30 Eylül 2019

Müteahhit Ali Agah Çağlar ve kızı Hande Suher
Haber : Zonguldak Nostalji/Yüksel Yıldırım
  ALİ AGAH ÇAĞLAR’IN KIZI “HANDE SUHER…”
1929 yılında Hadiye Çağlar’ın ve Ali Agah Çağlar’ın kızı olarak İstanbul’da doğdu. 1931 yılında ailesiyle birlikte geldiği Zonguldak’ta Mithatpaşa İlkokulu’nda okudu. Ortaokul ve liseyi babası müteahhit ve mühendis olarak yapımını da üstlendiği Mehmet Çelikel Lisesi’nde, her yıl iftihar belgesi alarak tamamladı. Çocukluğu ve gençliğini Zonguldak’ta geçiren Hande Çağlar, bu şehirden nasıl etkilendiğini şöyle anlatır:
“Zonguldak gibi bir sanayi kentinde bulunmuş olmanın büyük kıvancını yaşadım ve yaşıyorum. Kamu yararı bilincinde yetiştirilmemi Zonguldak’ta gördüğüm eğitime, öğretmenlerime, aileme, aile dostlarımıza ve çevremize borçlu olduğumu biliyorum.”
1946 yılında İTÜ Mimarlık Fakültesi’nde yüksek eğitime başladı. 1951 yılında mimar oldu. Aynı yıl İTÜ Mimarlık Fakültesi’nde Şehircilik Bölümü’nde asistan oldu.
1956 yılında doçent, 1965 yılında ise profesör unvanlarına hak kazandı. Hem İTÜ’de, hem de diğer akademik platformlarda çeşitli görevler aldı. 1977 yılında dekanlık seçimlerinde birinci oldu ve İTÜ Mimarlık Fakültesi’nin ilk kadın dekanı olarak 1977-1980 yılları arasında görev yaptı. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kadın şehir plancılarındandır. 1996 yılında başlayan emeklilik döneminde; bireysel ve ortak makale, bildiri, araştırma, konferans, sempozyum vb. etkinliklere katıldı...
Hande Suher’in yaşamı, Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Zonguldak Şubesi Başkanı Ali Ayaroğlu’nun girişimleriyle ünlü belgeselci Nazım Alpman tarafından filme alındı. Hocaların hocası için “Kamuya Adanmış Bir Yaşam: Hande Suher” adıyla hazırlanan belgesel, Zonguldak Kültür ve Eğitim Vakfı’nın (ZOKEV) organizasyonuyla, 22 Mayıs 2015’de, Zonguldak’ta da gösterilmişti…
Bu organizasyondan kısa bir süre sonra 24 Şubat 2016 tarihinde aramızdan ebediyete göç etti…
http://www.pusulagazetesi.com.tr/muteahhit-ali-agah-caglar-ve-kizi-hande-suher-129614-haberler.html 
                 

Maltepe

Haluk Çobanoğlu Fotoğrafçı, Kilimli (Zonguldak), 1957
İktisat okudu.ICP New York'ta ''asistan'', National Geographic Türkiye'de ''fotoğraf editörü'' olarak çalıştı.
Üniversitelerin fotoğraf, gazetecilik, yeni medya ve mimarlık bölümlerinde dersler verdi.
Fotoğraf üzerine deneme yazıları yazdı.
Bağımsız fotoğraf projelerine (Vefa, Hayali Şehir, Ermeniler vb) yol göstericiliği ve editörlük yaptı.
Yapıtları arasında Kuşbazlar (1997), New York Subway (2003),Arabesk (2007), Bu Fotoğrafları Neden Çekiyoruz? (2017)sayılabilir.  

28 Eylül 2019

13. Zonguldak Kitapları Sergisi başladı
Bir ay sürecek etkinlik Hande Suher'in anısına düzenlendi.
                 
Zonguldaklı yazarların ve Zonguldak’ı yazan yazarların kitaplarından oluşan serginin Onüçüncüsü Zonguldak'ta Sergi Odası'nda  açıldı.
Sergide; 2017-2018 ve 2019 yılında çıkan yeni yayınlar, basım tarihi 1990 yılı öncesi olan kitaplar, konusu maden ortamında geçen yerli ve yabancı filmler, onyedi kitaba ulaşan Zonguldak Kültür ve Eğitim Vakfı (ZOKEV) yayınları, Almanya'ya işçi göçünü konu alan kitaplar ayrı bölümlerde konuklarını karşılayacak.
Etkinlik programında ayrıca bir fotoğraf sergisi ve maden müzesi gezisi yer alacak. Etkinlik kapsamında İbrahim Akyürek'in Zonguldak liman arkasını konu alan fotoğraf sergisi 21 Ekim'de ilk kez açılacak. Kent içinde en kolay ulaşılabilir gezi alanı olan liman arkasının bir bölümü tüm tepkilere karşın kapatılmıştı. Müze gezisi ise kentin emek tarihini daha geç olmadan tanımaları için gençlere ve çocuklara ayrıldı.
Bir ay sürecek olan olan etkinlik, 2016 yılında aramızdan ayrılan mimar, şehir plancısı, öğretim görevlisi ve yazar Hande Suher'in anısına adandı.
Zonguldak Sergi Odası'nın en çok ilgi gören etkinliklerinden olan sergi, kent tarihi üzerine çalışan araştırmacılar, sanatçılar, gençler ve meraklılar için fırsat oluşturuyor.
Yılda iki kez açılan Zonguldak Kitapları Sergisi bundan böyle artık yılda bir kez düzenlenecek.
Bir ay sürecek sergi hergün 10.00-18.30 gezilebiliyor.
 Hande Suher kimdir?
1929 yılında İstanbul’da doğdu. Ailesi teknik alanda öğrenim gören Suher'in babası, dayısı, amcası ve ağabeyi inşaat mühendisiydi. Kendisi ise mimarlık alanını tercih etti.

ilk ve orta öğrenimini Zonguldak’ta yapan Hande Suher, 1946’da İTÜ Mimarlık Fakültesi’ne girerek, 1951 yılında mezun oldu. Aynı yıl fakültenin Şehircilik Kürsüs'üne asistan olarak atandı. 1954 yılında İskan Üniteleri konulu Yeterlik Tezi'ni verdi. 1956 yılında Bölge Planlama alanında ülkemizde ilk çalışma olarak “İstanbul’da Bölge Planlamasına Yardımcı Bir Araştırma” konulu Doçentlik tezini tamamlayarak Doçent unvanını aldı. 1965 yılında “Yerleşmeler ve Özel Fonksiyon İlişkileri” konulu tezi ve yayınları ile Profesör unvanını aldı ve aynı kürsüye atandı. 1973 yılında Planlama Teorileri ve Metodu Kürsüsü Başkanı olarak görevlendirildi. 1983 yılında Şehir ve Bölge Planlaması Bölümü kurulduktan sonra Şehircilik Anabilim Dalı Başkanı ve Bölüm Başkanı olarak 1995 yılına kadar görev aldı.

Akademik görevleri dışında 1974-77 yılları arasında İTÜ Senatosu’nda Mimarlık Fakültesi Senatörü ve 1977-80 yılları arasında İTÜ'de ilk kadın dekan olarak Mimarlık Fakültesi Dekanı görevlerini seçimle kazandı.


SergiOdası : Pazar dahil saat 10.00-18.30
Mithatpaşa Mah. Zübeyde Hanım Cad. 19 Arı İşhanı Kat 1
(Zafer Eczanesi Üstü, Madenci Heykeli'ne 100 m.) 
Merkez-Zonguldak

Almanya

  Gelmek Gitmek ve Kalmak: Filmlerle göç hikayeleri
Köln’de 2-20 Ekim tarihleri arasında Cinenova, Lichtspiele Kalk ve Odeon sinemalarında ‚Gelmek-Gitmek ve Kalmak‘ başlığıyla göç hikayelerini anlatan filmler gösterilecek.
Max Frisch’in “İşgücü çağırmıştık, insanlar geldi” sözüne uygun olarak göçün insan yüzleri, göçmenlerin yaşadıkları, işyerlerindeki ve yaşam alanlarındaki sorunlar, aradan on yıllar geçmesine rağmen Almanyalı olunup olunmadığını irdeleyen film günleri 2 Ekim’de Odeon’da gösterilecek Oray filmiyle başlayacak.
Programda 5 Ekim’de Cinenova’da 1973’teki Ford grevini anlatan Bandstrasse, Kuzey Ren Vestfalya eyaletinde göçün hikayesini anlatan NRW Heute und Morgen, 1968 yapımı bir İspanyol işçinin geçirdiği iş kazasını anlatan Unfall, Ford işçisi bir babanın kızlarını anlatan‚ 'Babamızın ülkesi‘, göçmen işçilere sanayi ve politikacıların bakışını sergileyen Rezerve Ordusu, Köln’deki bir mülteci ailesinin yaşadıklarının sergilendiği Promise, göç kökenli çocukların Almanca öğrenme zorluklarının ele alındığı Deutsch Klasse vb. filmler var.
“Köln im Film” kurumu tarafından düzenlenen film günlerindeki filmlere giriş ücreti indirimli 6, normal 8 Euro. Programla ilgili ayrıntılı bilgiyi https://www.koeln-im-film.de/home/ adresinden edinebilirsiniz. (YH)
https://yenihayat.de/ 
                    

"Kanser yapıcı" Cumhuriyet'e konuştu:

Enerji, çimento, perakende, kâğıt olmak üzere birçok alanda faaliyet gösteren Eren Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Eren, enerji sektöründe iki yıldır sorun yaşandığını belirterek kâğıttan, çimentodan, tekstilden takviye ederek enerjiyi ayakta tuttuklarını, Türkiye sanayisi canlanmadan elektrik tüketiminin artmayacağını söyledi.

 Ekonomi düzelir, hukuki istikrar şart 
Ne kadar zamandır enerjiyi böyle ayakta tutuyorsunuz?
İki yıldır oradan oraya aktarma yapıyoruz. Gelecek iki yıl daha bu durum sürecek. Çünkü Türkiye’de sanayinin, üretimin artması lazım ki enerji tüketimi artsın. Bizde elektriği satacak yer bulamıyoruz. 2 ay öncesine kadar 5 ünitemizden 1’i çalışıyordu. Son iki aydır yüzde 60-70 kapasite ile çalışıyoruz.
FAZLALIK VAR
Enerji şirketleri neyi öngöremedi de bu kadar batık ortaya çıktı, sorunlar nereden kaynaklandı?
Birincisi devlet, bu yatırımlara lisansı verirken bir makro plana bakıp Türkiye’nin ihtiyacına göre düzenlemeliydi. İkincisi bankalar, bizlere kredi verirken onlarda bakmaları lazımdı, Biz ise bu geleceği tam olara da öngöremedik. Kredilerin bolluğu itti bizi bu işe. Aldık, kredileri yatırdık. Ama şu anda fazlalık var, bu fazlalık ne zaman erir; tabi 4-5 sene sürecek. Devletin alım garantisi dediği rüzgâr ve güneş dışında yeni yatırım yok. Firmaların yeni yatırım arayacak hali de kalmadı. Yeni yatırım için fon lazım. Ne doğalgazcıların, ne yerli kömürcülerin, ne ithal kömürcülerin yatırımı olmaz.
Enerjideki borç miktarınız ne kadar?
Ödeyebilecek güçteyiz, biz yeniden yapılandırma talep etmedik, etmeyeceğiz de.
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/ekonomi/1593061/Ekonomi_duzelir__hukuki_istikrar_sart.html 
                
Şerif Cihan (Facebook)

25 Eylül 2019

Kent Kitapları


67sergi@gmail.com

Almanya

Avrupa Zonguldak Kültür ve Dayanışma Derneği kuruluşunun 23. Yılında Almanya Armani Palace’de büyük bir organizasyona daha imza atmaya hazırlanıyor. Geçtiğimiz senelerde de bu tür başarılı çalışmalara imza atarak taktir toplayan Avrupa Zonguldak Kültür ve Dayanışma Derneği 15 Kasım’da yine ses getirecek bir geleneksel inter kültürel etkinlikte eğitime katkı, dayanışma gecesinde örnek bir çalışmaya daha imzasını atacak. Avrupa Zonguldak Kültür ve Dayanışma Derneği Batı Karadeniz ve Zonguldak İl temsilcisi ve aynı zamanda Özel Can Diyaliz Merkezleri yöneticisi Dr. Bünyamin Altundal, Almanya’da 15 Kasım’da yapılacak olan gece ile ilgili olarak ziyaretlerde bulunuyor. Altundal, Karaelmas Gazeteciler Derneği KGD Başkanı Mustafa Emen’i de dernek binasında ziyaret ederek kendisine davetiye takdim etti ve etkinliğe davet etti.
http://www.ereglionder.com.tr/guncel/buyuk-organizasyon-15-kasim-da-h83803.html
                

23 Eylül 2019

Devrek


HES, ilçede katliama devam ediyor
Devrek Çayı üzerinde kurulan Çayaltı-1 ve 2 HES’lerinin yarattığı çevre katliamına bir yenisini daha ekledi. Barajın Devrek Çayı ile Kozludere’nin birleştiği mevkide derenin suyu kirlilikten yeşil bir tabakayla kaplandı ve üzerinde de çoğu plastik atıklardan oluşan bir çöp yığınıyla kaplandı.
Kozludere’nin Devrek Çayı ile birleştiği mevkiindeki dere suyunun bir bölümü temiz bir bölümü de kirlilikten görünmez bir hal aldı. Bu durum Devrek’in doğal güzelliğini de tehdit eder bir durum aldı. Bu kötü duruma bir de çevredeki tavuk çiftliklerinin kokusu da karışınca ortaya tam bir felaket çıktı.
Eski Çolakpehlivan Köyü Muhtarı Mustafa Cin, vaktiyle bu barajın yapılmasına karşı çıktıklarını belirterek, “Haklılığımız bir kez daha ortaya çıktı. Bu baraj çevre kirliliğini, balık ölümlerini de beraberinde getirdi. Köyümüzden geçen Kozludere’mizin haline bakın, pislikten ve kokudan yanına varılmıyor. Yetkililer bu soruna bir çözüm getirmeli” diye konuştu.
Bir başka köylü Fahrettin Akyaz da, yetkilileri göreve çağırdığını belirterek; “Burada bir çevre katliamı yaşanıyor, hiç kimse oralı bile değil ama bu köyde yaşayanlar bu duruma üzülüyor, ben de çok üzülüyorum. Elimizden bir şey gelmiyor. Buradan kaymakamı, valiyi göreve çağırıyorum, bizi bu durumdan kurtarsınlar.”
http://www.pusulagazetesi.com.tr/hes-ilcede-katliama-devam-ediyor-129135-haberler.html 
               

20 Eylül 2019

23. Bartın Kitap Fuarı
Bartın Belediyesi’nce 1997 yılından bu yana gerçekleştirilen Kitap Fuarı, 23 Ekim’de gerçekleştirilecek.
Bartın Belediyesi’nce geleneksel olarak düzenlenen ve 7 gün süre ile Bartın’da yaşayanları kültürel etkinliklerle buluşturacak olan Kitap Fuarı bu sene 23-29 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek. Bu sene 23.’sü düzenlenecek olan Bartın Belediyesi Kitap Fuarı çok sayıda yayınevi, yazar, şair ve kitapseverlerin katılacağı, söyleşiler ve imza günleri ile konuklarını ağırlayacak.

19 Eylül 2019

Yozgat


Emine Bulut'un adına kütüphane yapıldı
Kırıkkale’de, eski eşi tarafından öldürülen Emine Bulut’un adı, memleketi Yozgat’ta, Sorgun ilçesine bağlı Erkekli köyündeki kütüphanede yaşatılacak.
Köy muhtarı Arif Uzun yaptığı açıklamada, Türkiye’de işlenen kadın cinayetlerine dikkati çekmek amacıyla böyle bir kütüphane oluşturduklarını söyledi.
‘BU CİNAYET KÖYÜMÜZÜ YASA BOĞDU’
Arif Uzun, kütüphanenin kurulmasında Sorgun Kaymakamı Bahadır Güneş ve İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı başta olmak üzere, belediye başkanları, İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Ekinci ve öğretmenlerin büyük katkıları olduğunu belirtti.
Köylülerin zaman zaman köylerine de gelen Bulut’un cinayete kurban gittiğini öğrenince çok üzüldüklerini aktaran Uzun, “Bu cinayet köyümüzü yasa boğdu. Buna benzer kadın cinayetlerini sık sık duyuyoruz. Bu cinayetlerin önüne geçilmesini istiyoruz. Türkiye’nin hiçbir yerinde bu tür cinayetler olmasın, çocuklarımız yetim kalmasın. Bunlara dikkati çekmek, Emine Bulut’un adını yaşatmak ve çocuklarımızın geleceği için bu kütüphaneyi kurdum.” dedi.
KÜTÜPHANE DESTEK BEKLİYOR
Uzun, kütüphanede 1500 kitap bulunduğunu ve sayıyı artırmak için herkesten destek beklediğini ifade ederek, “Kütüphanenin zenginleştirilmesi, kitap sayısının artırılması için herkesten katkı bekliyoruz. Birileri kütüphanemize bilgisayar bağışında bulunursa burada eğitim öğretim gören çocuklarımız dersleriyle ilgili konuları bilgisayar ortamında araştırma fırsatı da yakalayacaklar.” dedi. https://www.gazeteduvar.com.tr/kadin/2019/09/19/emine-bulutun-adina-kutuphane-yapildi/     

13 Eylül 2019

Küba ve Türkiye anlaştı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Küba ile sağlık alanında bir mutabakat zaptı imzalandığını duyurdu. İlaç, aşı ve tıbbi cihazı kapsayan işbirliği ile ilgili Koca, "Sağlık alanındaki iş birliğimizi artıracak ve iki ülke ürünlerine karşılıklı olarak daha hızlı erişim imkânı sağlayacağız" açıklamasında bulundu.
Mutabakat anlaşmasını soL'a değerlendiren José Martí Küba Dostluk Derneği Başkanı Yiğit Günay, Küba'nın sağlık alanındaki başarısının son yıllarda Türkiye'deki ilaç sektörünün ilgisini çekmeye başladığını hatırlatarak, iki devlet arasında imzalanan mutabakatın, karşılıklı ilişkinin gelişmesi bakımından yararlı olduğunu belirtti.
Günay şunları söyledi:
http://haber.sol.org.tr/turkiye/kuba-ve-turkiye-anlasti-270306

11 Eylül 2019

Çaycuma

 TABLO BU; YORUM SİZİN!
Mevlüt Kırnapçı   Halkın Sesi
686 sayılı KHK ile Eğitim Sen Zonguldak Şube Sekreteri İsmet Akyol ile Eğitim Sen Çaycuma Baştemsilcisi Gökhan Taner Günsan ihraç edildi. Bilimsel ve laik eğitim için her türlü zorluğu göğüsleyen bu iki eğitimci aynı zamanda Çaycuma’da FETÖ yapılanmasına karşı duruşlarıyla da hedefteydi! (7 Şubat 2017)
...
(Akyol ve Günsan’ın ihracıyla sonuçlanan süreçte, iki adın Zonguldak Valiliğine Çaycuma’dan verildiği deşifre edildi. O tarihte Çaycuma Kaymakamı; Serkan Keçeli, İlçe Milli Eğitim Müdürü; Mehmet Özdemir’di. Savcılığın yaptığı uzun soluklu ve ayrıntılı araştırma sonucu, her iki arkadaşımızın da suçsuz olduğu ve -hasmane bir şekilde- KHK’lı duruma düşürüldüğü öğrenilmiş oldu.)
...
Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, Çaycuma’nın kültürel gelişimine hizmet eden iki değerli insanın görevlerinden ihraç edilmiş olmasını kabul etmediğini söyleyerek, “Bugün bu arkadaşlarıma yapılan uygulama yarın bana, öbür gün bir başkasına yapılacak, oturup sıramızı mı bekleyeceğiz” dedi.
(9 Şubat 2017-Çaycuma Cumhuriyet Meydanında yapılan kitlesel basın açıklaması ve protesto)
...
(Üstteki konuşmadan iki ay sonra...)
“Kapalı Pazaryerinde düzenlenen “Kutlu Doğum Haftası Programı”na; Kaymakam Serkan Keçeli, Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, Jandarma Komutanı Yüzbaşı Selçuk Özen ve çok sayıda yurttaş katıldı!” (24 Nisan 2017-www.caycuma.org)
(Not: İ.Akyol, G.T.Günsan ve bizler o tarihte, “Kutlu Doğum bir FETÖ projesidir!” diye haykırıyorduk! Nitekim iktidar daha sonra bu FETÖ Projesini uygulamadan kaldırdı!)
(Önemli not: Yazıya göz atın! http://caycumasanat.org/oku.asp?id=2662)
http://www.halkinsesi.com.tr/tablo-bu-yorum-sizin-makale,4842.html 
    

09 Eylül 2019

SergiOdası: Sahaf Soğuksu
Pazar dışında saat 10.00-18.00
Terakki Mah. Mehmet Akif Sok. No:12 
(Yazıcılar Yurdu Karşısı)
Merkez-Soğuksu-Zonguldak

Ereğli

04 Eylül 2019

         
Kdz. Ereğli Belediyesi renkli bir etkinliğe daha imza atmaya hazırlanıyor. 7 Eylül Cumartesi günü Ereğli’de faaliyet gösteren kreşlerle birlikte ‘Bıcırıklar Şenliği’ düzenleniyor. 
http://www.ereglionder.com.tr/guncel/senlikte-bulusma-h83531.html


03 Eylül 2019

8. Soğuksu Sahaf Günleri Başladı
Zonguldak ve çevresinde sahaf geleneğini sürdüren Zonguldak Sergi Odası; yıllanmış gazete, dergi, kitap, fotoğraf, kart, afiş, kaset ve DVD filmleri masa üstüne çıkarmaya devam ediyor.
Soğuksu Sahaf Günleri’nin Sekizincisi 1 Eylül 2019'da yeni eklenen yayınlarla başladı. İki ay sürecek etkinliğe İbrahim Akyürek'in "Bu Fotoğraflar Yayınlandı" başlıklı gazete fotoğraflarından oluşan (1993-2002) derlemesi eşlik ediyor. Etkinlik boyunca konuklar, futbol dünyasına eleştirel bakış getiren kitapları "Konumuz Futbol" rafında birarada görebilecek. Türkiye politik tarihinin tartışmalı isimlerinden Süleyman Demirel ile ilgili kitapların toplandığı bölüm ise ilgi çekmeye devam edecek.
Kentin en eski mahallesi Soğuksu'da bulunan Sergi Odası/Sahaf; araştırmacılar, okurlar ve meraklılar için ziyaret yeri olarak biliniyor. Bir dönemin öğrenci lideri ve 6 kitabın yazarı Harun Karadeniz'in anısına adanan Sahaf Günleri, pazar dışında saat 10.00-18.00 arası açık.
 
Harun Karadeniz Kimdir?
1942'de Giresun'da doğan Harun Karadeniz, 1962’de İTÜ İnşaat Fakültesine girdi. Öğrencilik yıllarında Öğrenci Derneği başkanlığı ve İTÜ Öğrenci Birliği başkanlığı yaptı. Birçok anti-emperyalist eylemin en ön saflarında, boykotlarda, okul işgallerinde kitlelere öncülük eden isimlerden biri oldu.
Harun Karadeniz, Amerikan Altıncı Filo'sunun Dolmabahçe önlerinde denize döküldüğü eylemlerde etkin rol oynadı. Karadeniz, Amerikan 6. filosunun İstanbul'a gelişlerinde lüks otelleri genelev olarak kullandığını belirterek, dönemin Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay'a bir de mektup yazmıştı.
12 mart askeri cuntasından sonra cezaevine atılan Harun Karadeniz, henüz 33 yaşındayken arkasında 6 tane kitap bırakarak hayata veda etti.
     www.67sergi.blogspot.com  
Pazar Dışında Hergün  
Terakki Mah. Mehmet Akif Sok. 12
Yazıcılar Yurdu Karşısı 
Soğuksu Zonguldak
     

01 Eylül 2019

30 Ağustos 2019

Gazeteci

Aydın Arslanyılmaz Zonguldak’a veda etti
Pusula Gazetesi Yayın Yönetmeni Aydın Arslanyılmaz emekli oldu. Emekliliğinin ardından Zonguldak’tan da ayrılacak olan Aydın Arslanyılmaz, yayınladığı veda mesajında yeni limanlara yelken açma zamanının geldiğini söyledi.
Arslanyılmaz mesajında şu ifadelere yer verdi;
“47 yıllık hayatımın 42 yılını geçirdiğim, eğitim ve iş hayatıma başladığım, evlendiğim, dört evladımın dünyaya geldiği, babamı bağrına gömdüğüm Zonguldak’a veda zamanı… 1989 yılının Kasım ayının 16’ncı günü işe başladığım İnanış Gazetesi’nin ardından Doğan Haber Ajansı Zonguldak Muhabirliği, Ereğli Önder Gazetesi Muhabirliği, Halkın Sesi Gazetesi Yazı İşleri Müdürlüğü ve son 7 yıldır da Yayın Yönetmenliğini yaptığım Pusula Gazetesi’nden 16 Ağustos 2019 tarihi itibariye emekli oldum… Artık yeni limanlara yol alma zamanı geldi… Benim için hüzünlü bir veda… Arkamda; ailemi, sevenlerimi, dostlarımı, az da olsa düşmanlarımı bırakarak yeni bir hayat için yola çıkıyorum… 1 Eylül 2019 Pazar günü çok sevdiğim Zonguldak’tan ayrılarak, ailemle birlikte Kocaeli’nin Karamürsel ilçesine taşınıyorum… Bana değer katan Zonguldak elveda… Seven-sevmeyen tüm Zonguldaklılar elveda… Elbet bir gün tekrar buluşacağız… Zonguldak’ın hayatımda her zaman ayrı bir yeri olacak… Bu bir temelli ‘veda’ olmasa da bir ayrılık işte… Hakkınızı helal edin… Eğer benim hakkım geçmişse, herkese helal olsun.”
http://www.pusulagazetesi.com.tr/aydin-arslanyilmaz-zonguldaka-veda-etti-127933-haberler.html 
                
Memleket ve dünya düzeninin aynası bir yaya geçidi
İbrahim Akyürek
Zonguldak Belediye Binasının yakınındaki yaya geçidi günde binlerce insanı geçici konuk eder. Mevcut demiryolunun dibine, daha sonra çevre yolu eklenmiştir.
Gün gelir demiryolu geçidinde yaya güvenliğini sağlayan külübe ve görevlisi bir anda yok olur. Bu yok oluş sıradan bir olay değildir. Bu olay memleketin tepesine inen iktisadi emirlerin sonucudur. Emir kesindir. Devlet küçülmelidir. Otomatik olarak güvenlik de küçülecektir. Kulübe ve görevlisi artık yoktur. Güvenlik yurttaşa bırakılır. Bu bazen uyduruk bir devlet tabelası ile yurttaşın dikkatine havale edilir. Bazen, bu geçitte olduğu gibi vatandaşın kendisine bırakılır. Bu vatandaş, demiryolunun dibinde kalabalığa göre konuşlanan bir seyyar satıcının uyaran bağırması ya da vagonlarda bu işi üstlenen bir işçinin azarlar gibi uyarması olur. Bu arada, geriye çekilen, büyük şirketlerle kırıştırarak yurttaşı bu şirketlere pazarlayan devlet ağa, üç metre gerideki mobeseden olan bitene tanıklık eder.
Bugün
Kısaca, sırası gelip devlet atına binenler açıkça ben kulübemi, memurumu aldım, siz başınızın çaresine bakın demiştir. Geçidin konukları da, çareyi birbirine sahip çıkarak, uyarma işini kendi arasında yaparak idare etmektedir. Ancak, ortada politik, ideolojik bir karar vardır. Kamusal alandan devletin tüymesi, güvenlik dahil özelleştirmelerin zirvelere çıkması dış mihrakların reçetesinde yazmaktadır. Sırası gelince atın sırtına binen adamlar bu reçetedeki eksikleri tamamlamak zorundadır. Bu yüzden günde üç dört kere konuğu olduğum geçit memleketin, dünyanın aynasıdır.
Dün
Milletimden vazgeçtim, çok okumuşu durumun farkında mı? Şehrin eski esnaflarından, yazar, "SHP dönemi itirafçısı" Ali Kaya’ya geçen yıllarda bu geçitte tren dokundu. Dokunması bile yetti. O tarihlerde Belediye idaresinde CHP vardı. Yine o tarihlerde bir haber yer aldı: “Ali Kaya CHP’ye geri dönüyor” O geçitte, raylarda yine CHP (Düzenbaz Eşref) zamanında iki kişi öldü. Dayanamadım, “Ali Kaya kendisini öldüren partiye geri döndü” başlıklı yazı yazdım. Politik gevezelik, şahsilik üzerine aşırı düşkün hale gelirseniz, yetkili olanların aynı derecede sorumlu olduklarını unutursunuz, demek istedim. Ali bey, ölseydin, görevi ihmalden yargılanması gereken sorumlular salına salına (dönemin trafik komisyonu üyesi Bizim Bahattin de dahil) cenazene gelecekti demek istedim.
Bizim adamlar particiliği şişinmeci kişiliklerinin, sevgi-saygı açlıklarını giderme ve ticari bağlantıları pekiştirme yeri olarak gördükleri için uzun vadede kendi can güvenliklerini bile feda ettiklerini bilmezler. Bir CHP içi seçimde, çıkan kavgada plastik sandalyeleri havada uçuran genç adam, CHP'li Belediye hizmetine dahil olabilecek yol kenar bariyerlerine kafa yorsaydı belki de uğradığı trafik kazasından yaralı kurtulacaktı.
Bu “politik geçit” akıp giden kalabalığı ile fotoğraf sanatçısı Arif Aşçı’nın bile dikkat çekmiş. Yolu şehrimizden geçtiği zaman karşılaşmıştık, öyle dedi. Köprünün üzerinden bir de ben bakayım dedim sonra, dikkatini çeken ne? Koyun sürüsü gibi insancıklar, insan akışı, oy deposu… Reçeteyi hazırlayıp, her düşünceden pazarlamacı “yerli-yerel-milli” siyasetçilerin eline tutuşturan Dünya Bankası, Dünya Ticaret Örgütü, Bilderberg Toplantıları ağalarının uygulama sahası bir geçit...
Hep hayal ettim. EMEP, ÖDP, TKP tabela partisi olmaktan çıksa, merkezlerinin emrinden kurtulsa da ilk siftahı burada yapsalar. Bir 24 Ocak veya 12 Eylül günü en az beşyüz kişi toplansın bu geçitte. Serbest piyasa, israf ve tüketim ekonomisi, eğitim, sağlık ve adaletin şirketleştirilmesi, yerel politikacıların menfaat ağı bu kendi halinde kurbanını bekleyen geçitte protesto edilsin! 
Ağustos 2019
                                   

Zonguldak’ın Çaycuma İlçesi dünya genelinde her yıl 22 Eylül Dünya Otomobilsiz Kentler Gününde yapılan Süslü Kadınlar Bisiklet Turu Etkinliğine hazırlanıyor.

İstanbul

Hattat Holding önünde eylem: 
Bartın için, iklim için termik santrale hayır
Geçtiğimiz şubat ayında, Danıştay 6. Dairesi, Hattat Holding’in Amasra’ya termik santral kurmak için aldığı çevresel etik değerlendirmesine (ÇED) olumlu kararını bir kez daha bozmuş, Zonguldak İdare Mahkemesi de 20 Ağustos’ta termik santralin kömür hazırlama tesisi için verilen ÇED olumlu kararını iptal etmişti. Hukuksal gelişmelere rağmen termik santral kurma isteğinden vazgeçmeyen Hattat Holding’in İstanbul’da bulunan ofisi önünde bugün yaşam alanı savunucuları bir araya geldi.  Şirketin önüne “İklim Suç Mahalli” şeridi çeken yaşam alanı savunucuları “Bartın için, iklim için termik santrale hayır!” pankartı açtı
     
https://www.evrensel.net/haber/385782/hattat-holding-onunde-eylem-bartin-icin-iklim-icin-termik-santrale-hayir

29 Ağustos 2019

İhmal, Kasıt, Ölüme Sebebiyet Vermek....

Burası günde binlerce insanın akın akın geçtiği Zonguldak Belediye Binası yakınındaki yaya geçidi. Yaya görüşünün üçte biri çalıların engelinde. Bir sözlü olarak, bir dilekçe ile, bir fotoğraflı e-posta ile üç kez belediye yetkilileri tehlikeye karşı uyarıldı. Ses yok, çözüm yok. Yenisi, fotoğraflı dilekçe şimdi postada. (İbrahim Akyürek/Hayatımız Trafik)

28 Ağustos 2019

                   
Milletvekili Yavuzyılmaz’dan “Hemzemin Geçit” Uyarısı!
CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Zonguldak Belediyesi'nin hemen yanında yer alan, Bülent Ecevit Caddesi paralelindeki demiryolu ile karayolunun kesiştiği noktadaki tehlikeye dikkat çekerek, yetkileri göreve davet etti.
Yavuzyılmaz, Zonguldak merkezde, On Temmuz Mahallesi, sanayi bölgesi, pazar yeri ve köprü altı esnafının kesiştiği, günde binlerce Zonguldaklının karşıdan karşıya geçmek için kullandığı alandaki tehlikeye işaret ederek, bu alandaki demiryolu hemzemin geçidinin, “hemzemin geçitlerde alınacak tedbirler yönetmeliğine” uygun olarak düzenlenerek, bölgedeki araç ve yaya trafiğinin güvenliğinin sağlaması gerektiğine vurgu yaptı. Yavuzyılmaz, hemzemin geçitte, otomatik veya mekanik olarak geçişleri düzenleyecek çift yönlü bir bariyer sisteminin ve uygun ikaz gereçlerinin kullanılması gerektiğine de dikkat çekti.
Yavuzyılmaz “Binlerce can size emanet” diyerek yaptığı açıklamasında:
“Zonguldak Belediyesi’nin hemen yanından geçen demiryolu, yaya yolu ve karayolunun kesiştiği hemzemin geçidini birbirinden ayıran bir bariyer sistemi olmadığı için çocuk, genç, yaşlı, tüm yayalar tren geçidi ve karayolu trafiği arasında sıkışıyor. Bir kaza olması an meselesi. Binlerce can sizlere emanet. Bu konuda acil tedbir alınması gerekmektedir.” diyerek, TCDD, Zonguldak Belediyesi ve Karayolları yetkililerini göreve çağırdı.
http://www.pusulagazetesi.com.tr/milletvekili-yavuzyilmazdan-hemzemin-gecit-uyarisi-127822-haberler.html
     
F: İbrahim Akyürek  (Hayatımız Trafik)

24 Ağustos 2019

                 
Bu yumruğu yiyen siz de olabilirdiniz
    Necdet Kutoğlu (Ressam)
İsminizin Ahmet, Turhan, Mehmet, Ceyhan, Metin, Ebru, Nazlı, Nurettin olmanız farketmez.
Yağan yüksek hızlı sağanak yağış sonucu araçlarınızla şehrin sel tehlikesi içindeki merkezden kaçarken veya evlerine giderken yolun tek yol olmasının zoraki yönlendirmesiyle girmiş olduğunuz Zonguldak'ın iki büyük caddesinden biri olan Cumhuriyet caddesinin ortasında mazgalların tıkanmasıyla arabanızın tekerlerinin üzerine kadar yükselen sular arasında ilerlemeye çalışırken adamın biri suyun içine fırlıyor ve gelen geçen arabalara vurmaya, bir şeyler fırlatmaya çalışıyor. Bir ara elinde koca bir bıçağı sağa sola savurarak araçlara bağırıyor. Önce anlayamıyorsunuz, bu kim ne yapıyor. Görevli olduğunu düşünüyorsunuz ve dibi görünmeyen çamurlu suyun içinde oluşan büyük obruk çukurunun varlığını onun bildiğini ve sizi ve diğer araçlardakileri kurtarmak için trafiği durdurmaya çalıştığını düşünüyorsunuz. O sıra onun bağırdığı lakırdılar size kahramanlık narası gibi geliyor. "Ne geliyorsun, geri git geri" devamında gelen hakaretlerini duymuyorsunuz bile, geri gitmeye çalışıyorsunuz.
  Devamı https://www.facebook.com/neco.kutoglu/posts/2672710169405902 
Blog Not: Yaşadığı kentin tutkunu bir yurttaş, bir ressam olan Necdet'e yapılan bu saldırı kesinlikle unutulmayacak. Ancak, Necdet kendisine yapılanları ilk sanıyor. Daha önceleri; haber kaynağımız her görüşten yerel gazetecilere, yazarlara, sanatçılara yapılan tehditlerden, saldırılardan, sansürlerden derlediğim listem var.
Yaşadığımız kentin iyi insanlarını oluşturan bir avuç sanatçıya, yazara, kent emekçilerine yapılanları ezbere bilen ZOKEV'in olan bitenler umurunda değil. İçten hesaplı, suskunluklarının bahanesini yalnız kendileri bilen vakıf yöneticileri de unutulmayacak.
İnşallah saldırgan "CHP kafası" çıkmaz. Çünkü, Necdet sulara teslim olan alt yapı dahil kentin kaderinde büyük payı da olan CHP'ye toz kondurmaz. Yaşadığımız kentteki belediye hizmetlerindeki başıbozukluk yüzünden çok insan birbirine girdi. İnsanlar öldü. Bu yüzden başına gelenler derdimi anlatmak için fırsat olacak. "Çağdaş, Atatürkçü, Cumhuriyet erkeği" esnaf olarak elini kolunu sallayarak gezinen, siyaset yapan, kent avantasını paylaşma yolunda AKP ile de kırıştıran CHP kafası erkek şiddetini Necdet'e anlatmak şimdi daha kolay olacak. 
Bu arada hayvanseverlere bir açıklama. Bir yurttaşımızı, sanatçıyı yumruklayan esnaf, kaldırımda bol sayıda yaşlı köpek besliyor. Zaman zaman huysuzlanan köpekler yüzünden insanlar karşı kaldırıma geçiyor. Hayvan sevenin insan sevme garantisi var mı? (İbrahim Akyürek)  

Kozlu


20 Ağustos 2019

KARAYOLLARINDAKİ TABELALAR KAZALARA DAVETİYE ÇIKARTIYOR
Zonguldak-Ankara D 100 Karayolu eski Beycuma yol ayrımındaki karayolu tabelaları karşıdan gelen araç ile karşıya geçmek isteyen araçların kaza yapmasına neden oluyor.
Yol yapılırken tabelaların hatalı ve kazaya davetiye çıkardıklarını yetkililere söylemelerine rağmen hatadan dönülmediğini söyleyen sürücüler, “Karayollarında öyle basit hatalar yapılıyor ki anlamak mümkün değil. Sürücülerin kaza yapmaması için dikilen tabelalar zaman zaman kaza yapmalarına neden oluyor. Burada karşıya geçmek istediğimizde karşıdan gelen sürücü tabela nedeniyle görmüyor ve kazaya neden oluyor. Buradan karayolları yetkililerine sesleniyoruz. Bu hatalı tabelaları biran önce kaldırın. Hatadan dönülmesi için daha kaç can vereceğiz” diyerek isyan ettiler.
https://www.inanisgazetesi.com/haber-karayollarIndaki-tabelalar-kazalara-davetiye-cIkartIyor-32093.html 
                   
    
Kanadalı şirket talanı şimdi de Zonguldak’ta
Kayseri’nin Develi ilçesinde Öksüt Madencilik aracılığıyla altın madeni projesine devam eden Kanada merkezli Centerra Gold şirketi Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde de taşeron firmalarla altın arıyor.
“Yaşanabilir Bir Karadeniz Ereğli Platformu” üyeleri çevreye verilen zararı gözlemleyerek raporlaştırdı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 2017’de “ÇED gerekli değildir” kararı verdiği proje çerçevesinde Aşağıdağ Köyü Çanakçı Dere mevkiinde arama yapılacağı söylenmesine rağmen sondaj, köyün dışında ve Orman İşletmesi sınırlarındaki ormanlarda yapılıyor. Anıt ağaçlara çok yakın bir avlakta çalışıldığını gözlemleyen üyeler, sondaj alanlarına ulaşmak için ağaçlar kesilerek yeni yollar açıldığını anlattı. Şu ana kadar kesilen ağaç sayısının 10 bin dolayında olduğu bildirildi.
KÖY HALKININ BÜTÇELERİNE ‘BAĞIŞ’
Sondaj faaliyetlerinin dört ayrı yerde beş makineyle devam ettiğini tespit eden üyeler çalışmaların proje tanıtım dosyasında yazılanlardan daha geniş olduğunu gözlemledi. Platform üyeleri, şirketin tepkileri önlemek için civar köylerin bütçelerine yüksek miktarda bağış yaptığını da iddia etti.
https://www.birgun.net/haber/kanadali-sirket-talani-simdi-de-zonguldak-ta-265465 
              

18 Ağustos 2019

                  
Beştepe’deki açılışı boykot eden baro sayısı artıyor: En az 91 bin avukat temsil ediliyor
Yargıtay Başkanlığı’nın 2019-2020 ‘adli yıl’ açılış töreninin Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı sarayında yapılmasını boykot ederek 2 Eylül’deki törene katılmayacaklarını açıklayan baroların sayısı 24’e ulaştı. Boykota katılan barolardan sadece 18’inin temsil ettiği avukat sayısının, barolara kayıtlı tüm avukatların yüzde 78’ini oluşturduğu belirtiliyor.
İzmir, İstanbul, Ankara, Adana, Amasya, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Denizli, Düzce, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, Kırklareli, Kocaeli, Muğla, Muş, Ordu, Şanlıurfa, Van, Zonguldak, Malatya, Tunceli baroları, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun katılacağını açıklamasına karşın, söz konusu törene katılmayacaklarını açıkladı.
Törene katılmayacaklarını açıklayan baroların çoğu, duyurularını sosyal medya hesapları ve web sitelerinden yaparken, DenizliZonguldak ve Malatya baro başkanları, görüşlerini yerel medyaya ulaştırmayı tercih etti. Törene katılmama eğiliminde olan baroların, net açıklamalarını pazartesi günü yapması bekleniyor. Diyarbakır Barosu da bu konudaki kararını pazartesi günü açıklayacağını bildirdi. Tunceli Barosu’nun ise törene katılmama eğiliminde olduğu, bölge barolarını ikna etmeye çalıştıkları, eski milletvekili Hüseyin Aygün tarafından açıklandı.
Sosyal medyada boykota katıldığı duyurulan ancak herhangi bir açıklama yapmayan Isparta, Tekirdağ ve Yalova barolarının da katıldıklarını açıklaması bekleniyor.
Boykota katılan baroların ise daha önce boykota katıldığını açıklayan 18 baro itibarıyla, 91 bin avukat olarak, Türkiye’deki tüm avukatların yüzde 78’ini temsil ettiği belirtiliyor.
http://www.diken.com.tr/bestepedeki-acilisi-b