüştü. Etkinliğe katılan Zonguldaklılar da keyifli bir gün geçirdiler.
Sıra “Üretim Öncesi Eğitim”de…
Çukurören köyünden alınan toprak numunelerinin analizlerini yaptıran Derneğin sıradaki hedefi ise üretim öncesi eğitimler düzenlemek. Eğitimlerin belli alanlarla sınırlandırılmayacağını belirten İMECE kadınları, okuma-yazma kursları da olmak üzere doğayı koruma, iyi tarım, organik ürün yetiştiriciliği, yabancı dil, satış ve pazarlama gibi farklı konularda seminerler düzenleyecekler. Eğitimler, konunun uzmanları tarafından köyün sosyal tesislerinde gerçekleştirilecek.
Zonguldak’taki Paydaşlarla İletişim Başlıyor
Zonguldak ve çevresinde İmece ile aynı hedeflere yönelik faaliyet gösteren tüm dernek ve organizasyonları “paydaş” olarak gören Dernek üyeleri, bilgi ve fikir alış verişinde bulunarak “daha iyiyi nasıl yapabiliriz?” sorusunun cevabını almak istiyorlar. İmece kadınları, özellikle devlet tarafından teşvik edilen organizasyonlarla bir araya gelerek güç birliği içinde ilerlemeyi planlıyorlar.