Hayatımız Zonguldak
İbrahim Akyürek
26 Ekim 2026
24 Ekim 2026
Yeraltı işçiye mezar, üstü patrona konak
Demirlerin ocağında 3 işçi yaşamını yitirdi: Yeraltı işçiye mezar, üstü patrona konak
KENTİN 'İLERİ GELENLERİ'
Gelik’teki taşkömürü ocağını, TTK’den işletme devri anlamına gelen rödovansla işleten Demir ailesi, Zonguldak’ta zenginlikleri ile yakından tanınıyor. Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, ocağa gelerek Demirlerden Erdoğan Demir’i dinledi. Maden şirketinin yanı sıra turizm, AVM, TV kanalı gibi şirketleri de elinde bulunduran Demirlerden Metin Demir, Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası (ZTSO) Başkanı. Metin Demir, 2019 yılına kadar da Zonguldak Belediyesi’nin AKP’li meclis üyesiydi. Salih Demir de AKP’den milletvekili aday adayı da olan eski ZTSO ve Kömürspor başkanı.
Demirler, kentte geçirdikleri soruşturmalarla da biliniyor. Aile, 2012 yılında TTK’den devralarak işlettikleri sahalarda ruhsatsız ocak faaliyetleri nedeniyle de soruşturma geçirmiş ve tam da ailenin AKP ile aktif siyaset yaptığı bu dönemde bu krizi "atlatmıştı". Salih, Erdoğan, Metin, Hacı, Seyfi Demir, "ihaleye fesat karıştırma" suçlamasıyla, sonraki yıl 2013’te AKP’li eski Kilimli Belediye Başkanı ile gözaltına alınmış, eski başkan Özdemir, aile ile kömür alımına bağlı bu menfaatleri reddetse de Demirlerin Milli Emlak arazisindeki balıkçı barınağı işgal eden pavyonlarını yıktırmadığı, onlara belediyenin araçlarını kullandırdığı ve onlardan belediye için taleplerde bulunduğunu kabul etmişti.
Büyük Demirlerden Erdoğan Demir, ülke tarihinin en kanlı iş cinayeti olan Soma Katliamı’nın ardından, madencilerin direnerek kazandığı haklarından rahatsızlığını çekinmeden dile getirmiş, 301 madencinin canıyla ödediği kömürde asgari ücret ve vardiya düzenlemelerine karşı "Soma’dan sonra çıkarılan torba yasa nedeniyle bir günde 1400 işçi çıkardık" demişti.
22 Ekim 2026
24 Ekim
Zonguldak Demokrasi Platformu heyeti, Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti’ni (ZGC) ziyaret ederek basına yönelik uygulamalara ilişkin görüşlerini paylaştı.Zonguldak Demokrasi Platformu, gazetecilere yönelik gözaltı uygulamaları ve medyaya kayyum atanmasına tepki göstermek amacıyla 24 Ekim Cumartesi günü saat 14.00’te Maden Yaşantısı’nda eylem düzenleyecek. Platform temsilcileri, kentteki meslek örgütlerini ziyaret ederek basın özgürlüğü için dayanışma çağrısı yaptı.
21 Ekim 2026
20 Ekim 2026
Sergi
Sanata Evet Çocukları Fotoğraf ve Karikatür Sergisi 10 Ekim’de AçılıyorSanata Evet Zonguldak topluluğunun 28 Haziran 2026 tarihinde Yenice Tir köyünde düzenledikleri “Doğa ve Sanat Günü” etkinliğinde çocukların çektikleri fotoğraflardan ve yaptıkları karikatürlerden oluşan sergi 10 Ekim 2026 Cumartesi günü saat 14.00’te Zonguldak Sergi Odasında açılacak.On beş çocuğun çektiği yirmi beş fotoğraf ve yapmış oldukları karikatürlerden oluşan sergi 31 Ekim tarihine kadar açık olacak.
14 Ekim 2026
Kitap Okuma Grubu Çaycuma Yolcusu
Kitap Okuma Grubu Çaycuma Yolcusu
Yakın tarihlerde Sergi Odası çatısı altında oluşan topluluk 18 Ekim Pazar günü Çaycuma'da buluşacak.
İlk toplantısını Sergi Odası'nda Bulutlara Giden Yazılar (Hikmet Kuşhan) kitabı üzerine yapan topluluk Üzülmez Maden Şehitleri Müzesi'nde Eşekli Kütüphaneci (Fakir Baykurt), Çaydamar Mahallesi Cansu Kafe'de Alman Ekmeği (Bekir Yıldız), Göbü Sahili'nde Çakır'da Yabancı (Albert Camus) kitabı için buluştu.
Topluluk bu hafta sonu Çaycuma eski cezaevinde Ötekini Kovmak (Byung - Chul Han) kitabını tartışacak. Ayrıca Çaycuma Belediyesi'nin son hizmetlerinden biri olan Çektirme'yi gezecek.
Fotoğraf/Film Günleri 2026, 3 Kasım'da Başlıyor!
27'incı yılına giren Sergi Odası (Zonguldak), bu yılın Kasım ve Aralık aylarında Fotoğraf/Film Günleri'nin Üçüncüsünü başlatacak.
İki ay boyunca bir dizi sergi, gösteri, toplantı Sergi Odası'na konuk olacak.
Kasım ayının kesinleşen programı 3 Kasım Salı günü Oliver! (Carol Reed, 1968) müzikali ile başlayacak. Ay boyunca Sıradan İnsanlar, 1984, Jane Austen Pişmanlıklar; belgesel dalında Ara Güler, Annie Leıbıvitz, James Natchwey, Sınırlar Arasında (Bosna'da Derebeylik Var!), Van Gogh Sarısı filmleri gösterilecek
Hazırlanan programda filmler beş konu başlığı altında (Sanatçı Yaşamları, Fotoğrafçılar, Balkanlar, Edebiyat Uyarlamaları, Bizim Kentin Filmleri) toplanıyor.
Programda yer alan sergiler ise şunlar:: 70'li Yıllar/Bir Kesit (Kemal Türkler'in Anısına), Madenci ve Zonguldak Grevi, Sunum Masasında Karikatürist Burhan Solukçu.
İlki 2024'de gerçekleşen Fotoğraf/Film Günleri, Britanya (İngiltere) kömür işçilerinin 84/85 uzun grevinin 40'ıncı, Karaelmas kömür havzası maden işçilerinin 90/91 büyük grevinin 34. yılı nedeniyle hazırlandı.
Bu yılın programı Zonguldak kent yaşamını belgeleyen fotoğrafçı Mustafa Eyriboyun ve yakın tarihte hayata veda eden fotoğrafçı Martin Parr anısına adandı.
07 Ekim 2026
Kusur. Denetleyende
Trafikte Ağır Bilanço: 2026'nın İlk 9 Ayında 1628 Kişi Hayatını Kaybetti, 311 Bin Kişi Yaralandı
İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre Türkiye'de 2026'nın ilk 9 ayında 519 bin 454 trafik kazası meydana geldi. Kazalarda 1628 kişi hayatını kaybederken 311 bin 123 kişi yaralandı. Kazaların büyük bölümünde kusur bir kez daha sürücülerde.
29 Eylül 2026
28 Eylül 2026
Sponsor avcıları için matem günleri
Fon dolandırıcılığında medyanın rolü
Nitekim soruşturmanın hedefinde olan ve 51 yöneticisi tutuklanan şirketler yakın zamana değin medyanın gözbebeğiydi. ATV programcısı Müge Anlı, Katılımevim’in reklam yüzüydü. Reklamda, “Sen de katıl derim” diyordu ekranlarda edindiği o güvenilir yüzüyle….Katılımevi ve Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, CNN Türk’te Cem Seymen’in programına iki bölümde konuk oldu. Serdar Turhan, A Para ve Akit TV’de de çeşitli programlara çıktı. Serdar Turhan şimdi tutuklu. Acaba Serdar Turhan, o programlar karşılığında CNN Türk ve öbür kanallara ödeme yaptı mı? Yoksa sadece habercilik gereği olarak mı çıkarıldı ekrana? Her iki durumda da CNN Türk yöneticileri açıklamak durumunda. Çünkü o yayınlarla yatırımcıların bu kişiye ve şirkete güvenmesinde rol oynadılar. İyi araştırmadan ekrana çıkardılarsa da yanlış, para alarak konuşturdularsa da. Her durumda sorumlulukları büyük, mağdurlar tazminat istese yeridir. Soruşturma kapsamında tutuklananlar arasında Tera Yatırım’ın Yönetim Kurulu üyeleri Emre Alkin ve Kerem Alkin de bulunuyor. İkisi de ekonomi profesörü olan Alkin kardeşler aynı zamanda ekonomi yazarıydı. Gazetelerde yazmaları, TV’lerde ekonomi yorumları yapmaları, onları tanınan, bu alanda bilinen ve sözlerine güvenilen isimler haline getirmişti.
Kerem Alkin’in yazıları Sabah’ta, Emre Alkin’in yazıları da Gazete Pencere’de yayımlanıyordu. Hemen suçlu oldukları söylenemez ama okurlarını “fon dolandırıcılığı” konusunda uyarmadıkları, “ekonomi yazarı” işlevini yerine getirmedikleri ortada.Sabah ve AHaber’in olayı geçiştirmesi de boşuna değil. SPK ile öbür kurumların ve tabii kendilerinin sorumluluğunu örtmeye çalışıyorlar. Anadolu Ajansı bile zamanında “İş dünyası” bölümünde habermiş gibi yayımladığı TERA Holding reklam metinlerini arşivinden sildi.
Yılların ekonomi gazetesi Dünya, hâlâ yazamıyor skandalı, habire SPK’nın tasfiye ettiği şirketlerden biri olan Bulls Portföy’ün açıklamalarını koyuyor sayfalarına. Çünkü Bulls Portföy, Dünya gazetesi ile “Girişim sermayesi ortaklığı” kurmuş. Bulls Portföy Yönetim Kurulu üyesi Ersoy Çoban ile Bulls Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Akkaya, Dünya Holding AŞ’nin de yönetim kurulu üyeleri. Şimdi Kemal Akkaya yurtdışı yasaklı.
Faruk Bildirici Birgün
Yunanistan
2012:
Emeklinin intiharı Yunanistan'ı sarstı77 yaşındaki Dimitris Hristulas dün sabah kentin en işlek noktalarından biri olan Sintagma Meydanı'nda başına kurşun sıkarak yaşamına son vermişti. Yunan medyasına göre Hristulas, kemer sıkma önlemleri kapsamında emeklilik maaşını düşüren hükümeti suçladı. Dimitris Hristulas'un kendini öldürdüğü noktaya, halk dünden beri çiçekler ve Hristulas için yazılmış kartpostal ve mektuplar bırakıyor. Akşam saatlerinde daha önce de büyük eylemlere sahne olan, parlamento binasının önündeki meydanda yüzlerce kişi toplandı. Göstericiler polise molotof kokteyli attı. Polis göstericilere göz yaşartıcı gazla karşılık verdi. Kemer sıkma önlemlerinin başlamasından sonra ülkede intihar vakalarının ve bunalıma girenlerin sayısının arttığı belirtiliyor. Yunan medyasına göre eczanesini 1994'te satan bir çocuk babası Dimitris Hristulas, intihar mektubunda "Hükümet ayakta kalma şansımı yok etti. Çöplerden yiyecek toplayacak duruma düşmeden onurumla ölmeyi seçiyorum" dedi. Hükümet Sözcüsü Pantelis Kapsis, Hristulas'ın ölümünü bir "insanlık trajedisi" olarak niteledi ancak intiharın nedenlerinin tam olarak bilinmediğini söyledi. 2012
27 Eylül 2026
26 Eylül 2026
52 polis intihar...
2026'da 52 polis intihar etmişti: İçişleri Bakanı'ndan soruşturma açıklaması
Emniyet İntiharları Dijital Anıtı’nın verilerine göre 2026’nın ilk yedi ayında 52 polis yaşamına son verdi. Bu sayı, söz konusu dönemde ortalama dört günde bir polis intiharı yaşandığına işaret ediyor.
Verilere göre 2024 ve 2025 yıllarında ise toplam 166 polis yaşamına son verdi.
Vakaların nedenleri tek bir başlıkla açıklanamazken ekonomik sorunlar, uzun ve düzensiz çalışma saatleri, mobbing, yoğun stres ve mesleki memnuniyetsizlik öne çıkan sorunlar arasında gösteriliyor.
25 Eylül 2026
Suskunluk
Suskunluk sarmalına karşı gazetecilik: Bir konferanstan notlar
İlk oturumda, geçen yıl ödül kazanan “Gazze Projesi” araştırmasını yürüten isimlerden Huda Osman söz aldı. Gazze’de İsrail’in öldürdüğü gazeteciler hakkındaki haberlerinin bu cinayetlerin sorumlularının hesap vermesi konusunda somut bir etkisi olmadığını belirten Osman, “bir haberin etkisi nasıl ölçülür?” diye sordu. 110 Filistinli gazetecinin öldürüldüğü savaşta, gazetecilerin hedef gözetilerek katledildiğini belgelemişlerdi, ancak sorumlulardan hiçbiri bu suçlar için henüz hesap vermedi; uluslararası camia sessizdi. Osman’a göre savaş suçlarının kayıt altına alınması kısa vadede olmasa da yıllar sonra hesap sorulabilmesi için tek yoldu.Uluslararası yarışmanın jüri başkanı Bosna-Hersek’ten deneyimli gazeteci Leila Bičakčić’ti. O da yapılan haberlerin etki gücünün nasıl ölçüleceğine değindi: “Bazen bir yasa değişiyor, bir soruşturma açılıyor, denetleyici bir kurum devreye giriyor, bir politikacı istifa ediyor, bir şirket uygulamalarını değiştiriyor… Ancak değerlendirdiğimiz haberler ‘etki’nin her zaman kısa vadede görülemediğini ya da yukarıdaki örneklerde olduğu gibi çok kolay ölçülemediğini de gösteriyor. Gazetecilik bazen de bazı kurumların artık görmezden gelemeyeceği sorunları görünür kılar. Yurttaşlara daha önce farkında olmadıkları deliller sunar, yasama ya da yargı organlarının gündemine etki eder. Bazen de toplum hafızasına kayıt düşer ve sonrasında iktidara gelenlerin ‘biz bunu bilmiyorduk’ demesini engeller”.“Kaçak fabrikalar” adlı bir diğer haber ise doğada yok olmayan çevrede ve insan vücudunda birikebilen kimyasalları (PFAS) odağına alıyordu. Gazeteciler İtalya'nın kuzeyindeki Vicenza kentinde bulunan ve bölgedeki yüz binlerce kişinin içme suyunu PFAS kimyasallarıyla kirleten fabrikanın izini sürdü. Altı kişilik ekip İtalya’da üretimi yasaklanan fabrikanın sökülerek Hindistan'da yeniden kurulduğunu ortaya çıkardı. Aynı müşterilere çevre koruma yasaları daha gevşek olan başka bir ülkede üretim yapılıyor, bu kez Hindistan’dakiler zehirleniyordu. Haber Hindistan'da büyük tepkiye yol açtı. Milletvekilleri fabrikanın kapatılmasını talep ederken, bölge sakinleri tesisin önünde protestolar düzenledi ve yasaklı kimyasalların ithalatına karşı bir imza kampanyası başlatıldı.
Jüri son olarak, Hırvatistan’dan Barbara Matejčić'in iki ülkeden meslektaşlarıyla hazırladığı “Fotoğraf İçin Öldürmek” araştırmasına özel ödül verdi. Araştırma, 1992 yılında Bosnalı Sırp bir milisin bir sivili infaz ederken çekilmiş fotoğraflarını yeniden gündeme getirdi. Cinayeti görüntüleyen foto muhabirlerinin yalnızca tanık mı olduklarını, yoksa orada bulunmalarının infazda bir rol oynayıp oynamadığını sorguladı. Fotoğrafları Reuters haber ajansına satan, dünyanın en prestijli fotoğrafçılık ödülü World Press Photo ödülü kazanan ve Hollanda'da sığınma hakkı elde eden foto muhabiri, bir gazetecilik kahramanı ilan edilmişti. Ancak Bosnalı Müslüman keskin nişancı olarak belirttiği kurban bir sivildi. Haber bunu ortaya çıkardı. Öldürülen kişinin ailesi 30 yıl sonra babalarının masumiyetini bu haberle dünyaya duyurdu. Araştırmanın ardından fotoğrafın açıklaması düzeltildi, fotoğrafçıya verilen ödülün geri alınması için de imza kampanyası başlatıldı.
Can Ertuna Birgün



























.jpg)





.png)









.jpg)
.jpg)





