18 Aralık 2013

Grizu Kurbanının Ailesine 215 Bin 523 Lira Tazminat
TTK Karadon Müessese Müdürlüğü maden ocağında yerin 540 metre altında meydana gelen grizu patlamasında, ocakta galeri açma çalışmalarını yürüten taşeron firma Yapı-Tek'te çalışan 30 maden işçisi öldü. Facia ile ilgili TTK ve Yapı-Tek'te çalışan 28 sanığın Zonguldak 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde tutuksuz yargılandığı ceza davası sürerken, ölen işçilerin yakınları avukatları aracılığıyla kurum ve taşeron firma aleyhine tazminat davaları açtı.
http://www.haberler.com/grizu-kurbaninin-ailesine-215-bin-523-lira-5438933-haberi/

16 Aralık 2013

         
Yatağan İşçileri 92 Gündür Direniyor
Bölgede özelleştirilme kararı çıkan kömür ocakları, liman ve termik santrallerin, özelleştirme kararı durana kadar eylemlerine devam edeceklerini belirten işçiler, 29 Aralık'ta sona erecek açlık grevinin ardından yapılacak mitinge tüm emek örgütlerini davet ediyor. İhalenin kesinleşme tarihi olarak açıklanan 24 Ocak'ta ise Ankara'ya bir yürüyüş gerçekleştirecekler.
http://bianet.org/bianet/toplum/152098-yatagan-iscileri-92-gundur-direniyor 

"Hediyeleriniz yerel, sanatçılarınız yerel olsun!" 
   Sergisi Başladı
Zonguldak SergiOdası; yeni yıl hediyelerinin seçiminde yerel sanatçıların ürünlerinin tercih edilmesi amacıyla düzenlediği etkinliğin ikincisini başlattı.
16 Aralık 2013 Pazartesi günü başlayan etkinlik ay sonuna kadar devam edecek.
Serginin şimdiki katılımcıları ise şöyle: Alaaddin Kara, 8 yaşındaki Paylaş Kiraz, M.Çetin Sezgin, Öner Güven, Ahmet Tokyay, İbrahim Akyürek, Haluk Çobanoğlu, Halil Kıyak, Metin Kaya, Zeynep Koca,
Nuray Ercan, Ayşegül Karalar, kitaplarıyla Zonguldaklı yazarlar ve Zonguldak'ı yazan yazarlar, yerel dergiler, filmler, yayınlar...  
Sergi ve Alışveriş: 16-31 Aralık 2013 tarihlerinde hergün saat 12.00–18.00 arasında gerçekleşecek.
SergiOdası : KültürSanatOrtamı :
Mithatpaşa Mah. Z.Hanım Cad. 19 (Japon Pazarı’na 20 m. Öncü Döner üstü ), Arı İşhanı Kat 1 Zonguldak
        
Siz de eserlerinizi getirin...
çerçeveleyip asın, 
veya çakın, ya da masa üstüne bırakıp
sergiye ortak olun!

15 Aralık 2013


"Enerji Üssü Değil, Termik Cehennem" Paneli
Marmara Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr.Tanay Sıtkı Uyar, "1978'ten sonra başta Amerika olmak üzere daha önce kurulmuş 100 santral iptal ediliyor ve tek bir nükleer santral siparişi olmuyor" dedi.

http://www.haberler.com/enerji-ussu-degil-termik-cehennem-paneli-5428486-haberi/

13 Aralık 2013

Zonguldak'ta Yüksekova Protestosu
Zonguldak'ta bir grup üniversite öğrencisi, Hakkari'nin Yüksekova İlçesi'nde 3 kişinin ölümüyle sonuçlanan olayları basın açıklamasıyla protesto etti.




      

12 Aralık 2013

'Silivri Cezaevi'nde bize yırtıcı bir hayvan gibi davranıyorlardı'
Ergenekon davası kapsamında 4 yıldan fazla tutuklu kalan CHP Zonguldak Milletvekili Prof. Dr Mehmet Haberal, Silivri Cezaevi’nde kaldığı hücrenin maketini yaptığını belirterek, “Hücredeki adam benim. İki kolunuzu açtığınızda duvarlara değiyorsunuz. O kadar küçük bir hücreydi” dedi. Maketi elleriyle çizip hazırladığını söyleyen Haberal, "Sabah akşam sadece sayımlar için açılır, üzerinize kapanır. Kapının üstündeki 30’a 15 santimlik delikten de yemek verilir. Yırtıcı hayvanmışsınız gibi" diye konuştu.
http://t24.com.tr/haber/silivri-cezaevinde-bize-yirtici-bir-hayvan-gibi-davraniyorlardi/245899

11 Aralık 2013

19.Kömür Kongresi Zonguldak'ta yapılacak
21-23 Mayıs 2014 tarihleri arasında yapılacak olan Türkiye 19.Kömür Kongresi’nin hazırlık çalışmalarına başlandı.  Kongrede, öncekilerde olduğu gibi, kömürün aranmasından tüketimine kadar geçen süreçte kömür madenciliğinde yaşanan gelişmeler ve karşılaşılan sorunlar bilimsel verilerle tartışılacak.
http://komur.maden.org.tr/

3 Madencinin Zehirlendiği Kaçak Ocağın Sahibinin Başka Ocağında da 1 Genç Ölmüş

İ.K.'nın, aynı bölgede bulunan başka bir kaçak ocağında çalışan Yıldız Tutal'ın da 28 Temmuz 2009'da başına kaya parçası düşmesi sonucu öldüğü ortaya çıktı. Ocağın, lise 1'den sonra okulu terk eden Yıldız Tutal'a ait olduğu ileri sürülmesine rağmen, polisin araştırması sonucu ocağın gerçek sahiplerinin İ.K. ve M.Ç. olduğu belirlendi.
http://www.haberler.com/3-madencinin-zehirlendigi-kacak-ocagin-sahibinin-5412356-haberi/

      
Kaçak Ocaklarda Ölenlerin Yakınları, İlginç İddiayla Sarsıldı

Oğlunun liseyi ikinci sınıfta bıraktığını anlatan Tutal, "Arkadaşlarının hatırına bir ay kaçak ocağa gitmiş. Kaçak ocakta çalıştığından hiç şüphelenmemiştim. Evladım iş kazasında öldüğünde ruhsatsız ocağa girdiğini öğrendim. Kaza sırasında kafasına taş düşünce orada kalıyor. Taş düştükten sonra yetkililere haber verilmemiş. Ocakta bulunan kazma ve kürek gibi malzemeleri toplayıp çareyi kaçmakta bulmuşlar. Kaza 13.30'da olmasına karşın yetkililere 17.30'da bildirilmiş" diye konuştu.
http://www.haberler.com/kacak-ocaklarda-olenlerin-yakinlari-ilginc-5411419-haberi/

10 Aralık 2013

Karaelmas Diyarında "Ölüm Tünelleri" Can Yakıyor
Sosyal güvencesiz istihdamın yanı sıra işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınmadığı kaçak ocaklarda, grizu, göçük ve gaz zehirlenmesi gibi tehlike altında çalışan madenciler, iş kazalarında ya yaşamlarını yitiriyor ya da sakat kalıyor. 
Taş kömürünün ruhsatsız yer üstüne çıkarılması ve üretilmesinin yasak olduğu kentte, TTK'nın görevlendirdiği personel, emniyet güçleriyle kaçak kömür ocaklarına yönelik çalışma yürütüyor. 
Yaklaşık 6 yılda 36 bin 471 dinamit ve 10 bin 356 kapsül kullanılarak bin 762'si kapatılmasına karşın, adeta "mantar gibi biten" kömür ocaklarının 500 civarında olduğu, 3 bin kişinin istihdam edildiği öngörülüyor.
http://www.haberler.com/karaelmas-diyarinda-olum-tunelleri-can-yakiyor-5406603-haberi/

09 Aralık 2013

Yazı Dizisi

 ZONGULDAK GERÇEĞİ 
Ölünce ocak sahibi oluyorlar! : Atilla Öksüz   Milliyet
       
      
Bunlar ocak değil ölüm kuyusu!..

Tunca Bengin (Milliyet)

Evet ortada bir kader var ama, bu ölümlerden ziyade, insanların o ölüm kuyularına inmek zorunda bırakılmalarıyla ilgili.. Çünkü; madencilik bölgede yaşayanların en önemli ekmek kapısı. Ancak, bu konuda, yeterli ve güvenli iş olanağı yok. Genel Maden işçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Eyüp Alabaş’ın verdiği bilgiye göre, bölgedeki en büyük işveren halen 9 bin 700 kişinin çalıştığı TTK yani devlet. O’nun işletmediği sahaları kiralayarak madencilik faaliyetleri yürüten ve yaklaşık 5 bin kişiyi istihdam eden özel sektör de ikinci sırada.
http://www.sendika.org/2013/12/bunlar-ocak-degil-olum-kuyusu-tunca-bengin-milliyet/

Kırnapçı’dan tanıtım ve imza etkinliği
11 Aralık 2013 Çarşamba akşamı saat 19.00’da Çaycuma Kültür ve Sanat Merkezi Tiyatro Salonunda gerçekleşecek olan kitabın tanıtım ve imza etkinliğinde, Hüseyin Çakır türküleri eşliğinde Çaycuma fotoğraflarından oluşan slayt gösterimi de yapılacak.

http://www.caycuma.org/haberoku.asp?id=10553 


05 Aralık 2013


      
Zonguldak'ta Maden Ocaklarında Acı Gün: 
4 Ölü, 1 Yaralı 
Kırat Mahallesi'nde ruhsatsız olan ve daha önce mühürlenerek kapatılan kömür ocağında dün gece metan gazından 3 işçi zehirlendi. TTK tahlisiye ekipleri tarafından yapılan çalışmalar sonucu sabaha karşı 53 yaşındaki Yaşar Özerdoğan, 24 yaşındaki İsmail Altun ve 54 yaşındaki Mustafa Özalpuğan'ın cansız bedenleri çıkarıldı. 3 işçinin cenazeleri Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
Günlüğü 60 lira ücretle çalışan işçilerin can verdiği ruhsatsız kömür ocağının sahibi İsmail K.'nın, kamu malına zarar vermekten halen cezaevinde bulunduğu ve 3 gün önce ocağın yeniden faaliyete geçmesi talimatını gönderdiği ileri sürüldü.
http://www.haberler.com/zonguldak-ta-maden-ocaklarinda-aci-gun-4-olu-1-5392338-haberi/


04 Aralık 2013

  Maden Galerisi Açılışında Acılar Tazelendi   
Zonguldak'ta, 4 Aralık 'Dünya Madenciler Günü' kapsamında, Valilik önündeki Şehitler Anıtı'nda yapımı tamamlanan ve yer altında maden ocağında kullanılan araç ve gereçlerin bulunduğu maden galerisi açıldı.            http://www.haberler.com/maden-galerisi-acilisinda-acilar-tazelendi-5386514-haberi/

28 Kasım 2013

Rakıya Sorgu





                                                                                                            
Ha gayret, rakının solculuğun bayrak simgesi olmasına az kaldı
 İbrahim Akyürek 
Körlemesine AKP karşıtlığından gözü dönmüş, benim palavracı, kolaycı, sözde örgütlü tembel solcularım neredeyse rakı ortak paydasında ulusal cephe kuracak. 

Ve neredeyse rakı içmek ilericiliğin simgesi olacak. Daha kalabalık görünmek için kolayına yüceltilen futbol taraftarlığında ve odasına tünemişlerin "sosyal medya"sında gezi parkı protestolarına sorgusuz-sualsiz nasıl yaklaşılıyorsa, içki taraftarlığı da sorgu-sualle karşılaşmıyor. İçki tanıtımına sınırlar getirilince dev firmaların verdiği romantik, isyankar, "çağdaş" ilanlara sempati duyma sınırına ben bile çok yaklaştım, anımsatayım bu arada.

Bizim Zonguldak, alkol tüketiminde istatistiklerde ön sıralarda yer alır. Şehre dışarıdan gelen misafirlere Ramazan'da lokantaların, içkili mekanların sonuna kadar açık olduğu övünülerek anlatılır. Az ilerdeki, neredeyse yasak bölge olan Kastamonu kötü örnek olarak araya sıkıştırılır. Konuşma öyle duruma gelir ki, bilmeyen de bizim şehri özgürlükler, kültürler şehri sanır. Cumhuriyetin yükünü, eziyetini çekmiş bu kent dizi dizi alkol mekanlarıyla çürümüşlüğünü teşhir eder aslında. Eski Yeşilçamdaki emekçi mekanlarının sınıflanması gibi mühendisine, doktoruna, işadamına, işçisine, memuruna, garibanına göre teşhir mekanları ayrılmıştır. Kimisi meslek odası, evi veya derneği lokali olarak kamu hizmeti verir. Anımsayın, düşük yoğunluğa ayarlanmış iç savaşta gencecik insanlar bir günde beşer-onbeşer ölüp giderken askeri gazino dahil şıkıdım şıkıdım oyunlar sürüp gitti bu mekanlarda. 

"Emeğin Başkenti" vurgusu ise çoktan palavraya dönüşmüştür. Bankaları da içinde her türden yıllanmış tefecileri, kimi sağdan, kimi CHP tipi soldan ortaya saçılan işadamı-mafya kırması tipleri ile "emek en yüce değer" olmaktan çoktan çıkmış, işçi çalıştırmak "ekmek yedirtmek" böbürlenmesine dönüşmüş, "sömürü" ve "patron" sözcüklerinin edebiyatı bile kalmamıştır.

Yumuşak saatler... 
Bu sıra sıra mekanlar erkek ihtiyaçlarına göre, erkekler tarafından kurgulanmıştır. Gecenin ilerleyen saatlerinde masalardan acı ceken çeken erkeklerin inleyişleri, takıntıları, kavgaları öteki masaları sarmaya başlar. Erkeklerimizin, geçici kadın olma, duygulanma saatleri gelmiştir. Sıvılar her yerlerinden akar. Yumuşacık olurlar. Gündüz asık suratlı, az konuşkan erkeğimiz bülbül gibi olur, duygusal pelte haline gelir gecenin ilerleyen saatlerinde.

Çoğu deniz gören bu mekanlardaki erkekler için bulutlar, rüzgar, ay, müzik ayrıntı bile değildir. Asıl dert bundan sonra başlar. İçkiyle şişinen erkek solcular, solcu sarhoş adamları evde karşılayacak olan kadınların, çocukların ruh durumlarını, katlandıkları eziyeti hesaba katmazlar. Masada çekilmez hale gelen erkeğin, evini, iktidar alanını keyfince neye dönüştürebileceğini düşünmezler. 


Leyla Navaro, "Tapınağın Öbür Yüzü" kitabında "Tersi gibi görünse de, yetişkin erkeklerin ruh sağlığı kadınlarınkine oranla daha bozuktur." diyor. Normal hayatta ise bu satırlar geçersiz görünür. Sinirli, saldırgan, panik ataklı erkek, iş yaşamında bu davranışlarını başarılı "normal" erkek özellikleri olarak gezdirir, sınırlara vuran depresyonunu çalışma ortamında fırsata dönüştürür. Tersine, cinsiyeti kadın olsaydı, ilaçlarını yanına alıp evinde oturan başarısız suskun kadın olacaktı.

Geçenlerde Birgün Gazetesi'nde keyfin ustası, rakının hastası olarak tanıtılan Feridun Nadir'in biri tam sayfa iki ayrı yazısı çıktı. Yazar; rakıyı yüceltiyor. Rakıdan kültürü çıkar uyuşturucu kalır, rakının öncelik mezesi muhabbettir, diyor. Uygulamadan, "reel rakı dünyası"ndan, erkeklerin iç sıkıntısıyla daldıkları mekanlardan haberler vermiyor. Biranın bile yaygın halde uyku ilacı, uyuşturucu yerine tüketildiğini bilmezmiş gibi yapıyor. Sorgulamıyor.

23 Ağustos 2013     iakyurek1@hotmail.com
                                                                                                                                                                     
'Kelebeğin Rüyası'na Amerika Basınından Büyük İlgi
86. Oscar Academy Ödülleri' için "En İyi Yabancı Film" dalında ülkemizi temsil etmek üzere seçilen "Kelebeğin Rüyası", Oscar yolunda Los Angeles'ta adım adım başarıya koşuyor.
Yılmaz Erdoğan;
"Çok yakın arkadaşım olan aktör Erdal Tosun bana Zonguldak şairlerinden bahsetti. 'Zonguldak şairleri' diye araştırdığımda, karşıma 3 isim çıktı. Bunlar Muzaffer, Kemal ve Rüştü oldu. Erdal, bana bu 3 şairin hikayelerini araştırmamı söyledi ve çok enteresan, üzücü bir hayat hikayesi bulacağımdan bahsetti. Açıkçası bu konuda fazla bir bilgim yoktu ve şairlere ait 2-3 şiirden başka, onları tanımıyordum. Onları araştırmaya başladığımda, çok eski bir kitapçıda Rüştü Onur'a ait eski bir kitap buldum. O kitabı araştırmak için Zonguldak'a gittiğimde Muzaffer'e ait başka bir kitap daha buldum ve bu bulduğum iki kitapla bu insanların karakterlerini anlamaya, onları tanımaya çalıştım. Bu süreç o kadar kolay olmadı, yaklaşık 5 senemi aldı."
http://www.haberler.com/kelebegin-ruyasi-na-amerika-basinindan-buyuk-5364272-haberi/