30 Ağustos 2014

Doğa


Termik santrale 'Hayır' demek için kamp kurdular
Ereğli'ye bağlı Kireçlik koyunda yapılması planlanan Termik Santrale hayır demek ve köylüleri bu konuda bilgilendirmek amacıyla Kireçlik koyunda kamp düzenlendi. Ereğli çevre platformu tarafından düzenlenen kamp programına Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul milletvekili Melda Onur başta olmak üzere İstanbul'dan gelen 'Karadeniz İsyandadır' platform üyeleri, Ereğlili vatandaşlar ve siyasi parti temsilcilerikatıldı.http://www.evrensel.net/haber/90933/termik-santrale-hayir-demek-icin-kamp-kurdular.html#.VAIs_fl_vIM

17 Ağustos 2014

Mühür

Filyos Belediye Başkanlığı 
Atölye İskele'yi Mühürledi




04 Ağustos 2014

Çocuk ve Sanat

Çocuklar, Çırgan Köyü’nde yaz sanat atölyelerinde buluştu  
Zonguldak Kozlu’ya bağlı Çırgan Köyü, 3 Ağustos 2014 Pazar günü çocuklara yönelik sanat atölyeleri için buluşma noktası oldu. Çırgan Köy Muhtarlığı’nın girişimi ve Maden Şehitleri Aileleri Dayanışma Derneği Zonguldak Şubesi ile Zonguldak SergiOdası’nın desteklediği atölye çalışmasında resim, drama ve el becerileri çalışmaları gerçekleştirildi.
 


Kozlu ve Çırgan Köyü'nden 30' u aşkın çocuk ve gencin aileleri ile birlikte katıldığı Atölye çalışmalarında eğitmen olarak B.Ecevit Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü mezunlarından Mete Arif Tokmak ve Muhammet Ali Avcı, emekli maden işçisi, Oyuncu Fahri Bozbaş, Filyos'dan Mask sanatçısı, emekli öğretmen Mehmet Türkçelik görev aldı.

Bir madenci köyü olan Çırgan, daha önce Zonguldak VosVos Topluluğunu konuk etti. Ayrıca Maden Teknikeri, fotoğrafçı Alaaddin Kara özel ve kaçak ocaklardaki çalışma koşullarını gösteren fotoğraf sergisini köy konağı duvarlarında sergiledi.

 Vİ D E O  
http://www.haberler.com/sehit-madenci-cocuklari-sanatla-bulustu-6338456-haberi/
F O T O   G A L E R İ 
http://www.dha.com.tr/dhaalbumdetay.asp?kat=50426&page_number=8&

02 Ağustos 2014

Soma


BOĞAZİÇİ SOMA DAYANIŞMASI İZLENİMLERİ 1  
Soma’nın Ölüleri Neden Sayılamaz?
Geçmiş kömüre nasıl sabitlenir? Bunun yanıtını Soma’nın civar köylerine gittiğimizde anlayabiliyoruz.  İlçeye 16 km uzaklıktaki Akçaavlu köyü savaştan önce boşaltılan köyleri andırıyor. 250 haneden 150’si göç etmiş. Köydeki kahvelerde kimsecikler yok. Bakkalların bazıları kapatılmış.  Şu an 43 yaşında olan mevcut köy bakkalı “ Benden küçük sadece 3-4 anne/baba var” diyor. Köyün çoğunun maden, termik santral için Soma’ya göç ettiğini anlatıyor. Düğün gününün akşamında Soma’ya taşınan birçok gencin hikayesinden de anlaşılacağı üzere genç insanlar buralarda geçinemiyor; civarda bilinen “en iyi işe” gitmek zorunda kalıyor. Köylülerin hemen hepsinin söylediğine göre, evlenebilmek için de “maden gibi sigortalı bir iş şart koşuluyor”.http://www.bianet.org/biamag/emek/157539-soma-nin-oluleri-neden-sayilamaz

27 Temmuz 2014

Miras

Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde, Tarihi Yerler ve Değirmenler Tespit Edildi
Zonguldak Valiliğinin talimatıyla Çaycuma'ya gelen İl Özel İdaresi'nden Sanat Tarihçisi Dilek Kılav Çaycuma'nın Kışla ve Çayır köyündeki tarihi değirmenleri ve tarihi yerleri gezerek incelemelerde bulundu. Kılav'a Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, Çaycuma Kent Konseyi Başkanı Neşe Köktürk, Yürütme Kurulu Üyesi Elif Mocan eşlik etti. Heyet, Kışla ve Çayır köylerindeki tarihi değirmenlerin yanı sıra tarihi kilise ve su kemerini de inceledi.
http://www.haberler.com/caycuma-da-tarihi-yerler-ve-degirmenler-tespit-6307751-haberi/

26 Temmuz 2014

Zor zamanlarda sanat

'Dönüşümü' sanatla anlatıyorlar 
Gezi Parkı direnişi sonrası oluşan ve kentin talan edilmesine karşı mücadele eden Kent Hareketleri, bünyesinde kültür-sanat atölyeleri kurdu. Başta tiyatro olmak üzere belgesel, fotoğraf ve yazı atölyeleri kuran Kent Hareketleri, "kentsel dönüşüm" projeleri adı altında talan edilen mahallerde yaşayan yurttaşların sorunlarını kültür-sanat aracılığıyla gündeme getirmesine ön ayak olacak.
Balat, Ayvansaray, Tozkoparan ve Tokludere gibi yoksul kesimlerin yaşadığı kentsel dönüşüm projelerine hedef olan mahallerin talan edilmesine karşı mücadele eden Kent Hareketleri, bünyesinde oluşturduğu kültür-sanat atölyeleriyle kent mücadelesini yerinden örgütleyecek. Buna dönük olarak da ücretsiz tiyatro, belgesel, fotoğraf ve yazı atölyeleri kuruldu. Yoğun ilgi gösterilen tiyatro atölyesinde katılımcı sayısı sınırsız tutulurken, belgesel ve fotoğraf atölyeleri ise 20 kişilik kursiyerlerle faaliyetlere başlayacak.http://www.evrensel.net/haber/88898/donusumu-sanatla-anlatiyorlar.html#.U9O_c7EXn3I

22 Temmuz 2014

Madene inen romanlar
Reşat Enis’in bu romanından sonra verilen eserlerin sahipleri, madenlerin içinden isimlerdir. Bu isimlerin başında gelen Ahmet Naim (Çıladır) bir dönem Ereğli Kömür İşletmesi’nde çalışmıştır. 1971’de yayınlanan “Bir Yudum Soluk” adlı röportajıyla yeraltı dünyasını ve maden işçilerinin yaşamlarından kesitleri ustalıkla aktarmıştır. Yine Zonguldak Kömür İşletmesi’nde çalışan Levent Ağralı da madenin içinden bakan yazarlardandır. Milliyet Yayınları’nın 1976 yılındaki roman yarışmasında birincilik kazanıp basılan kitabı “Göçük”, Karadeniz’in 450 metre altında, ancak 12 metrelik uç kısmı çökmeden kalmış bir maden kömürü galerisinde, beş işçinin üç gün süren tutsaklığını konu edinir.
 Nadir Temeloğlu  
http://www.aydinlikgazete.com/sanat3/41536-madene-inen-romanlar.html

17 Temmuz 2014

Kandilli

      
Yer bizim, iş bizim, aş bizim 
Salim Çalık
TTK’nın hazırladığı rapor, Soma’daki katliam Hattat Holding için arayıp da bulamadığı bir fırsat oldu. İşletmenin kapatılacağı endişesiyle işçiler, işçi aileleri, yerel yöneticiler ve sendika TTK’ya karşı Hema’nın yanında saf tuttular. Bu saflaşma; Hattat Holding’in TTK’ya, Enerji Bakanlığı’na ve çevre hareketine karşı elini güçlendiren bir duruma kapı araladı. Sendika yönetimi yeni yıl ile sözleşme masasına oturduğunda; “Ben işletmeyi kapatacaktım. Siz istediğiniz için açık tutuyorum, daha ne istiyorsunuz” gibi bir tepkiyle karşılaşırsa şaşırtıcı olmayacaktır. Bugüne kadar termik santral karşıtı olan bazı kişi ve grupların; “çalışanların işsiz kalması gibi bir risk var” diyerek dolaylı olarak santral savunucusu olabilirler
Böylesine bir saflaşmanın yaratacağı tabloda Hattat Holding özellikle Zonguldak’ta birçok kurum ve kuruluş üzerinde bir hegemonya kurabilir. Özellikle Zonguldak Valisi’nin de sürece dahil edilerek, Hattat Holding’le görüştürülmesi, bunun ardından valilik makamının eylemin bitirilmesinde etkili olması, görünürde devletin müdahalesi gibi okunsa da; Hattat Holding’in gücünün pekiştirilmesi anlamına geldiği de açık.
.http://www.sendika.org/2014/07/yer-bizim-is-bizim-as-bizim-salim-calik/
      

Doğa

Üç Genç Sanatçı makineleşmeyi sorguluyor
Derya Çankaya, Firdevs Çankaya ve Merve Ekici'nin eserlerinden oluşan ortak sergi 18 Temmuz 2014 günü, Zonguldak'ta SergiOdası'nda başlıyor.
B.Ecevit Üniversitesi Güzel sanatlar Fakültesi Resim Bölümü'nün ilk mezunları arasında yer alan sanatçılar "Üçevre" başlıklı çalışmalarında, sanayi devriminin beraberinde getirdiği makineleşmeyi ve doğal miras sayılan değerlerin yok olmasını işliyor.
Pazar dışında 12.00-18.00 arası açık olan Sergi 11 Ağustos tarihinde sonlanacak.
  Mithatpaşa Mah.Zübeyde Hanım Cad.19 Arı İşhanı Kat.1 : Zafer Eczanesi Üstü

15 Temmuz 2014

Doğa

Köylülerden Mermer Ocağı Açılmasın Eylemi 
Zonguldak'ın Devrek ilçesine bağlı Mahmutoğlu köyünde yaşayanlar özel bir şirket tarafından köylerinde açılacak mermer ocağına tepki gösterdi. Köylerinde açılacak mermer ocağını ağızlarına taktıkları maskelerle protesto eden köylüler taşıdıkları döviz ve attıkları sloganlarla tepkilerini dile getirdi. 

kitap

Kırnapçı’nın romanı yayımlandı; 
“Meşe’de İnecek Var!”
Çaycumalı şair ve yazar Mevlüt Kırnapçı’nın “Meşe’de İnecek Var!” adlı romanı yayımlandı. Kurgu Kültür Merkezi Yayınlarınca basımı yapılan roman, Kırnapçı’nın bu türdeki ilk ürünü. Daha önce üçü şiir, birisi araştırma dalında olmak üzere dört kitabı bulunan Kırnapçı, uzun zamandır üzerinde çalıştığı romanının yayımlanması üzerine şunları söyledi;http://www.caycumasanat.com/oku.asp?id=2578

Eylül 2014

12 Temmuz 2014

Heryer Soma

Soma'da psiko-sosyal rehabilitasyon

Bütün dünyada, ama özellikle anti-demokratik dünyada, bir “afet” zorluğuyla karşılaşan iktidarlar, “afet”in yarattığı bozuklukları hızla kapatma, görünmez / konuşulmaz kılma, olaydan etkilenen insanları ve genel olarak toplumu bir an önce yeniden uyumlu hale getirme derdine düşerler. Hele bir de bu “afetlerde” kendi sorumlulukları/suçları varsa bu yüzeysel telaş daha da vurgulu bir hal alır. Bu egemen psiko-sosyal rehabilitasyon yaklaşımına uyumcu (konformist) yaklaşım denebilir.

Uyumcu yaklaşımda klasik olarak mağdurlara el uzatılır, psiko-sosyal destek sunulur, işlev bozuklukları giderilmeye çalışılır. Meselenin sosyo-politik boyutlarından uzak durulur, “olanlar neden oldu?” “hakikat nedir?” “adalet nasıl sağlanır?” gibi sorular sorulmaz. Çünkü bu sorular, iktidarlarda alerji yaratan ve uyumu zorlaştıran sorulardır.
Murat Paker
http://t24.com.tr/yazarlar/murat-paker/somada-psiko-sosyal-rehabilitasyon,9718

07 Temmuz 2014

Şirnak'ın kaçakları

      

Şırnak'ın ölüm kuyuları

Birçoğu ruhsatsız olan ocaklarda günlüğü 50 TL’ye çalışan 3 binin üzerindeki işçinin ne sosyal güvencesi ne de sağlıklı çalışma koşulları bulunuyor. Kuyu sistemiyle çalışan ve 80 cm çapındaki borulardan yerin 150-200 metre altına ince bir halatla sarkan işçiler adeta ölüme meydan okuyor. Hiçbir önlemin alınmadığı tamamen ilkel şartlarda çalışan yüzü kömür karası işçilerin hangisine sorsanız “Burada ölmezsek dışarıda açlıktan öleceğiz!” yanıtını veriyor.
http://www.gercekgundem.com/ekonomi/55290/sirnakin-olum-kuyulari 
     
http://www.milliyet.com.tr/iste-cudi-nin-olum-kuyulari--gundem-1907921/ 

06 Temmuz 2014

Kömür Tutuşunca

1965 Martıydı
Yıllardır seslerini çıkarmamışlar; aşağılanmaya, küfre, azara, cezaya, yoğun emek sömürüsüne karşı dişlerini sıkmışlardı. Ama günün birinde, uysal birer kömür kölesi olmak canlarına tak etti ve kimsenin beklemediği bir anda direnişe geçtiler. Havzada yer yerinden oynadı. Devlet işçi kanı döktü. Türkiye işçi sınıfının tarihi artık başka türlü yazılacaktı.
Bu kitap 1965 Martında kendiliğinden patlayan ama etkisi tüm ülkeye yayılan Zonguldak direnişinin öyküsüdür. Erol Çatma, bu grevin ayrıntılarını belgeler üzerinde titiz bir çalışma yaparak ve tarih içinde zorlu bir yolculuğa çıkarak ortaya çıkardı.

(İlk baskısı 1997'de yapılan kitap, Haziran 2014'de yeni baskısı ile satışta)
http://www.idefix.com/kitap/komur-tutusunca-erol-catma/tanim.asp?sid=KEMTYPV2ZK7UZL9HWE4W

03 Temmuz 2014

MİRAS

Zonguldak'ta Rekreasyon Alanı İçin İmza Kampanyası
Zonguldak Demokrasi Platformu, Türkiye Taşkömürü Kurumuna (TTK) ait kömür yıkama tesisinin kaldırılmasının ardından boşalan arazinin rekreasyon alanına dönüştürülmesi için imza topluyor.
Platform üyelerince, 2010'da düzenlenen "Zonguldak Lavuar Koruma Alanı ve Çevresi Koruma, Planlama, Kentsel Tasarım, Mimarlık ve Peyzaj Düzenleme Proje Yarışması"nda ödül alan projenin hayata geçirilmesi amacıyla İsmetpaşa Parkı'nda imza kampanyası başlatıldı.http://www.haberler.com/zonguldak-ta-rekreasyon-alani-icin-imza-kampanyasi-6218272-haberi/

30 Haziran 2014

Fotoğraf Sergisi

Madenciler Sergisi

Akçakocalı fotoğraf sanatçısı Süheyla Akın, Soma'da maden faciasında hayatını kaybeden madenciler anısına Akçakoca Belediye Salonunda fotoğraf sergisi açtı.
Akçakoca Kent konseyinin katkılarıyla hazırladığı sergide, Zonguldak Kilimli'deki özel bir maden ocağında 1 yıldır çektiği fotoğraflar arasından bir seçki yapan Süheyla Akın, çalışmalarının takvimsel olarak Soma faciası günlerine denk gelmesi dolayısıyla, sergisini Soma madencilerine adadığını söyledi.
Fotoğraf sanatçısı Süheyla Akın, babasının Akçakocalı usta bir fotoğrafçı olması nedeniyle meslekten yetişme bir fotoğrafçı olduğunu bildirdi. Akın, Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi mezunu olmasıyla da profesyonel çalışmalar yapabilecek bir olgunluğa erişmiş olduğunu anlattı. Üniversiteyi bölüm birincisi olarak bitirdiğini belirten Süheyla Akın, "fotoğrafları çekerken kendimi adeta Yılmaz Güney filmlerinde buldum" açıklamasını yaptı.

http://www.haberler.com/madenciler-sergisi-6208880-haberi/

27 Haziran 2014

Yeni Kitap

1992 Kozlu kömür madeni faciasında yaşamlarını yitiren 263 madenciden biri olan Hüseyin Çavuş bizim kiracımızdı. Şimdi, yazları, Hüseyin Çavuş'un bir daha geri dönemediği evde yatıyorum. O evin uykusuz gecelerinde az mı düşündüm bizi aydınlatmak için kararan yaşamları. Az mı dua ettim onlar için. Okuduysam, meslek sahibi olduysam, her şeyi onlara borçluyum.
Bu kitabı yazmamı Soma tetikledi. Soma maden şehitleriyle, Kozlu maden şehitlerini kutlu sonsuzlukta kucaklaştırmayı özlüyorum. Bizim için güç koşullarda çalışanları yalnız bırakmayalım, diyorum

Hayri Sarı
(Tanıtım Bülteninden)