Otobüs durağı, otel odası, devlet aklı
Kanun da nizam da sermaye sınıfının.Devlet teşvik veriyor şirketlere. Geçen ay Erdoğan bir yenisini müjdeledi. Vergi indirimleri, borç silme, imtiyaz, ne ararsan var içinde paketin. Adını “vatandaşlık maaşı” diye uydurdukları başka bir paket de eş zamanlı müjdelendi. Bu da zorda olan yoksullar içinmiş. Aslında yeni bir sadaka türü bu.
Zor ekonomik şartlarda hükümetimiz tüm kesimlere destek olmak için tüm olanakları seferber ediyormuş falan. Bakanların ağzında bu cümleler.
Tamamı devletle sermaye arasındaki ilişkinin görünür halleridir. O ilişki patrona ülkenin tüm kaynaklarını açıp emekçilere açlık sınırında yaşamı sadakayla desteklemektir. Madencinin ödenmeyen ücreti, verilmeyen tazminatıdır. Otobüs durağında “icralık emekliye kredi çıkarılır” ilanıdır. Evine giren gelirin hayatını devam ettirebilmek için gerekli olan temel yaşamsal ihtiyaçlarını ancak karşılamasıdır. Çoğunda bunu bile karşılayamadan açlık ve yoksulluk sınırlarında yaşamaya çalışmandır. Milyonlar bu haldeyken şirket sahibi bir avuç ailenin zenginlik içinde yaşamını sürdürmesi, bu zenginliği kendisinden sonra gelecek kuşaklarının da sürdürecek olmasıdır. Bunun için uluslararası tekellerin örgütü NATO ile ilişkileri iyi tutmak, yeni sömürü alanlarında kârlı işbirlikleri yapmaktır. Bu yüzden savaş çıkarmaktan çekinmemektir. Kimi zaman ileri demokrasi, kimi zaman ‘mutlak butlan’dır.
Son günlerde devlet aklı aranıyor ya her şeyin altında.
Aradığınız devlet aklına biz sermaye egemenliği diyoruz. Her taşın altında.
Alpaslan Savaş Sol
