26 Temmuz 2023

Çaycuma - İstanbul


Tosyalı Holding
"Duygu İşleri" Sunar:
 

 

Muğla

 
Kötülerin, Çetelerin 
"Duygu İşleri" Sunar:
Akbelen'de bir kadının haykırışı...
                    

24 Temmuz 2023


Yeni-faşist bir AB’ye doğru
Avrupa’da ilk “faşistleşme” döneminde (1920-33), liberal demokrasi, ekonomik krize ve komünizme karşı bir çare üretemiyordu; bu kez ekonomik krize, küresel ısınmaya, büyük göç dalgasına karşı çözüm üretemiyor.

Bu “durum” içinde Avrupa Birliği ülkelerinde faşist partiler güçleniyor, gittikçe artan oranda ya hükümetlere ortak oluyorlar ya da muhafazakâr partilerin, hükümet kurmalarına yardımcı olurken önemli tavizler koparıyorlar. Bu dinamikler önce Türkiye, Macaristan son olarak İsrail örneklerinde gördüğümüz gibi devlet biçimini değişmeye zorluyor ya da “değişim” için gerekli siyasi kültürel zemini geliştiriyor.

  Son olarak ABD’nin militarist boyutlu bir sanayi politikası izlemeye başlaması karşısında, AB devletlerinin de benzer militarist politikaları, korumacı önlemleri gündeme almaya başladığı görülüyor. “Büyük/müdahaleci devlet” geri dönerken buna uygun bir ideoloji ve siyasi söylem de gerekiyor. Dahası, “Büyük güçler” arası rekabet sertleştikçe Avrupa’nın yalnızca bir ekonomik blok değil aynı zamanda askeri bir güç olarak ağırlığını koyma arzusu artıyor. Bu da bir aşamada egemen sermaye grupları, devlet seçkinleri ve “faşist Avrupa” projesi arasında bir yakınlaşma olasılığına açılıyor.
 

 Ergin Yıldızoğlu    Cumhuriyet



  Amasra davası: Soruşturma izni vermedi, plaket verdi
SORUŞTURMA İZNİ VERMEDİ HATIRA FOTOĞRAFI ÇEKTİRDİ

Eroğlu hakkındaki soruşturma izni talebine bekleme kararını veren Enerji Bakanlığı koltuğunda, o dönem Fatih Dönmez oturuyordu. Eski Bakan Dönmez, maden patlamalarında sicili kabarık olan ve 2013 yılında hapis cezasına da çarptırılan Eroğlu'yla ilgili herhangi bir kurum içi soruşturma kararına imza atmadı ancak emeklilik kararından sonra birlikte fotoğraf vermeyi ihmal etmedi. 
SİCİLİ KABARIK

Yaklaşık 700 bin Türk Lirası ikramiye alarak emekli olan Eroğlu, TTK Genel Müdürü olmadan önce, Zonguldak'taki Kozlu Müessesesi Müdürü olarak görev yapıyordu. 7 Ocak 2013'te Kozlu'daki maden ocağında yaşanan patlamada 8 madencinin hayatını kaybetmesiyle ilgili davada yargılanan Eroğlu, "taksirle ölüme neden olma" suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.

                            



22 Temmuz 2023

 

Claude Serres Sergisi (Trafik Kitaplığı)

Trafik Kitaplığı 11 Yaşında!

Zonguldak’ta 22 yıldır kültür sanat ortamı sunan Sergi Odası 2012’de Karayolu Trafiği Can Güvenliği Kitaplığı oluşturdu. Sonrasında trafik cinayetlerine karşı sanatı yardıma çağırdı ve “Hayatımız Trafik” başlığı altında bir dizi kültür-sanat programı hazırladı. Program aynı zamanda sanatçılara, akademisyenlere, gazetecilere trafik kazalarında yaşanan acılara dikkat çekmeleri için bir çağrı niteliği taşıdı.

Konusunda güncelliğini korumasıyla ülkemizde tek olma özelliğini taşıyan Kitaplık; kitap, dergi, fotoğraf, DVD film, gazete kesikleri, afiş ve farklı konulardaki sergi paketlerinden (kitap kapakları, karikatür, fotoğraf) oluşuyor.

İlk kez 2012 yılında Zonguldak'ta Sergi Odası tarafından düzenlenen "Hayatımız Trafik" Etkinlikleri "Trafik Mağdurlarını Anma Günü" çalışmalarının paralelinde yapıldı. Dünyada her yıl Kasım ayının üçüncü pazarı gerçekleşen "Trafik Mağdurlarını Anma Günü" 1993'den bu yana Avrupa Trafik Mağdurları Federasyonu (FEVR) tarafından düzenleniyor.

Claude Serres

Federasyonun bir açıklamasında, Avrupa'da her yıl 15 yaş altında bulunan 1100 çocuğun trafik kazalarında hayatını kaybettiği, 100 bin çocuğun ise ciddi bir şekilde yaralandığı belirtildi. Yine bu açıklamaya göre Dünyada trafik kazalarında ölen 1 milyon 300 bin insanın beşte birinin yaşı 15'in altında çocuklar. Federasyon bu açıklamayı 14 Mart 2012'de İsviçre'de meydana gelen ve 22'si çocuk 28 kişinin ölümüne yol açan trafik kazasından sonra yaptı.

Kitaplığın kurucusu, fotoğrafçı Ibrahim Akyürek; kültür, sanat ve bilim çevresinin onlarca değerini karayolunda yitirmesine karşın yollarda işlenen cinayetlerin yazıya, araştırmaya, belgesele konu olmasındaki kaygı veren yetersizliğe dikkat çekiyor. Akyürek, Trump ve Bahçeli’nin pandemi nedeniyle ölenlerin sayısını küçümsemek için ülkelerinde trafikte ölenlerin sayısıyla karşılaştırma yapmalarını anımsatarak, “Yollardaki can kayıplarını sorgulamak için medya uzman görüşüne neden yer vermiyor, suçu yaya ve sürücüye yüklemekle (Trafik Canavarı) sorun çözümsüz kalıyor” diyor.

 

                            

21 Temmuz 2023

İstanbul < Karabük

Dina için Feministler’den dayanışma çağrısı: Bu dava herkesin davası

Jeannah Danys Dinabongho’nun şüpheli ölümüyle ilgili “Dina için Feministler” bugün İstanbul’da basın açıklaması gerçekleştirdi. Son gelişmelere dair bilgilerin paylaşıldığı açıklamada, “Erkek şiddeti saklanıyor. Bu nedenle bu dava bizim ve bütün bu topraklarda kadın kurtuluş mücadelesi veren herkesin davası. Gerçeğin ve adaletin peşindeyiz” dendi.

İstanbul Beyoğlu’nda bulunan Feminist Mekan’da düzenlenen basın toplantısına çok sayıda kadın katıldı. Dina’nın annesi Jessica Sandra Makemba Panga ise basın toplantısına zoom uygulamasıyla ile bağlandı.

  "SAHA ARAŞTIRMASI YAPILMALI"

Son olarak açıklamada demokratik kitle örgütleri ve hak örgütlerine çağrı yapan Uyguner, şu ifadeleri kullandı; “Dina’nın ölümü sonrasında yürütülen soruşturmada toplanan delillere kısıtlılık kararı nedeniyle erişemiyoruz. Ancak göçmen öğrencilerin Karabük’te maruz kaldıkları hak ihlallerinin tespiti ve Dina’nın ölümüne doğru giden sürece ilişkin somut gerçekliği aydınlatabilmek için bu dosyada saha araştırması yapılmasını gerekli görüyoruz. Bu nedenle tüm demokratik kitle örgütlerini ve hak örgütlerini bizimle dayanışmaya ve heyetler kurup Karabük’te saha araştırması yaparak duruma ilişkin gözlemlerini aktardıkları izleme raporları hazırlamaya davet ediyoruz.”

2012 < 2023 / Soğuksu


Trafiğe bağlı ölümler hakkında konuşma şeklimizi niçin değiştirmeliyiz? 
Colleen Corcoran

19 Temmuz 2023


 

Zonguldak



Soğuksu / Yazıcılar Yurdu Karşısı



 

Çaycuma

 

İLÇEMİZ ÜZERİNE YAPILMIŞ EN ÖNEMLİ ARŞİV ÇALIŞMASI 
Konuyla ilgili açıklama yapan Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, “Gerçekten çok mutluyum. Birbirinden değerli üç kitabı yalnızca Çaycuma’nın değil bölgemizin kültür hazine kazandırdık. İlk kitabımız “Osmanlı ve Cumhuriyet Arşivlerinde Çaycuma” bu zamana değin ilçemiz üzerine yapılmış en önemli arşiv kitabı olarak vatandaşlarımızla buluşuyor. Değerli hemşehrim Prof. Dr. Seyfullah Kara’nın editörlüğünü yaptığı kitap, Prof. Dr. Recep Karacakaya, Prof. Dr. Barış Sarıköse, Dr. Öğretim Üyesi İsmail Yücedağ tarafından hazırlanarak kitaplaştırıldı.” dedi.

TANITIM TOPLANTISI 22 TEMMUZ CUMARTESİ GÜNÜ YAPILACAK
 
Yayımlanan kitabın bölge üzerine çalışa araştırmacılar için kaynak kitap özelliği taşıdığını da söyleyen Kantarcı, “Bölgemizin yakın tarihi konusunda maalesef yeterli çalışma yok. Bu nedenle rivayetler, hurafeler üzerinden yapılan tarih anlatımları içinde birçok yanlışı barındırıyor. Öyle ümit ediyorum ki, bu kitap, kimi doğru bilinen yanlışları da düzeltirken, kimi konularda ilk bilgileri verecek. Böyle bir referans kitabı bölgemizin kültür hazinesine kazandıran değerli hocalarıma tüm Çaycuma halkı adına şükranlarını sunuyorum. Kitabın 22 Temmuz Cumartesi yapılacak tanıtım toplantısına bu konulara ilgi duyan herkesi davet ediyorum.” dedi.

  ÇAYCUMA’NIN TARİHİ, KÜLTÜREL, DOĞAL DEĞERLERİ ARASINDA EĞLENCELİ BİR YOLCUĞA ÇIKARIYOR

17 Temmuz 2023

Çaycuma


Zonguldak



Kilimli, 2022 

Fotoğraf Sergisi: "Hayatımız Trafik"

Belgesel Fotoğrafçı İbrahim Akyürek'in "Hayatımız Trafik" başlıklı sergisi 15 Temmuz 2023'de Sergi Odası’nda (Zonguldak) başladı. 
Sergiye eklenen yeni fotoğraflarla her yıl yinelenen bu etkinlik günlük yaşamdaki araç, sürücü, yaya, yol, yöneten, ulaşım politikası ilişkisine değiniyor. Kamusal alanda giderek değerini yitiren insan-toplum-çevre ilişkisine dikkat çekmeyi amaçlıyor.

Bostancı, 2022

İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği (İFSAK) üyesi olan İbrahim Akyürek, 2000 yılında Zonguldak'ta "Trafik Canavarı" Neyi Gizler? isimli fotoğraf sergisi açtı. 2013 yılında "Trafik ve Ulaşım Konulu Kitap Kapakları Sergisi" ve "Trafik Üzerine Düşünenlerin Düşüncesi" isimli 28 yazarın satır arası görüşlerinin yer aldığı sergiyi hazırladı. 2014 yılında “Hayatımız Trafik” isimli kitabını çıkardı. Yazılarında; kaza olaylarında medya, sivil toplum örgütleri ve kamu yöneticileri tarafından sürücü ve yayanın baş suçlu (günah keçisi) olarak gösterilmesini sorguladı.
Maltepe, 2023
İbrahim Akyürek; trafik kazaları ve otoyolda can güvenliği üzerine uzun yıllar biriktirdiği kitap, dergi, gazete kesiği, film ve fotoğrafları 2012 yılında Zonguldak'ta Sergi Odası çatısı altında "Karayolu Trafiği Can Güvenliği Kitaplığı" adıyla dışa açtı.  Karayolu trafik cinayetlerine karşı sanatı yardıma çağırdı ve “Hayatımız Trafik” başlığı altında bir dizi kültür-sanat programı hazırladı.

 
Dolmabahçe, 1 Mayıs 1977

Kırk fotoğraftan oluşan sergi Ağustos 2023 sonuna kadar Çarşamba ve Cumartesi günleri saat 10.00-17.00 arası açık olacak. 

Sergi Odası, Terakki Mah. Mehmet Akif Sok. 12 (Yazıcılar Yurdu Karşısı) Soğuksu - Zonguldak 

 https://67kentimiz1.blogspot.com/          67sergi@gmail.com 

 


  
İKTİDAR MEDYASINDAKİ KAMPANYA

Faruk Bildirici   Birgün

 Karadeniz’de yine sel ve heyelan felaketi yaşandı. 10 Temmuz akşamı ATV başta olmak üzere iktidar yanlısı televizyon kanallarını taradım. Hepsinin ortak yanı bu felaketin sorumlularından hiç bahsetmemeleriydi.

Ertesi günkü basılı gazetelerde de doğal afet haberi birinci sayfaya çıkarılmıştı ama hiçbirinde yağışın sele dönüşmesinin altında yatan çarpık kentleşme, yanlış otoyol projeleri gibi nedenlere değinilmiyordu. Belediyeler ve iktidarın sorumluluğu görmezden geliniyordu.

Hatta Sabah gazetesi, “Selin yaralarını sarmak için büyük seferberlik” haberiyle felaketi de halkla ilişkiler faaliyetine dönüştürmüştü.



Çünkü sel felaketinin meydana geldiği Düzce, Giresun, Sakarya, Samsun, Ordu ve Zonguldak’ta AKP, Bartın, Karabük ve Kastamonu’da MHP’li belediye başkanları görevde. Sadece Bolu’da belediye başkanı CHP’li.

Oysa aynı iktidar medyası mayıs ve haziran aylarında Ankara’da yaşanan sellerde “CHP’li belediye Başkanı Yavaş yine sınıfta kaldı” haberleri yayımlıyordu. Daha önce İstanbul’daki selde de İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu sorumlu gösteren haberler kullanılıyordu.
                        

Fişek Enstitüsü / Çalışma Ortamı Dergisi

                         

Maden işçilerinin fotoğrafçısı: Alaaddin Kara   
Çalışma Ortamı Dergisi   2022

Alaaddin Kara Kimdir?

1958’de Zonguldak’ta doğdu. 1985 yılında Zonguldak’ta lağımcı yedeği olarak maden işçiliğine başladı. Lağım, taban tarama, nakliyat, emniyet, nezaretcilik gibi kömür madenciliğinin birçok kolunda çalıştı. Bir Mendil Kömür adlı öyküsü ile Ümit Kaftancıoğlu 2010 yılı öykü ödülünü, Büyük Madenci Grevi adlı incelemesi ile de 2011 TMMOB Maden Mühendisleri Odası madenci edebiyatı inceleme ödülünü kazandı. Bir Mendil Kömür adlı öykü kitabı 2011 yılında KKM Yayınları’ndan çıktı. Yaşadığı ve çalıştığı yerleri fotoğraflamayı seven Alaaddin Kara, birçok yerde maden işçilerini ve çalışma koşullarını yansıtan fotoğraf sergileri açtı.

***
Kendisini “geniş bir madenci ailesinin fotoğrafçısı” olarak tanımlayan Alaaddin Kara ile fotoğrafla tanışma süreci ve işçilerin çalışma ortamındaki gündelik yaşamlarını belgelediği fotoğrafları üzerine konuştuk.
Sizi çektiğiniz madenci fotoğraflarınızdan tanıyoruz. Bize kendisiniz tanıtır mısınız?

Mesudiye’den göç edip kömür işçisi olarak çalışan bir ailenin çocuğu olarak 1958 yılında Zonguldak’ta doğmuşum. Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin sanayi kalkınmasında önemli rolü olan ilk vilayetinde, cumhuriyetin çocuklarına tanıdığı tüm olanaklardan yararlanmış bir neslin son tanığı olarak kendimi görüyorum. Sosyal devlet olgusunun bizlere tanıdığı parasız ve kaliteli eğitim, spor, sinema ve tiyatro, barınma( işçi lojmanları), ücretsiz ulaşım, parasız sağlık ve iş olanaklarının olduğu bir dönemin içinden geçerek 1980 yılına değin geldik. Askeri cunta demokrasiyi ortadan kaldırıp Yeni Dünya Düzeni adı altında 24 Ocak ekonomik kararlarını dayatınca, yaşam kalitemiz düşmeye ve cumhuriyetin tüm kazanımları elimizden teker teker kaymaya başladı. Tüm aydın ve demokrat insanlarının aşından ve işinden olduğu cunta döneminde birçok insan gibi ben de sakıncalı kimliğimle kendime düşen payımı almıştım.


Maden işçiliğine ne zaman, nasıl başladınız? Nerelerde çalıştınız?

Sakıncalı olduğum gerekçesiyle 2 yıl uzayan güvenlik soruşturması sonucunda 1984 yılında maden işçisi olarak EKİ Dilaver Bölümü’ne işbaşı yapabildim. O dönemde toplu sözleşme maddesine eklenen bir kararla madene giren tüm işçiler asgari ücretle işbaşı yapıyordu. Maden ocağının her iş kademesinde çalıştım. İlkin lağımcı (taş içerisinde sürülen galeri) yedeği olarak işbaşı yaptım. Daha sonra tabancı (kömür içinde sürülen galeri) tamir- tarama, nakliyatçı, nezaretçi (maden çavuşu) olarak devam edip, maden teknikeri olarak 35 yıl çalıştıktan sonra emekli oldum. Maden ocaklarında sağlığımdan çok şey kaybettim ama oradan da çok şey öğrendim. Şimdi de öğrendiklerimi toplum ile paylaşma evresinde olduğumu sanıyorum.

Fotoğrafla nasıl tanıştınız? Ne zaman fotoğraf çekmeye başladınız?

1991 Büyük Madenci Yürüyüşü’nde işçi komitelerinde görev almış biri olarak fotoğrafçılara konu olan bir madenci konumundaydım. Grev sonrası işyerimizin hemen kapanmasına engel olmuştuk ama erken emeklilik ve liyakatsiz atamalar ve işyerlerimizin küçültülerek itibarsızlaştırılması gibi uygulamalara engel olamamıştık. Bunun sonucunda Çaydamar, Dilaver, Kilimli, Armutcuk gibi bazı kömür sahaları kapatıldı. İşçi sayısı 45 binden aşağıya hızlı bir şekilde geriledi. Çalıştığımız yerler birer birer kapanarak virane haline geldi. Sanayi mirası olarak kalması gereken yapılar yıkıldı. Yıkılan sadece yapılar değildi, onlarla birlikte bizim anılarımız da yok oluyordu. Her şey elimizden çok çabuk bir şekilde kayıp gitti. Bunun farkına varınca bu tür yerlerin yıkılmadan önce fotoğraflanıp arşivlenmesi gerektiğini düşündüm. O dönemde Zonguldak Kültür Eğitim Vakfı (ZOKEV) İFSAK kurucularından İbrahim Akyürek ve yakın zamanda kaybettiğimiz değerli hocamız Mustafa Eyriboyun’un öncülüğünde fotoğraf kursu açmıştı. Zenit marka bir fotoğraf makinası alarak kursa katılmıştım. Ondan sonra fotoğraf makinamı yanımdan hiç ayırmadım. Önce yaşadığım yer üstünü belgeledim. Sonra kendimi fotoğraf konusunda yetkin hissedince yer altını, yani birlikte çalıştığımız madencilerin fotoğraflarını çekmeye başladım. Yer altında karanlık yerde fotoğraf çekmek, yer üstünde aydınlık yerde fotoğraf çekmek kadar kolay değildi. Filmli makaralar pahalıydı ve tab edilirken özen gösterilmesi gerekiyordu. Fotoğraf çektiğimi sanıp makaraları banyo ettirdiğimde hiçbir görüntü alamadığım günler oldu. O zamanlar bu işin karanlık yerlerde, özellikle madenlerde yapılamayacağını düşünmüştüm. Bir evin beyaz eşyasının taksitini öder gibi fotoğrafçı dükkanına makara ve kart taksiti ödüyor, aldığım fotoğrafları ücretsiz sahiplerine veriyordum. Bu iş bana pahalıya mal oluyordu. Sonra banyo malzemelerini alıp çektiğim film rulolarının evimde tab etmeye başladım. Bir zaman sonra fotoğrafta dijital furyası başlamıştı. Fotoğrafta dijitale en son geçenlerden birisiyim. Şimdi geriye doğru dönüp bakınca, iyi bir madenci fotoğrafları arşivi biriktirdiğimi görüyorum. Fotoğraf tutkum hala devam ediyor. Özel maden ocaklarında ve kaçak ocaklarda fotoğraf çekmeye devam ediyorum. Fotoğraflarını çektiğim madencilerden bazıları babalarının da fotoğraflarını çekmiş olduğumu söylüyor. Madenci arkadaşlarımın benim çektiğim fotoğrafları evlerinin duvarına asmaları senelerdir verdiğim uğraşımın ödülü oluyor.

Fotoğraflarınız maden işçilerinin yer altındaki günlük yaşamlarını belgeliyor. Bu fotoğrafları çekmeye nasıl karar verdiniz? En çok hangi madenlerde çekim yaptınız?

16 Temmuz 2023

14 Temmuz 2023

2023


 

    


PEN Türkiye'den sergi saldırısına tepki: Yasaklamakla, saldırmakla sanatı ortadan kaldıramazsınız
 
Açıklamada “Sizden olmayan ya da düşüncelerini beğenmediğiniz şairlere ceza vermekle, müzisyenlerin konserlerini, İBB’nin Feshane’deki açılış sergisini yasaklamakla, saldırmakla özgür düşünceyi, sanatı ortadan kaldıramazsınız! Bu ülkenin insanlarının en az yarısının sizin gibi düşünmediğini unutmayın! İktidar sarhoşluğuna kapılmayın! Bugün sesinizi çıkarmadığınız canavar, yarın sizi de yeterince dindar bulmayacak, laik, muhafazakar demeden hepimizi bir Taliban rejimine mahkum edecektir” ifadelerine yer verildi.


 

13 Temmuz 2023


18-25 yaş arası gençlere ücretsiz müzekart
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen proje, "Genç Ne Sever" Platformu kapsamında geçen yıl hayata geçirildi. 1 Temmuz 2022- 1 Ekim 2022 tarihleri arasında uygulanan projeden 325 bin genç faydalandı. Bu yıl da 13 Temmuz 2023- 13 Ekim 2023 tarihleri arasında projeden faydalanmak isteyen 18-25 yaş arası gençler, "www.muzekartgns.com" adresi üzerinden başvuru yaparak kartlarını oluşturabilecek ve ülke genelindeki 300'den fazla müze ve ören yerini tekrar ücretsiz görme imkanı bulacaklar. (DHA)

11 Temmuz 2023

Sergi


 

İnternet / Fotoğraflar / Boray Uras Anısına!

Kızı için İstanbul'dan Ankara'ya yürümüştü: 
Boray Uras vefat etti Trafik kazasında ölen kızı Selin için 21 günde İstanbul'dan Ankara'ya yürüyen ve trafik kazalarına 'bilinçli taksir' düzenlemesini yaptırtarak cezaların ağırlaşmasını sağlayan Boray Uras vefat etti.  12 Temmuz 2022
      


09 Temmuz 2023

Savaş bizim şehre yakın. Çoluk çocuk sahibi anneler dikkat!

     

Savaşta 500 gün geride kaldı...
Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı savaşta 500 gün geride kaldı. Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR), son yayınladığı Ukrayna raporunda, Rusya’nın işgalinin başladığı 24 Şubat 2022 ile 30 Haziran 2023 arasında toplamda 9 bin 177 sivilin hayatını kaybettiğini, 15 bin 993 sivilin ise yaralandığını duyurdu. Ölüm ve yaralanma dahil sivil kayıplarla ilgili hazırlanan detaylı raporda, cinsiyeti tespit edilen sivil kayıpların yüzde 61’inin erkek, yüzde 39’unun ise kadın olduğu belirtildi. Raporda 535 tespit edilmiş çocuk ölümü olduğu ifade edilirken, gerçekte bu sayıların çok daha yüksek olduğu uyarısı da yapıldı.

                                

   

2012 / Belgesel / Fatih Akın

 Yaşamın Kıyısı'nda filmini çekmek için mekan bakıyordum. Dedem Trabzon'da babaannemi kaçırmış. Babam, Zonguldak'ta Doğmuş ama mekan bakarken belgeseli çektiğimiz Çamburun'a aşık oldum. Toprakla, oradaki insanlarla kendimi bir hissettim. Köyün fazla kalmayacağını, geleceğinin olmayacağını, çöp alanı olacağını söylediler. İçimde bir karşı çıkış oldu. Orada bir karşı çıkış vardı. Belki bir film yaparsak, agresif olursak bunu durdururuz diye düşündük. Bilmiyorduk bu kadar kısa sürede çöp alanı yapacaklarını bilmiyorduk." 



     
Kaza değil cinayet: ‘İş kazalarını’ konu alan filmler (3)

         Mesut Kara    Evrensel 

 MADEN 
Yavuz Özkan “Maden”de bir maden ocağında bir devrimciyi ve işçilerle olan hikayesini anlatır. İlyas (Cüneyt Arkın) maden ocağındaki kötü koşullarda daha fazla çalışmak istemediklerini bütün işçilere anlatmaya çalışan bir devrimcidir. Bu çabaları sonuç verir ve Nurettin (Tarık Akan) ve arkadaşlarını sarı sendikanın etkisinden kurtarır. O sıralarda göçük altında kalan işçilerin bunda etkisi büyüktür. İşçilerin huzursuzluğunu yatıştırmak için maden sahibi şehre lunapark getirir. Bu olumsuz durumu aşmak ve çalışma koşullarının düzeltilmesi için İlyas ve Nurettin bir imza kampanyası düzenlerler. Bu faaliyetleri yürütürken İlyas’a patronun adamları suikast düzenler. Bundan sonra işçilerin kendi aralarındaki dayanışması artar ve ilk önce iş yavaşlatma eylemi yaparlar. Daha sonra İlyas’ın göçük altında kalmasıyla greve giderler.

 

 
 BİR GÜNÜN HİKAYESİ
 
Sinan Çetin’in “başka bir Sinan Çetin’e dönüşmeden önce çektiği ilk filmi “Bir Günün Hikayesi”nin (1980), bir maden ocağı çevresinde geçen öyküsünde, acımasız töreler ön plana çıkar. Maden ocağındaki bir patlama sonucu ağabeyini yitiren Mustafa (Fikret Hakan), töre gereği dul kalan yengesiyle (Şerif Sezer) evlenmek zorunda kalır. Oysa genç adam, yengesinin kardeşi Zeynep’e (Nur Sürer) sevdalıdır. Zeynep’e, Mustafa’nın geçmişteki bir olay nedeniyle “can borcu” olduğu ve çok sevdiği arkadaşı Nizam da tutkundur. Mustafa törelere karşı çıkamaz. Ağabeyinin karısıyla evlenirken büyük bir acı içindedir ve bu zorunlu evliliğin getirdiği acıdan kurtulabilmek için Zeynep’i Nizam’la (Nizamettin Ariç) evlendirmeye karar verir.
                                     


 

07 Temmuz 2023

ZOKEV


 

  

Fatih Akın rap ile geri dönüyor

İşlenen bu konular ve tutum ‘Paramparça’ ile biraz değişmeye başladı: yönetmen tabii ki sosyal ve sınıfsal gözlemler sunmaya devam ediyordu ama sanki hikayeleri daha kişisel, daha insan psikolojisinin derinine inen hatta zaman zaman daha travmatik boyutlardaydı. ‘Paramparça’ ırkçılık konusuna parmak basan etkileyici bir dram sınıfına giriyordu. ‘Altın Eldiven’ ise Hollywood tarzı ‘serial killer’ filmlerinin klasik şablonlarının oldukça dışında gelişen, savaş sonrası, çok karamsar bir Almanya’da yaşanan bir gerilim filmiydi.

Bu hafta sinema salonlarımıza uğrayan ‘Rheingold’ ise Akın’ın sinemadaki farklı ‘klasik’ türlere yaklaştığını daha da kanıtlar nitelikte bir film. Gerçek bir karakterin hayat hikayesinden esinlenerek beyaz perdeye taşınan film, çok genel çizgileriyle bir ‘yükselme’ öyküsünü anlatıyor. Ancak ‘thriller’ grubuna yaklaşan hikayenin 30 sene içerisinde ve dört değişik ülkede yaşanması olay örgüsüne ciddi bir çeşitlilik katıyor.

Kerem Bumin   gazete duvar

Cafe Akademi


         

03 Temmuz 2023

2016 < 2022


 

İstiklal Yolu, Karadeniz’in en güzel ilçelerinden biri olan İnebolu’dan başlayıp, Kastamonu ve Çankırı illeri üzerinden Ankara’ya uzanan, Kurtuluş Savaşı boyunca İnebolu’ya deniz yoluyla gelen cephanenin cepheye taşındığı tarihsel bir rotadır. Türkiye’nin farklı bölgelerindeki yürüyüş yollarını doğaseverlerle buluşturan Kültür Rotaları Kitaplığı’nın altıncı kitabı olan İstiklal Yolu, Milli Mücadele’nin kilometre taşlarından biri olan bu tarihi güzergâhı yürüyerek, bisikletle veya araçla keşfetmek isteyenler için hazırlandı.  

Kdz. Ereğli


 

02 Temmuz 2023

2012

Gerçek Gerze Kalkınma ve Çevre Koruma Derneği Zonguldak Çatalağzı Termik Santral Bilgilendirme Gezisi 14-25 mart 2012 Yol Filmi & Fotoğraf Albümü DVD

     


  Bugün eline motorlu araç geçiren kişi, eline mavzer geçirmiş olan kişiden daha tehlikeli olmakta, ölüm saçmaktadır. 

 Bunun büyük ölçekteki nedeni, devlet organ ve görevlilerinin kendilerine düşen görevi yerine getirmemeleridir.  1976

Devlet Hukukla Yaşar, Muammer Aksoy2021 

2003


    
Sivas Madımak Oteli
Yaşayanlar Anlatıyor: