19 Aralık 2022

ABD'den bizim kente...

 

'Silahını getir, 500 doları götür' kampanyası
ABD'de Brooklyn Bölge Savcısı Eric Gonzales ve New York Polis Teşkilatının (NYPD) desteklediği kampanyada, ateşli silahını teslim eden herkese, silahın türüne göre 50 ila 500 dolar ödeniyor.

NTV'deki habere göre Gonzales, kampanyaya ilişkin "Sokaklardan silahları toplamak ortak bir sorumluluktur ve silahları geri alma etkinliği, mahallelerimizdeki silahlı şiddeti azaltmaya yönelik kapsamlı stratejinin bir parçasıdır" açıklamasında bulundu. Gonzales, "Evinde ateşli silah bulunduran herkesi bu fırsattan yararlanmaya ve önemli miktarda para kazanmaya davet ediyorum." ifadesini kullandı.
Silahını getiren herkese, kimlik ve soru sorulmaksızın 50, 150 ve 500 dolarlık hediye kartları takdim edildi. Silahını teslim eden ilk 25 kişiye, ilanda belirtildiği gibi iPad tablet bilgisayar hediye edildi.

Y: Bu uygulama kentimize de örnek olsun (!) Bayram sabahlarında -bayram geleneği- adı altında ya da her yılın son saatlerinde kentin tepelerinde silaha sarılan "millet düşmanları" etkisiz hale getirilsin. Bebeklere, yaşlılara, çocuklara, hastalara, annelere korku salmaları engellensin.

                       

               

Zonguldaklı Fotoğrafçılar: Nadir Ede


 

17 Aralık 2022

Kilimli


Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz:
“Bölgede bariyerler olsaydı, elbette kaza böyle sonuçlanmayabilirdi” 
Bölgede bariyerler olsaydı, elbette kaza böyle sonuçlanmayabilirdi. Gerek şehirlerarası yollarımızda gerekse Zonguldak ili sınırları içerisinde, özellikle kaza riski yüksek kısımlardaki oto korkuluk eksikliklerine defalarca Meclis gündemine taşıyarak bu hayati eksikliklere dikkat çektik. Uzun mücadelelerimizin ardından, Bülent Ecevit Üniversitesi kavşak bölgesine, Sapça Tüneli bölgesi gibi birçok noktaya bariyer konulmasını sağladıksa da uçurumlarının kenarından teğet geçen birçok bölgede halen yeterli önlemler yoksun.

Son olarak 2021 yılı sonunda Ulaştırma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Tarım Bakanlığının sorumluluk alanlarına giren yollardaki oto korkuluk eksikliklerinin ne kadar olduğunu sormuştuk.

Ulaştırma Bakanlığının sorumluluğu dâhilinde 1.270 km uzunluğunda yol bulunurken bunun sadece 188 kilometrelik bölümünde oto korkuluk bulunduğu, yanıtını almıştık. Aynı şekilde İçişleri Bakanlığınca verilen yanıtta, ilimiz sınırlar içinde 5.581 km uzunluğunda yol bulunduğu, bu yolun 40 km’lik kısmında oto korkuluk çalışmasının yapılarak tamamlandığı belirtilmişti. Tüm bu durumlar aslında nasıl bir tehlikeyle karşı karşıya olunduğunun resmiydi.


 

      

Haydi Hamsi Festivali'ne.. 

15 Aralık 2022

Aralık 2022 / Zonguldaklı Yazarlar



 Sanatçılardan Eczacıbaşı Topluluğu'na
çağrı: "İşçilerin sendikalaşma hakkını
tanıyın" 
285 sanatçı ve kültür sanat sektörü çalışanı, Eczacıbaşı Topluluğu'na, sendikalaşma çabası içinde oldukları için işlerine son verdiği "işçileri geri alması" ve "işçilerin yasal hakkı olan sendikalaşma hakkının tanınması" için ortak bir çağrı yayınladı.

Aralarında sinema ve tiyatro oyuncuları, film yapımcıları, eleştirmenler, yönetmenler, set işçileri, teknisyenler, grafik sanatçılarının da bulunduğu çağrıcılar "Ya saygın bir uzlaşma ya da tavizsiz direniş!" sloganıyla Ezcacıbaşı Topluluğu bünyesindeki Esan Madencilik'in alt firması Sargın İnşaat'ın işten çıkardığı işçilerle dayanışma içinde olduklarını duyurdular.  

 

14 Aralık 2022

ZHaber


Zonguldak’ta bir öğrencinin ölümü ile sonuçlanan öğrenci servisi kazasının ardından bazı sorular yanıt bekliyor. 
Aracın eski olması beraberinde ruhsata uygunluğu sorularını akla getirdi. Diğer yandan aracın öğrenci servisi şartlarına uygun olmadığı, mevcut servis çeken aracın arızalanması nedeni ile mahalle minibüsü olarak kullanılan aracın geçici olarak taşıma yaptığı iddia edildi.

                                 

                  

2015




 
 Yeni e dergisinden 'Eczacıbaşı' açıklaması: Madencilerin yanındayız

Yeni e dergisi, Eczacıbaşı ESAN'a bağlı 243 maden işçisinin 4 Aralık Dünya madenciler Günü'nde işten çıkarılmasına yönelik açıklama yaptı.

İşçilerin çıkarılma sebebinin, ücretlerin iyileştirilmesi ve çalışma koşullarının değişmesi için sendikalaşmaları olduğunun belirtildiği açıklamada, "Patronlar eylem çadırında hakkını arayan işçilerin elektriklerini keserek onları olumsuz hava koşullarında pes ettirmeye ve açlık ile sınamaya çalışırken işçilerin haklı kavgası hız kesmeden farklı sektörde çalışan işçi kardeşlerinin, sendikaların, demokratik kitle örgütlerinin ve kültür sanat emekçilerinin de desteğiyle daha da büyüyor" ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, hem kültür sanat alanında çalışanların hem de maden işçilerinin yoksulluk ile sınandığı belirtildi ve şöyle devam edildi:

 

Çaycuma

       

Sergi Odası'ndan, Gemiciler Muhtarlığı'na kitap desteği
Zonguldak Sergi Odası, Çaycuma Gemiciler Mahalle Muhtarlığı'nın kitap kampanyasına ikinci kez katıldı. Kitaplar, Muhtar Recep Kabuk tarafından bölgedeki okullar arasında paylaştırılıyor. 

Sergi Odası yıllardır gönüllü kitaplık oluşumlarına ve kampanyalarına destek oluyor. Bugüne kadar, 60'ı aşkın noktaya Kitap ve DVD film gönderildi.

                                                    

12 Aralık 2022

Kilimli

 

 

Sayın savcılar!

Bu şehir çok acayip.
Toplumun gerçek meseleleri üzerine kafa yoran pek olmaz.
Özellikle siyasetçiler.
Siyasetçiler böyle olunca gerisi de öyle gidiyor.
İşte o konulardan biri.
Bu şehirde madde kullanımı patlamış durumda.
Ne bir belediye başkanı bu işten dert yanıyor.
Ne bir bürokrat.
Ne bir STK temsilcisi.
Çok acı hikayeler yaşanıyor.
Çocuklar zehirleniyor.
Kumar ve tefecilik organizasyonlarının içinde yok yok!
En acısı da Zonguldak’ta halka umut olacağını söyleyen siyasetçilerimizin siyasi parti temsilcilerinin kentin bu yönüyle ilgili söyledikleri tek kelime, ciddi olabilecek tek çalışması yok.

F: İbrahim Akyürek, Liman Arkası, 2022

Böyle bir dertleri yok.
Politika, makam, para- pul sizleri öylesine kirletmiş, öylesine kutuplaştırmış ki kendi çocuklarınızdan, bu şehrin çocuklarından bihaber yaşıyorsunuz!
Buradan sayın Vali Mustafa Tutulmaz’a bir çağrımız olsun.
Lütfen bu konuda önder olun.
Şehirde farkındalık, duyarlılık yaratacak bir tavır koyun.
Kimsenin gözünün yaşına bakılmasın.
Kimseye siyasi nüfusundan veya yakınından dolayı ayrımcılık yapılmasın.
Köprü – bina – yol yaparız yapmasına da geleceği çalınan gençleri, insanları, çocukları bir daha kazanamayız!
Burası İstanbul, İzmir, Ankara değil.
Küçük mahalle.
İstenirse daha hızlı kontrol sağlanabilir.
Sayın savcılar.
Dün; “İçiciyiz” dedikleri için bıraktıklarınız satıcı olarak çocuklarını zehirliyor.
İster misiniz sizin çocuklarınızın da başına böyle şeyler gelmesini.
Bir de sayın avukatlar.
Zehir tacirlerini, tefecileri savunmak için takla atan sayın avukatlar!
Siz de avukatlığınızı gözden geçirin!
O helal lokmalar gün olur çocuklarınızdan çıkabilir!

Atilla Öksüz   ZHaber

 

15. Soğuksu Sahaf Haftası Başladı!

Zonguldak ve çevresinde sahaf geleneğini sürdüren Zonguldak Sergi Odası yıllanmış gazete, dergi, kitap, fotoğraf, kart, afiş ve DVD filmleri masa üstüne çıkarmaya devam ediyor.
Soğuksu Sahaf Haftası'nın 15'incisi 13 Aralık 2022'de yeni eklenen dergi, DVD film ve kitaplarla başladı.
Kentin en eski mahallesi Soğuksu'da bulunan Sergi Odası/Sahaf; araştırmacılar, okurlar, görsel sanatlar eğitimi alan öğrenciler ve meraklılar için ziyaret yeri olarak biliniyor.  
Yazar, çevirmen Metin İlkin anısına adanan Sahaf Haftası, 24 Aralık 2022 tarihine kadar açık kalacak. Etkinlik pazar dışında saat 10.00 - 17.00 arası ziyarete açık olacak. 

  Terakki Mah. Mehmet Akif Sok 12 (Yazıcılar Yurdu Karşısı) Soğuksu-Zonguldak

Yaşar Kemal, Şükrü Enis Regü, Edip Cansever, Metin İlkin ve Hüsamettin Bozok Karaköy’de (F: Ara Güler K: Papirüs Dergisi))

Metin İlkin Kimdir?

Metin İlkin, 22 Şubat 1932’de Zonguldak'ta doğdu. Çocukluğu Bartın ve Amasra'da geçti. Düzenli bir eğitim görmeyen yazar, ilk yazılarını, İşçi gazetesinde yayımlayarak basın dünyasına katıldı. İlk öyküsü 1953 yılında yayımlandı. Yeditepe, Gerçek, Yansıma dergilerinde yayımlanan yazı ve öyküleriyle adını duyuran yazar, 1970 yılında Yücel Yayınları'nı kurdu. Mayıs-Ekim 1971 tarihleri arasında 6 sayı Sosyalist edebiyat dergisi Gelecek'i; Ocak 1973-Şubat 1975 tarihleri arasında da aylık sanat ve siyaset dergisi Yeni Adımlar'ı, Doğa ve Bilim dergisini yayımladı.
İlkin, içinde yaşadığı toplumun işçi sınıfının ve sıradan insanlarının gündelik sorunlarını kendine konu edindi. Gözlem yeteneği ile gerçekçi bir şekilde betimlediği bu insanları ve yaşamlarını yalın bir dille aktardı. Telif eserlerinden başka 40'tan fazla çeviriye imza attı. Hayatının sonlarına doğru şeker hastalığına yakalanan yazar, kalp yetmezliğinden 7 Şubat 1998'de İstanbul'da yaşamını yitirdi.
Metin İlkin'in hikâyelerinde olay örgüsü neden-sonuç ilişkisi içerisinde ve olayların oluş sırasına göre yani kronolojik çizgide verilir ve klasik yapıya uyulur. Hikâyenin merkezinde temel bir olay ve bu olaya bağlı başka olaylar yer alır.

 http://www.yasamoykusu.com/biyografi/metin-ilkin

11 Aralık 2022



 Kitaplara ikinci bir hayat 
Her şey güzel bir kitap okuma aşkı ile başladı. Bir mantar gibi bütün dünya geneline yayıldı. Fransa’da ise başta başkent Paris olmakla birlikte oldukça hızlı bir şekilde bir anda ülke genelinde çoğalmaya başlayan Boit a Livres (Kitap Kutusu) oldukça ilgi görmeye başladı.
Paris’te ilk olarak cep telefonlarının ortaya çıkmasından sonra boş kalan bazı telefon kulübeleri kitap okuyucuları tarafından kitaplar koyularak halk kütüphanesine dönüştürüldü. Halk tarafından ilk adımı atılarak başlatılan kitap kutuları sonradan belediyelerin katkıları ile vazgeçilmez bir sokak kütüphanelerine dönüştü.
 Ünlü yazar Pierre Martial’a göre “Kitap kutuları hayvanlar veya bitkiler gibidir. Gelişmeleri için sevilmeleri ve korunmaları gerekir.”
 Yürüyüşlerini yaptıktan sonra benim gibi dinlenmek isteyen iki yaşlı çift ise kendileri gibi yaşlıların bir kütüphane veya bir kitapçıya gitmelerinin pek kolay olmadığını, bu kitap kutularının kendileri için büyük bir okuma hizmeti oluşturduğunu anlatıyor. 
Süleyman Tosunoğlu   Cumhuriyet

Kasım 2022



Grizunun Kokusunu Almak

Georges Didi Huberman
Didi-Huberman kitabın adına ilham olan bu anekdota şu soruyu iliştiriyor: “Felaketin geldiği nasıl görülür?” − başka bir deyişle, “tarihin grizusunun kokusu nasıl alınır?” Kitabın ilk bölümlerinde yazar, Walter Benjamin’in tarih vizyonundan, grizu patlamalarından, madende geçen filmlerden, 2012’de İspanya, Santa Cruz del Sil’de çalıştıkları madeni “işgal eden” madencilerden ve bu eyleme sanatıyla destek veren flamenko şarkıcısı Rocío Márquez’in seslendirdiği madenci şarkılarından bahsediyor; felaketler üzerine, imgeler ve imgelerin zamanla ilişkisi ışığında düşünüyor. Daha sonra ise, kendisine göre tarihin grizusunun kokusunu almayı başarmış bir filmin, Pier Paolo Pasolini’nin “çağdaş dünyanın −tarihsel, antropolojik, siyasi ve estetik− hali hakkındaki sarsıcı şiirsel-belgesel kurgusu” La Rabbia’nın [Öfke] kapsamlı bir analizini yapıyor. Bu analiz Pasolini’nin neden yirminci yüzyılın en önemli ve ayrıksı figürlerinden biri olduğunu bir kez daha gösteriyor. 

     

Minera - Madencilerin Şarkısı

5 Temmuz 2012'de flamenko şarkıcısı Rocio Marquez, madenlerin kapatılmasını protesto etmek için hapsedilen işçilere...
 


07 Aralık 2022

ZBEÜ


Özellikle reklam fotoğraflarına bakınca...

  

Cool Olmak Ne Demek?

Son yıllarda dilimize “cool olmak” diye bir kavram yerleşti. Türkçede tam karşılığını bulmak zor ama cool olmayı, “bir tarza sahip olmak”, “karizmatik olmak” ya da “havalı olmak” gibi tanımlamak mümkün. 
Dick Pountain ve David Robins, cool olmanın muhalif bir tavrı simgelediğini ve köklerinin çok eskiye uzandığını söylerler. Cool kelimesi ilk önce, zenci hapishane mahkûmlarının tavır ve davranışlarını anlatmak için kullanılmıştır. Bir mahkumun cool olması demek, gardiyanların baskısına ve eziyetine umursamaz bir kayıtsızlıkla cevap vermesi demektir. Cool olmak, kendi onurunu korumak için otoriteyi görmezden gelmektir. Cool kavramı önce hapisanelerden Amerika toplumunun günlük hayatına sıçramış ve bu deyiş zamanla bütün toplumlara yaygınlaşmıştır. Cool olmanın kökeninde egemen gücün baskısına direnme vardır. Direniş şekli ise, egemen olanın baskısını kayıtsız bir tavırla yok saymaktır.  

Cool kavramı, günümüze gelene kadar her kuşak tarafından yeniden yorumlandı ve anlamı değişti. Kökenindeki isyan anlamını korudu ama zamanla bu anlama bir de statü boyutu eklendi. Kendini beğenen bir kayıtsız kalma tavrına doğru evrim geçirdi ve bir ayrıcalık simgesine dönüştü.  

Bugün cool olmak; güzel ya da yakışıklı olmaktan hatta zengin ya da güçlü olmaktan bile daha çekici bir özellik. Cool kişiler, cool yerler, cool markalar, cool kentler insanları kendilerine çekiyor.

Cool olmak kitlesel olmayı dışlar. Eğer bir marka kitlesel bir markaysa, cool değildir. Zaten bu nedenle popüler olmak için taviz vermeyenler daha cool bulunur. Kimse kendilerini izlemiyormuş gibi davranan insanlar cool olurlar. 

 Tamer Aksoy    Blog

                              

Cool Kadınların Tarzlarını İnceledik ve...

                  


Genç Karikatürist Paylaş Kiraz'ın sergisi 
Sergi Odası'nda başladı
"Sermaye ve Emek" başlıklı sergi 22 Aralık 2022 tarihine kadar açık kalacak. Pazar dışında, saat 11.00-18.00 arası gezilecek sergide 35 adet renkli çalışma yer alıyor.

İlk sergisini 8 yaşında yine Sergi Odası'nda açan Paylaş, 2014 yılındaki ikinci sergisinde ulaşım araçları çizimlerini bir sergide topladı. Sergi "Hayatımız Trafik" etkinlikleri programı içinde açıldı.

Paylaş ayrıca, Hikmet Kuşhan'ın Bulutlara Giden Yazılar ve Selma Aydın'ın Organik Nine Hikayeleri kitabını çizimleri ile zenginleştirdi. 

Sergiye, "Görsel Sanatlar Kitapları" Masasında toplanan kitaplar eşlik ediyor.

 

Sergi Odası geleceğin sanatçılarını konuk ediyor
Çocuk ve gençlerin sanat çalışmalarına özel destek veren Sergi Odası daha önce Ada Adıgüzel, Paylaş Kiraz, Bilge Ertaş, Baran Bozacıoğlu, Ada Koca'nın kişisel sergileri ile Burak Altın, Alpay Kadakal, Baran Bozacıoğlu ve Arda Cem Koca'nın ortak sergilerini konuk etti. Ayrıca Kozlu Çırgan Köyü Sanat Atölyesi'nde ve Zonguldak Eğitim Sen'in geleneksel 23 Nisan etkinliklerinde çocukların yaptığı resimleri ve el becerilerini sergiledi.

 

06 Aralık 2022

Kozlu


Çaycuma / Zehir ticaretine sanatçı desreği

     
Tosyalı Holding ve Sanat
"Doğaya saygılı, sürdürülebilir bir yaşam için bir araya gelen 5 sanatçının metali yeni bir anlatım aracına dönüştüreceği..."

                                                           

 

Madencilerden kültür sanat camiasına: Eczacıbaşı ceplerimizden çalınanlarla sizi finanse ediyor

Balıkesir Balya’da bulunan Eczacıbaşı Esan Madencilik’te 243 işçi, 'küçülme' gerekçesiyle 4 Aralık Dünya Madenciler Günü'nde işten çıkarıldı. Şirketin bu tutumunu protesto eden maden işçileri, işe geri alınma talebiyle maden sahası önünde eyleme başladı.

Bağımsız Maden İş Sendikası, Türkiye'nin kültür sanat camiasına yönelik yaptığı çağrısında, Eczacıbaşı Grubu'nun madencinin hakkını gasp ederek kültürlü gözükmeye çalıştığını, buna karşı tüm duyarlı kesimleri şirketi protesto etmeye davet etti.