06 Ekim 2024

                            

SÜTAŞ için ‘iftihar’ vakti: Eylemci işçiye jandarma, ‘beğenen’e işten çıkarma



Baskılara rağmen FIFA kulağının üstüne yatıyor

Fransa'da solcu Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) partisinden Milletvekili Thomas Portes, FIFA'nın İsrail'i tüm uluslararası futbol müsabakalarından men etmesi için change.org sitesinde imza kampanyası başlattı. İmza kampanyasına, Avrupa'da ve Kuzey Afrika'da kamuya mal olmuş birçok isim destek verdi. 

SAVAŞ SUÇLUSU İSRAİL

Açıklamada, 7 Ekim 2023'ten bu yana İsrail'in saldırılarında 40 binden fazla Filistinlinin hayatını kaybettiği, on binlerce sivilin yaralandığı, 1,9 milyon Gazzelinin evlerini terk etmek zorunda kaldığı kaydedilirken, yaklaşık 1 yıldır Filistin halkının İsrail hükümeti tarafından inanılmaz bir şiddete maruz kaldığı ifade edildi. Filistinlilere yönelik toplu katliamlar gerçekleştiği, bölgede 92 Filistinli futbolcunun yaşamını yitirdiği ve Gazze'deki spor için kullanılan altyapının tamamen harabeye döndüğü aktarılan açıklamada, Rusya-Ukrayna savaşının ardından Rusya ve Belarus'un uluslararası spor müsabakalarından men edildiği anımsatıldı. Açıklamada, "Spor her daim olduğu gibi siyasi kalacak" ifadesi kullanılırken, FIFA'nın sorumluluk alarak İsrail'i uluslararası müsabakalardan men etmesi talep edildi.

                           

03 Ekim 2024

Üzülmez

     
 
Üzülmez Kültür Vadisi projesi kapsamında restorasyonu tamamlanan restoran, kafeterya, sanal gerçeklik salonu, ahşap oymacılığı, ahşap hediyelik eşya satış birimi, hediyelik eşya ve yöresel ürün gıda satış birimi olarak hizmet verecek ticari birimlerin işletmesinin on yıl süreyle kiraya verilmesi oy birliğiyle kabul edildi.
                  

Çaycuma


İsrail saldırganlığının arkasındaki gizli güç: SOCAR

Bu yıl yaz başında İsrail Gazze’de bir soykırım yürütürken Türkiye’de göstericiler SOCAR binalarının kapısına dayandı. Polis göstericilere çok sert müdahale etti, evlerini bastı, yakaladıklarını yaka paça götürdü. Azerbaycan petrol şirketi SOCAR, İsrail'e petrol satıyordu ve İsrail askeri aygıtı Gazzelileri o petrolün yardımıyla öldürüyordu. SOCAR’ın petrolünü, Türk şirketi BOTAŞ taşıyor, İsrail limanlarına ulaştırıyordu. Yani Azerbaycan ve Türkiye bu savaşta İsrail’in en büyük destekçisi konumundaydı.

                                        

 


 
 Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nden Bahçeli'ye: Cinayetleri işleyenler gazeteciler değildir 
 Siyasi cinayetleri, olayların arkasındaki kirli ilişkileri aydınlatmanın ve kamuoyunu bilgilendirmenin gazetecilerin görevi olduğu hatırlatılan açıklamada şöyle denildi:
  
"Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne göre ‘Gazeteci kamuoyunun doğru bilgilendirilme hakkından sorumludur. Türkiye’de siyasetçiler tarafından hedef gösterildikleri için 67 gazeteci öldürülmüştür. Ayrıca ülkemizde gazeteciler her gün hedef gösterilmekte, saldırıya uğramakta ve saldırganlar cezasızlıkla ödüllendirilmektedir. Bunun bir örneği de SinanAteş cinayetidir. Bu cinayetle ilgili haber yapan meslektaşlarımız sık sık siyasetçiler tarafından tehdit edilmektedir."
Bahçeli'nin 1 Ekim 2024 Salı günü partisinin grup toplantısındaki konuşmasında Sinan Ateş cinayetiyle ilgili haber yapan gazetecilere "Halk TV ve CHP, ayağınızı denk alın. Herkes haddini bilsin, hudut ihlalinden kaçınsın. Kapımızın önünde baykuş öttürmeyiz, akbabaların da kanatlarını yolarız. Dört soytarı muhabir ile MHP'yi sorgulayamazsınız" dediği aktarılan açıklamada, bu konuşmayla Halk TV’de Kayda Geçsin programını yapan gazeteciler Timur Soykan, MuratAğırel, Barış Pehlivan ve Şule Aydın'ın açıkça hedef gösterildiği ve tehdit edildiği vurgulandı.

02 Ekim 2024

 İsrail-İran çatışmasında Türkiye İsrail'in tarafındaydı: 4 somut kanıt


Türkiye’de hükümetin İsrail’in nasıl yanında yer aldığını dört ana başlıkta sıralamak mümkün:
              

Eylül 2024

 

26 Eylül 2024

Üzülmez

 

29 Eylül 2024 Pazar 
⏰15.00
Karaelmas Maden Şehitler Müzesi Bahçesi 
  Üzülmez/ Zonguldak

24 Eylül 2024

Konya


 İncirlik Üssü'ne yürüyüşte 9. gün:
Konya’da 'Katil NATO, işbirlikçi AKP' sesi yükseldi

Londra / Sergi

  

 BİR YIL! 
 Madenciler grevinden fotoğraflar 
 1984-85  


22 Eylül 2024

Eylül 2024


 

2023


 

Eylüll 2024

 

Bartın / 2015

 Rıfat Ilgaz:  
"Bu Hükümet TÜSİAD Hükümetidir"
Bartın Gazetesi'nin 11 Temmuz 2012 tarihli sayısında yer alan bir haberde Rıfat Ilgaz'ın 12 Eylül darbesinden bir gün sonra 13 Eylül 1980 günü Bartın Gazetesi'ne "Bu Hükümet TÜSİAD Hükümetidir" başlıklı makale gönderdiği açıklandı. 

1977-1980 yılları arasında Bartın Gazetesi'nin köşe yazarı olan Rıfat Ilgaz'ın son makalesi konusunda gazetede şu satırlar yer aldı:
"12 Eylül cuntası tarafından Cide'deki evinden alınarak elleri kelepçeli şekilde 28 Mayıs 1981 gecesi Kastamonu Et-Balık Kurumu'ndan bozma hapishaneye götürülerek yazılarının bedeli ödetilmek istenen Rıfat Ilgaz'ın gazetemize 13 Eylül 1980'de gönderdiği, ancak 13 yıl sonra "Bu Hükümet TÜSİAD Hükümetidir" makalesini ölümünden bir hafta önce yayınlayabilmiş, onu da göremediği için defnedilirken mezarı üzerine koymuştuk".    
                                   

  

“Gençler arasında başlıca ölüm nedeni otomobiller. Arkasından ateşli silahlar geliyor.“
Eduardo Galeano
Gazeteci, Yazar 

16 Eylül 2024

 

Tombul kentler tombul insanlar yaratır

Kentlerimiz hızla tombullaşıyor. Bir o kadar da çocuklarımız ve cümle insanlarımız. Şehrin betonu ile insanın yağ oranı aynı hızda artıyor.

Kaldırımı olmayan bir kentte yürüyemezsiniz. Giderek daha az efor harcamış olur, nihayetinde kilo alırsınız. Nicedir kaldırımlar işletmelerin ve araçların işgali altında ya da zaten imar planlarında unutulmuş durumda...

Bir sahil kentiyseniz ve deniziniz kirlendiyse artık kolayından yüzemezsiniz. Yüzme ulaşılabilir olmaktan çıktığında yine kilo alırsınız, D vitamini stoklarınız daha da azalır, insülin direnci bir o kadar kolay gelişir.

Yeşil alan azaldıysa, ulaşılabilir değilse spor yapamazsınız, ruhunuz daralır. Trafik esir aldıysa kenti egzoz koklayarak mesafe alamazsınız. Daha az yürür, daha erken yaşlandırırsınız akciğerlerinizi.

Boş arsa yoksa sokak futbolu oynayamazsınız. Ücretli halı sahalar ve otoparka evrilmiş okul bahçeleri spora ulaşılabilirliği zorlaştırır. 
Zeki Gül   Evrensel

 


15 Eylül 2024

Çatalca Mafyası

     

İlçe emniyet müdürünün işçilere “Ben size gözaltı yapıp adli işlem yaparsam çocuğunuz zekiyse bile bir işe giremez” dediği anları X hesabı üzerinden paylaşan Tekgıda-İş Örgütlenme Uzmanı Suat Karlıkaya, “Gidin bu tehdidi patrona yapın” dedi.

   "Gerçek olaylarla, sağ ya da ölü olsun gerçek kişilerle olan benzerlikler rastlantısal değildir. Her şey KASITLIDIR.” Film Oscar ödülü kazanmıştı, ama albaylar cuntası devrilinceye kadar Yunanistan'da -ve bir on beş yıl ekleyelim Türkiye’de- gösterilememişti. Ki aynı cunta filmde canlandırılan savcıyı, yani yıllar sonra Cumhurbaşkanı olacak  Christos Sartzetaki’yi görevden almış, hapse atmış, işkence yapmıştı… 
Oğuz Makal  


14 Eylül 2024

Türkiye’nin darbe sonrasında somut ilerlemeler kat ettiği iddia edilen CIA raporunda, askeri müdahale ile uygulanabilen 24 Ocak kararlarının Türkiye’yi serbest piyasa ekonomisine entegre etmesi ile övünüldü.

 

Henüz darbeden 3 ay önce, 29 Haziran 1980 tarihli istihbarat raporunda CIA, Türkiye’de ordunun siyasete müdahale etme ihtimalinin yüksek olduğu tespitini yaparken, müdahalenin biçimine ilişkin olasılıkları ve bu olasılıkların sonuçlarını da detaylı bir biçimde analiz ediyor.

CIA raporunda olası bir darbeyi gerçekleştirecek kadroların yine “bizim çocuklar” olduğu garantisi verirken, müdahale biçiminin nasıl gelişeceğini ise hükümet ve muhalefetteki partilerin tavırlarına bağlıyor: “Türkiye’de askeri müdahale spekülasyonları, siyasi suikastlar, sol şiddet eylemleri ve hükümetle muhalefetin neredeyse her konuda ayrı düşmesi sebebiyle çok arttı… Eğer istikrarsızlıklar artmaya devam ederse, ordu demokrasiyi koruyabilmek için ona müdahale etmeye karar verebilir.

Askerin kontrolünde dahi olsa Demirel kaldığı sürece Türkiye’nin dış politikasında bir değişiklik olmaz. Olsa bile komutanların büyük çoğunluğu batı yanlısı, Türkiye’nin NATO’da kalması ve ABD ile ilişkilerin geliştirilmesi yönünde hareket edeceklerdir.”

EVREN 24 OCAK KARARLARINI BAŞARIYLA UYGULADI

12 Eylül darbesinden 2 sene sonra CIA, Türkiye’nin darbeci generallerin kontrolündeki gelişimini analiz eden 14 Mayıs 1982 tarihli bir raporda da dikkat çekici ifadeler yer aldı. İstikrar Programının 2 Senesi başlıklı rapor, darbe öncesinde yürürlüğe konulan ancak 12 Eylül’e kadar uygulanamayan 24 Ocak Kararları’nın 2 yıllık uygulamasını analiz ediyor. Türkiye’nin darbe sonrasında somut ilerlemeler kat ettiği iddia eden raporda, Ocak 1980’de yürürlüğe konulan ancak askeri müdahale ile uygulanabilen istikrar programının Türkiye’yi serbest piyasa ekonomisine entegre etmesi ile övünülürken, bunun sebebi olarak yabancı yatırımlardan elde edilen kazanımların darbe hükümetinin büyük bir başarısı olduğu ifade ediliyor.

DAHA SINIRLI BİR DEMOKRASİ OLACAK

                          

13 Eylül 2024

                

Madenci yakınını tekmeleyen Yusuf Yerkel TFF'de işe başladı 
Soma maden faciasında madenci yakınını tekmelemesiyle hafızalara kazınan dönemin başbakanlık müşaviri Yusuf Yerkel Türkiye Futbol Federasyonunda işe başladı.

 

301 madencinin hayatını kaybettiği Soma'da madenci ailesini tekmeleyerek gündeme gelen Yusuf Yerkel'in görevi belli oldu.

Odatv'de yer alan habere göre, 2022'de Frankfurt Ticaret Ataşesi olarak atanan Yusuf Yerkel, görevinden istifa ederek Türkiye Futbol Federasyonunda (TFF) koordinatör olarak işe başladığı öğrenildi. 1 Eylül'de TFF'deki mesaisine başlayan Yusuf Yerkel'in federasyonda çalıştığının saklandığı iddia edildi. 

İŞ GÖREMEZ RAPORU ALMIŞTI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde müşavirliğini yapan Yusuf Yerkel, Soma'daki maden faciasında madenci yakınını tekmelemesi ve sonrasında dizini incittiği için yedi gün iş göremez raporu almasıyla Türkiye gündemine oturmuştu.

DÖRT YIL SONRA ÖZÜR DİLEDİ

    

 Almanya’daki sendikadan Yusuf Yerkel tepkisi: "Bu işçi düşmanının yüzünü herkese göstereceğiz"


 

11 Eylül 2024

 

Sırrı Süreyya Önder Halit Narin’i yine güldürdü 

İbrahim Akyürek, 2012
Geçenlerde Sırrı Süreyya Önder, Recai Tetik ile TBMM’de “yüzleşti”. "Bu adam benim işkencecim" dedi. 12 Eylül’ün zoru, zorbalığı bir kez daha anımsandı. 
Önder’in yüzleşme haberini okuyunca 12 Eylül darbesinin ekonomi ayağı, simge isim Halit Narin’in gülmekten yorgun düştüğünü tahmin etmek benim için zor değil.
Boşuna ekonomi ayağı demedim. 28 Şubat darbesi üzerine son günlerdeki tartışmalarda sağcıların, liberallerin ısrarla bu darbenin asıl ekonomi ayağına bakmak gerekir sözleri dikkatimi çekmişti.
12 Eylül darbesi üzerine soldan yazılan makaleler, haberler taransa yaklaşık % 90’ı mağduriyet, acının dillendirilmesi, tanıklık ve öykülendirilmeyi içerir. Geriye kalan yazılar 24 Ocak ekonomi kararları, darbenin ekonomi politiği ve hesap sorma üzerine olarak görülebilir.
12 Eylül referandumu ile birlikte “evet-hayır” kapışması öncesinde 90’lık bölüm de sağcıların eline geçti. Zaman, Türkiye, Bugün ve Sırrı Süreyya Önder’in yazdığı Radikal Gazetesi sol basını aratmayacak kadar, belki daha fazlası 12 Eylül’ün acısını dillerine doladı. Darbenin ekonomisine dokunmayarak mağduriyeti fırsata çevirdiler.
“İşkencecisi ile yüzleşen Süreyya Önder, işkencecisinin ekonomi ayağı durumundaki gazetede yazarak ne yapmaya çalışıyor?” sorusunu sorsam ayıp mı olur!
Ayıp olmaz... Neden derseniz; 6 Kasım 2012 tarihli Radikal Gazetesi’nin Güven Sak isimli ekonomi ayakçısı köşe yazarı “Tarım politikasını artık kentlileştirelim” başlıklı yazısına şöyle başlıyor: 
“Türkiye, 1980’lerde ekonomisini başarılı bir biçimde serbestleştirdi ve işte o serbestleştirme bir büyük yapısal dönüşüme yol açtı.”
Yukarıdaki iki satırın işkenceden beter acısı Önder’in, Sak’ın yakasına yapışmasına yeter.
Şu asıl derin soruyu hep kafamda taşıyorum!
Oturduğum kentin işçisi, emeği, emekçisi bol ortamında; yapısal dönüşümün önünde engel oldukları için bir zamanlar darbelenmiş her kafadan solcuların bugün kasası, siyaseti, medyası, mafyası, sömürüsü büyük irili ufaklı adamların dibinde haz, artık toplamaları nedendir?
Recai Tetik’in, Bülent Ulusu'nun Halit Narin’den; Kenan Evren’in Turgut Özal’dan; Faşizmin, Emperyalizmin Kapitalizmden koparılarak ele alınması sadece düşünsel, idelojik bir eksiklik, beceriksizlik midir?
Ya da tanık olduklarımız insani bir durum olarak karşılanıp şöyle mi düşünülmelidir: 
"eziyet çeken; eziyet yapan ile eziyet için parayı vereni, azmettireni, azmettiricileri birbirine değdirmeyerek ruhsal bir dinginlik ve kimlik arayışı içinde."
Azmettireni keşfetmek ve keşfedilenin peşine düşmek; teşvik ve ilgi gören imtiyazsız-sınıfsız şu mağduriyet ikliminde mümkün mü?

Aralık 2012
Zonguldak Yazıları Kitabı
     

10 Eylül 2024

07 Eylül 2024

 

Çorlu tren faciasında oğlunu kaybeden Mısra Öz hakkında iddianame

Öz, polis kamerasına: "Çek çekinme, Saray’ın soytarısı hepsi. Hepsi üç maymunu oynuyor. Ben Oğuz Arda Sel’in annesi Mısra Öz çek beni! Bu hakimler beni sanık yaptı; onlara üç maymunu oynuyorlar dediğim için… Katilleri aklıyorlar. Bir kişiyi bile tutuklayamıyorlar. Evladım öldü benim, evladım. Hepiniz çekin. Ben sanık olabilirim, ben içeri de girebilirim, ama onlar yüz karası. Çek utanma, çek. Çünkü polissin, çek…" demişti.

Aynı duruşmada, mahkeme heyeti, tanıklara "Çok yağmur yağdı mı, yağdıysa tavuklar telef oldu mu?" gibi sorular sormuştu. Duruşma çıkışı Öz, "Bugün gelmişler bize böyle bir şeyden bahsedilebilir mi? Ne kadar önemli bir mevzu bu 25 kişinin canından bahsediyoruz. 25 kişinin canı hakim kalkmış tanık olan gelen adama soruyor; tavuklar telef oldu mu?

 

04 Eylül 2024

 

 

İsrail, 84’ü çocuk olmak üzere 418 Filistinli sporcuyu öldürdü: İsrail öldürüyor, FIFA-UEFA aklıyor


FIFA ve UEFA’nın İsrail Ulusal Takımı ve kulüplerine karşı herhangi bir yaptırım uygulamamasının büyük bir skandal olduğunu belirten Leyla Hamed, “Burada açık bir çifte standart ve ikiyüzlülük var. İki kurum da İsrail’in Filistinli sporculara karşı işlediği savaş suçlarına karşı hiçbir yaptırım uygulamadı, uygulamamakta da ısrarcı. Şöyle bir örnek vermek gerekirse, FIFA’nın Rusya’yı Ukrayna’yı işgali sonrası organizasyonlardan men etmesi sadece dört gün sürdü. Keza UEFA da anında karar alıp Rus kulüplerini turnuva dışı bıraktı ve bu ambargo hâlâ devam ediyor. Filistin Futbol Federasyonu, mayıs ayında düzenlenen FIFA Kongresi’nde konuyu gündeme getirdi ve İsrail’in Filistinli sporculara karşı işlediği suçlara karşı cezalandırılmasını talep etti. Bu talebe karşın FIFA, Filistinli yetkililerden öldürülen sporculara, bombalanan kamplara, tesislerin listesini, belgesini istedi. Ukrayna’dan böyle bir talepte hiç bulunmadılar. İsrail’in işlediği ayan beyan ortada olan savaş suçlarına karşı birçok belge sunulmasına karşı hiçbir yaptırım uygulanmadı. Hatta 20 Haziran’da İsrail’in üyeliğini askıya alınması için düzenlenmesi beklenen kongreyi de Olimpiyat Oyunları’nı bahane ederek iptal ettiler” ifadelerini kullandı.

                                   

02 Eylül 2024

İzmir

TKP'den ABD savaş gemisine protesto: Nöbet başlıyor, askerlere yumurtalı eylem

ABD’nin İsrail’i korumak üzere bölgeye gönderdiği gemilerden biri olan USS Wasp adlı amfibi hücum gemisi dün İzmir Limanı'na demirledi.

"Ülkemizin limanları emperyalistlerin ikmal ve lojistik noktası olamaz" açıklamasında bulunan Türkiye Komünist Partisi (TKP) ise İzmir Limanı önünde protesto gerçekleştirdi.

TKP, ABD savaş gemisi limandan ayrılana kadar İzmir Limanı’nda nöbet tutulacağını ilan etti.

                

 

TÜM HALKIMIZI 3 EYLÜL'DE MADENCİ ANITINA BEKLİYORUZ 
 Çünkü bu sadece geçinemiyoruz mitingi değil. Vergide adalet, yüksek enflasyonla ilgili yaşanan sıkıntılar Zonguldak'ta kit reformu ve içeriği daha da fazla olan birçok konuların işleneceği bir miting. Tüm halkımızı ilgilendirdiği için tüm vatandaşlarımızı, tüm 3 Eylül'de Zonguldak'ta Madenci Anıtı'nda saat 18.00'de bekliyoruz” ifadelerinde bulundu. 

 

 

 Filmleri memleket(ler)inden geçen Yönetmen:  Fatih Akın 

Fatih Akın’ın ilk dönem filmleri kendi deneyimleri ve yakın çevresinden beslendi, filmlerinde Türkiye ve Almanya mekân olarak önemli yer tuttu. Bu filmlerde Türkiye kökenli göçmen gençlerin çokkültürlü, çokdilli yaşamları, sorunlar karşısında ürettikleri çözümler, aile, gelenek, özgürlük üçgeninde kurdukları dünyaları üzerinden sineması şekillendi ve filmlerinde göçmen gençler iki kültür arasında sıkışıp kalmış ve patlamaya hazır bir bomba ya da göçün kurbanları olarak değil iki ya da daha fazla kültürel birikim ve çoklu kimlik yapılarıyla hem orada hem burada yaşam perspektiflerine sahip bireyler olarak temsil edildiler.

 Fatih Akın farklı konularla ve kendine özgü sinema diliyle sinemasal yolculuğuna devam ediyor ve kamerasının odağında bu kez 2. Dünya Savaşı sonrası Almanya var. Almanya, Hollanda, Fas ve Meksika’da çekimlerini gerçekleştirdiği son filmi Anrum’u henüz tamamladı. Hark Bohm’un çocukluk anılarına dayanan film, 1945 baharı ve 2. Dünya Savaşı’nın son günlerinde Almanya’nın Kuzey Denizinde yer alan ve filme de adını veren Anrum Adasında geçiyor.  
Emine Uçar İlbuğa    Birgün