07 Ocak 2020
06 Ocak 2020
04 Ocak 2020
Konya
Sönmez: Devlet parasını vermiş,
bu filtre neden takılmamış?
Santral mühürlendi,
maden işçileri ortada kaldı
02 Ocak 2020
01 Ocak 2020
Sergi
Sanatta son 20 yılın görsel izleri şimdi sergide
Zonguldak'ta 20 yıldır kültür-sanat ortamı sunan Sergi Odası'nın bıraktığı izler fotoğraf sergisinde bir araya geldi.
20 Ocak'a kadar Sergi Odası'na konuk olacak olan fotoğraflarda geçen yıllara sığan sergi, söyleşi, seminer, atölye ve kültür gezilerinden görsel izler var.
Bu izler arasında Çırgan Köyü Sanat Atölyeleri'nden, Filyos Sanat Buluşmaları'ndan (2004), yedi yıl süren TED Zonguldak Koleji Fotoğraf Kulübü çalışmalarından, kent içi ve dışına yapılan kültür gezilerinden görseller yer alıyor.
Sergi Odası 20 yıl boyunca yüzlerce sergi, film gösterisi sunarken; onlarca söyleşi, atölye, gezi, seminer düzenledi. Bu çalışmaları yaparken dernek, sendika, vakıf ve kişilerle birliktelik kurdu. Bu kuruluşlar arasında Zonguldak Kültür ve Eğitim Vakfı (ZOKEV), İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği (İFSAK), Zonguldak Barosu, Kozlu Çırgan Köyü Muhtarlığı, Filyos Belediyesi, Atölye İskele Filyos, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ), TED Zonguldak Koleji, Zonguldak Eğitim Sen, Tiyatro Arın, Karaelmas Gazeteciler Derneği (KGD), Zonguldak Briç Spor Kulübü, Karikatürcüler Derneği Zonguldak Temsilciliği, Maden Mühendisleri Derneği, Karaelmas Üniversitesi Fotoğraf Kulübü, Zonguldak Atatürk Anadolu Lisesi, Gelik İlköğretim Okulu, Zonguldak İlköğretim İlkokulu, Halay Halk Oyunları Topluluğu yer aldı.
70 fotoğrafın yer aldığı sergi pazar dışında saat 10.00-18.00 arası açık.www.67sergi.blogspot.com 67sergi@gmail.com
SergiOdası
Mithatpaşa mah. Zübeyde Hanım Cad. 19
Arı İşhanı Kat 1 Zonguldak
30 Aralık 2019
1999-2019 < Zonguldak
Sergi Odası Zonguldak’ta 20 yılını tamamladı
Genç yetenekler ilk sergileriyle konuk oldu
Kitap desteği, kültür gezileri, ödüller, fotoğraf günleri
Zonguldak’ta 1999 yılından bu yana kültür-sanat ortamı hazırlayan Sergi Odası 20 yılını tamamladı.
Fotoğrafçı, Sergi Odası yöneticisi İbrahim Akyürek 20 yılda yapılanları yılın son günü şöyle açıkladı:
Bugüne kadar yüzlerce sergi ve film gösterisini konuk eden Sergi Odası onlarca kültür gezisi, atölye, seminer, söyleşi ve fotoğraf gösterisine ev sahipliği yaptı. Eğitim kurumlarının, kültür ve sanat derneklerinin programlarına etkinlik desteği verdi.
Ayrıca; “Zonguldak Fotoğraf Günleri”, “Çırgan Köyü Sanat Atölyesi”, “Hayatımız Trafik Programı”, “Soğuksu Sahaf Günleri”, ”24+12 Programı”, “Zonguldak Kitapları Sergisi”, “Görsel Sanatlar Kitap Sergisi”, ”Son Dakika Film Gösterileri” başlığı altında toplu etkinlikler gerçekleştirdi. Zonguldaklı yazarların ve Zonguldak’ı yazan yazarların kitaplarından oluşan kitaplığı herkesin kullanımına açtı.
Sergi Odası’nın 2012 yılında, Soğuksu’da (Terakki Mahallesi) kurduğu “Trafik Yol Güvenliği” kitaplığı kitap, dergi, DVD film ve küpürleri ile ülkemizdeki az sayıdaki özel kitaplıklardan biri olma özelliğini taşıyor.
Genç yetenekler ilk sergileriyle konuk oldu
Çocuk ve gençlerin sanat ve el becerisi çalışmalarına özel destek veren Oda; Ada Adıgüzel, Paylaş Kiraz, Bilge Ertaş, Baran Bozacıoğlu ve Ada Koca’nın kişisel; Burak Altın, Alpay Kadakal, Baran Bozacıoğlu ve Arda Cem Koca’nın ortak sergilerine kapılarını açtı. Çırgan Köyü Sanat Atölyesi’nde ve Zonguldak Eğitim Sen’in geleneksel 23 Nisan etkinliklerinde yapılan resim ve el becerilerini sergiledi. İki kez düzenlediği Genç Fotoğrafçılar Sergisi yoğun katılımla gerçekleşti.
Sergi Odası ayrıca, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Fotoğraf Kulübü, TED Zonguldak Koleji, Çelikel Lisesi, Kozlu Alpaslan İlköğretim Okulu'nun fotoğraf eğitim programlarına destek oldu. BEÜ Devrek Meslek Yüksek Okulu, Gelik İlköğretim Okulu, Zonguldak İlköğretim Okulu, Zonguldak Atatürk Anadolu Lisesi bünyesindeki sanat haftalarına, Filyos Belediyesi Sanat Buluşmaları'na (2004) öncülük etti, program desteği verdi.
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF) Resim Bölümü öğrencilerinin bir dönemlik öğrenci çalışmaları üç ay boyunca Sergi Odası’na renk kattı. Aynı üniversitenin öğrencileri tez çalışmalarında Zonguldak Kitapları Kitaplığı’ndan yararlandı.
Kitap desteği, kültür gezileri, ödüller, fotoğraf günleri
Konuklarının Sergi Odası’na bıraktığı kitap ve DVD filmler gönüllü kütüphane oluşumlarına gönderildi. Bu tür oluşumların sayısı elliyi aştı. Ereğli-Kandilli-Akçakoca, Gökçebey-Çaycuma-Filyos, Filyos-Bartın-Amasra hatlarına yakın çevre kültür gezileri düzenlendi.
Kentin kültür yaşamına değer katanlara verilmek üzere 2012’de Karaelmas İbn-i Sina Ödülü verilmeye başlandı. İbn-i Sina'ya ait "Bilim ve sanat takdir edilmediği yerden göç eder" sözü ödül isminin seçilme gerekçesi oldu.
Emekli öğretmen, yontu ve mask sanatçısı Mehmet Türkçelik 2012'de İbn-i Sina Ödülü'nün ilk sahibi olurken, Yrd.Doç.Dr. Mustafa Yüce ve Dr.Yücel Namal 2013 yılı, Mardin Artuklu Üniversitesi öğretim görevlisi, sanatçı Yrd. Doç. Kutlu Gürelli ile gazeteci M.Çetin Sezgin 2014 yılı, karikatürist-yazar Mete Arif Tokmak 2015 yılı ve kent tarihi araştırmacısı, maden mühendisi Ekrem Murat Zaman 2016 yılı ödülünü aldı. Zonguldak Kültür ve Eğitim Vakfı ZOKEV’in kent ödüllerini başlatması nedeniyle sonlandırılan ödül 2017’de araştırmacı yazar Erol Çatma’ya verildi.
Zonguldak’ta Sergi Odası tarafından trafik kazalarının nedenlerini sorgulamak amacıyla düzenlenen “Hayatımız Trafik” programında yer alan “Trafik Canavarı” Ödülü, yaratıcı sanatçı yüzlerini "marka yüzü" olarak reklamcıların kullanımına açan ve tüketicileri ikna yolunda hizmet veren sanatçılara verilmek üzere konan "Tüketici Ayartma Ödülü" iki farklı alandaki alışılmış kültürel değerleri tartışmaya açmayı amaçladı.
Zonguldak Fotoğraf Günleri’nin ilki 1990’da Zonguldak Fotoğraf Grubu tarafından düzenlenmişti. Uzun bir aradan sonra Sergi Odası 3 Mart 2010’da 6.Zonguldak Fotoğraf Günleri ile kentin en eski ve en uzun süren bu sanat etkinliğini canlandırdı. 2013'de gerçekleşen 9.Zonguldak Fotoğraf Günleri şimdi kaldığı yerden devam ettirilmeyi bekliyor.
Sergi Odası, 20 yıl boyunca en temel insan hakkı olan düşünce, eğitim ve ifade özgürlüğüne öncelik verdi. Hapishanedeki yazar, gazeteci ve sanatçılara Zonguldaklı yazarların kitaplarını gönderdi. Deli Dalgalar Topluluğu çağrısıyla hapishanelere, Dışarıdaki Gazeteciler Topluluğu’nun çağrısıyla hapishanelerdeki gazetecilere, Kadın Yazarlar Derneği çağrısıyla kadın tutuklulara kitap, kartpostal gönderdi.
Sergi Odası, kişi ve kurumların desteği ile programını oluşturuyor. Kentin emek kültürünü öne çıkarırken, iletişim araçlarının uyuşturucu etkisine, kültürel bozulmaya karşı sanatın toplumsal, ruhsal faydasını savunuyor.www.67sergi.blogspot.com
Kozlu
Çürü(tül)mesine vicdanım el vermiyor!
Abdullah Karabacak Halkın Sesi
1997-1998 yılları arasında Dünya bankası hibesiyle (yaklaşık 1 milyon liraya) yaptırılan Kozlu'ya bağlı Dereköy İlköğretim Okulu, 2010 yılından bu yana içindeki son teknoloji yüzlerce eğitim materyali, sırası, tahtası ve enva-i çeşit araç gereciyle çürümeye terk edilmiş durumda…
Öyle kullanışlı, öyle ihtişamlı ve öyle donanımlı bir eğitim kurumu olarak inşa edilmiş ki, benzeri bugün il merkezimizde dahi yoktur. Düşünün köy ortamında engelli öğrenciler bile düşünülmüş. İçinde asansörünü, sığınağını ve çeşitli dallardaki sanat atölyelerini mi ararsınız, ferah sınıflarını, son teknolojiyle donatılmış laboratuar ve teknik bölümlerini mi; yoksa 4-5 yaşındaki çocuk için dahi tasarlanmış lavabolarını mı? Hangisini sayayım size, bilemiyorum ki…nnn
Bakın, Kozlu ilçesine 26, Zonguldak merkeze 30 kilometre, Sivriler ve Beycuma beldesine daha yakın bir mesafede bulunan okulun içler acısı halini gören köy sakinleri, “Başvurmadığımız merci kalmadı, ama yetkililer duyarsız. Böyle bir okul şehir merkezinde bile yok. Devletin parası göz göre göre çöpe gitti. Okulu bu halde gördükçe içimiz sızlıyor.” diyor.nnn
Mesela şehrin boğuculuğundan kaçan yetişkinler için bu bina resim atölyesi, müzik sınıfları, spor salonu, kapalı yüzme salonu ve tarımdan sanata her türlü alanda eğitim verilebilen halk eğitim merkezlerine benzer bir kurum-kuruluş olarak değerlendirilemez miydi?http://www.halkinsesi.com.tr/curu-tul-mesine-vicdanim-el-vermiyor-makale,5044.html
26 Aralık 2019
'Özelin de Özelleştirilmesi"
Kamil Koç'ta 'Alman usulü':
Muavin, kek ve çay yok
Otobüs taşımacılığının köklü kuruluşlarından Kamil Koç’un Almanya merkezli Flixmobility GmbH’ye satılmasıyla otobüs taşımacılığının tüm sistemi kökten değişmeye başladı. Avrupa ve ABD’de Flixbus adıyla hizmet veren ve milyonlarca yolcu taşıyan şirket, yoğun olan otobüs hatlarında muavin, host, hostes uygulamasını kaldırdı.
Daha fazla yolcu taşımak için uzun araçları tercih eden firma aynı zamanda 2+1 otobüsleri de kaldırıyor. Artık tüm mesafelerde 54 kişilik araçlarla yolcu taşıyacak. Firmanın otobüs taşımacılığında gelecek dönemdeki bir diğer uygulaması da, ‘numarasız bilet’ satmak olacak. Otobüsteki koltuk sayısına göre bilet satacak firma, servis uygulamasını da kaldıracak.
Yeni sistem ile otobüs firmalarının ilçelere yayılan servis taşımacılığı da köklü değişime uğrayacak. Türkiye Otobüsçüler Federasyonu (TOFED) Başkanı Birol Özcan, bu konuda İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile görüşmelere başladıklarını bildirdi. Özcan, şunları söyledi:
Habere Ek: Tüm "geçiş dönemlerinde" olduğu gibi millet (yolcu, sürücü, eskisi-yenisi ile şirket işçileri) birbirini yiyecek. Valizlerinin peşine düşen yolcular işçi haline getirilecek. Hayvanın önüne su koyar gibi önceden koltukların arkasına kapalı sular bırakılacak. Bu uygulamaya ekonomik servis adı takılacak. Kavgalar, tartışmalar sürecek.
Kavgaların uzaması üzerine, tartışmayı kesmek üzere "kaptan can taşıyor, üzmeyelim" anlamına gelen icatlar bulunacak. Eskinin kamu işi çağrışımı yapan "yol arkadaşlığından", bir çeşit özelleştirme sürecinin sancılarını yaşayan işçinin başına gelenlerin şimdi herkesin başına geldiği süreç yaşanacak. Bu firmaya kızıp, ötekine gitmenin çözüm olduğu sanılacak.
Bu uygulamanın başlarında Zonguldak'tan kalkan otobüs Ereğli ve Alaplı'da alacağı yolcuları Alaplı sonrasında hatırlamış, geri dönüp koltukları doldurmuştu.
25 Aralık 2019
Kilimli
Zonguldak'ta kaçak maden ocağında patlama
https://haber.sol.org.tr/turkiye/zonguldakta-kacak-maden-ocaginda-patlama-276995
Ocak mühürlendi. Yaralı işçiden haber var
http://www.pusulagazetesi.com.tr/ocak-muhurlendi-yarali-isciden-haber-var-135491-haberler.html
Kaçak maden ocağında patlama: 2 ölü, 1 yaralı
Zonguldak'ın Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesindeki ruhsatsız maden ocağında metan gazı patlaması meydana geldi.Patlamada 51 yaşındaki Bahri Yeniay adlı işçi ağır yaralandı, Ufuk K. ve Uğur K. adlı işçiler madende mahsur kaldı.TTK tahlisiye ekiplerinin 2 işçiyi kurtarmak için başlattığı çalışmada bir işçinin cansız bedenine ulaştığı öğrenildi. İşçinin cenazesinin çıkarılması ve diğer işçiye ulaşılması için çalışmaların sürdüğü bildirildi.
https://haber.sol.org.tr/turkiye/zonguldakta-kacak-maden-ocaginda-patlama-276995
Ocak mühürlendi. Yaralı işçiden haber var
http://www.pusulagazetesi.com.tr/ocak-muhurlendi-yarali-isciden-haber-var-135491-haberler.html
Kaçak maden ocağında patlama: 2 ölü, 1 yaralı
23 Aralık 2019
Miras
ZOKEV Yönetim Kurulu Başkanı Kürşat Coşgun, Kız Meslek Lisesi binasının hastane inşaatı nedeniyle zarar görmüş olabileceği yönünde Karabük Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna görüş bildiren Zonguldak Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün suç işlediğini söyleyerek, “Müdürlüğün böyle bir tehlikeyi Milli Eğitim Müdürlüğü yetkililerinden önce Karabük Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna bildirmesi manidardır. Bu durum Müdürlüğün o okulda eğitim gören çocuklarımızın can güvenliğinden daha çok kentte devam eden tartışmaları önemsediğini, çalışmalarına başka kaygıların yön verdiğini göstermektedir” dedi.(halkınsesi.com.tr)
22 Aralık 2019
Çevre
Zonguldak'ta ekoloji paneli: Ekoloji mücadelesi bir yaşam mücadelesidir
Zonguldak Çevre Koruma Derneği'nin düzenlediği “Zonguldak’ta ve Türkiye’de doğanın talanı ve ekoloji mücadelesi” panelinde konuşan Dernek Başkanı Ahmet Öztürk ile Evrensel Gazetesi İzmir Temsilcisi ve Çevre Muhabiri Özer Akdemir, ülkede yaşayan herkesin birebir yaşadığı ekolojik sorunların ancak birlikte mücadele ile aşılabileceğini söyledi.
Evrensel Gazetesi Çevre Muhabiri, İzmir Temsilcisi Özer Akdemir, “Ülkenin her yanından ekolojik sorunlar, ekoloji mücadelesi var. Yılanın dokunmadığı da kimse yok. Aslında insanlar devleti tanıyor, devletin ne olduğu görmeyen kalmayacak bu gidişle. Devlet her sorunda öyle ama ekoloji meselesinde çok daha fazla dişini göstererek, herkese dokunuyor” dedi.
Sunumunu ülkenin dört bir yanında çektiği, doğanın talanı ve acımasız şekilde tahribini gösteren fotoğrafların eşliğinde sürdüren Akdemir, “Çözüm nerede ve nasıl?” sorusuna da yanıt vermeye çalıştı. Akdemir, “Bu dönemde ne yargı bağımsızlığından ne hukuk güvencesinden, ne de çevre hakkından söz edebiliyoruz. Hukuksal süreçlerden toplumun sıkıldığını ve alınan sonuçların toplumda yılgınlık yarattığını bizzat ülkenin en önemli hukukçuları söylüyor. Ekoloji mücadelesi bir yaşam mücadelesidir. İki kişi kaldık, bir kişi kaldık diye hayıflanmamız lazım. Yalnız Efe Ahmet ağabey gibi tek başımıza kalsak da mücadeleyi sürdürmemiz lazım. Keçi çobanlığı yapan Ahmet Karaçam’ın bağı altın madeninin hemen dibinde. Madenin çalışmaya başlaması için bağı alması lazım. Ahmet ağabey direniyor, bağını satmıyor. Ona el arabasıyla ancak taşınabilecek miktarda para ve ayrıca iki ev vaat ediyorlar. Ahmet ağabeyi yine de ikna edemiyorlar. Sonuçta bu şekildeki tarım alanlarına 200 metre olan koruma bandını 100 metreye düşürüp öyle çalışmaya başlıyorlar. Ahmet ağabey hâlâ direniyor. Yani bir kişinin direnişi bile çok önemli” dedi.https://www.evrensel.net/haber/393678/zonguldakta-ekoloji-paneli-ekoloji-mucadelesi-bir-yasam-mucadelesidir
20 Aralık 2019
Çaycuma
Madenlerde yarım kalan hayatların sergisi
BEÜ Çaycuma Meslek Yüksekokulu Sivil Havacılık Kabin Hizmetleri Programı 2’nci sınıfta eğitim gören 5 öğrenci, ‘Engel-siz olmayın’ projesi kapsamında maden ocaklarında göçük ve diğer iş kazalarında yaralanarak felç kalan ve uzuvlarını kaybeden işçilerle görüştü. İşçilerin fotoğraflarını çeken öğrenciler, hayat hikayelerine de yer vererek ilçe merkezinde sergi açtı. AFAD’ın da destek verdiği sergi çoğunluğu maden ocaklarında çalışarak geçimini sağlayan ilçede büyük ilgi gördü. Sergiyi gezenler, maden ocaklarının önündeki acıları anlatan ses kayıtlarını dinlerken sergideki fotoğrafları inceledi. Öğrenciler de sergiyi gezenlere fotoğraflar hakkında bilgiler verdi.
YERE KÖMÜR DÖKTÜLER
Öğrencilerden Deniz İlhan (26), sosyal sorumluluk projesi kapsamında engelli kalan maden işçilerini ele almak istediklerini söyledi. Madenciliğin bölge için öneme sahip olduğunu ifade eden İlhan, "Kendi çabamızla madenlerde kaza geçirip engelli kalan işçileri bulduk. Onlarla röportajlar yaptık. Fotoğraflarını sergiliyoruz. Onların daha çok anılması ve etkinlikler yapılması lazım. Yerlere kömür döktük. İnsanların sergiyi gezerken bu havayı solumasını istedik. Bu insanların unutulmamasını istiyoruz” dedi. Zeynep Sarıdoğan (19) da sergide fotoğrafı yer alan, maden ocağında sağ kolunu kaybeden maden işçisi Çetin Polat’ın hayat hikayesinin kendilerini çok etkilediğini söyledi.
MADENDE YARALANAN İŞÇİ SERGİYİ GEZERKEN DUYGULANDI (pusulagazetesi.com.tr.)
19 Aralık 2019
14 Aralık 2019
Filyos
Mehmet Türkçelik, Amerika'da yayınlanan bir makalede tanıtıldı
Tasarım ve mask sanatçısı emekli öğretmen Mehmet Türkçelik, Çaycuma Filyos beldesindeki atölyesinde deniz dalgalarının kıyıya attığı dal, ot, kök, odun parçaları, deniz canlılarının kabukları, türlü çeşit taşları tasarlayıp biçimlendiriyor.
Tasarım ve mask sanatçısı emekli öğretmen Mehmet Türkçelik, Çaycuma Filyos beldesindeki atölyesinde deniz dalgalarının kıyıya attığı dal, ot, kök, odun parçaları, deniz canlılarının kabukları, türlü çeşit taşları tasarlayıp biçimlendiriyor.
Ekokritik yazılarıyla tanınan Serpil Oppermann, geçtiğimiz aylarda Johns Hopkins University bünyesinde yayınlanan bir makalesinde Türkçelik'e de yer verdi. Ekim 2019'da yer alan 'Mavi Beşeri Bilimlerde Öyküler Denizler ve Yaşayan Metaforlar' başlıklı yazıda Türkçelik şu sözlerle tanıtıldı:
Denizin bazen kıyıya attığı nesnelere suyun ve karanın anlatı temsilcileri diyebiliriz. Ortaya çıkan şey önemli ekolojik anlamlara sahiptir. İnsan ve insan-olmayan arasında bir “anlatı yoldaşlığı”nı ortaya koyan bu nesneler insan ve insan dışı dünyalar arasındaki “iletişim işbirliğine” ve hatta etik bir ortaklığa işaret eder.
Bu ortaklığın bir örneği Türk deniz heykeltıraşı Mehmet Türkçelik’te gözlemlenir. Bir röportajda, Karadeniz’de dalgaların sahile attığı ağaçları (driftwood), “yoldaşları” olarak tanımlar. Onları tasarıma dönüştürür fakat “ağacı zorlamadan...
Ve devam eder: "Tahta ve benim bir anlaşmamız var: birbirimize zarar vermeden çalışıyoruz.” Karadeniz'in sunduğu diğer malzemeler ise “deniz suyu tarafından uzun süredir kullanılmış olan cam parçaları, çakıl taşları, deniz kabukları ve kemiklerdir. Atölyemde onlara yeni bir hayat vermeye çalışırım. Taş oyarım, kil ile oynarım. Ağaç ve ben birlikte çalışırız... şekil sadece ahşap isterse ortaya çıkar.”
Kapadokya Üniversitesi Çevresel Beşeri Bilimler Merkezi Müdürü ve öğretim üyesi Oppermann'ın Ekoeleştiri Çevre ve Edebiyat, Postmodern Tarih Kuramı isimli kitapları var.
13 Aralık 2019
12 Aralık 2019
İFSAK / Beyoğlu
(Günümüz teknolojisi ve yeni iletişim ortamında İFSAK'ın, fotoğrafın ve fotoğrafçılığımızın değişen, değişmeyen işlevi. Eleştiriler, öneriler, tartışmalar...)
/www.ifsak.org.tr/
11 Aralık 2019
Almanya
Borussia Dortmund, Düsseldorf maçına bölgenin sanayi geçmişinden ilham alınarak tasarlanan simsiyah 110. yıl forması ile çıktı. (7 Aralık 2019)
Dortmund…
Almanya’nın Ruhr bölgesinde, 1970’li senelere kadar kömür madenleri, çelik üretimi, birası ile adını dünyaya duyurmuş, günümüzde iki büyük üniversiteye sahip, nüfusunun yüzde 8’ini Türklerin oluşturduğu, 586 bin nüfusuyla ülkenin 8. büyük şehri, bölgenin idari, ticari ve kültürel merkezi. İşte o şehrin 1909 senesinde kurulmuş, geçtiğimiz aralık ayında 109. yaşını kutlayan takımı Borusia Docrtmund, nam-ı diğer “Die Schwarzgelben” (Kara Sarılar). 1909 senesinin aralık ayında, yerel kilisenin sponsorluğunda bir Katolik cemaatinin genç takımında top koştururken kilisenin baskısından fena bunalmış gençler tarafından, “Zum Wildschütz” adında bir birahanede kurulmuşlar. Kulübün adı şehirde isim yapmış bir bira fabrikasından miras, ne de olsa bölge halkının milli içereceği! Kurulduğu zamanlarda renkleri mavi beyazmış ama zaman içinde şehri o yıllarda en iyi anlatan, işçi sınıfıyla özleşmiş iki rengi tercih etmişler, kömürün karası, biranın sarısı… (Tanıl Bora, birlikte yazdığımız “Kimi Başrol Kimi Karakter-Kulüp Hikâyeleri” kitabında, Borusia Dortmund’a selam durduğu enfes yazısında anlatmıştı renklerin hikâyesini.)Birgün (20 Şubat 2019)
10 Aralık 2019
Erdemir
"BELKİ DE KANSER OLDUK, FİLTRE TAKIN"
Diyoruz ki, Erdemir bacalarına filtre taksın. Cüruf denize, sahile dökülüyor. Bir sürü balık yaşıyor. Başka canlılar da var. Yüzüyoruz. Geçen sene çok kirli manzaralarla karşılaştım, istediğim kadar yüzemedim. Hatta biraz yüzünce hastalandım, kaşıntı oldu. Bu fikir aklıma şöyle geldi; Okuldaydım öğretmen dersteydi. Çevre kirliliğinden söz ediyordu. O sırada dışarı bakınca o kadar kirli duman vardı ki, teneffüste arkadaşlarla konuştuk. Öğretmenim de katkıda bulundu. İmza toplamadan önce müdürümüzden izin aldık. Herkes aileleriyle konuşarak izin istedi. Bir hafta kadar oluyor. Üç kişi bütün okulu gezerek bir ders sırasında öğretmenlerden izin alarak konuyu anlattık, imza istedik. Ders sonunda teneffüste sınıfımızın önünde toplandı herkes. Bazı arkadaşlarımız mahallelerden de imza topladı. Sadece okulun değil bütün Ereğli'nin katkısı var. Bizi hiç duymayan mahalleler var. Onların da bizi duymasını istiyoruz. Basın da bizimle ilgilensin istiyoruz, sesimizi duyurabilmek için... Erdemir'den sonra çevreyle ilgili bir çok çalışmamız olacak. Konumuz çevre kirliliği. İlk hedefimiz filtre sorununu çözmek.http://www.ereglionder.com.tr/guncel/belki-de-kanser-olduk-filtre-takin-h84640.html
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
































