04 Haziran 2014

2 Belgesel

     
9.Zonguldak Fotoğraf Günleri'nde gösterilmişti:
Maden konulu iki belgesel:

"Mükellef" (2010 yapımı, 27 dakika)
Yönetmen Elif Ergezen'in belgeseli, SergiOdası'nın düzenlediği 9.Zonguldak Fotoğraf Günleri'nin ilk günü izleyicilerle buluştu. Film, Zonguldak Kandilli maden ocaklarında işçi mükellefiyeti dönemindeki devletçilik uygulamalarından bugünkü özelleştirme politikalarına uzanan bir dede - torun ve bir baba - oğulun paralel öykülerini işliyor. Film daha önce Ankara, İstanbul, Diyarbakır ve Zonguldak'ta toplu gösterilerde yer aldı.
    
“5 Kuruşluk Canlar”
Maden işçilerinin 1965 Kozlu direnişinin anlatıldığı “5 Kuruşluk Canlar” isimli 2012 yapımı belgesel 9.Zonguldak Fotoğraf Günleri'ne konuk oldu. Filmin ilk gösterimi geçen Haziran ayında Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Şemsi Denizer Salonu’nda yapıldı. Belgeselin Yönetmeni Ahmet Özer, Kameramanı Zekeriya Doğan. Süresi 32 dakika.
       

02 Haziran 2014

İngiltere'de Festival: Büyük Madenci Direnişi'nin 30.Yılı

SINIF SAVAŞININ KİRLİ YÖNTEMLERİ
Denilmektedir  ki, İngiliz egemen sınıfının tarihindeki en kirli operasyonlarından birisi Kuzey İrlanda'nın Katolik halkına ve onun temsilcisi IRA'ye karşı yapıldıysa, diğeri de 1984-85 grevinde madencilere karşı uygulanan akıl almaz yöntemlerdir.
  (Bakınız:"The Enemy Within"-Seumas Milne. VersoYayınları 2014). En başta NUM başkanı  karizmatik işçi lideri Arthur Scargil "içimizdeki düşman" ilan edilmiş, yabancı güçlerin elinde ülkeye komünizmi getireceği iddia edilerek basında ve parlamentoda psikolojik savaş teknikleri ile  bombardımana tutulmuştur. Sendikanın paralarını kendi özel yaşamı için kullanıldığı iddia edilmiştir. Grevdeki işçilerin bir kısmı satın alınmış, onlara sarı bir sendika kurmaları için destek verilmiş ve böylece grev kırılmak istenmiştir. Daha da ötesi, İngiliz gizli servisi MI5  sendikayı yok etmek için özel bir birim kurmuş ve sendikanın en üst yönetimine adamını sokmayı başarmıştır. Bu birim öyle "başarılı" olmuştur ki, operasyonu yöneten  MI5 elemanı Stella Remington daha sonra Gizli Servisin  tarihindeki ilk kadın başkanı yapılmıştır.
İngiliz madencilerin başına gelenler anlaşılmadan SOMA anlaşılmaz

29 Mayıs 2014

Soma


  ABD'li maden sendikası başkanı: 

301 işçinin ölmesi akıl almaz bir şey
Eğer yasalar uygulanırsa neredeyse imkânsız. Maddende ne kadar toz olabileceğine, ne kadar hava olması gerektiğine dair kurallar var. Her madenin havalandırma planı olması mecburi. Havalandırma metan gazını madenden çıkarıyor. Taş tozu, kömür tozunun patlayıcı hale gelmesini önleyerek patlamaların önüne geçiyor. Eğer bunlar Türk yasalarında olsaydı ve uygulansaydı bu olay yaşanmazdı.http://t24.com.tr/haber/abdli-maden-sendikasi-baskani-301-iscinin-olmesi-akil-almaz-bir-sey,259753

Dergi


  #tarih 1 Haziran'da Bayilerde
NTV Tarih’in de eski yayın yönetmeni olan Gürsel Göncü’nün yayın yönetmenliğinde çıkan #tarih’i kapanan derginin kadrosu hazırlıyor. 1 Haziran’da bayilerde olacak derginin ilk kapak konusu ise Soma madenindeki iş cinayetinde atıfla “Türkiye ve Dünyada Madenciliğin Trajik Tarihi”.
//bianet.org/bianet/toplum/156049-tarih-1-haziran-da-bayilerde

28 Mayıs 2014

Yalan Dünya


Erdoğan'a 'madenci' tablosu hediye ettiler

Başbakan Erdoğan haftalık grup toplantısında Ak Parti grup salonunu dolduran milletvekilleri ve partililere seslendi. Grup konuşmasının ardından Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinden gelen AK Parti İl Teşkilatı Gençlik ve Kadın kolları temsilcileri ile Tunçbilek Belde Başkanı Ayhan Aşkın, Kütahya Milletvekili Vural Kavuncu ile beraber kürsüye geldiler. Başkan Aşkın, Başbakan Tayyip Erdoğan ’ın daha önce gelip madencilerle çektirdiği fotoğrafın resmedildiği tabloyu hediye etti. Erdoğan ve beraberindekiler tabloyla poz verdi. Erdoğan 2008 tarihinde Zonguldak Kozlu'da bir kömür madenine inmişti.
//www.radikal.com.tr/politika/erdogana_madenci_tablosu_hediye_ettiler-1194181 

27 Mayıs 2014

Kaçak

Zonguldak'ta Kaçak Ocak Operasyonunda 21 Kişi Gözaltına Alındı
Zonguldak’ta ‘kaçak ocak’ olarak tabir edilen ruhsatsız kömür ocaklarına düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 21 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında 1 polis memuru ve bazı kamu görevlilerinin de yer aldığı öğrenildi.
Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekiplerince çeşitli adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Yapılan şafak baskınında 21 kişi gözaltına alındı. Operasyonlarda ruhsatsız ocak işleten kişilerin yanı sıra Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK), Orman Bölge Müdürlüğü ve bir polis memurunun da gözaltına alındığı öğrenildi.
Gözaltına alınan kamu görevlilerinin, operasyon öncesi ruhsatsız ocak sahiplerine bilgi sızdırdığı, kaçak ocak sahiplerinin ise operasyon öncesi ocağın ağzını kapatarak ‘çalışmıyor’ süsü verdiği iddia edildi.http://www.haberler.com/zonguldak-ta-kacak-ocak-operasyonunda-21-kisi-6079706-haberi/

26 Mayıs 2014

Direniş

Ne varsa kadınlarda var!
Devrek’in Çaydeğirmeni Beldesinde Reis Enerji tarafından yapımı devam eden Çayaltı 1 ve Çayaltı 2 hidroelektrik santralinin ne kadar da yararlı olduğunu halka anlatıp kandırmak için, şirket yetkililerince, Erenler Köyü’nde düzenlenen bilgilendirme toplantısı kadınlarca engellendi.
http://www.caycumasanat.com/oku.asp?id=2570

23 Mayıs 2014

Genç Sanatçılar



Derya Çankaya Sergisi 
Genç sanatçı Derya Çankaya ilk kişisel sergisiyle   - 23 Mayıs - 6 Haziran 2014 tarihleri arasında Zonguldak'da SergiOdası'nda olacak
10 Şubat 2014 tarihinde Dilek Arslanoğlu sergisiyle başlayan Firdevs Çankaya, Bora Arkan, Sena Avcı, Kutlu Gürelli, Neslihan Aydın, Aysun Başkaya, Merve Ekici sergisiyle devam eden "Genç Sanatçılar Sergi ve Söyleşi Serisi", sanatçıların 7 Haziran'da açılacak karma sergisiyle tamamlanacak.

21 Mayıs 2014


Maden mühendisleri, Zonguldak’ta süren Kömür Kongresi’nin ikinci gününde Soma için yürüdü
Basın açıklamasında söz alan Maden Mühendisleri Odası Başkanı Ayhan Yüksel, Soma Katliamı’nın özelleştirme ve taşeronlaştırma politikalarının, yanlış uygulanan projelerin ve yetersiz denetimlerin sonucu yaşandığını vurguladı. AKP’nin bilimsel ve teknik çalışmalara kulaklarının tıkalı olduğunu belirten Yüksel, oda olarak Soma Katliamı sonrasında yürüttükleri çalışmalara ilişkin bilgi verdi. Yüksel, Soma Katliamı’nın esas sorumlularının hesap vermesi gerektiğini söylerken, sistemin genel sorununun doğurduğu katliamın faturasının sadece birkaç maden mühendisine kesilmesine izin vermeyeceklerini dile getirdi.

19 Mayıs 2014

Kömür Kongresi Taşeron Salih'in yerinde toplanıyor...

    
Bozacının şahidi şıracı: Çinli çalıştıralım diyen patrondan Soma Holding’e destek
Bir süre önce yaptığı ‘İşçi bulamıyoruz, izin verilsin Çinli işçi çalıştıralım’ sözleri ile gündeme gelen Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası (ZTSO) Başkanı Salih Demir, hurriyet.com.tr’ye yaptığı açıklamada “O açıklama arkadaş ortamında oldu. Bir daha böyle bir çağrım olmaz” dedi.
http://www.sendika.org/2014/05/bozacinin-sahidi-siraci-cinli-calistiralim-diyen-patrondan-soma-holdinge-destek/ 

Çağdaş Mühendisler yerli taşeronun tezgahında toplanıyor:


Türkiye Kömür Kongresi 21-23 Mayıs'da Zonguldak'ta
Kongre, 1978 yılından beri iki yılda bir yapılıyor. Ulusal bir toplantı olarak başlayan bu kongre, kömür madenciliğinin hemen hemen her yönü ile ilgilenen ve dünyanın her yerinden madencilerin katıldığı uluslararası bir organizasyona dönüştü. Geleneksel olarak Türkiye’nin tek taşkömürü rezervlerinin yer aldığı Zonguldak’ta yapılmakta olan kömür kongrelerinde başlangıcından bu güne kadar 691 adet yerli, 96 adet yabancı bildiri sunuldu.

4 Aralık Dünya Madenciler Günü: Bürokrasi Eğleniyor...

                                                                                         
KOCAMAN BİR PALAVRA:
“Emeğin Başkenti Zonguldak” 
İbrahim Akyürek
Metin Kaya ve ekibinin “100 Bin Kişiydiler” filmi sayesinde Madenci Grevi ve Ankara Yürüyüşü anıları sanki yeniden dirildi. İnsana suçluluk duygusu veren bir boşluk kapanmış oldu.
Günümüze kadar, yola çıkış tarihi olan 4 Ocak geldiği zaman anımsama yerel basına yansıyan kıytırık bir fotoğrafa ve sendikanın baştan sağma bir açıklamasına kalırdı. Zenginleri ve onların bürokratlarını çok seven yerel basın aslında o günü anımsamak bile istemezdi.
Bu yazının ana derdi, Metin’in filmi nedeniyle yapılan söyleşilerde ve ekibin Hayat Televizyonu’nda izlediğim uzun anlatımlarında bizim kentin “Emeğin Başkenti” vurgusu ile aşırı şişirilmesi! “mücadele”, “işçi sınıfı” ve “emekçiler” vurgunun öteki sözcükleri…
Felsefedeki karşılığı “idealizm” olarak açıklanabilecek bu tür şişirmeleri okuyunca bakın aklıma yakın geçmişten günümüze sıra sıra neler geliyor:
Kentimizde bir zamanlar Gima ile herkese açık Genel Maden-İş’in tüketim kooperatifi vardı. En son, şu anki sendika binasının yanındaydı. Her yeri dizi dizi marketlerin doldurduğu “Emeğin Başkenti”nde sınıfının işçisi olsaydı bu kooperatifi kapatmaya kimin gücü yeterdi?
Bir başka kooperatif madencilerin grev süreci boyunca şekillendi. Sarıyer’de bir konut kooperatifi gerçekleşti. Tepesine CHP kafalı, eşraftan patronlar dadandı. Bu kooperatiften mal edinen ve  yöneticilik yapanların kaçı işçi tanımını hak etti. Büyük depremden sonra değerini çok çok katlayan bu kooperatifin son durumunu şimdi kaçımız biliyor?*
Büyük yürüyüş sonrasındaki ilk 8 Mart kutlaması için kadınlar sendika binasında toplanmıştı. Madenci anıtına topluca yürümek için.. Ankara Yürüyüşü’nün en heyecanlı CHP’lisi, sendikacı Sabri Cebecik’in kadınlara önerisini nasıl unutabilirim; “Size bir araç verelim, anıta öyle gidin”. Kadınlardan Gülderen Ar’ın yanıtı: “Ama biz daha önce yüz bin kişi yürümüştük”.
1992’de Kozlu grizu patlaması sonrasında cenazeler neredeyse kentten kaçırıldı. Arkası açık araçlarda peş peşe giden cenazeleri görünce içimden “bu şehrin işi çoktan bitmiş” dedim. Tek resmi törenin Yenice’de yapıldığını biliyorum. O da aynı köyden (Tır Köyü) olan cenazeleri toplu uğurlamak için. “Emeğin Başkenti”nde cenaze kaçırmak mümkün mü? Hem de sendikanın onayıyla, resmi tören geleneğini bile terk ederek…
Genel Maden-İş’in seçimli bir genel kurulu vardı. Sendika, tabandaki bir avuç devrimci, sosyalist işçisinden (Onlar –bozguncu- olarak azarlanırdı zaten) çekinip polis çağırmıştı. Bir zamanlar günlerce süren grev yürüyüşlerinin bitim noktası olan sendika önündeki sokağın başına polisler yerleşmişti. Fotoğraf çekmeyi istemediğim üç beş andan birini barındırır o gün.
Cumhuriyet’in en önemli sanayi kenti olmaktan hoşnutluk duyarız. Konutları da içeren endüstri binaları yıkılırken “burada babamın, benim anılarım var” diye ortalığı birbirine katan işçi, aydın, sanatçı sahiplenmesi duydunuz mu?  Eski Halkevi binasını banka ve sonra mağazalara bırakan, İşçi Müdürlüğü’nü dümdüz eden, fotoğraflarda kentin vazgeçilmez tarihi görüntüsü olan eski Belediye Binasının dış cephesini yapay bir malzemeyle bir güzel kaplatan, bugünün palavradan cumhuriyet savunucusu CHP’nin tepesindeki  adamlara yönelik bırakın eleştiri yapmayı, bir soğukluk payı bile bırakmadı bizim yerel emekçi aydınlarımız.
Ocaklarda zorunlu çalıştırma yani mükellefiyet, CHP’nin tek parti zulmünün bölgemizdeki, batıdaki parçasıydı. Bu tarihi sürecin farkına vardıktan sonra bir zamanlar bu partiye oy verdiğim için üzüntü duydum, bu kentte CHP nasıl uzun süre oyların çoğunu aldı, diye sorguladım. Sonra, bizim eski komünistlerin üç-beşi sonradan neden CHP’lileşti, diye hayret ettim, acı duydum. Bu tersine yuvarlanışın nedenlerine kafa yordum, yoruyorum. Zonguldak “Emeğin Başkenti” olsaydı, mükellefiyetin başlangıç tarihi çoktan bilinip, her yıl o tarihte CHP binası önünde acılar paylaşılmaz mıydı?
Ya adım adım, yedire yedire özelleştirmeler, üretim alanlarını siyasilerin desteğiyle yerel eşraftan ailelere, dışarıdan gelen HEMA gibi dev şirketlere dağıtmalar…
Geçmişte, yerel Kanal Z Televizyonu’nda haberleri izlerken unutmadığım bir görüntü var: İlk kapatılan yerler arasında olan Çaydamar Ocağı önünde öfkeli işçiler çömelmiş bizim sakinleştiriciyi, sendikacı Sabri Cebecik’i dinliyor. Sonraki yıllarda taşeron şirketlerin ocaklara parça parça nasıl yerleştirildiğini herkes biliyor…
Şirketlerin kente, ocaklara girmesiyle; 12 Eylül öncesinin  komünistlerinden, devrimcilerinden üç-beşi, ilk kez moda deyimle “reel politika”ya bulaştı. İşçi sınıfıyla, patronla gerçekten tanıştılar. Çalıştıkları önceki kamu kurumunu nefretle anmakla kalmadılar, oradaki stratejik iş bilgilerini yeni patronlarına, yeni liderlerine verdiler. Herkesin fazlasıyla bildiği bu yeni ilişkiler, yeni konumlanmalar  “Emeğin Başkenti”nde ayıplanmadı bile…
Daha yakınlarda bir konuşmada, Zonguldak Karaelmas Üniversitesi’nin yeni açılan bölümleri arasında bulunan ve Güzel Sanatlar Fakültesi için düşünülen tarihi binaları soracak oldum. Meğer, bir zamanlar, çok kollu ailenin büyük kolu buradan geçmiş ve milletin arazisinde kolunu şöyle bir dolandırmış ve ”ben burayı müze yaparım” demiş.
Emeğin Başkenti”nde Müze ve Kent Tarihi; düşünsel olarak iki-üç parçalı, üstelik içten sıkıntılı üç-beş eski solcunun yeni liderlerinin aklına, gündemine bir “fantezi” olarak sokmayı başardığı tarihsel sermaye oldu artık.
Zonguldak gibi küçük bir taşra kentinde bulunmanın en faydalı yanı kişisel deneyimlerimizin çokluğudur. Orta ve büyük boy kentlerde deneyimler azalır, medyada işlenmiş bilgilerle donanırsınız. Gerçeğin payı size gelene kadar ufalanır. Bu nedenle günümüzde ufak taşra aydınının kitaplarla sağlaması yapılmış, olgunlaşmış deneyimi daha özgün oluyor.
iakyurek1@hotmail.com
Üstteki Fotoğraf: Birol Üzmez
 4 Ocak 2010 
      
                                                                                        

17 Mayıs 2014

Soma


Soma'daki TTK ekibi kurtarma çalışmasında yaşananları anlattı
Tüm Türkiye'den binlerce tahlisiyecinin beş günde çok büyük bir çaba göstererek çalıştığını belirten TTK ekibi, madendeki yangınla ilgili olarak ilgili kritik bilgiler verd
Ekip yangının alevli bir yangın olduğunu ve yangının etkisiyle ahşap tahkimatların kendini tutamadığını ve galeri tavanlarında göçükler meydana geldiğini belirtti. Üretim yapılan işletmenin kimi yerde çelik, kimi yerde beton tahkimat kullandığını belirten uzman ekip ayrıca kamuoyunda merak edilen kömür tozunun patladığı iddialarını da kesin bir şekilde yalanladı. TTK ekibi bu iddiayla ilgili olarak, “Kömür tozunun patlaması gibi bir şey yok. Yeraltında bu tür felaketler hiç bir ipucu bırakmaz. Yüzlerce metre alanı kaplar" ifadesini kullandı.http://t24.com.tr/haber/somadaki-ttk-ekibi-kurtarma-calismasinda-yasananlari-anlatti,258639

16 Mayıs 2014

Soma'ya Ağıt


Türküsüz Kentten Madenciye Ağıt 
Şair Muzaffer Tayyip Uslu Edebiyat Kulübü Soma maden kazasında hayatlarını kaybeden madencileri anmak için bir araya geliyor. Acıyı en iyi anlayabilecek şehirlerden biri olan Zonguldak, tüm Türkiye’yi yasa boğan bu hazin kazayı en çok ruhunda hisseden şehirdir. Ateş her zaman olduğu gibi bugün de düştüğü ocakları yaktı, kavurdu. Kim bilir kaç annenin eli bağrında, kaç evladın gözleri yollarda kaldı hiç gelmeyecek yolcuyu beklerken. Bülent Ecevit Üniversitesi öğrencileri de bu olaydan duydukları üzüntüleri şiirleriyle dile getirip hayatlarını kaybeden madenciler için bir anma etkinliği hazırladılar. Etkinlik, 16 Mayıs 2014 tarihinde Prof. Dr. Arif Amirov Konferans Salonu’nda saat 17.00’de yapılacak .

14 Mayıs 2014

Dayanışma

Güney Amerikalı maden işçilerinden Soma grevi
Manisa’nın Soma ilçesindeki maden ocağında trafo patlaması neticesinde ölen işçi sayısı artmaya devam ediyor. Facianın ardından bir tepki de Güney Amerikalı maden işçilerinden geldi. Soma’da ölen ve yaralanan işçiler için Küba, Bolivya ve Venezuelalı maden işçileri, 1 günlük iş bırakma ve 3 günlük yas kararı aldılar.http://www.sendika.org/2014/05/guney-amerikali-maden-iscilerinden-soma-grevi/

10 Mayıs 2014

Belediyenin işleri öğrencilere kaldı:


Üniversitelilerden Maden Şehitlerine Saygı
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği Bölümü öğrencileri, kentteki Maden Şehitleri Anıtı, Uzun Mehmet Anıtı ve Maden Şehitleri Mezarlığı'nda temizlik ve çevre düzenlemesi yaptı.
2'nci sınıfta eğitim gören 44 öğrenci, sosyal sorumluluk projesi kapsamında şehit madencilere saygılarını ifade edebilmek için süpürge, bez ve fırçaları ellerine alarak temizlik çalışması yaptı. İki gruba ayrılan öğrenciler, başlarına madenci baretlerini takıp önce Liman Caddesi'ndeki Maden Şehitleri Anıtı ve Milli Egemenlik Caddesi üzerindeki Uzun Mehmet Anıtı'nı temizledi. Anıtların etrafını süpürüp çöpleri toplayan öğrenciler, şehit madencilerin isimlerinin yazılı olduğu pirinç levhaları da parlattı.http://www.haberler.com/universitelilerden-maden-sehitlerine-saygi-6009848-haberi/