09 Aralık 2019

Hey Dergisi’nin kurucularındandı!
Gazeteci Doğan Şener hayatını kaybetti

Hey Dergisi’nin kurucularından 82 yaşındaki usta gazeteci Doğan Şener’in vefat ettiği öğrenildi. Acı haberi ses sanatçısı ve yazar Onur Akay duyurdu. Akay, “Efsane müzik aşığı gazeteci Doğan Şener’i bugün sabaha karşı kaybettik. Türk pop müziği tarihine altın harflerle yazılmıştır ve pop müzik sanatçılarında büyük emeği vardır. Mekânı cennet olsun inşallah.” ifadelerini kullandı.
DOĞAN ŞENER KİMDİR?
Doğan Şener, 8 Ocak 1937 tarihinde Zonguldak'ta dünyaya geldi. Haydarpaşa Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı'nda okudu. Çok genç yaşta Milliyet Gazetesi’nin magazin müdürü oldu. Milliyet'in Pazar ekinde Müzik Kulübü'nü hazırlamaya başladı ve daha sonra Hey Dergisi’ni kurdu. Bir döneme damga vuran Hey Dergisi’nin efsane genel yayın yönetmeni olarak anıldı. 
https://www.gazeteciler.com/haber/hey-dergisinin-kurucularindandi-gazeteci-dogan-sener-hayatini-kaybetti/401856
    Hey Dergisinin Kurucusu Gazeteci Doğan Şener Hayatını Kaybettihttps://bianet.org/bianet/yasam/216892-hey-dergisinin-kurucusu-gazeteci-dogan-sener-hayatini-kaybetti

Kdz. Ereğli

2010 YILINDA RAYLAR SÖKÜLMÜŞ, TARİHİ LOKOMOTİF KESİLMİŞTİ
Ereğli-Kandilli arasında yolcu ve yük taşımacılığı için 1953 yılında hizmete başlayan demiryolunun 2010 yılında sökülmesi ve tarihi buharlı lokomotifin kesilerek MKE’ye hurda olarak gönderilmesinin üzerinden onca yıl geçtikten sonra, DDY’e ait eski tamirhaneyi yıkılmaktan kurtarmak için harekete geçildi. Ereğli’nin Kırmacı (Kemer) Mahallesindeki DDY’nin lokomotif ve vagon tamirhanesi, içinde kömür ve çelik müzelerinin de bulunduğu çok amaçlı bir tesise dönüştürülüyor.
http://www.ereglionder.com.tr/guncel/2010-yilinda-raylar-sokulmus-tarihi-lokomotif-kesilmisti-h84656.html

08 Aralık 2019

Karton Toplayıcıları

Zonguldaklı karton toplayıcıları, karton toplamalarını yasaklayan kararı protesto etmek için belediye binası arkasındaki pazaryerinde toplanarak Belediye Başkanı Selim Alan’dan bu yasağa son verilmesini istedi.
Yaklaşık 20 yıldır karton toplayıcılığı yapan Sevda Sesver, Karagülmez Gezmez, Yeter Demir, İpek Zengin, Sevim Koçaklı ve Çiğdem Kaçmak marketlere gelen karar gereği artık karton toplayamadıklarını belirterek bu karardan geri dönülmesini istediler.
Sevda Sesver, 4 çocuğunun da işsiz olduğunu belirterek, “Belediye Başkanı seçimden önce bizi gördüğünde sarılıp öperdi. Şimdi üç gündür yanına gidiyorum içeri almıyor. Zonguldak merkezde yaklaşık 30 aile karton toplayarak geçimini sağlıyor. Romannız diye kimse bize iş vermiyor. Dilencilik mi yapalım, hırsızlık mı yapalım. Bizim çocuklarımıza Selim Alan mı bakacak?” dedi.
http://www.halkinsesi.com.tr/zonguldak/karton-toplayicilari-belediye-baskanina-isyan-etti-hirsizlik-mi-yapalim-h50707.html

05 Aralık 2019

İzmit

Zonguldaklı Yazarlar Behçet Aysan Kitaplığı'nda!
Sergi Odası, Kocaeli Kültür Evi'nin kuruluşunu başlattığı Behçet Aysan Kitaplığı'na Zonguldaklı Yazarların (Kadir Tuncer, Ziya Mısırlı, İbrahim Akyürek, Erol Çatma, Gülşah Kılıç, Aykut Küçükkaya) kitaplarını göndererek destek oldu.

03 Aralık 2019

Kdz. Ereğli

Batı Karadeniz’in akciğeri yok ediliyor
Kimyasal atık iddialarıyla da gündeme gelen ocak, Alacaağzı Sahili’ni çamur gölüne çevirdi. Cevher ayrıştırma tesisi için Kandilli-Terzi köyü arasında binlerce ağacın kesildiğini söyleyen yurttaşlar, kurumuş ağaçların kesilmesinin bile cezalandırıldığı bölgede maden için binlerce ağacın kesilmesi için çıkan yasal izne tepki göstererek “Memleketin akciğeri kesiliyor, kimsenin sesi çıkmıyor” dediler.
Borcam Madencilik’in maden için işletici firma olarak Çevre ve Orman Bakanlığı’ndan Ereğli, Zonguldak, Bartın Amasra bölgelerine kadar uzanan ormanlık bölgenin tamamını bu madeni çıkarmak için kiraladığı öne sürüldü. Borcam’ın, 08.07.2009 tarihinde bölge halkını yeterince bilgilendirmeden silis kumu ocağı ve silis kumu hazırlamak isteğiyle ÇED raporu aldığı belirtildi.
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/cevre/1705874/bati-karadenizin-akcigeri-yok-ediliyor.html

30 Kasım 2019

Çaycuma

Yöresel ürünler satış noktası ilgi görüyor
Çaycuma Belediyesinin, ÇAYBEL aracılığıyla Çaycuma Şehirlerarası Otobüs Terminali’nde “Yöresel Tatlar, Ürünler” adıyla açtığı yöresel ürünler satış noktası vatandaşlardan büyük ilgi görüyor. Geceleri geç saatlere kadar hizmet veren pazar, içindeki kafeterya bölümü ile de, şehirlerarası yolculuk yapan vatandaşların uğrak noktasını oluşturuyor. Yöresel ürünler pazarında başta Çaycuma manda yoğurdu olmak üzere birçok yöresel ürünün satışı yapılıyor. Devrek Güneşi Kooperatifi ve Zonguldak Arıcılar Birliği ile işbirliği yapılarak ürün portföyü geliştirilen satış noktasında, Çaycumalı kadınların emeğinin değerlendirilmesi de amaçlanıyor.
http://www.pusulagazetesi.com.tr/yoresel-urunler-satis-noktasi-ilgi-goruyor-133627-haberler.html

28 Kasım 2019

     
Zonguldak PTT Kargo fındık, ceviz, kestane ve Devrek Bastonu gönderimlerinde %30 indirim uyguluyor. Uygulama Aralık ayı sonuna kadar devam edecek.

27 Kasım 2019

Muslu

F: İbrahim Akyürek
Bakan, ‘termik yasası’ndaki 2.5 yıllık ‘filtre ertelemesi’ni altı aya çekmeyi planlıyor
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, kömürle çalışan termik santrallere baca filtresi takılması için tanınan iki buçuk yıllık ek süreyi fiilen altı ay olarak uygulamayı planladıklarını açıkladı.
Hürriyet’in haberine göre şirketlerin termik santrallerdeki filtrelemeye ilişkin adımları altı ay içinde atması gerektiğini belirten Kurum, şunları söyledi: “Eğer altı ay içerisinde termik santraller filtrelemede bu adımı atmazsa, atılmayan adımları biz bakanlıklar olarak resen atıp o tedbiri gerekirse biz kendimiz alıp çevreyi, doğayı koruyacak adımı kararlı bir şekilde atacağız. Sayın Cumhurbaşkanımız da aynı görüşte. 2022’ye kadar bekleme gibi bir durumumuz söz konusu değil. Şu anki yasada altı ay içerisinde bu işe başlamak durumundalar. İlave bir altı ay vermiş olacağız öyle düşünelim.”
Meclis’te kabul edilen yasa Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın onayını bekliyor.
F: İbrahim Akyürek
    

25 Kasım 2019

 
Hükümet, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne, aralarında ÇATES’in de bulunduğu özelleştirilen 15 santrale tanınan Çevre Kanunu muafiyetinin 30 ay daha uzatılması için bir yasa teklifi sundu. “Dijital Hizmet Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” adıyla Meclis gündemine getirilen torba kanunun içine saklanan tasarı kamuoyundan büyük tepki gördü. Başta çevre örgütleri olmak üzere toplumun geniş kesimlerinin karşı çıktığı tasarı, geçtiğimiz hafta, AKP ve MHP’li milletvekillerinin oylarıyla yasalaştı.
http://www.halkinsesi.com.tr/zonguldak/bu-halka-dusman-misiniz-h50401.html
                 

15 Kasım 2019

                   
Belediye başkanlarımızı hapishanede görmek istiyoruz
İbrahim Akyürek
Belediye başkanı seçimlerinde oy verirken yetki de vemiş oluyorsunuz.  Ancak, sonrası yani, yetki vermenin ayrılmaz parçası olan sorumluluk kimsenin aklına gelmiyor. Zaten oy verirken de gelmiyor. Çünkü sorumlu tutmak için, sorumluluk duyan bir yurttaş kimliği de edinmeniz gerekiyor. Bu kimliğe sahip olup hevesle sandığa koşanların sorumluluk takibine girmemesi ise en hazin olanı.
Bizim şehirde yaşanan bu. Kocaman şehirlerde yaşayanların bizden farkı var. Onlar, oy verdikleri partinin ilişkilerini, avanta dağıtımını, paylaşan avantacıları çok yakından görmek şansına sahip değiller. Yaşadıkları mekanın büyüklüğü buna fırsat vermez. Bildikleri genel medya aracılığı ile sınırlıdır. Bizim gibi kent merkezi orta boydaki taşrada, hele tek caddeli, yarım tas benzeri bizim şehirde çağdaş kılıklı olanlar da dahil avantacılara el-kol mesafesinde yakınsınız. Birinci elden tecrübelisiniz yani. Bu yüzden, “pişkin bir susmacı laik” değilseniz büyük şehirlerde yaşayan düşünsel oydaşlarınızı uyarmanız bile gerekebilir. Senin orada iyi, çağdaş insana benziyor diye oy verdiklerini, gel de bizim burada gör, mesajı vermek gibi… Aracısız, doğrudan gördükleriniz kendinizi sorumlu hissetmenizi ve öfkenizi de artırıyor çünkü…
Savcısınız, Belediye başkanısınız, sorumluluk alanınızda olan pazaryerinin çatısı çökmüş ölmüşsün. Belediye binasının hemen yakınındaki sahipsiz tren geçidinde ölmüşsün. Belediye bağlantılı kazı çalışmalarında kazdığın toprak yığını altında ölmüşsün. Yıkılan endüstri binasının kalan kuleleri arasındaki çukurlarda ölmüşsün. Ölen ve öldüren ilişkisi iç içe aslında: kurban-kurban… öldüren başkan-ölen başkan… öldüren savcı-ölen savcı…
Felsefesi böyle ikircikli, ama yaşam pratiği somut. Bizimkiler elini kolunu sallayarak canlı canlı geziyor. Biriktirdikleri avantaları, mafyatik ilişkileri sorup sorgulayan sosyalist, en azında yurttaş tanımını hedeflemiş bir akıl da yok. Sonuç, seçim günlerinde avantacılardan seçmece yap:  “Bu sefer buna, ötekinde ona,” bir de küsmece oyunu var:  “Tencereme, fileme, manzarama, yoluma dokunanı bu defa tanımam küserim…”
http://www.pusulagazetesi.com.tr/pazaryeri-icin-akdemir-ve-gonca-da-yargilanacak-132650-haberler.html

“sorumlu tutma, hesap sorma”
Şimdi, zaten dert edilmeyen “sorumlu tutma, hesap sorma” farkındalığında da sorun var. Küresellemenin tüm ülkelere verdiği emirlerden biri olan taşeronlaşma sorumluluk hukukunu da parçaladı. Şehrin merkezinde yenilenen küçük bir köprü çalışmasının ayak altında önlem alınmadan, gece ise ortam aydınlatılmadan yapılmasına karşı verdiğim dilekçeye CHP’li belediye zabıtasının bana yanıtı "önlemi taşeron alacak," oldu. Neyseki grizu ve göçük olaylarından biliyoruz hukuk, taşeronun sorumluluğunu da Türkiye Taşkömürü Kurumu’nda (TTK) olduğunu söylüyor. Sorumluluğu üzerinden atan uyanık zabıta elemanının sülalesi de bu arada kamu avantasını yiye yiye genişliyor. Kocaman şehirlerde yaşayan sizler, seçim sonuçları sonrası renkli haritalara bakıp Karadenizde bir CHP rengi gitti, diye üzülüyorsunuz. Neden kaybetti acaba sorusu, yurttaş merakına dönüşmediği gibi genelde araştırmacı gazetecilik konusu bile olmuyor.
Sorumluluk, şirket gibi yönetilen devlet ekonomisinin azgınlığı içinde artık devletten yurttaşa atılıyor. Atılmakla kalmıyor, bunun günlük dili oluşuyor. Özellikle, trafik kazaları ve doğanın katli haberlerine dikkat edin suçlu, günah keçisi hep seçimlerin de av, oy malzemesi olan, yurttaş-insan oluyor. “İnsan eliyle, insan kaynaklı, insan yüzünden” özellikle çevreci örgütlerden peydahlanan çevre haberlerinin giriş vurguları oluyor. Yol kusurları, araç kusurları, denetim yozluğu, yerel şirketlerin bürokrasi içinden ayarttığı adamlarla ormanları, kıyıları talan etmesi arada kaynayıp gidiyor. Sonunda olan oluyor, günah keçileri birbirine saldırıyor, "cumhuriyet kadınlarının", “eğitim, kültür şart” nutukları havada uçuşuyor, kadınlar avantacı "cumhuriyet erkeklerini" yok saymayı marifet sanıyor.
Sorumluluğu görünmez kılan başka neden son yılların modası tek taraflı anlaşılması huzur veren “yandaş” sözcüğü. Bu sözcükle anlatılmak istenen iktidarda olmak, iktidarı dost tutmak ise her CHP’li belediye başkanı da kazandığı kentinde iktidar. Onun da ihalesi, şirketi, alımı, satımı, yerel medyası, mafyası, kayırdığı sülalesi var.
Sorumluluğu görünmez kılan bir başka neden siyasi mağdurluk kaynaklı, yani HDP’li belediyelerin eleştiriden muaflığı. Ayıptır söylemesi her kenti kontrol eden en az on azgın aile vardır. Bunların kasaları, silahları, ilişkileri de büyüktür. Yerel televizyon, gazete, yerel güvenlik, adalet bu azgınların denetimindedir. Eskişehir’de de, Diyarbakır’da da, Adana’da da, Ahmet Türk’lü Mardin’de de durum değişmez. Bizde belediye başkanları hapishanede ancak “büyük siyasi iç mesele” hesaplaşmaları yüzünden yatar.  Görevleri ile bağlantılı “para meselesi” yüzünden yatmama kuralı her kafadan siyasilerin aralarında anlaştığı ortak paydadır.
Eskişehir olsun, Diyarbakır olsun bir kenar mahallede kanalizasyon çukurunda  bir çocuk ölsün sonuç değişmez. Belediye tarafından bakımı yapılmamış bir yaşlı ağaç kafanıza devrilsin durum değişmez. Sadece bir oyluk canı olan tüketici-yurttaş ölüp gitmiş, telef olmuştur o kadar.
Gazete haberlerinde okuduğumuz “Görevi ihmal, hizmet kusuru, kasıtlı taksir, taksirli suç” gibi hukuk terimlerinin en fazla karşılığı bol ertelemeli maddi ceza olur.
Seçim anketlerine, sonuç yüzdelerine, renkli seçim haritalarına ayırdığımız merakı “hapishanede yatan belediye başkanı görmek istiyoruz” talebi ile birleştirirsek, sandığa küsenlerin oranı da azalmış olur. Dün başkasının başına ihmalden kaynaklanan gelen bir acı olay, yarın bizim başımıza geldiği zaman en azından kendimizi suçlamaktan kurtulur, yaşayacağımız travmayı sistemi de huzursuz eden öfkeyle aşabiliriz.
***
Psikiyatri uzmanı, yazar Cemal Dindar, Soma’da gördüğü madencilere seslenen uyarıcı iş levhaları serisini “Bir şey olursa senin suçun levhaları” başğıyla kavramlaştırır.
Ağustos 2019

13 Kasım 2019

İstanbul

Prof. Dr. Mümtaz Soysal son yolculuğuna uğurlandı
Soysal'ın kızı Defne Soysal göz yaşlarını tutamayarak, "Çok şey hissediyorum ama… Türkiye'nin, hak hukuk mücadelesi veren herkesin, bütün öğrencilerinin, gazetecilerin, sendikacıların, hepimizin başı sağ olsun." diye konuştu.
Prof. Dr. Soysal'ın cenazesi, öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından, polis korteji ve alkışlar eşliğinde cenaze aracına konuldu. Sosyal'ın naaşı, götürüldüğü Zincirlikuyu Mezarlığında defnedildi.

11 Kasım 2019

Eski Zonguldak Milletvekili hayatını kaybetti
ANAYASA hukuku hocalarından, eski Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Mümtaz Soysal hayatını kaybetti. İstanbul'da 90 yaşında vefat eden Prof. Dr. Mümtaz Soysal, bir süredir Alzheimer tedavisi görüyordu. 40 yaşında vefat eden yazar eşi Sevgi Soysal'dan iki çocuğu bulunan Prof. Dr. Mümtaz Soysal'ın 13 Kasım Çarşamba günü İstanbul'da toprağa verileceği öğrenildi.
Anayasa Hukuku’nun önde gelen hocalarından olan, bir dönem dekanlığını da yaptığı Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde devlet ve siyaset hayatında önemli rol oynayan çok sayıda öğrenci yetiştiren Prof. Dr. Soysal, 12 Mart 1971 darbesi sürecinde efsanevi kitabı “Anayasaya Giriş”te “komünizm propagandası” yaptığı gerekçesiyle tutuklanmıştı. Soysal, Uluslararası Af Örgütü’nün Türkiye’den seçilen ilk ve son genel sekreteriydi.
Mümtaz Soysal kimdir? 
Mümtaz Soysal 1929 yılında Kdz. Ereğli'de (Zonguldak) doğdu.
http://www.pusulagazetesi.com.tr/eski-zonguldak-milletvekili-hayatini-kaybetti-132294-haberler.html 

10 Kasım 2019

Kdz. Ereğli

Guinness Rekorlar Kitabı’na girerek Ereğli’nin tanıtımına büyük katkı sağladıklarını hatırlatan Halil Posbıyık şu bilgileri verdi: “Bu yıl Hamsi Festivali'nde, bizim saygı duyduğumuz, evlatlarımızı yetiştiren, geleceği tayin edecek nesiller için önderlik yapan, Atatürk ilkelerinin savunucusu öğretmenlerimize hitap etmek istiyoruz. Öğretmenlerimiz o gün halkımızla birlikte bizim protokol konuğumuz olacaklar. Koliva Grubu ve Resul Dindar da verecekleri konser ile tam bir Karadeniz havası yaşatacak. Hamsi, mangal, ızgara, kömür, jel, ekmek, limon, helva, soğan ve su gibi ihtiyaçları belediye olarak biz sağlayacağız. Sizlerle güçlüyüz, sizlerle çok daha güzellerini yapacağız. Dünyanın bir çok yerinde hamsi bir balık olarak bilinir. Bizde ise balıktan ötedir, bir kültürdür.”
http://www.halkinsesi.com.tr/yasam/hamsi-festivali-24-kasimda-h49986.html
                         

Sinop

09 Kasım 2019

ÇATES'e ve çevre kirliliğine pankartlı tepki!
Zonguldak TEMA Vakfı ve çevre gönüllüleri, termik santrallerin oluşturduğu kirliliğe dikkat çekti. Kilimli ilçesi Çatalağzı Beldesi’nde bulunan ÇATES Termik Santrali önünde toplanan TEMA üyeleri ve çevreciler, 15 eski kömürlü termik santrale filtresiz ve her tür denetimden muaf tutularak çalışma, çevreyi kirletme izni veren maddeye tepki gösterdi. TEMA İl Temsilcisi Berran Aydan konuyla ilgili yaptığı açıklamada; “TBMM sözünü tut' dedik, yaşam savunucuları olarak. Çatalağzı Belediye Başkanı Adnan Akgün de bizimle idi. Çünkü Şubat 2019 da TBMM 5 partinin ortak kararıyla, 15 eski kömürlü termik santrale filtresiz ve her tür denetimden muaf tutularak çalışma, çevreyi kirletme izni veren madde 45 i geri çekmişti. Şimdi, dördüncü kez süre uzatmak için bu yasanın önümüzdeki günlerde tekrar Meclise gelmesi söz konusu. Biz biliyoruz ki, geçmişte olduğu gibi, bu santraller gene çevre yatırımı yapmayacaklar, nasılsa bir ek süre daha alırız rahatlığında olacaklar. Bu nedenle süre uzatılmamalı. İnsan ve çevre sağlığı, Özel termik santral şirketlerinin karından ve çıkarından üstündür. Yöre insanı başta solunum yolu hastalıkları ve kanser olmak üzere birçok hastalığa ve hava kirliliği nedeniyle erken ölüme maruz kalmakta. Zonguldak vekillerimizden de sesimizi duymalarını ve bu tasarının geri çekilmesi için çalışma yapmalarını talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.
http://www.pusulagazetesi.com.tr/catese-ve-cevre-kirliligine-pankartli-tepki-132216-haberler.html 

28 Ekim 2019


Kültür Varlıklarını Koruma Müdürlüğü'ne başvurdular
Yayla Mahallesi’nde yapımı devam eden 400 Yataklı Devlet Hastanesi Projesi kapsamında hastane yanında bulunan Yayla Mesleki ve Teknik Anadolu Kız Lisesi’nin yıkılması ve başka bir yere taşınması; alanın ise trafik düzenlemesi ve otopark olarak hastaneye kazandırılması gündeme gelmişti. Zonguldak Kültür ve Eğitim Vakfı (ZOKEV) Başkanı Kürşat Coşkun ve beraberindeki sivil toplum kuruluşlarının üyeleri, okul önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya CHP Zonguldak Milletvekilleri Ünal Demirtaş ve Deniz Yavuzyılmaz da katıldı.
Binanın 60 yıllık tarihi bir yapısı olduğunu belirten ve Karabük Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’ne koruma altına alınması için başvuruda bulunduklarını ifade eden Kürşat Coşkun, “Zonguldak’ın eğitim tarihi içerisinde Kız Meslek Lisesi’nin anıtsal bir değeri vardır. Bu binanın geçmişimizde kültürel ve kimlik açısından önemli bir yeri vardır. 5 aydır bir mücadelenin içerisindeyiz. Bu yapının bir endüstriyel miras olarak bir kültür mirası olarak kalması için Karabük Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nden bir talebimiz olmuştu. Kurul toplandı ve talebin yerinde incelenmesine karar verdi. Önümüzdeki ay içerisinde kurul buraya gelip incelemelerde bulunacak ve binanın tescili açısından kararını yerinde verecek. Biz bu güne kadar olduğu gibi bu günden sonra da kentin kimliğinde, kültürel dokusunda izi olan, anılarımızda yeri olan her şeye sahip çıkmaya devam edeceğiz. Bu okul bunun bir halkasıdır. Öngörüyoruz ki bu vandallıklar ve hoyratlıklar yine olacaktır ve bundan sonra da hepsinin karşısında durmaya devam edeceğiz” dedi. http://www.pusulagazetesi.com.tr/kultur-varliklarini-koruma-mudurlugune-basvurdular-131373-haberler.html

25 Ekim 2019

Somalı Madencilerin 20 Günlük Direnişi
Soma katliamından sonra Soma Kömürleri AŞ’nin mal varlıkları TMSF eliyle satışa çıkartıldı. “Bu satıştan elde edilen gelirin öncelikle maden işçilerinin tazminatlarının ödenmesi yönünde kullanılması” için Meclis’te yasal düzenleme yapıldı.
*Düzenlemenin ardından TMSF ile Türkiye Maden İş Sendikası arasında tazminatların ilk önce 24 taksitle ödenmesi yönünde protokol imzalandı. Ancak bu protokol yerine getirilmedi. İkinci protokolde ise 36 ay taksitle ödenmesi kararı alındı. Bu süreç içerisinde düzensiz aralıklarla üç defa ödeme yapıldı. Madencilerin anlatımına göre ödemeler Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Manisa gerçekleştirdiği mitinglere denk geldi.
*İşçiler ve Bağımsız Maden İş Sendikası ise Maden İş Sendikası’nın bu protokolleri üyesi olmayan işçiler üzerinden yetkisi olmadan yaptığını ve anlaşmanın hukuksuz olduğunu öne sürdü.
Sorumluluk kimde? 

24 Ekim 2019

 Umut Vakfı: Türkiye’de yüzde 85’i ruhsatsız olmak üzere 25 milyon silah bulunmakta
Umut Vakfı'nın silahlı şiddet raporuna göre; Türkiye’de yüzde 85’i ruhsatsız olmak üzere 25 milyon silah bulunmakta. 2015 yılında 2 bin 175, 2018 yılında ise 3 bin 679 silahlı olay basına yansıdı. Yaralama ve ölümle sonuçlanan silahlı şiddet 4 yılda yüzde 69 oranında arttı. Umut Vakfı Yönetim Kurulu üyesi Dr. Ayhan Akcan, Türkiye’de bireysel silahlanmanın arttığına dikkat çekerek, silah temin edenlerin denetilmesi gerektiğini vurguladı.
Halil Altındere 
SİLAH DENETİMİ İÇİN YAPILMASI GEREKENLER 
Denetimlerin yetersizliği ve silah temin etmek isteyenlerin koşullarına vurgu yapan Akcan, kadına şiddet olaylarının yüzde 70’inde silahların kullanıldığını belirtti.
https://www.evrensel.net/haber/389475/umut-vakfi-turkiyede-yuzde-85i-ruhsatsiz-olmak-uzere-25-milyon-silah-bulunmakta 
"15 KASIM'DA ALMANYA'DAYIZ..." 
Avrupa Zonguldaklılar Derneği, Almanya'da ev sahipliği yapacakları gecenin hazırlıklarını tamamladı.
Derneğin kuruluşunun 23. yılında geleneksel inter kültürel etkinliği ve eğitime katkı dayanışma gecesinin 15 Kasım tarihinde Almanya'nın Gelsenkirchen kentinde gerçekleştirileceğini belirten Dernek Başkanı Mehmet Karakulak, gecede çok farklı konsepte yer vereceklerini söyledi. Dernek bünyesindeki grupların gösterileri, ünlü sanatçıların konserleri, mini konferanslar gibi çeşitli etkinliklerin yer alacağı geceye Zonguldak il genelinden de çok sayıda davetli katılacak. http://www.ereglionder.com.tr/guncel/15-kasim-da-almanya-dayiz-h84151.html

19 Ekim 2019

Fotoğraf

Liman arkası şimdi fotoğraflarda! 
Fotoğraf sanatçısı İbrahim Akyürek'in Zonguldak liman arkasını konu alan fotoğraf sergisi 21 Ekim'de Sergi Odası'nda ilk kez açılacak. 11 Kasım'a kadar sürecek olan "Liman Arkası" başlıklı sergi kent merkezinde en kolay ulaşılabilir gezi alanı olma özelliğini taşıyan liman arkasını konu alıyor. Liman yolunu ve Maden Şehitleri Anıtı'nın eski yerini de kapsayan 60 fotoğraflık sergi pazar dahil saat 10.00-18.30 arası gezilebiliyor.
İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği (İFSAK) onur üyesi olan İbrahim Akyürek sergisi ile ilgili şu açıklamayı yaptı:
"Liman arkasının kente bakan yönünün bir kısmı bu yılın başlarında sahil güvenlik çalışmalarına ayrılarak kapatıldı. Tepki çeken bu duruma çözüm bulunamadı. Geçmişten bugüne farklı yaşam tarzlarını konuk eden liman arkası şimdi çoğu mekansal özelliklerini yitirse, yıkık dökük haliyle umutsuzluk yaratsa da "kentin balkonu" olma özelliğini taşıyor. Sergi, 13. Zonguldak Kitapları Sergisi kapsamında açıldı. Böylece sergiye şimdi Zonguldaklı yazarların, Zonguldak'ı yazanların kitapları da eşlik ediyor."
 www.67sanat.blogspot.com
67sergi@gmail.com 
SergiOdası : Pazar dahil saat 10.00-18.30
Mithatpaşa Mah. Zübeyde Hanım Cad. 19 Arı İşhanı Kat 1
(Zafer Eczanesi Üstü, Madenci Heykeli'ne 100 m.) 
Merkez-Zonguldak

17 Ekim 2019

Zonguldak - Çaycuma

Çağdaş Gazeteciler Derneği Zonguldak Şb. Bşk. ve Basın Konseyi Yüksek Kurul Üyesi Ali Ayaroğlu, Basın Konseyi Yüksek Kurulu’nun Ekim ayı 2. Toplantısının Emeğin Başkenti Zonguldak’ta yapılacağını açıkladı. Yüksek Kurul toplantısı öncesi başkan Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç’in, yerel basınla buluşup mesleki sorunlara ilişkin görüş alışverişinde bulunacağının da belirtildiği açıklama şöyle: Medya buluşmasının ardından Gazeteci-yazar Tufan Türenç kitaplarını imzalayıp okurlarıyla söyleşecek. Basın Konseyi’nin Zonguldak etkinlikleri Kapsamında Dayen hukukçu ve siyaset adamı Çaycuma’da vatandaşlarla söyleşecek. Basın Konseyi’nin Zonguldak programı şu şekilde:
http://www.ereglionder.com.tr/guncel/tufan-turenc-de-kitaplarini-imzalayacak-h84061.html
                
   
‘O sarı öküzü vermeyecektik, baştan yanlış yaptık'
Zonguldak Kültür ve Eğitim Vakfı (ZOKEV) Kız Meslek Lisesi'nin yıkılarak otopark yapılmasına tepki gösteren bir açıklama yaptı.
Kürşat Coşgun, 102 kişi ve 56 sivil toplum kuruluşunun açıklamada imzası olduğunu belirterek, " Otopark için bir okul yıkılamaz. Böyle bir okulu yıkmak bir kent suçudur" diye konuştu.
Coşgun, şöyle devam etti: “Son zamanlarda, gazetelerde, kentin bazı yetkililerin, kamuoyunda “Kız Meslek Lisesi” olarak bilinen “Zonguldak Yayla Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi”nin yıkılacağı yönünde açıklamaları yer almaktadır. Gazetelerdeki haberlere göre, hemen karşısında devam eden hastane inşaatının projesinde yeterli otopark olmadığını dile getiren yetkililer, okulun yıkılmasıyla kazanılacak alana unutulan otoparkın yapılacağını ifade etmektedir. Ülkemizdeki imar mevzuatına göre sıradan konutlarda bile otopark yapımı zorunluyken, projesi her aşamada çok yönlü denetimden geçmesi gereken hastane gibi bir yapıda, yeterli otopark olmaması skandal boyutunda bir ihmaldir. Bu ihmalin faturası Zonguldak halkına kesilemez. Otopark için okul yıkılamaz. Kimliksizleştirilmek için her türlü değerinden arındırılmaya çalışılan Zonguldak’ın alnına, bir de, “Otopark için okul yıkılan kent” damgası vurulamaz."
 
http://www.pusulagazetesi.com.tr/o-sari-okuzu-vermeyecektik-bastan-yanlis-yaptik-130683-haberler.html 

15 Ekim 2019

Tiyatro

Çok Güzel Hareketler Bunlar'ın Kanal D ekranlarında yayın hayatına başlamasının ardından Ayşegül Yılmaz, oyuncular arasında performansı ile dikkat çeken isimlerden birisi oldu. Peki, Ayşegül Yılmaz kimdir ve kaç yaşındadır?
Ayşegül Yılmaz, 13 Aralık 1994 tarihinde Zonguldak'ta dünyaya gelmiştir. Aslen Artvin Hopalı olan Yılmaz, kendisini şu sözlerle tanımlamaktadır;
"Kız meslek lisesi grafik tasarım ve fotoğrafçılık mezunuyum. Aslında sanatı olan merakım ilkokul yıllarıma dayanır.
İlkokulda dansöz olmaya karar vermiştim. Olay oyunculuğun nasıl evrildi hatırlamıyorum ama iyiki de evrilmiş. Liseden mezun olduktan sonra bir sene Kastamonu Üniversitesi’nde Grafik Tasarımı okudum ama aklım Zonguldak Belediye Kültür Merkezi’nde (ZBKM) yer aldığım oyunlarda, çalışmalarda kaldı ve ailemden habersiz sınavlara girdim.
Beykent Üniversitesi Oyunculuk Bölümü kazandım. Okurken her oyuncu adayı gibi bir sürü seçmeye girdim ve ilk işim BKM yapımı Deliha filmi gelin karakteridir.
Okuldan mezun olduktan sonra İstanbul’da kalmak için garson olmak adına yanıp tutuşan bir oyuncuydum. Yine bir gün “kesin burada olmayacak“ diye girdiğim BKM Mutfak seçmesini kazandım. Önünden geçerken bile heyecanlandığım yerde olduğum için çok mutluyum, böyle bir ailede olduğum için çok şanslı hissediyorum."
http://www.hurriyet.com.tr/kelebek/televizyon/cok-guzel-hareketler-bunlar-aysegul-yilmaz-kimdir-41111991 
            
https://kimdir.tv/aysegul-yilmaz-kimdir/cok-guzel-hareketler-2-aysegul-sevgilisi-kimdir/
            

13 Ekim 2019

Biyokütle Enerji Santralı’na karşı eylem yaptılar
Gökçebey Platformu, yaptığı açıklamada ise şu görüşlere yer verdi;
“Gökçebey İlçesi Bodaç Köyü mevkiinde ırmak ve kenarında ‘Biyokütle Enerji Santrali ve atık Yakma Tesisi kurulması planlanıyor. Biyokütleenerji santralinde; tavuk gübresi, kanalizasyon atıkları, her türlü çöp, sanayi atığı (araba lastiğinden her tür plastik atığı) yakması düşünülüyor. Yakma sırasında zehirli gazlar ortaya çıkacak. Dioksin, furan, ağır metaller, insan ve hayvan sağılığına zararlı gazlar bu tesisin bacasından havaya, çevreye ve yer altı ve yer üstü suyumuza karışacak. Gazlaşan bu zehirli maddeler soluma ve su kaynakları yoluyla her türlü canlının bedenine taşınacak. İnsan bedeninin yağ dokusunda biriken bu zehirler kanser, endokrin sistem bozuklukları, akciğer hastalıkları, alerji ve daha bir çok hastalığa neden olacak. Bu tesis suyumuzu, bahçemizde yetişen meyveyi, sebzeyi, kümesimizdeki tavuk, ahırımızdaki hayvanları zehirleyecek. Dünyada bu santrallerin 30 km çevresinde yaşayan insanlar üzerinde yapılan araştırmalarda; alerji, astım ve kronik akciğer hastalığının görülme sıklığının daha yüksek olduğu saptanmıştır. Kaşıntı, kızarıklık, göz tahrişi, öksürük, burun tıkanıklığı, alerjik septomlar, boğaz ağrısı ve solunum zorluğu riskleri biyokütle enerji santrallerinin yakınında yaşayanlar arasında daha belirgin olarak bulunmuştur. Araştırmalarda biyokütle santrallerinden meydana gelen kirliliğin, santrallerin yakınında yaşayan insanlarda önemli sağlık sorunlarına neden olduğu kanıtlanmıştır. Çatalağzı’ndaki termik santrallerin o bölgedeki halkı nasıl zehirlediğini biliyoruz. Bizler suyumuzu, havamızı, toprağımızı, doğamızı kirleterek bizi zehirleyecek olan bu santrali istemiyoruz. "
 
http://www.pusulagazetesi.com.tr/biyokutle-enerji-santralina-karsi-eylem-yaptilar-130434-haberler.html
                    

10 Ekim 2019

Kdz. Ereğli


Kilimli

     
Maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Göçük, saat 21:00 sıralarında (Gelik) Ayiçi Mahallesi’nde faaliyet gösteren özel firmaya ait kömür ocağında meydana geldi. Tavan göçmesi sonucu 3 işçiden ikisi kaçarak kurtuldu. İşçilerden Erol Akçaoğlu ise göçük altında kaldı. İhbarın ardından ocak önüne Türkiye Taşkömürü Kurumu'na(TTK) bağlı kurtarma ekipleri, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. TTK ekipleri, göçükte mahsur kalan Erol Akçaoğlu'nu kurtarma çalışması başlattı. Erol Akçaoğlu'nun cesedi, iki saat sonra ocaktan çıkarılarak Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
http://www.pusulagazetesi.com.tr/maden-ocaginda-gocuk-1-isci-hayatini-kaybetti-130216-haberler.html

09 Ekim 2019

Kdz. Ereğli

"BİR Plastik Sanatlar Sergisi" AKM Osman Zeki Oral Sergi Salonu'nda açılıyor. Erdemir Güzel Sanatlar Lisesi'nin Türkiye'nin dört bir yanındaki mezunları yıllar sonra bir araya geldi, eserlerini Ereğli'de sergiliyorlar.
Resim öğretmenleri Sevinç Yıldız Güzen serginin kreatörlüğünü üstlendi. Seramik, heykel ve tablolardan oluşan sergi 12 Ekim Cumartesi günü saat 17.00'de, canlı müzik eşliğinde açılacak. Sergilenen eserler 20 Ekim'e kadar görülebilir.
http://www.yeniufuk.com.tr/bir-plastik-sanatlar-sergisi-akmde-aciliyor-17258-haber/

08 Ekim 2019

Karadeniz Ereğli

Tarihi Kentler Birliği'nden Karadeniz Ereğli Belediyesi'ne "Uygulama Ödülü" verildiği bildirildi. Belediyeden gönderilen yazılı açıklamada, Tarihi ve Kültürel Mirası Koruma Proje ve Uygulamalarını Özendirme Yarışması" 2018 kapsamında, Karadeniz Ereğli Belediyesi'ne, "Cıbıroğlu Konağı Restorasyonu ve Kent Müzesi Projesi" nedeniyle Uygulama Ödülü verildiği şöyle açıklandı: Ödülün veriliş gerekçesinde "Karadeniz Ereğli'ye kentteki koruma hareketi açısından emsal oluşturabilecek uygulamaları ve başarılı işlevlendirme yaklaşımlarından dolayı uygulama ödülü verilmiştir" denildi.
Halil Posbıyık'ın bir önceki dönem belediye başkanlığı sırasında başlatılan projenin restorasyonu konusunda Belediye Başkan Yardımcısı Haluk Okur'un mimar kimliğiyle imzası bulunuyor. Kent Müzesi Proje koordinatörü de Başkan Danışmanı Raif Tokel. Ödül töreni, 6-8 Kasım'da Antalya'da gerçekleştirilecek YAPEX Restorasyon Fuarı sırasında gerçekleştirilecek.
http://www.ereglionder.com.tr/guncel/haber-tarihi-kentler-birligi-nden-h83941.html 
                 

02 Ekim 2019

GIDA EGEMENLİĞİ KONUŞULACAK
5 Ekim Cumartesi günü TMMOB Maden Mühendisleri Odası lokalinde tüm bu sorunların tartışılacağı bir panel yapılacak. Saat 14.00’de başlayacak olan etkinliğe konuşmacı olarak Üzüm-Sen Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu katılacak. Zonguldak İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Abdurrahman Canlı ile Devrek Güneşi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Saniye Uysal da yerel deneyimlerini paylaşacak. Katılanlara nohut, pilav ve ayran da ikram edilecek etkinliği KESK’e bağlı Tarım Orkam-Sen, KESK bileşenleri ve Üzüm-Sen birlikte düzenleyecek.