07 Mayıs 2014

Tenis


ZONGULDAK MİNİK TENİS ŞAMPİYONLARINI AĞIRLIYOR
Şehrimizin tenis sporundaki büyük temsilcisi Zonguldak tenis deniz ihtisas Kulübü bir kez daha büyük bir organizasyona imza atmaya hazırlanıyor.
Zonguldak tenis deniz ihtisas Kulübü 8 Mayıs 2014 Perşembe günü başlayarak 11 Mayıs’a kadar 4 gün sürecek olan 8-9-10 yaş Türkiye Şampiyonasına ev sahipliği yapacak. Kurulduğu 1951 yılından bu yana bir çok büyük organizasyona imza atarak şehrimizi tenis sporunda çok iyi temsil eden bu güzide kulübümüz bir kez daha şölene hazırlanıyor.

01 Mayıs 2014

Atıl köy okulları

       
Çırgan Köyü İlköğretim Okulu 
neden kültür noktası olmasın!
Kozlu'ya bağlı Yukarı Çırgan Köyü İlkokulu, çevremizdeki atıl köy okullarından sadece biri. Son yerel seçimler öncesi ahır olarak kullanılan okul yeni seçilen muhtar ile birlikte hayvanlardan kurtarılmış, ancak gübre yığını okulun tüm tabanını kaplamış durumda. Amasra Kaymakamlığı'nın köylülerle işbirliği yaparak terk edilmiş 10 köy okulunu  kermes, kurs, kütüphane, aşure günü gibi kültür buluşmalarına açtığı biliniyor. Ayrıca; Herkes İçin Mimarlık gönüllüleri, başlattığı Atıl Köy Okulları Projesi ile atıl kalan ve sayıları binlere ulaşan köy okullarına yeniden işlev kazandırma hedefiyle bugüne kadar Ordu, Edirne ve İzmir'de projeler geliştirdi ve tasarım çalışmalarını tamamladı. Geçtiğimiz günlerde Zonguldak SergiOdası Çırgan Köyü'nü gezdi, atıl köy okullarının kültür ve doğa buluşmaları için canlandırılmasını programına aldı.

30 Nisan 2014

İş Cinayetleri

İşçi aileleri talepleri için Ankara'daydı

27 Nisan’da düzenledikleri etkinliklerde İstanbul/Davutpaşa, İstanbul/Esenyurt, İstanbul/Özel Doğa Hastanesi, İstanbul/BEDAŞ, İstanbul/Arka Sıradakiler dizi seti, Muğla/Milas-Güllük, Zonguldak/Kozlu, Ankara/Ostim-İvedik ve Van/Bayram Otel’de iş cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin aileleri olarak belirledikleri 10 kişilik heyetle ziyaretleri gerçekleştirme kararı aldılar.
28 Nisan Pazartesi günü gerçekleştirilen ziyaretler ve yapılan görüşmeler dahilinde yapılan görüşmelerin sonuçları şöyle;

29 Nisan 2014

Yeni Zonguldak Kitapları

BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ YAYINEVİ KURULDU 
Son dönemde yayımladığı çalışmalarla dikkatleri üzerine çeken Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) kendi yayınevini kurarak çalışmalarına hız verdi. 1 ve 2 numaralı yayınlarında Zonguldak’a yer veren Yayınevinin çalışmaları büyük beğeni topluyor.

Bülent Ecevit Üniversitesi yayınevini kurarak yükseköğretim sistemimiz içerisinde kendine ait yayınevi bulunan az sayıda üniversiteden biri olmayı başardı. Bu gelişme ile birlikte Bülent Ecevit Üniversitesi akademisyenleri, alanlarında yaptıkları çalışmaları artık Üniversite yayınları arasında çıkarabilecekler. BEÜ yayınevinde Üniversite dışından araştırmacıların yayınları da basılabilecek. Özellikle son dönemde Zonguldak ile ilgili yaptığı çalışmalarla dikkatleri üzerine çeken Bülent Ecevit Üniversitesi, bu yayınları artık kendi yayınevi aracılığıyla okurlarla buluşturabilecek. Kısa süre önce "Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Belgelerle Zonguldak" ile "Bülent Ecevit Üniversitesinin Zonguldak’a Etkileri ve Şehrin Üniversite Algısı" isimli çalışmaları yayımlayan BEÜ’de şehirle ilgili çalışmalara devam ediliyor. Son üç yılda yayın hayatına başlayan altı akademik dergi ile bir marka haline gelmeyi başaran Bülent Ecevit Üniversitesi kurduğu yayınevi ile bu başarısını taçlandırmış oldu. Çalışmalarına hızla başlayan yayınevi kısa süre içerisinde iki yayının basımını tamamlayarak önemli bir başarıya da imza attı. "Zonguldak İlinde Göçün Sosyo-Ekonomik Nedenleri ve Alınabilecek Tedbirler" ve "Zonguldak İl Merkezinde İntihar Davranışının Yaygınlığı, Sosyodemografik, Klinik ve Ailesel Risk Etkenleri" isimli iki eserin basımını tamamlayan yayınevi, yeni çalışmaları bilim dünyasına sunmak için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. 
          

22 Nisan 2014

285


 Bakanlık: Madende 3 yılda 285 kişi öldü
Manisa Soma’daki Darkale Maden Ocağı’nda 20 Ekim’de meydana gelen göçükte Yunus Güçlü isimli bir işçinin hayatını kaybetmesi üzerine BDP Milletvekili Ayla Akat Ata bir soru önergesi vererek, 700 maden işçisinin iş bıraktığını hatırlatmış ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in sorularının yanıtlamasını istemişti.

Sorular üzerine Bakanlık 2010, 2011 ve 2012 yıllarında “kömür ve linyit çıkarılması, metal cevheri madenciliği ve diğer madencilik ve taş ocakları” sektörlerinde 285 işçinin “iş kazası ve meslek hastalığı” sonucu yaşamını yitirdiğini belirtti.

17 Nisan 2014

Direniş

Yatağan işçileri: Ankara’ya selam kavgaya devam!
Yatağan ilçe çıkışında bir araya gelen maden ve enerji içileri buradan şehir merkezindeki madenci heykeline kadar, santrallerin ve maden ocaklarının özelleştirilme kapsamından çıkırılması talebiyle yürüdü.
http://www.evrensel.net/haber/82463/yatagan-iscileri-ankaraya-selam-kavgaya-devam.html#.U0_BI1eLz3I 

14 Nisan 2014

Kadın Maden Mühendisleri

Maden ocağında biraz erkekleştik!
Öznur Güneş - Atilla Öksüz   Milliyet
Ablasının önerisiyle maden mühendisliği okuyan Emine Uzun, ilk kez madene indiğinde duyduğu o kokunun etkisiyle mesleğe bağlanıyor... Madende erkek egemen bir ortamın olduğunu belirten Uzun, “Bizim tavırlarımızda da biraz erkekleşme, kabadayı gibi davranma olmuş olabilir” diyor.
http://gundem.milliyet.com.tr/maden-ocaginda-biraz-erkeklestik-/gundem/detay/1866608/default.htm?ref=OtherNews

12 Nisan 2014

Çaycuma Kültürü İstanbul'da


Taşeron

Savcıya göre Kozlu'daki madeni taşerona veren TTK sorumlu
Kozlu’da geçen yıl yaşanan ve 8 işçinin ölümüyle sonuçlanan metan gazı patlamasını soruşturan Zonguldak Savcılığı, uzmanlığı bulunmayan taşeron şirkete birinci derecede gazlı maden ocağını teslim ettiği ve şirketi denetlemediği için Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Genel Müdürü Rıfat Dağdelen ve 5 yönetim kurulu üyesi hakkında, ‘taksirle birden çok kişinin ölümüne neden olma ve görevini kötüye kullanma’ suçlamasıyla işlem yaptı.
İsmail Saymaz'ın Radikal'de yer alan haberine göre; savcılık, TTK yöneticileri hakkında soruşturma açmak için Enerji Bakanlığı’ndan izin istedi. Fakat Bakanlık, ihalenin taşeron şirkete verilmesi ile ölümler arasında bağ olmadığını iddia ederek, soruşturma izni vermedi. Savcılık da bu kararın kaldırılması için geçen 4 Mart’ta Danıştay 1. Dairesi’ne başvurdu.
http://t24.com.tr/haber/kozludaki-madeni-uzmanligi-bulunmayan-taserona-veren-ttk-suclu/255781 

 

10 Nisan 2014

Yatağan


Yatağan İşçileri
"Yağma, Talan, Soygundur Özelleştirme" Dedi 
Tes-İş ve Türkiye Maden-İş sendikaları adına ortak açıklamayı okuyan Tes-İş Genel Başkan Yardımcısı Hasan Tahsin Zengin, hükümetin yerel seçimlerin galibi olduğunu, ancak bu galibiyetin "Ben yaparım oldu" anlayışının hakim hale gelmesine neden olmaması gerektiğini söyledi. Vatanseverliğin ve vatan hainliğinin çok konuşulur olduğunu kaydeden Zengin, "Birbirlerine vatan haini diye seslenip, kendilerine vatansever sananlar var. Amam gelsin görsünler, gerçek vatanseverler burada" dedi. İşverenlere ve hükümete seslenen Zengin, "Yatağan, Yeniköy, Kemerköy, Zonguldak Çatalağzı termik santralleri ve madenleri için teklif vermeyin. İhalelere girmeyin."
http://www.haberler.com/yatagan-iscileri-yagma-talan-soygundur-5892507-haberi/ 

Çaycuma

Çaycuma'nın Manda Yoğurdu Türkiye Yollarında
Ziyaretten memnuniyetini belirten Aynur Çakar, Çaycuma Manda yoğurdu olmak üzere kestane balı, avda tatlısı, kiren ekşisi, sirke, pekmezler, keş ve makarna gibi değişik yöresel ürünleri üretip Türkiye'nin her yerine gönderdiklerini ve bölgenin ulusal markası haline geldiklerini beyan etti http://www.haberler.com/caycuma-nin-manda-yogurdu-turkiye-yollarinda-5891926-haberi/

05 Nisan 2014

Kitap

  Tuğrul Atasoy'dan yeni iki kitap  
Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı'nda görev yapan H.Tuğrul Atasoy'un geçen yıl yayınlanan Bir Nöroloğun Gözünden İnsan Neden Sanat Yapar? kitabına Olduğu Gibi isimli yeni kitabı eklendi. Atasoy'un Yeni Yetenlere, Sormadan Gidilir Bazen ve Yarının Dünüdür Bugün isimli üç kitabı daha var. Bilim ve Gelecek Dergisi'nde yazıları da yayınlanan yazarın kendisiyle yapılan şöyleşi bu ay çıkan ZonKişot Dergisi'nde yer aldı.
      

02 Nisan 2014

Bakkalların market olması için ne gerekir?


                                                                                                                                              

Açılın Mısır’ın bakkalları, 
BİM geliyor! 
 İbrahim Akyürek 

Dün Irak, Tunus, Mısır, Libya; bugün Suriye konusundaki haberlere/yorumlara baktığınız zaman sanki bir futbol maçının teknik açıklamasından sözediliyor. Birbirine girmiş taraflar yani mezhepler, halklar, milletler... Yüzdeler, rakamlar, isimler... 
Dünkü politik baş aktörler, bunlara neler olacağı, yeni beklenen isimler... Giderilmesi gereken hedefler; işsizlik, yoksulluk; ulaşılması çizilen hedefler; demokrasi, reform, değişim, diktatörlerin gitmesi...
Hangi ülkeler hangi ülkeleri destekliyor... ABD, AB, Rusya, Çin, Müslüman Kardeşler, Hamas olup bitene nasıl davranır falcılığı...
Ortalıkta dolaşan strateji uzmanlarının o soğuk, dingin, sanki maç sonucu tahmin etmeye ayarlanmış, özgüvenli suratları insanı tedirgin ediyor. Bu insan acısını hissetmeye kapalı suratlar aradan çekilse de sorunu doğrudan yaşayanları dinlesek beklentisi artıyor.
Dikkat edin strateji uzmanları hiçbir zaman bize doğrudan paradan yani ekonomik sistemden, ezenden-ezilenden, sömürenden-sömürülenden sözetmiyor. 
1990’ların başından bu yana Yugolavya’dan kaç tane devlet çıkardılar. Avrupa’nın ortasında Paris’e, Berlin’e, İstanbul’a birkaç saat uzaklıktaki yerlerde binlerce insan öldü. 12.Yüzyıldan kalma tarihi, turistik kaleler, binalar yüzyıllar sonra bombalarla yeniden tanıştı. Olanı biteni anlatmaya çalışan kitaplara, yazılara baktığınız zaman yine haritalar, mezhepler, halklar, yüzdeler, demokrasi, reform, özgürlük, liberalizm, petrol, Obama, Putin, yatırımlar…
Ancak yaşamın akıp giden gerçeğinin gazetelerden, sol yayınlardan gerçekleşen sızıntılarına baktığınız zaman kafada şimşekler çakmaya başlıyor.

BİM, artık Mısır’a girecekmiş   
Bu yılın Mart ayında gazetelerde bir haber yer aldı. BİM, artık Mısır’a "girecekmiş". Aynı haberin bir başka başlığına göre Mısır’ı “fethedecekmiş”. Nedenlerden biri bu ülkenin Ortadoğu’nun üretim üssü olması, diğeri parakende pazarının %95’inin bakkallardan oluşmasıymış. Bu da ciddi bir potansiyelmiş. 

Bu haberdeki ve öteki tüm ekonomi haberlerinde rastlanan, giderek yaygınlaşan “girme”, “üs”, “strateji”, “fetih” sözcüklerinin savaş/şiddet terimleri olduğunu öncelikle anımsatayım. Sonra, fethedilecek alanın Müslüman bakkalların bölgesi olduğuna ve bizdeki BİM’lerin kapısını Cuma namazı saatlerinde kapattığına dikkatinizi çekeyim. 
Marketlerin bakkallara saldırması benim için yeni değildi aslında. 1977'den bu yana İsveç’de yaşayan, kapitalist yabancılaşmayı iyi tanıyan Muammer Özer’in bıraktığı kısa filmleri, belgeselleri çeşitli etkinliklerde gösteriyorduk. Yönetmenin göçmenlerin aşağılanmasını konu alan kısa filmlerinden birinde (yanılmıyorsam 1980 yapımı "Toprak Adam") üzerinde “Market” yazan maket biçiminde tasarlanmış bir canavar dişleriyle bakkalları yiyordu. O yıllarda (90’ların hemen başı) az sayıda Gima, Migros ve kamu-sendika kooperatifleri dışında büyük satış noktaları yoktu. Her endişeli sanatçı gibi Yönetmen bakkalların başına gelecekleri önceden sezdirmeye çalışmıştı.
Sadece bakkal-market, küçük-büyük ilişkisi bile “Arap Baharı”nın içeriğini; ya da Irak’ın, Yugoslavya’nın işinin bitirilmesi ile ne yapılmak istendiğini açıklıyor. Daha fazlasıyla 24 Ocak yeniden yapılandırma programlı 12 Eylül darbesi ile Türkiye’nin işinin bitirilmesini açıklıyor.
BİM haberi durumu açıklamada yetersiz derseniz, ülkemize gelen Kosova Başbakan Yardımcısı'nın geçen Nisan ayında gazetelere yansıyan çağrısını aktarayım. Ülkesinde ABD ve uydusu Türkiye’nin bayrakları, sermayesi dalgalanan bu çılgın kadın madenleri, tütün-tekstil fabrikalarını, elektrik dağıtımını özelleştiriyoruz, ne olur Kosova’ya gelin diye yalvarıyor neredeyse.
Ya Irak’ın Kuzeyine ne dersiniz? Türkiye'den 1200'e yakın şirket buralarda cirit atıyormuş. Bu şirketlerin AKP’li, MHP’li, CHP’li, BDP’li patronları; kasası kocaman “Alevi, Sünni, Kürt, Arap, Şii, Laz, Çerkes, Gürcü” ortakları Erbil’de yükselen taze devletten payını alırken; yoksul-çaresiz gençlerin payına da emeklerini satmak, borç, göç, mayın, bomba, şehitlik düşüyor.

Karikatür: Mete Arif Tokmak
28 Temmuz 2012
iakyurek1@hotmail.com



                                                                                                                     

Toplantı



 TÜRKİYE 19.KÖMÜR KONGRESİ  
 ZONGULDAK'TA  TOPLANACAK     
Türkiye 19.Kömür Kongresi 21-23 Mayıs 2014 tarihlerinde TMMOB Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi tarafından, Zonguldak'ta düzenlenecek. 
Türkiye Kömür Kongresi 1978 yılından beri iki yılda bir yapılıyor. Ulusal bir toplantı olarak başlayan bu kongre, kömür madenciliğinin hemen hemen her yönü ile ilgilenen ve dünyanın her yerinden madencilerin katıldığı uluslararası bir organizasyona dönüşmüş bulunuyor. Türkiye 19.Kömür Kongresi'nde işlenecek konular şöyle:

01 Nisan 2014

Soğuksu Şehir Kitaplığı

Soğuksu Şehir Kitaplığı'nda 
Özel Bölüm Mümtaz Sosyal'a ayrıldı
Zonguldaklı yazarların ve Zonguldak'ı yazan yazarların kitaplarını sergileyen Soğuksu Şehir Kitaplığı'nda özel bölüm Gazeteci-Yazar, Anayasa Hukuku Profesörü Mümtaz Sosyal'a ayrıldı. 
  Mümtaz Sosyal Kimdir?
1929 yılında Zonguldak'ta doğdu. Galatasaray Lisesi'ni, ardından Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni (1953) bitirdi. Bu okulda Anayasa Hukuku Profesörü olarak uzun yıllar ders verdi.
1961'de Kurucu meclis Anayasa Komisyonu üyeliği yaptı. 1963'de SBF'de doçent, 1969'da profesör olan Soysal, 1971 yılında aynı fakültenin dekanlığına seçildi. 18 Mart 1971'de de dekanken Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'nca gözaltına alınıp tutuklandı. 1968'den beri okuttuğu Anayasa'ya Giriş ders kitabında komünizm propagandası yapmakla suçlandı, 6 yıl 8 ay ağır hapis, 2 ay 20 gün Kuşadası'nda emniyet gözetimi altında bulundurulmaya ve kamu haklarından ebediyen mahrumiyete mahkum edildi. Toplam 14.5 ay Mamak Cezaevi'nde kaldı.
Forum, Akis, Yön, Ortam gibi dergilerde Yeni İstanbul, Cumhuriyet, Ulus, Barış, Milliyet ve Hürriyet gazetelerinde yazarlık yaptı. 1962 yılında arkadaşlarıyla birlikte Sosyalist Kültür Derneği'ni kurdu. 1969-71'de Akdeniz Sosyal Bilim Araştırma Konseyi Başkanlığı, Uluslarararsı Af Örgütü ikinci başkanlığı görevlerini yürüttü. 1991 seçimlerinde SHP listesinden Ankara'dan kontenjan adayı oldu ve Meclis'e girdi.

http://www.biyografi.net/kisiayrinti.asp?kisiid=1889

27 Mart 2014

Yarışma

Madencilerden kısa film yarışması
Yaşamımızda bu denli vazgeçilmez olan maden ve sürdürülebilir madenciliğin öneminin bugüne kadar yeterince anlatılmamış olduğu gerçeğinden hareket eden Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı, düzenleyeceği Kısa Film Yarışması için İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi ile işbirliği yapacak...http://www.gercekgundem.com/kultur-sanat/33970/madencilerden-kisa-film-yarismasi