07 Mart 2024




 

                                            

ÇARESİZLİĞİN RUHU 

İbrahim Akyürek 

İlk defa seçim afişlerinden bu kadar huylandım, komik bulmaya başladım. 
Afişlerin nereye asılacağını denetleyemeyen aday adamların kendilerini bile yönetmekten aciz olacağını, daha yeni bakımı yapılmış tarihi eserleri gözü kara afişletmekten çekinmediklerini gözleyince anladım. 
Bu adamların ve bu adamlara oy verenlerin çıkar ilişkileri içinde olduklarını, bu danışıklı birbirini kullanma zincirinin ortak bir anlamı olduğunu sezdim: “Çaresizliğin ruhu” 
Çaresizlerin ruhu; tarihi çeşmelerin, surların, evlerin değerini; bunların hepsini barındıran memleketi, yeryüzünü hesaba katmaz. Çaresiz kendine düşkündür, dıştan sağlam görünen ancak iç duvarları yıkık dökük terkedilmiş binalar gibidir.

Partili çaresiz nefer, Aziz Nesin’in bir taşlamasındaki  “Bir üsttekine kuzu, bir alttakine canavar kesilen yurttaştır. İl ve ilçedeki çaresizin izini sürerseniz çeketini iliklediği, saygılarını sunduğu Ankara’daki bir partili efendisine kolaylıkla ulaşabilirsiniz. 
Ankara’daki büyük çaresizi izlersiniz uluslararası saldırganlığın merkezlerinde; TÜSİAD, IMF, Dünya Bankası ve silahlı örgütleri NATO’da, Beyaz Saray’ın açık-gizli bölmelerinde ezilip büzülerek memleketi  pazarlarken bulabilirsiniz. 
Sokağını asfaltlatmak, içerden adam çıkarmak, çocuğunu işe koymak, üniversite yurdunda ya da hastanede bir yatak kapmak gibi karşılık bekleyen, üretilmiş düzen sorunlarıyla cebelleşen çaresiz seçmen, kendisi gibilerle dayanışmak yerine merkezdeki adamların oy deposunun malzemesidir. 
Örneğin; seçmenin birim değeri on olan çıkar oyu, ilişkiler sonucu katlanarak bürokrasinin ve piyasanın zirvelerinde  yüzbinler değerine tırmanır. 
Kaygılı seçmen; oyunun değerinin ulusal ve uluslararası politikalarda nelere yol açtığını, hangi petrol-çıkar hattı uğruna çocuğunun piyasaya, savaşa sürüleceğini hesaplamaz. 
Çaresiz; çaresizliğinin nedenleriyle yüzleşmemek için bayrak-millet-din ezberinin sakinleştirici gücüne sığınır. Aslında memleket sevgisi “artistiktir”, üstelik kullanılmaya da açıktır. 
Şaşkınlıkla gözlediklerimiz, Ezilenlerin Pedagojisi (Paulo Freire) kitabındaki “Egemenlik altındaki bilinç, bölünmüştür, kaypaktır, korku ve güvensizlik doludur cümlesine tam uyar.


Afişlerdeki adamların el-kol-yüz ifadeleri, kaygılı durumlara karşı bir savunma yöntemini yansıtan büyüklenmeci- şişinmeci ifadelerle çarpılmıştır. Sakin bakılmadıkça normalmiş gibi gelen bu ifadelerin oy toplamada (alıcılarda) etkisi var mıdır? Bu ikircikli kişilik işaretleri (yalama musluk örneği) dokunanı tedirgin eden davranış ve düşünce yarılmalarının ipuçlarıdır. Bu durumları ile bir otobüsü bile yolcularını azarlamadan sürmeleri kuşkulu adamların memleket işlerini üstlenmeleri nasıl engellenebilir? 
Parti binalarının düşünce-dayanışma üretilen yerler olması yerine -çoğu erkek- kaygılı çaresizlerin sosyal ilişkiler bürolarına dönüşmesi, saldırganlıklarına hazır cemaat bulma, güvenlik ihtiyacını giderme mekanları olması; partilerde idealist, özgüvenli, kişisel-toplumsal yarar ve kaygılarını ortak paydada imeceyle çözmek isteyen kadın-erkek ve gençlerin nefes almasına izin vermez.

 Bu yazı 28 Mart 2004 Yerel Seçimleri sonrasında yazılmıştır. 
"Artistik Hareketler" Başlıklı Fotoğraf Sergisi'nin Sunum Metnidir. 

                 

26 Şubat 2024




 Sergi Odası'nda Yeni Etkinlikler 

Zonguldak’ta Ocak 2024'de 25 yaşına basan Sergi Odası Mart ayına  gösteri ve sergilerle giriyor. 
5 Mart Salı günü saat 17.30'da, ülkesine kaçak soktuğu göçmenleri karın tokluğuna inşaatta çalıştıran Roger ve oğlunu konu alan "Söz" filmi Sergi Odası'nda gösterimde olacak. Aynı gün Soğuksu’da Zafer Güneş'e ait çay ocağına Ahmet Güven'in resim sergisi konuk olacak. Sergi Odası'nın Sahaf Bölümü içinde ise kitaplara İbrahim Akyürek'in 2004 yerel seçimlerini konu alan "Artistik Hareketler" başlığı altındaki fotoğrafları eşlik edecek.
Ayrıca, "Zonguldak'lı Yazarlar, Zonguldak'ı Yazanlar" yayın masası da Sergi Odası Atölye'de "Balkayası" fotoğraflarıyla birlikte gezilebilecek. Yayın masası, 2002 öncesi Zonguldak ve maden konulu kitap ve dergileri de kapsıyor. Bu arada, Şubat ayının son filmi 1970 yapımı "The Molly Maguires" 27 Şubat Salı günü 17.30'da Sergi Odası'nda izleyicilerle buluşacak.

 

Beşinci Baskı < Şubat 2024

 

Kitap, 
Hitler’in hayat hikâyesinin ve icraatlarının, gayet veciz bir özetini sunuyor. Sadece özünü süzüp çıkarma anlamında değil, edebi anlatımıyla da veciz bir özet… Sonrasında, nasyonal sosyalizmin liderinin “başarılarını” ele alıyor Haffner; yani faşizmin bu en “yetkin” ve korkunç örneğinin nasıl mümkün olabildiğine bakıyor.

25 Şubat 2024

Şubat 2024

“Çiftçilikle geçinemeyip tarımı bırakan, 
tarladan madene inmek zorunda kalan 
tüm insanlarımıza” ithafen...
 

23 Şubat 2024

      
Zonguldak'taki tiyatro toplulukları, dayanışma ruhuyla bir araya gelen ve güçlerini birleştirerek Zonguldak Tiyatrosunun ilerlemesini ve bununla birlikte kentin kültür sanat hayatının gelişimine katkıda bulunmayı da hedefleyerek Zonguldak Tiyatro Platformu’nu (ZTP) kurdu.

                

20 Şubat 2024

Londra



WikiLeaks Editör Vekili: Assange'ın iadesi gazeteciliğin sonu olur

Ekim 2010'da ABD'nin Irak ve Afganistan'da işlediği suçları da delillendiren binlerce gizli belgeyi yayımlayan WikiLeaks kurucusu Julian Assange'ın ABD'ye iade davası, Londra'daki Yüksek Mahkemede görülmeye başlandı.

Julian Assange'ın eşi Stella Assange, iki gün sürecek duruşmanın görüldüğü mahkemenin önünde yaptığı açıklamada, Assange'e karşı açılan davayı basın özgürlüğüne "doğrudan saldırı" olarak nitelendirdi.

Stella Assange, "Davanın ABD'nin, 'Uluslararası Ceza Mahkemesinin ABD'nin Afganistan'daki faaliyetlerine ilişkin soruşturma yürütmesini engellemek için her şeyi yapacağını söylemesinin' ardından açıldığını duyduk" ifadesini kullandı. 

WikiLeaks'in ifşaatlarının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) dahil çeşitli uluslararası mahkemelerde kanıt olarak kullanıldığını belirten Assange, sözlerini şöyle sürdürdü:

"ABD hepinizi takip etmek, yargılamak ve gözünüzü korkutmak için hukuk sistemini kötüye kullanıyor. Bugünkü duruşmanın sonucu, örtbas etmenin boyutlarını açıklığa kavuşturacak. Bu aşamada, adillikten bahsetmemeliyim bile çünkü onu iade etmeye çalışan ülke (İngiltere) cinayete daha da yaklaşmışken biz bu mahkemelerde neyi tartışıyoruz?"

                                     

18 Şubat 2024

İnternet


 



Çok Güzel Hareketler Bunlar'ın Kanal D ekranlarında yayın hayatına başlamasının ardından Ayşegül Yılmaz, oyuncular arasında performansı ile dikkat çeken isimlerden birisi oldu. Peki, Ayşegül Yılmaz kimdir ve kaç yaşındadır?
Ayşegül Yılmaz, 13 Aralık 1994 tarihinde Zonguldak'ta dünyaya gelmiştir. Aslen Artvin Hopalı olan Yılmaz, kendisini şu sözlerle tanımlamaktadır;
"Kız meslek lisesi grafik tasarım ve fotoğrafçılık mezunuyum. Aslında sanata olan merakım ilkokul yıllarıma dayanır.
İlkokulda dansöz olmaya karar vermiştim. Olay, oyunculuğum nasıl evrildi hatırlamıyorum ama iyi ki de evrilmiş. Liseden mezun olduktan sonra bir sene Kastamonu Üniversitesi’nde Grafik Tasarımı okudum ama aklım Zonguldak Belediye Kültür Merkezi’nde (ZBKM) yer aldığım oyunlarda, çalışmalarda kaldı ve ailemden habersiz sınavlara girdim.
Beykent Üniversitesi Oyunculuk Bölümü'nü kazandım. Okurken her oyuncu adayı gibi bir sürü seçmeye girdim ve ilk işim BKM yapımı Deliha filmi gelin karakteridir.
Okuldan mezun olduktan sonra İstanbul’da kalmak için garson olmak adına yanıp tutuşan bir oyuncuydum. Yine bir gün “kesin burada olmayacak“ diye girdiğim BKM Mutfak seçmesini kazandım. Önünden geçerken bile heyecanlandığım yerde olduğum için çok mutluyum, böyle bir ailede olduğum için çok şanslı hissediyorum."
http://www.hurriyet.com.tr/kelebek/televizyon/cok-guzel-hareketler-bunlar-aysegul-yilmaz-kimdir-41111991 
     
https://kimdir.tv/aysegul-yilmaz-kimdir/cok-guzel-hareketler-2-aysegul-sevgilisi-kimdir/

                     

8 Mart'a doğru


 

10 Şubat 2024

İstanbul


MÜSİAD önünde “İsrail’le ilişkiyi kes” protestosu

Türkiye’den her gün İsrail’e petrol, çelik, askeri mühimmat, gıda, askeri giyim malzemeleri taşındığını ifade eden Acar, TÜİK verilerine göre Kasım ayında İsrail’e yapılan ihracatın yüzde 35 arttığını aktardı. İsrail savaş sanayisinin ihtiyaç duyduğu ürünlerin önemli bir kısmını MÜSİAD üyesi firmaların ihraç ettiğini vurgulayan Acar, “İÇDAŞ, Pamukkale Kablo… İsrail savaş sanayisine temel girdileri sağlayan şirketlerin başında geliyor. İsrail’le ticari ilişkilerde Filistin halkının yanında olduklarını açıklayan, hamasi nutuklarda birbiriyle yarışan AKP’li yeni ve eski vekiller, yöneticiler, Hüda-Par yöneticileri çeşitli cemaat ve tarikatlarla bağlantılı şirketler başı çekiyor. Yine TÜSİAD üyesi şirketler de İsrail’le her türlü kirli ilişki ve ticareti sürdürüyor. Bu şirketlerin başında Zorlu Holding, AkçanSA, MNG Air geliyor” diye konuştu.

“FİLİSTİN’LE GERÇEK DAYANIŞMAYI İŞÇİLER GÖSTERDİ

          

 

 

Sergisi iptal edilen
Ai Weiwei
, Batı'daki sansürü eleştirdi: Sözde ifade özgürlüğü

Skynews'e konuşan sanatçı, "Üniversitelerde, medyada, siyasi sektörde, her yerde -gerçekler hakkında konuşamazsınız" diyerek Batı'daki sansür hakkındaki görüşlerini detaylandırdı.

Ai konuşmasında, profesör Tomasz Skiba'nın İsrail-Hamas savaşıyla ilgili sosyal medya paylaşımlarının ardından New York Üniversitesi'nden uzaklaştırılmasına da atıfta bulundu.

Televizyon röportajında Ai ayrıca, geçen yıl İsrail-Hamas savaşıyla ilgili olarak sosyal medyada yaptığı tartışmalı açıklamanın ardından Lisson Gallery'deki sergisinin iptal edilmesine de değindi. Ai'nin tweeti Mandarin dilinde atılmıştı. Stüdyosu tarafından orijinal tweet’i yansıttığı söylenilerek paylaşılan çeviriye göre Ai’nin paylaşımı "Yahudi halkının zulmüne duyulan suçluluk hissi zaman zaman Arap dünyasına yönlendirilmiştir" şeklindeydi.

BATI'DAKİ SANSÜR DAHA İNCELİKLİ ŞEKİLDE KENDİNİ GÖSTERİYOR  

05 Şubat 2024

Torbacılar Nasıl Kandırıyor?

     
 "Reklam Yüzü Piyasası"ndan 
Satılık Sanatçı
     

Filistinli Sanatçı Samia Halaby’nin 
Sergisinin İptali Üzerine
7 Ekim’den beri Filistin’de devam eden kıyım, politik konularda sözünü hiç sakınmamasıyla bilinen Halaby’nin karşısına bugüne kadar gördüğü en büyük engeli çıkardı: mezunlarından olduğu Indiana Üniversitesi’nin bünyesinde bulunan Eskenazi Müzesi, Halaby’nin 10 Şubat 2024’te açacağı “Centers of Energy” adlı retrospektif sergiyi iptal etti.