Cem Sağbil, 1958‘de Zonguldak’da
doğdu. 1981‘de İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’nde İç Mimarlık ve
Endüstri Tasarımı eğitimini yarıda bırakarak seramik ve heykel eğitimi
için Almanya'ya gitti. Stuttgart Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde Seramik
ve Heykel dalında eğitime başladı ve 1988’de Prof. G.Spanulo eşliğinde
tamamladı.
13 Şubat 2015
07 Şubat 2015
Tarih
‘Osmanlı İmparatorluğu’nda İşçi Sınıfının Oluşumu’
http://tustav.org/osmanli-imparatorlugunda-isci-sinifinin-olusumu-konferansi-cagri-metni/
DİSK, Tarih Vakfı ve TÜSTAV’ın ortak çabalarıyla düzenlenmesi kararlaştırılan emek tarihi konferansları dizisinin ilki Kasım 2013’te “Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Bağlamında, Emek Hareketi Tarihinin Kaynakları” başlığı altında gerçekleştirilmişti. 17-18 Ekim 2015’te İstanbul’da düzenlenecek olan ikinci konferans ise “Osmanlı İmparatorluğu’nda İşçi Sınıfının Oluşumu” konusunu ele alacak. Tebliğ sunmak isteyen adaylar, 18 Mayıs 2015 tarihine kadar, özgeçmişleriyle beraber, 250-500 kelimelik sunum özetlerini gönderebilecek.Not: İlk toplantıya Zonguldak'tan Erol Çatma bir bildiri ile katılmıştı.
http://tustav.org/osmanli-imparatorlugunda-isci-sinifinin-olusumu-konferansi-cagri-metni/
05 Şubat 2015
Boğaziçi Üniversitesi Soma Raporu:
“Ge-li-yo-rum Diyen Facia”
“Ge-li-yo-rum Diyen Facia”
Boğaziçi Üniversitesi Soma Araştırma Grubu 13 Mayıs 2014′te Soma’da meydana gelen maden faciası ile ilgili rapor yayınladı. Rapor, Boğaziçi Üniversitesi Soma Araştırma Grubu, Boğaziçi Üniversitesi Soma Dayanışması, Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyeleri Lale Akarun, Nuri Ersoy, Ali Kerem Saysel, Fikret Adaman, Ayşe Buğra (Bilim Akademisi Üyesi), Ferhan Çeçen, Mahmut Ekşioğlu, Günay Kocasoy, Ayşın Baytan Ertüzün, H. Işıl Bozma ve H. Levent Akın tarafından hazırlandı.
03 Şubat 2015
Boğaziçi'nin Soma Raporu:
Büyüme fetişizmi facia getirdi, sendika mafya taktiği uyguluyor
‘’Kaza olduktan sonra ilk iki saat tam bir panik havası hakim olmuş. Örneğin, kaza olan ocağa yürüyüş mesafesinde bulunan İmbat Madencilik A.Ş.’ye bile haber verilmemiş. S panosunda çalışan, madenden kaçmak isteyen işçiler üst yönetimden tahliye emri bekleyen, büyük olasılıkla yangının yeri hakkında bilgi alamayan başlarındaki amir mühendis tarafından durdurulmuş ve mühendisle birlikte 263 işçi bu panoda zehirlenerek vefat etmiş."http://t24.com.tr/haber/bogazicinin-soma-raporu-buyume-fetisizmi-facia-getirdi-sendika-mafya-taktigi-uyguluyor,285960
28 Ocak 2015
Sanatçısı bilinmeyen anıt
Köprü faciasında ölen 15 kişi anısına anıt
Ölenlerin yakınlarının soruşturma izni verilmeyen 3 kurum aleyhine Zonguldak Bölge İdare Mahkemesi'nde açtığı tazminat davaları sürerken, Çaycuma Belediyesi ölen 15 kişi anısına anıt yaptırdı. Yıkılmasının ardından yeniden yapılan köprünün yanındaki kavşağa yapılan anıtın üzerinde ellerini havaya kaldırıp yakaran kadın heykeli bulunuyor. Heykelin ayaklarından akan su ise faciada ölenlerin isimlerinin yer aldığı anıtın üzerinden alttaki havuza dökülüyor.http://www.haber48.com.tr/haber/-koprufaciasindaolen15kisianisinaanit-65143.html
26 Ocak 2015
Ukrayna'da ordu elektrik santralini vurdu, yüzlerce madenci mahsur kaldı!
Russia Today ve Sputnik’te yer alan habere göre, konu hakkında konuşan acil servis yetkilileri, Donetsk’in Kievsky bölgesinde meydana gelen saldırının Ukrayna ordusu tarafından gerçekleştirildiğini açıkladı. İsmini vermek istemeyen bir Acil Durum Bakanlığı yetkilisi, “Saat 12 gibi bir havan topu, Zasyadko madenine elektrik sağlayan santrali vurdu” ifadelerini kullanırken, yeraltında 496 madenci olduğunu düşündüklerini söyledi. Yetkili, kurtarma çalışmalarının başladığı bilgisini verdi. Olayda ölen ya da yaralananın olup olmadığı henüz bilinmiyor.http://t24.com.tr/haber/ukraynada-yuzlerce-madenci-madende-mahsur-kaldi,285028
24 Ocak 2015
Serol Teber
Serol Teber ve Türk işçilerinin ince sızısı ‘yurtsama’
Teber, çalışmaları sırasında Türk işçilerinde daha önce psikiyatri geleneğinde olmayan bir hastalığa rastlar. Türk işçilerinin her yanı sızlamaktadır.
Teber, anlatıyor: “Almanya’da özellikle 70’li yılların sonlarına doğru birdenbire, küçük bir salgın şeklinde çalıştığım kliniğin servislerinin Türkiye kökenli insanlarla, kadınlar olsun erkekler olsun, işgal edildiğini gördük. Kadın servisinin yarısından çoğu bizimkiler, erkekler bölümünün yarısından çoğu yine bizimkiler.”
Alman bilim adamı Profesör Villigen bir gün vizite yaparken çekici kaldırıp yere atar ve şunları söyler:“Çocuklar ben sizden yardım istiyorum. Bu olay nedir, nasıl oluyor böyle?”
Yardım etmek istiyoruz, fakat bir türlü, hasta olarak gelen, oraya yatmış olan insanların gösterdiği belirtilere tıp dilinde bir karşılık bulamıyoruz. Yani bir insanın, saçının telinden ayağının parmağına kadar her tarafı nasıl ağrır?
Alman bilim adamı Profesör Villigen bir gün vizite yaparken çekici kaldırıp yere atar ve şunları söyler:“Çocuklar ben sizden yardım istiyorum. Bu olay nedir, nasıl oluyor böyle?”
Yardım etmek istiyoruz, fakat bir türlü, hasta olarak gelen, oraya yatmış olan insanların gösterdiği belirtilere tıp dilinde bir karşılık bulamıyoruz. Yani bir insanın, saçının telinden ayağının parmağına kadar her tarafı nasıl ağrır?Mahmut Çetin
http://www.sondevir.com/?aType=yazarHaber&ArticleID=11143
Serol Teber
1938 yılında İstanbul'da doğdu. Haydarpaşa Lisesi'ni bitirdi. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöro-Psikiyatri Kliniği'ndeki uzmanlık eğitiminden sonra Almanya'ya gitti. Çeşitli kliniklerde nöro-psikiyatr olarak çalıştı. Düsseldorf Üniversitesi'ne bağlı eğitim ve öğretim kliniği Landensklinik Viersen'de görev yaptı. Yazıları Bilim Sanat, Düşün, Görüş, Felsefe, Dergi (Almanya) ve Cotigo'da yayınlandı. Bir ara Açık Radyo'da 'Didik Didik Freud' adlı bir program hazırladı. Melankoli ve Edebiyat üzerine yaptığı araştırmalarıyla bilindi. 2004 yılında İstanbul Bebek'teki evinde ölü bulundu. ESERLERİ:
Doğanın İnsanlaşması
Politik-Psikoloji Notları
İşkence Sonrası Yaşam
Toplama Kampı Sendromu
Ruhun Ölümü
Göçmenlik Yaşantısı ve Kimlik Değişimi
Melankoli: Normal Bir Anomali
Davranışlarımızın Kökeni
İnsanın Hiçleşme Serüvenine Giriş
Aşiyan'daki Kahin
Tevfik Fikret'in Melankolik Dünyası
Bilimsel Bir Peri Masalı: Freud'un Aile ve Tarihsel Romanı
"Tutunamayanlar"ın Politik Psikolojisi
http://www.biyografi.net/kisiayrinti.asp?kisiid=4431
Ne hoş.
Kdz.Ereğli : Ölüce Deniz Feneri
Her gün bir yerden göç etmek ne iyi.
Her gün bir yere konmak ne güzel.
Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş.
Mevlana
Her gün bir yere konmak ne güzel.
Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş.
Mevlana
C i n a y e t
Maden Tasarısına Oda İtiraz EdiyorMaden Mühendisleri Odası, hiçbir görüşlerinin hükümetçe dikkate alınmadığını belirterek"madende olacak iş cinayetlerinden bu tasarıyı yapanlar sorumludur" dedi
http://www.maden.org.tr/genel/bizden_detay.php?kod=9708&tipi=&sube=0
22 Ocak 2015
Araştırma
Sabire ve Hulusi Dosdoğru Çalışma Ortamı'nda
"Zonguldak Gerçekleri Sabire ve Hulusi Dosdoğru" başlıklı yazı Çalışma Ortamı Dergisi'nin Ocak-Şubat 2015 sayısında yer aldı. Üç tam sayfalık araştırma yazısı Toplum Hekimliğine Gönül Verenler dizisi içinde yer aldı. Dergi, Fişek Enstitüsü Vakfı tarafından yayınlanıyor.
16 Ocak 2015
G Ö Ç
Almanya'dan Çağrı!
60’lı yıllarda Karaelmas Diyarından gurbete çıkan çok sayıda hemşehrimiz ekmek parası kazanmak için acı vatan Almanya’ya geldi. İkinci Dünya Savaşı’nda müttefik ülkelerin bombardımanında yerle bir olmuş, ekonomisi çökmüş Almanya’ya ya Türkiye’den işgücü göçü başladı, o yıllarda Zonguldak maden ocaklarında çalışanlar yaşadığımız Almanya’ya geldi.
Aradan yıllar geçti. zaman tünelinde pek çoğumuzun Almanya’daki yaşantısında unutuymayacak acı yaralar bıraktı. Bu ülkede iyi günler yaşayanlarda oldu. Bazıları aramızdan ayrıldı, kimileri memlekete geri döndü. Yarımız orada , yarımız burada kaldık. Yaşadığımız Almanya bizlere vatan oldu. Onca yıl bu ülkede çalışanlar arasında unutulmayacak pek çok hatıralar yaşantımıza iz bıraktı.
60’lı yıllarda Almanya’ya büyüklerimiz anılarla dolu hikayelere sahip. Elinizdeki fotoğrafları unutamadığınız anıları da ekleyerek bize gönderin yayınlayalım.
http://www.zonguldaklilar.org/site/
60’lı yıllarda Karaelmas Diyarından gurbete çıkan çok sayıda hemşehrimiz ekmek parası kazanmak için acı vatan Almanya’ya geldi. İkinci Dünya Savaşı’nda müttefik ülkelerin bombardımanında yerle bir olmuş, ekonomisi çökmüş Almanya’ya ya Türkiye’den işgücü göçü başladı, o yıllarda Zonguldak maden ocaklarında çalışanlar yaşadığımız Almanya’ya geldi.
Aradan yıllar geçti. zaman tünelinde pek çoğumuzun Almanya’daki yaşantısında unutuymayacak acı yaralar bıraktı. Bu ülkede iyi günler yaşayanlarda oldu. Bazıları aramızdan ayrıldı, kimileri memlekete geri döndü. Yarımız orada , yarımız burada kaldık. Yaşadığımız Almanya bizlere vatan oldu. Onca yıl bu ülkede çalışanlar arasında unutulmayacak pek çok hatıralar yaşantımıza iz bıraktı.
60’lı yıllarda Almanya’ya büyüklerimiz anılarla dolu hikayelere sahip. Elinizdeki fotoğrafları unutamadığınız anıları da ekleyerek bize gönderin yayınlayalım.
http://www.zonguldaklilar.org/site/
Kitap
ZONGULDAK KUŞLARI KİTAP OLDU
Bülent Ecevit Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sözen, üniversite olarak Zonguldak’ta 10 yıldır kuş türlerine ilişkin araştırma ve fotoğraf çalışması yaptığını belirtti. Yol bakım onarım şefi Mustafa Erturhan, biyolog Kerem Ali Boyla ile öğretmenler Tuncer Tozsin, Murat Soydaş'ın imzası bulunan kitap 426 sayfadan oluşuyor. Kitapta, kentte görülen kuş türlerinin fotoğraf ve bilgilerinin yanında, kuş çalışmalarının tarihçesi, kentin coğrafi yapısı ve kuşlar için önemli olan yaşam alanları hakkında bilgiler yer alıyor.http://www.halkinsesi.com.tr/genel/zonguldak-kuslari-kitap-oldu-h14005.html
15 Ocak 2015
Sinema
Onur (Pride)
1984 yılında henüz 20 yaşındaki gey Joe, Bromley’den Londra’ya Onur Yürüyüşü’ne katılmak için gelir. Hissettiği tereddüt bir grup geç gey erkek ve lezbiyen ile tanışınca yerini rahatlamaya bırakacaktır. Gethin's Soho Kitapevi’nde bir araya geldiği bu gençler aslında dönemin başbakanı Margaret Thatcher tarafından hoş görülmemektedir. Öte yandan aynı günlerde maden işçileri çalışma koşulları nedeniyle greve gitmiştir. Kuzey İrlandalı aktivist Mark Ashton ezilen iki kanadın birlik göstermesi gerektiğini savunur. Eşcinsel gençler, bir İrlanda kasabasına yardım için harekete geçerler ve gönülden yardımları toplumda karşılık bulur. Öte yandan iki grubunda güçlenmesini istemeyenlerin sabotajı hiç de uzak değildir… Yönetmenliğini Matthew Warchus’un üstlendiği filmin senaryosu ise Stephen Beresford’a ait.http://www.beyazperde.com/filmler/film-228499/
11 Ocak 2015
KANDİLLİ
Sendikalar sermayeyle el ele oldukça sorunlar çözülmez
"İşçi sınıfı sindirilmiş, ama belli bir seviyeye getirdik işçiyi. Köycülük, yörecilik, hemşericilik mekanizması çalışıyor. Kaçak ocaklarda işçi örgütlenemiyor, sendikalı olamayan işçiler sermaye adına eylemler yapıyor. Özellikle Hema için belli bir seviyeye ulaştık ama yetemedik. Sendikanın tüzel kimliğini kullanarak yaptığımız çalışmalarla, sendikanın siyaset bağlantısı nedeniyle işçinin hakkını alamadık
GMİS Başkanı deseki “Ben 10 bin üyeli bir sendikayım ben bu gücü kullanıyorum 700 değil 1 kişi dahi atılırsa ben 10 bin kişiyle sokağa dökülürüm” o 10 bin 100 binler olur. Buranın sorununu çözün diyecek dirayete, yetkiye ve vasfa sahip olacak bir kişiliğe sahip olsaydı bunca insan kaçaklara itilmezdi, işsizlikle tehdit edilmezdi, kapı dışarı paçavra gibi atılmazdı."http://www.evrensel.net/haber/101925/sendikalar-sermayeyle-el-ele-oldukca-sorunlar-cozulmez
07 Ocak 2015
04 Ocak 2015
Her dönemin normal faaliyetleri, bizim şehirde olduğu gibi...
'Devlete kömür yerine taş satmışlar'
“kaza”
Meslek hastalıklarına karşı sokak forumu
İşçilerin ardından meslek hastalıkları konusunda mücadelelerde yer alan İstanbul Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Prof.Dr. Zeki Kılıçarslan ve Arş Gör Dr. Coşkun Canıvar söz aldı. Kılıçarslan ve Canıvar Meslek hastalıklarının kayıt altına alınmadığından, meslek hastalıkları meselesine yalnızca tazminat açısından bakıldığından, binlerce kayıt dışı ölümden bizzat mesleki rahatsızlıkların sorumlu olduğundan söz ettiler. İşyerleri kaynaklı ölümlerin yaklaşık yüzde 14’ünün “kaza” geri kalan yüzde 86’sının meslek hastalıkları kaynaklı olduğunu belirten uzmanlar, Türkiye’de kayıt altına alınan “kaza” sonucu ölümlerle kıyaslandığında onbinlerce meslek hastalığı kaynaklı ölümün, özellikle de mesleki kanserlerin tamamen kayıt dışı olduğun belirttiler.http://ilerihaber.org/meslek-hastaliklarina-karsi-sokak-forumu/8062/
02 Ocak 2015
TTK'da işe başlasınlar!
HEMA'da 500 işçi daha çıkarıldı
Kandilli beldesinde 2006 yılından bu yana üretim yapan HEMA Kömür İşletmesi, torba kanunun ardından kâr edemediğini öne sürerek işi durdurma kararı almıştı. Belli aralıklarla 850 işçisini çıkaracağını duyuran işveren iki ayrı grup halinde 150 kişiyi işten çıkarmış, son olarak ise yılbaşından hemen sonra 500 işçinin daha toplu çıkışını gerçekleştirdi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

%2B(1).jpg)









%2B(1).jpg)