20 Ağustos 2011



Bugün sanatçılarımıza kaynak buldum !

Masa üstüne çıkarmak amacıyla Zonguldak Kitapları'nın ve Fahri'nin cezaevleri için bağışladığı kitapların tozunu pisliğini temizlerken birden sanatçılarımıza kaynak bulduğumu farkettim.
Kitap hazırlıklarını bildiğim Erol, Osman, Mete, Mustafa ve öteki bilmediğim yazarlar, sanatçılar için para garanti sayılır. Ancak mahkeme süreci var.
Dava Zonguldak Belediyesi ve Türkiye Taşkömürü Kurumu TTK'ya açılacak. Dava konusu; kitaplarımızı ve kütüphanelerimizi, ciğerlerimizi, balkonda asılı çamaşırlarımızı toz ve kir içinde bırakmak. Dava gerekçesi bu kurumların kamu görevlerini yerine getirmemeleri yani görevi ihmal, kusur, dahası kasıt.
Davadan kazanılacak tazminat paraları Zonguldak Kültür ve Eğitim Vakfı ZOKEV'in bütçesine aktarılacak. Bütçede "Sanat Destek Fonu" adı altında ayrı bir banka hesabında tutulacak. Kitap, Sergi hazırlığı olan sanatçı dosyasını ZOKEV'e sunacak. Fondan destek görecek. Kentimiz sanatçıları da boynu bükük, para yok diye dolaşmayacaklar.
Bu iş olur mu...olmaz. Neden mi?
Bizim sanatçılarımız, "çağdaş" gönüllü kurumlarımız kendine yakın sandığı "çağdaş" yerel bürokratları pek sever. Bu kenti uzun yıllar çoğu erkek onların çekip çevirdiğini, yetkileri kadar sorumluluk taşıdıklarını bilmezlikten gelirler. İlişkilerini düğünlerde, cenazelerde, hayıseverlik ve piyasa işlerinde, toplu yemeklerde yüz yüze/diz dize pekiştirmeye çalışırlar. Örgütleri, kurumları adına üç beş kuruş dışında ne kazandıklarını hep merak ettim, bulamadım. Bulan varsa acele bildirsin.
Bürokratları pek  severler, dedim, bu davranış saygıdan kaynaklanmaz. Üç beş ilişki kırıntısı toplama çabasıdır sadece. Bu kırıntılar belki gelecekte üç beş kuruş için işe yarar diye düşünülür. Bu uyduruk toplumsal yararlılık adına gerçek yurttaşlık, kentlilik haklarını kullanmaktan, talepte, tepkide bulunma haklarından, çok daha önemlisi siyaset yapma haklarından vazgeçer bizim çağdaşlar.

***
AKM yolundaki kırtasiye ağırlıklı kitapçı bir ara masa üstünde indirimli kitap satıyordu. Kitaplar naylon poşet içinde. Kılıfı yüzünden kitabı karıştırma şansı yok. Nedenini sordum. Tozdan korumak içinmiş.
Ben kitapları silmekten bıkmadım. Çünkü onların çok yararını gördüm.  Ancak, gıcır gıcır kitapların giderek yıprandığını görmek katlanılır gibi değil. Zaten olmayan "piyasa" değerinin daha da düşmesi tehlikesi var. Daha önemlisi bizi yönetenlerin beceriksizliğinin bedelini biz niye ödeyelim.
Tersine Biz, Onlara ödetelim, tazminatlarımızı alalım. İki üç idealist, sanatsever-kentsever adalet insanı davaya sahip çıkarsa ZOKEV Sanat Fon'una çok para kazandırabilir.
Bu dava; Belediye, TTK ve öteki  Devlet işlerinde ihmalden ölen, yaralanan insanlarımızın yakınlarına örnek olur, tozlu kitaplar bu yoldan da işe yaramanın gerekçesi olurlar.


20 Ağustos 2011