04 Aralık 2023


Emperyalizmin maskeleri

Kapitalizm, sermaye sınıfının, çalışan, üreten, hizmet veren emekçi sınıfı sömürdüğü düzendir. Sermaye sınıfı bu sömürü düzeni sayesinde zenginleşir.

“Oxfam” adlı araştırma kurumunun verilerine göre, dünyadaki refahın yüzde 82’si, nüfusun yüzde 1’inin elindedir.

Gelir dağılımındaki dengesizliğin kaynağı olan kapitalizm, sadece sermaye sınıfının çıkarlarını koruyan bir düzendir. Kapitalizmden, halkın ve toplumun yararına bir şey beklemek, boş bir umuttan ve zaman kaybından ibarettir.

 “Oxfam”   adlı araştırma kurumunun verilerine göre, dünyadaki refahın yüzde 82’si, nüfusun yüzde 1’inin elindedir.

Emperyalizm, kapitalizmin küreselleşmiş biçimidir. Kapitalizmden bağımsız olarak emperyalizmi anlamak olanaklı değildir. Yasal, idari, siyasi ve ekonomik nedenlerle ve sınırlamalarla, kendi ülkesindeki vatandaşları sömürme kontenjanını dolduran veya azami seviyeye çıkartan sermaye sınıfı, başka ülkelerdeki insanları sömürme yoluna başvurarak, emperyalist bir eyleme girişmiş olur.

Ancak kapitalizmle ve emperyalizmle ilgili bu gerçeği örtbas etmek için çeşitli yöntemler kullanılır. Kamuyu doğru bir biçimde olgularla bilgilendirmekle yükümlü olan medyayı kontrol altına almak, bu yöntemlerden birisidir. Medya bu şekilde, bozuk olan düzeni ayakta tutmak işlevini gören bir propaganda aygıtına dönüşür
 Laiklik karşıtı hareketler, dincilik, tarikatlar ve cemaatler nasıl ki kapitalizm ve emperyalizm gerçeğini örtbas etmek işlevini gören uyuşturucular ise, kurgusal komplo teorileri de aynı işlevi görürler.

        Örsan K. Öymen   Cumhuriyet 

                         

"Demir Biraderler Şebekesi"


ZTSO Başkanı Demir; “Serbest Bölge Zonguldak’ı Üst Lig’e Çıkaracaktır”
 Sosyal ve ekonomik gelişmişlik açısından 67 vilayet içerisinde Zonguldak 60-70’li yıllarda ilk 5’te olduğunu görüyoruz. 1980’li yıllara gelindiğinde rahmetli Turgut Özal yeni yapılanma planı açıkladığında bu planı doğru okuyan vilayetler bu süreci çok iyi değerlendirirken Zonguldak’ın artık gerilemeye başladığını görüyoruz. 1980’li yıllarda Turgut Özal ile birlikte Türkiye’nin liberalleştiği o süreci Zonguldak ıskalamıştır. 1991 yılında Bartın, 1995’te ise Karabük Zonguldak’tan ayrıldı. Bizden ayrılan Karabük’ün son 25 yılda yükselen bir trendi olduğunu açık bir şekilde görmekteyiz.  


02 Aralık 2023

Osmaniye - Çaycuma


 

Patlamanın görüntüleri yayılmıştı: Tosyalı Holding işçilere cep telefonu kullanımını yasakladı

Tosyalı Holding ile Japon Toyo Kohan şirketinin iştiraki olan Tosyalı Toyo Çelik, Osmaniye’deki çelik fabrikasında işçilerin cep telefonuyla fotoğraf ve video çekmelerini yasakladı.
 
'Fotoğraf veya video çekimi için kesinlikle kullanılmasın'

Tosyalı Toyo Çelik İnsan Kaynakları’nca şirket yönetim birimlerine gönderilen yazıda “Telefon kullanımlarının minimuma indirilmesi ve sadece konuşmak için kullanılması, mümkünse hiç kullanılmaması, fotoğraf veya video çekimi için ise kesinlikle kullanılmaması” istendi, aksi davranışta bulunan işçiler hakkında yaptırım uygulanacağı belirtildi.

İskenderun'daki patlamadan 9 gün sonra e-postayla gönderilen yazıda, cep telefonu kullanımının iş verimini düşürdüğü ve iş kazası risklerini getirdiği savunuldu. Oysa İskenderun’daki fabrikada cep telefonuyla çekilen görüntüler iş cinayeti ve sonrasında yaşananları gözler önüne sermişti.

                               

 10’UNCU YIL 
1 Aralık 2013… “Zonguldak Nostalji” sosyal medya sayfası yayın hayatına başladı…
10’uncu yayın yıldönümünde plakamızdayız.
67 Bin Sıkı Hayran…
Hepsi organik ve katılımcı…
10 yıldır soluksuz, kesintisiz ve karşılıksız paylaşım.
Sınırlarımızı aştık. Dünyanın her yerindeyiz…
67 Bin takipçiye karşı, haftalık 2 Milyon tıklama ile takipteyiz…
Tarih, kültür, sanat, antika, koleksiyon, yaşama dair her şey ve kronolojik tarihimiz ile yayındayız.
Geçmişi özlüyoruz ve yaşatıyoruz.

01 Aralık 2023


 


Balkayası Fotoğraflarda Yaşıyor!

Belgesel fotoğrafçı İbrahim Akyürek "Balkayası" başlığı altında topladığı fotoğrafları 31 yıl sonra yeniden Zonguldak'ta sergiliyor.

Eklenen yeni fotoğraflarla 2 Aralık 2023'de Soğuksu'da Sergi Odası Atölye'de açılan sergide 42 görsel yer alıyor. Sergiye eşlik eden metinde 31 yıl önceki Balkayası şöyle anlatılıyor:

"Zonguldağa Kozlu sahil yolu üzerinden gelirseniz, kente 3-4 kilometre kala yolun sol alt tarafında kömür atıklarından oluşan bir tepe dikkatinizi çeker. Tepenin denize bakan yanında karınca gibi çalışan insanlar vardır. Yaptıkları iş, lavuar denilen tesiste yıkanıp eleklerden geçen kömür yığınını ayıklamaktır. Çünkü, içlerinde verimli kömür parçaları vardır.
Memuru, emeklisi, öğretmeni, öğrencisi, çocuğu, kadını, yaşlısı ile yüzlerce insan ellerinde elekleri, sırtlarında çuvalları bir karınca düzenliliği içinde koşturur. Kimi topladıkları kömürü evinde kullanır, kimi aracılara satar. Yakın zamana kadar, eskimiş elekler bahane edilerek tonlarca kömür Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) zararına buralara gelmiş, Balkayası insanları tarafından geriye kazanılmıştır. 1991 yılında yapılan yeni lavuar ve Kozlu ocaklarında 1992'de yaşanan grizu patlaması sonrası üretimin durması yüzünden Balkayası geçim kaynağı olma özelliğini yitirmiştir."

5 Ocak 2024 tarihine kadar açık kalacak olan sergi Pazartesi, Çarşamba ve Cumartesi günleri saat 10.00-17.00 arası gezilebiliyor. Adres: Yazıcılar Yurdu karşısı, Sergi Odası, Soğuksu, Zonguldak Merkez. 

 İbrahim Akyürek Kimdir?
1950 Zonguldak doğumlu. 1968’de Zonguldak Çelikel, 1974’te İstanbul Orman Fakültesi’ni bitirdi. Aynı yıl fotoğrafa başladı ve İFSAK’a (İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği) üye oldu. "70'li Yıllar-Bir Kesit", “Bir İnsan Nasıl Kaybolur?”, “Trafik Canavarı” Neyi Gizler?, “Gazhaneler’de Şenlik Var!” , “Artistik Hareketler”, "Zonguldak Grevi", "Maga'da 24 Saat" gerçekleştirdiği sergilerden bazıları.

1985-1990 yılları arasında İFSAK yönetim kurulu başkanlığı yaptı.  İFSAK onur üyesi olan Akyürek, ülkesinde fotoğrafçılığın yaygınlaşmasına emeği geçenlere verilen Uluslararası Fotoğraf Sanatı Federasyonu'nun ESFIAP unvanını, ayrıca Zonguldak Kültür ve Eğitim Vakfı ZOKEV'in 2019 kent ödüllerinden birini aldı. Fotoğrafçının "Hayatımız Fotoğraf" ve "Zonguldak Yazıları" isimli gazete ve dergilerdeki yazılarından oluşan kitabı da var.


 


Her Akşama Bir Film: 
Aralık Ayı Boyunca TRT 2 Ekranlarında

30 Kasım 2023

Kasım 2023


 İnsanlık emperyalizmin en önemli isimlerinden Kissinger’dan kurtuldu  Kissinger’ın dünyaya bakışını özetleyen sözlerinden biri şöyle:  “Kendi halkının sorumsuzluğu yüzünden bir ülkenin komünistleşmesini neden öylece durup izlememiz gerektiğini anlamıyorum.”
      

2022


 

Devrek

 


 Nedir bu ‘Hamas gibi yapmak’ arzusu

Siyasal İslamın “süreç olarak faşizm” rejimi içinde, etkili tarikatlardan birinin üst düzey üyesi diyor ki “Hamas’ın Filistin’de yaptığını biz Türkiye’de yapmak zorundayız. Biz şu an itibarıyla eğer vakti zamanı iyi değerlendirebilirsek Türkiye’de bir devrimin olmaması için hiçbir sebep yok”. Korkutucu olan şu ki bu arzu tamamen mantıksız bir hezeyan değil.

HAMAS NE YAPTI?

Hamas, İsrail devletinin katkılarıyla kurulurken, ulusalcı, seküler, sol eğilimli Filistin Kurtuluş Hareketi’ni ideolojik, Gazze’de yönetimi silah zoruyla ele geçirerek de idari olarak böldü; İsrail’i tanımadığını, tamamen yok etmeyi amaçladığını açıklayarak bir uzlaşma, çözüm arama çabalarını sabote etti. İsrail devleti de “Karşımızda pazarlık yapacak bir merkez yok”, “Filistin halkını kim temsil ediyor belli değil”, “Bizi yok etmek isteyenlerle nasıl görüşelim” diyerek Oslo Barış Süreci’ni söndürdü. İsrail devleti, “Çimleri biçmek” dediği bir taktikle, belli aralıklarla yaptığı kanlı ve yıkıcı operasyonlarla Gazze halkının öfkesini canlı tuttu. Hamas da Gazze’de gittikçe bozulan ekonomik, toplumsal koşullar altında, toplumsal desteği zayıfladıkça yönetimini bu öfkeyi devşirerek ayakta tutmaya devam etti.

 Hamas 2006’da kazandığı genel seçimlerden sonra Gazze halkının iradesine bir daha başvurmadı; Hamas cihatçı terörist grupların Gazze’de yaşamasına, gelişmesine izin verdi. Gazze halkının öfkesi, zamanla yalnızca İsrail’i değil Hamas’ı da hedef almaya başladı. Bu öfke 2019 yılında, protesto gösterileri Gazze’yi sardı, Hamas bu eylemleri ancak çok yaygın şiddet kullanarak bastırabildi. Bugün artık “Seçimle geldi, öyleyse meşru bir yönetimdir” iddiası da anlamsızdır.

Şimdi, Hamas yanlısı akıllar, “Ama İsrail dünyada hiç bu kadar teşhir olmamıştı, yalnız kalmamıştı. İsrail, mecburen iki devletli çözüm sürecine geri dönecek. Hamas büyük bir zafer kazandı” diyorlar. Gerçek oldukça farklı. Birincisi, Hamas’ın yanında cihatçı terörist grupların da katıldığı, Aksa Tufanı Operasyonu, Hamas’ı yalnızlaştırdı, İsrail’e Gazze’yi yıkma ve boşaltma fırsatı tanıdı. İkincisi, Hamas İsrail’i tanımıyordu, iki devletli çözüme karşı değil miydi? Nihayet, en önemlisi, büyük bir kısmı çocuk, 15 binden fazla kişi öldü, on binlercesi yaralandı, travma yaşadı, Gazze’de yaşam alanları yok oldu, insanlar kuzeyden güneye göçe zorlandılar. İsrail Gazze’yi “boşaltmaya”, işgale etmeye başladı.
 
PEKİ NEDEN ‘HAMAS GİBİ YAPMAK ZORUNDALAR’?

 Ergin Yıldızoğlu   Cumhuriyet 

 

29 Kasım 2023

 

 Sponsor işçiye değil topçuya bakar: İşte tuhaf şirketler liginin sırrı

Sponsor kendini tanıtmak ya da yalnızca desteklemek amacıyla, bir sanat, kültür, spor vb. etkinliğinin giderlerinin tümünü ya da bir bölümünü bir tür bağış olarak karşılayan kimse ya da kuruluş anlamına geliyor. Özellikle kitleler önünde daha görünür hale gelmek isteyen yüzlerce marka, spora ve sporculara “sponsor” olarak destek veriyorlar. Bir spor etkinliğine destek veren kurum ve markalar kendini tanıtmakla kalmıyor; hedefledikleri kitlenin bilinçaltında marka imajını oluşturuyor ve güçlendiriyorlar. Nihai olaraksa sponsorluklar, hedef kitlenin satın alma tercihlerini etkiliyor. Tabii, futbol üzerinden işlerine meşruiyet sağlamak isteyenler de var. 

 En hevesli sponsorlar bahisçiler ve kriptocular

İngiltere Premier Lig'deki 20 takımdan yarısının sponsoru kripto paracılar. Türkiye Süper Lig'inde de kripto paracılar sponsor olarak varlığını hissettiriyor. 2022 sezonunda, 22 bahis, 15 kripto para şirketi Süper Lig takımlarına sponsor oldu. Yani sponsorluğun arkasında kolay ve spekülatif kazançlar var.

 Futbola var emekçiye yok

Bütün bunlar olurken Trendyol işçileri sendikalaştıkları için işten atıldı. Direnişe geçen işçiler direnişlerinin 15. gününde Maslak'taki Trendyol Genel Merkezi önünde bir araya geldi. Trendyol işaret etti, işçiler yaka paça gözaltına alındı. Ayaktopuna, satılık gazeteciye, asalak milletvekillerine para yağdıran şirket işçilere üç kuruş fazla vermeye yanaşmıyordu.  
Orhan Gökdemir   Sol

28 Kasım 2023



 Sergi Odasında Bu Hafta 

Zonguldak’ta bir ay sonra 25 yaşına basacak olan Sergi Odası hafta sonuna sergi ve gösterilerle giriyor. 
Belgesel fotoğrafçı İbrahim Akyürek'in "Zonguldak Grevi" başlıklı gösterisi 30 Kasım 2023'de internet ortamında (komurfoto.blogspot.com) ilk kez gösterime girecek. Yine İbrahim Akyürek'in "Balkayası" başlıklı fotoğraf sergisi Soğuksu Sergi Odası Atölye'de 2-31 Aralık 2023 tarihlerinde açık kalacak. Sergi, eklenen yeni fotoğraflarla 32 yıl sonra konuklarıyla yeniden buluşacak. 5 Aralık Salı günü ise saat 17.30'da Şili'li şair Pablo Neruda'yı konu alan "Neruda" filmi Sergi Odası'nın büyük perdesinde gösterimde olacak. 25 Ekim’de Soğuksu’da Zafer Güneş'e ait çay ocağında başlayan “Hayatımız Zonguldak” sergisi ise Aralık sonuna kadar açık kalacak.
Bu arada Mete Arif Tokmak eğitmenliğinde buluşan Karaelmas Ressamlar Topluluğu, Sergi Odası ortamında başlattıkları yeni çalışmanın konusunu ""Zonguldak'ın Değerleri" olarak açıkladı.




 

Sergi Odası




24 Kasım 2023


Metropolis’ten Zonguldak’a

2014-2019 yılları arasında yalnızca Zonguldak’ta kayıt dışı faaliyet gösteren ocaklarda hayatını kaybeden işçilerin sayısı 23

 Maden Mühendisleri Odası Başkanı Ayhan Yüksel’e göre, kaçak maden ocaklarının artmasının sebeplerinden biri kentin kömür havzalarının üzerine kurulması: “2000’li yılların başlarında bir çalışma yapıldı. Bu çalışmaya göre, Zonguldak havzasında 170 tane kaçak ocak vardı. Bu da bu ocaklarda o dönem yaklaşık 1000 kişinin çalıştığını gösterir. Buradaki kömür üretimi de çok yüksek. Kaçak ocakçılık, rödovansçılarla beraber artış gösterdi. Çünkü sevk irsaliyesi sattılar. Bu sevk irsaliyesiyle pek çok özel ocak sahibi zenginleşti.

 Metropolis, ütopik unsurları içerse de daha çok modern kent üzerinden bir distopik durumu aktarma eğiliminde. Bakıldığında sınıfsal ayrım beraberinde mekansal ayrımı da getirmiştir; bir tarafta karanlığa mahkum olmuş, monoton ve bununla birlikte estetik bir görüntüye sahip olmayan işçi sınıfının kenti, diğer tarafta tam da bu kentin üzerinde yükselen, modern bir kimliğe sahip, oldukça gösterişli ve düzenli burjuva sınıfının kenti.
 Deniz İpek    Evrensel

 

Cengiz’in madeni 3 işçiye mezar oldu
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ise yaptığı açıklamada şunları söyledi: “1940'lı yıllardan günümüze 3 binden fazla madenci cinayete maruz kalırken, 100 binden fazla madenci yaralanmış durumdadır. AKP'li yıllarda ölen madenci sayısı ise İSİG Meclisi verilerine göre en az 1989 olmuştur. 1940'lardan bugüne çalışırken ölen madencilerin 3'te 2'si son 21 yıllık dönemde hayatını kaybetmiştir.

Daha fazla üretimin getirdiği üretim zorlaması ve verimlilik politikası sonucunda İSİG önlemlerinin gözardı edilmesi madencilik sektörünün temel düsturu olmuş haldedir. Kamu madenciliğinde dahi bu güvenliksiz ve güvencesiz çalışma biçimleri yaygınlaşmış durumdayken, özel sektör madenciliğinde koşullar daha vahim ve ölümcüldür.

                      

23 Kasım 2023



"ŞİMDİ BİZE NE OLACAK?"

Zaman zaman kaçak ocaklar kapatılsa, imha edilse de bu kalıcı bir çözüm olmuyor. Kapanan ocaklar yeniden açılıyor. Diğer yandan burada bazı rödovansçıların kendi sahalarında kaçak madene izin verdiği, özel şirketlerin kaçak ocaklarda üretilen kömürü satın aldığı bölge halkı tarafından bilinen bir gerçek. 

Hilal Tok   Evrensel



21 Kasım 2023

Londra

Ken Loach: Mülteciler gittikleri ülkelerin işçi sınıfının bir parçasıdır 

Ken Loach, son filmi The Old Oak üzerine Arif Bektaş’ın sorularını yanıtladı: Mülteciler de işçi sınıfının bir parçasıdır. Sorunlarımız ortak, bir gün hepimiz mülteci olabiliriz.

The Old Oak (Yaşlı Meşe) filminin çekimleri başlamıştı. Kuzey İngiltere’de eski bir maden kasabasında... Aylar sürecekti ve filmin sonlarına doğru son sahnelerde Ken Loach ile oturup filmi konuşacaktık. Daha önceki filmlerinde olduğu gibi... Hem artık yaşlanmış olmasının da verdiği aşırı yorgunluk hem de savaşların baş mimarı olan sermayenin bombaladığı bölgelerden göç eden emekçileri ucuza çalıştırıp, yeri geldiğinde “Sosyal yardımlarımızı ve işimizi alarak yaşıyorlar” deyip iç politika malzemesi yapanları teşhir etme çabası, onun bize zaman ayırmasını mümkün kılmadı.

Her seferinde bir engel çıktı. Tam görüşecekken İşçi Partisinden atıldı. Umurunda değildi ama atılma sebebinin doğruları söylüyor olması onun çok zoruna gitmişti. Ondan sonra film ortaya çıktı. Derken filmin galası ve çeşitli gösterimler…
Arif Bektaş    Evrensel
                           

20 Kasım 2023

  

 

Kalkandelen:
 Sermaye sınıfı laikliği satmıştır
Kalkandelen ”Laiklik, bilime dayanır ve dogmaları reddeder. Benim laiklikten anladığım, inanmama özgürlüğünün de garanti altına alınması ve bu sayede egemenlerin baskısının kırılması... Bunlar söylenmeyince birileri çıkıp ekonomide nas diyor. Her yere dini referanslar sıkıştırılıyor. Son 20 yılda yapılan şey bu" dedi.
   
Sermayenin laikliğe yaklaşımına dair ise Kalkandelen şunları söyledi: "Şirketler görkemli reklamlar yayımladı, alkışlandılar, şimdi o da bitti. Laikliğe en büyük ihaneti sermaye sınıfı yapmıştır. Yuvarlamadan bunu söylemek zorundayız. Sermaye sınıfı laikliği satmıştır. Neden siyasal islama destek verdi sermayedarlar? İşçi sınıfının önünde barikat kurmak için laikliğe karşılar.”  

 

 

17 Kasım 2023

İnternet Ortamı Sunumu


 Şehrimizde liman yolunda bulunan Zonguldak Havzası Maden Şehitleri Anıtı’nın, yapımı biten Maden Müzesi’ne taşınmak istendiğini yerel basından öğrendik.

 Anıtın bakımsız ve terk edilmiş, tepkilere neden olan hali taşınma isteklerine gerekçe olmamalı.

 Tam tersine üç kurumun sorumluluğu altında, kentimizin ulaşımı en kolay gezi alanında bulunan bu Anıt, açık hava koşullarından etkilenmeyecek en sağlam malzeme ile baştan sonra düzenlenip, koruma altında ziyarete açık olmalı. 
 
İlgili altı kuruma gönderilen İmza Kampanyası Metni, Temmuz 2016, Sergi Odası

 


 
Yakılan Afgan işçi ve ‘vahşet’ perdesi

Arif Koşar    Evrensel

Zonguldak’ta kaçak bir maden ocağında yaşamını yitiren Afgan İşçi Vezir Mohammad Nourtani’nin bedeni ocak sahipleri tarafından bir orman kenarında yakıldı. Olay iktidar yanlısı, karşıtı, “anaakım”, neredeyse tüm medyanın ilgisini çekti. Dikkat çeken kısım işçinin maden ocağında ölmesi değildi. Hatta göçmen olması da değildi. Cenaze gizlice ormana götürülmüş, yakılmış ve cinayet süsü verilmişti. İlgi çeken şey “vahşet”ti. Olayın “tüyler ürpertici” nitelikte oluşuydu. Böylece kaçak ocaktan mülteciliğe kadar çok sayıda ekonomik ve siyasal mekanizmanın işlediği bu kolektif cinayet, bir anda üçüncü sayfa haberine dönüştü. Mahkemeye sevk edildi. Siyaset dışı kılındı, adli bir vaka olarak kodlandı. 
 KAÇAK MADEN STRATEJİSİ

                                           

15 Kasım 2023

2019

Shapiro’nun karşılaştırmalı okumaları devletlerin, devlet-olmayan güç odaklarının, silah ticareti, seks işçisi kaçakçılığı, kanun uygulama ve hüküm verme işleriyle uğraşan bireylerin eylemlerinden doğdukları haliyle savaş suçlarının olasılık koşullarına mercek tutuyor. Shapiro, politika ve adalet sorunsalının incelikli bir tablosunu çizmek amacıyla hukuki söylem, edebiyat, medya, sinema ve televizyondan örnekleri irdeliyor, böylece teori de canlı bir bedene bürünüyor. 

 

Salı Sineması: 
Goya'nın Hayaletleri
21 Kasım, Salı, Saat 17.30
Türkçe, 110 dk., 
Büyük Perdede 
Sergi Odası Çarşı Merkez, Nisa (Zafer)
Eczanesi Üstü - Zonguldak


















Kanlı maden pazarlığı: Afgan işçinin ölümüyle kaçak işletmeler Türkiye’nin gündemine oturdu

Kaçak maden ocağında Afganistan uyruklu Vezir Mohammad Nourtani’nin hayatını kaybetmesiyle gözler bir kez daha “kaçak ocak” gerçeğine çevrildi. Eski Maden Mühendisleri Odası (MMO) Başkanı Mehmet Torun, “kirli pazarı” detaylarıyla anlattı. Kaçak ocakların yıllardır herkes tarafından bilinen, Zonguldak’ın “kanayan yarası” olduğunu vurgulayan Torun, bu ocakların ücra köşelerde değil şehrin merkezine çok yakın noktalarda bulunduklarına dikkat çekti. Torun, “Özelleştirmelerden sonra Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun (TTK) sahaları rödovansla verildi, kiralandı. Sahaları rödovansla alanlar daha ucuza kömür üretmek için sigortasız, sendikasız, düşük ücretli işçilerin çalıştırıldığı kaçak işyerlerine buraları ‘kiraya’ veriyorlar. Böylece vergiden, maliyetten kaçıyorlar. Resmiyete döküldüğü zaman hepsinin belgesi olması lazım. Böyle kirli bir pazar. Bunu kurum da biliyor devlet de. Ne zamana kadar, orada bir kaza yaşanana kadar” dedi.
 
‘ELEKTRİK VAR, VİNÇ VAR!’

Torun, herkesin gözü önünde bu kaçak ocaklara elektrik hattı çekildiğini, dev vinçler getirildiğini, kömür üretildiğini söyledi. Torun, “Raylar döşeniyor, vagonlar çekiliyor. Maden direkleri alınıyor. Daha sonra da bu kaçak ocaklardan çıkarılan kömür rödovansla sahayı alan resmi kişilere verilerek, onlar üzerinden pazarlanıyor. Kaçak ocak pazarlama aşamasında devreden çıkıyor. Böylece kaçak ocaklardan çıkarılan kömür resmi yollardan pazarlanmış oluyor” ifadelerini kullandı. Bu rödovanstan TTK’nin de sahayı kiraya verdiği için kömür başına para aldığını kaydeden Mehmet Torun, “Çünkü kömürü pazarlayan resmi olarak rödovansla sahayı alan kişi. Kaçak ocak görünmüyor” dedi.

‘İKİYÜZLÜLÜK’

Kaza yaşanınca herkesin “Vay efendim kaçak ocaktan oldu” diyerek sanki hiç duymamış gibi davrandığına işaret eden Torun, geçmiş yıllarda valinin kaçak ocaklarla ilgili toplantılar yaptığını belirterek “Bu aslında ikiyüzlülük” diye konuştu. Yaşananların “özelleştirmelerin, kamu elinden alınan ocakların bir sonucu” olduğunu vurgulayan Torun, “Geçmiş yıllarda da benzer olaylar yaşandı. Bu ocaklarda iş kazası adı altındaki cinayetlerde ölen insanları yol kenarlarına attılar. Trafik kazası süsü vermek için de üzerlerinden araba geçirdiler. Bunlar yaşandı. Sistem değişmediği sürece de yaşanmaya devam edecek” uyarısında bulundu.

                          

14 Kasım 2023

Her yıl Kasım ayının üçüncü Pazar günü Karayolu Trafiği Mağdurlarını Anma Günü olarak kutlanıyor

 

13 Kasım 2023

 

 

İHD’den mülteci işçi Nourtani için adalet çağrısı
İHD konuyla ilgili yaptığı “Mülteci Hakları İnsan Haklarıdır” başlıklı açıklamasında, olayın, Türkiye’de mültecilerin yaşadığı çıplak gerçeği göz önüne serdiğini belirtti:
 
“Yetkililere soruyoruz…
 
Vezir Mohammad Nourtani hangi statüde Türkiye’de kalıyor?
 
Türkiye’ye ne zaman girdi? Göç idaresi aile ile ilgili hangi işlemleri yaptı ve ne tür sosyal destek programına alındı?
 
Türkiye de defalarca sığınmacı ve göçmenlerin insani olmayan koşullarda kayıtsız olarak çalıştırıldığı bilgileri kamuoyuna yansımışken bu konuda neden hiçbir önlem alınmadı?
 
Vezir Mohammad Nourtani’nin hayatını kaybetmesine neden olan ve kaçak işletildiği iddia edilen maden ocağı ile ilgili geçmişte iş sağlığı ve güvenliği konusunda ne tür eksiklikler görüldü?”

 

 

BM, bayrakları yarıya indirdi: Gazze'de öldürülen çalışanlar için saygı duruşu

Birleşmiş Milletler (BM) Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada İsrail'in yoğun saldırı altında tuttuğu Gazze Şeridi'nde bir ayda 100'den fazla BM çalışanının öldürüldüğünü duyurdu. UNRWA Genel Komiseri Philippe Lazzarini, X sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, UNRWA çalışanlarının öldürülmesinden duyduğu üzüntüyü ifade etti.






 



Çalıştığı kaçak ocakta Nourtani'nin fenalaştığı, daha önce başka bir suçtan ceza alan kaçak ocak sahiplerinin ise ‘Ortaya çıkarsa infazımız yanar’ düşüncesiyle Nourtani'yi yaktıkları tespit edildi.

Patron vahşeti: "İnfazımız yanar" dediler maden işçisini yaktılar!
Katil zanlılarının ifadelerinden, daha önce başka bir suçtan ceza aldıkları ve hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı öğrenilen Hakan K. ve Enver G. isimli maden ocağı sahiplerinin, ‘Ortaya çıkarsa infazımız yanar’ düşüncesiyle Nourtani’nin bedenini yok etmeye karar verdikleri ortaya çıktı. İfadelere göre zanlılar, Vezir Mohammad Nourtani’yi yakmaya karar verdi. Bu sırada içlerinden biri “Yapmayın, etmeyin. Öyle şey olur mu?” diyerek yanlarından ayrıldı. Zanlıların Gelik beldesinde bir akaryakıt istasyonundan bidonla 5 litre benzin aldıkları kamera kayıtlarından tespit edildi. Nourtani, daha sonra bir araçla Kırat Mahallesi’ndeki ormana götürülüp burada benzin dökülerek yakıldı. 
DARP EDEREK ÖLDÜRMÜŞLER
 
Gazete Duvar’dan Mustafa Özdemir'in haberine göre jandarma kaynaklarından edindiği bilgiye göre, yapılan tespitte, Nortan'ın beline kadar yanık olduğu, yüzünde darp izi bulunduğu, ağzından kan geldiği, vücudunun çeşitli yerlerinde kırıklar olduğu tespit edildi. Jandarma kaynaklarından edinilen bilgiye göre cinayet zanlıları ifadelerinde baygın haldeki Afgan madenciyi darp ederek öldürdüklerini ve sonra da yaktıklarını söyledi. 
HAKAN KORNOŞ'UN MHP BELDE BAŞKANI OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI
 
Öte yandan ocak sahibi Hakan Kornoş’un MHP Gelik Belde Başkanı olduğu bilgisine de ulaşıldı. Gazete Duvar’ın ulaştığı diğer bilgiye göre, Kornoş’un babası da yaklaşık 30 yıl önce, kaçak ocak çalıştırdığı sırada jandarmadan kaçarken 'dur' ihtarına uymayarak açılan ateş sonucunda yaşamını yitirdi.

12 Kasım 2023

Sinema

 Salı Sineması: Sefiller Konseri

14 Kasım, Salı, Saat 17.30
Müzikal Konser, Türkçe Altyazı,
178 dk. 2010, 
Büyük Perdede 
Sergi Odası Çarşı Merkez, Nisa (Zafer)
Eczanesi Üstü - Zonguldak

10 Kasım 2023

Her Akşama Bir Film: Kasım Ayı Boyunca TRT 2 Ekranlarından İzleyebileceğiniz Birbirinden Güzel Filmler