20 Ocak 2021
19 Ocak 2021
Umut Vakfı Araştırması Pusula'da:
Silahlı şiddette bölgenin değişmez lideri Samsun… Sokağa çıkma yasaklarına rağmen Samsun’da 187 olay basına yansıdı… Ancak bölgede bazı kentlerde olay sayılarının düştüğü, daha önce az olayların yaşandığı bazı kentlerde ise 2020’de olay sayılarının artması dikkat çekti. Örneğin Çorum, Zonguldak,
Ordu, Gümüşhane vs… Daha önceki yıllarda basına yansımadığı için mi az görülüyordu, onu bilemiyoruz…
Karadeniz bölgesinde son 5 yılda yüzde 62’lik artış dikkat çekerken 2020’de iller bazında yaşanan olay sayıları şöyle:
“Çorum 62, Zonguldak 48, Trabzon 36, Ordu 31, Düzce 27, Kastamonu 24, Tokat 15, Rize 15, Sinop 11, Giresun 10, Karabük 9, Gümüşhane 8, Bartın 6, Amasya 4, Bolu 3, Bayburt 2, Artvin 1…”
Cumhuriyet Pazar
10 Bin Adım'ın yaratıcısı Devin Özgür Çınar: "Kadınlar parti kursa desteklerim!"Tabii, yani ben 17 yaşımda konservatuvara girdim, o da 18 yaşında 2. sınıftaydı. Sonra onlar İstanbul’a geldiler, ben de mezun olduktan sonra geldim... Sonra Engin, Binnur (Kaya), ben, üçümüzün aynı evde kaldığı bir dönem var mesela... Bize birbirimizden başka kimse o kadar güvenmedi galiba.
Başka bir ideolojisi olan birilerinin kadın mevzusunu yeterince sahipleneceklerini düşünmüyorum açıkçası. Bu bir yan kolu olamaz başka bir hareketin. Bu arada kadınları çok cesaretli buluyorum. Çok büyük hayranlık duyduğum kadınlar var, elbette erkekler de var ama kıyasladığım zaman kadınların gücünün belki de eskiden bu kadar farkında değildim. Bu muhafazakar zihniyet köşeye sıkıştırdıkça kadınların pes etmeyişi, tam da orada ezilmeyişi, onun üzerine çıkması gibi şeyler bana çok büyük umut veriyor. O anlamda kendimi çok güvende hissediyorum, çok enteresan bir şey. Ama tabii ki bütün kadınların bundan haberi yok, o öldürülen kadınların mesela...
Bence ancak dijital platformlarda kısa süreli diziler sevilirse ve o tarafa bir kayış olursa o zaman değişebilir. Bunların hepsinin düzelmesi için bir güç, bir irade bekleniyor. Baktığın zaman herkes şikayetçi. Yapımcıyla konuşuyorsun, şikayet ediyor... Sette de herkes şikayetçi, kimse istemiyor, ama iyi de ben de yıllardır aynı soruyu soruyorum: neden o zaman kısalmıyor? Bizim dışımızda nasıl bir güç var bunun önünde? Bunun cevabı yok bende. Ama aslında cevabı hepimizde, birlikte hareket ederek ancak bu mevzuyu çözebiliriz.
18 Ocak 2021
Almanya
Fatih Akın'dan Alman gazetesi taz için They Live esintili reklam.
Ana akım gazetelere alternatif sunmak amacıyla yayın hayatına 1978 yılında Berlin’de başlayan, merkezine insan hakları savunusunu koyarak, sesi az duyulanların sesi olmaya çalışan bağımsız gazete taz, yönetmen koltuğunda Fatih Akın‘ın oturduğu yeni filminde cesaretten yana bir tavır sergiliyor. “Kimseden Korkma” adlı filmde, They Live’e göndermeyle, “taz marka” güneş gözlüğü saklı mesajları açığa çıkarıyor.Film aracılığıyla, günümüzde dijital platformlarla rekabet ve pandemi nedeniyle pek parlak günler geçirmeyen ve salonları kapalı olan sinema sektörünün durumuna da dikkat çekilmesi hedefleniyor.
17 Ocak 2021
Eski, 2010
Sabriye Çağırıcı yaşamı boyunca Akhisar Töb-Der Şube Başkanlığı yapmış, Eğit-Der kuruluş çalışmalarına katılmış, Kdz. Ereğli’de öğretmenlik yaptığı sırada İnsan Hakları Derneği’nin kuruluşuna emek vermiş, Eğit-Sen ve Eğitim-İş’in birleşme süreçlerine aktif olarak katılmıştı. Yaşamının son yılları, 1996 yılında yakalandığı akciğer kanserine karşı mücadele ile geçen Çağırıcı, 16 Haziran 2000 yılında aramızdan ayrıldı.
Vecihi Timuroğlu’nun önsözünden
Haziran 2020
1950 yılında Kdz. Ereğli’de doğdum. Kdz. Ereğli Sanat Kurumu Derneği Savaş Büke Öykü Yarışmalarında, ilki 1998 yılında olmak üzere birincilik ödülleri kazandım. “Safinaz Cicanemin Menekşeleri” adlı öyküm “Tavuk Suyuna Çorba Türkiye’den Yüreğinizi Isıtacak Seçme Öyküler” kitabında, “Yaz Gelince” adlı öyküm ise, Foça Belediyesi 2015 Deniz Öyküleri III. kitabında yer aldı. Sonrası, Üsküdar’a gider iken aldı da bir yağmur misali. Bir yazmaya başladım ki, dur durdurabilirsen. Muson yağmurları gibi aralıksız yazarken de, bu kitapta yer alan öykülerimin yanına kapıları yoldaş yapıverdim.
Eski, 2015
Bu insanlar, 12 Eylül’de yargı karşısına çıkarlarken karşılarında buldukları Hakim Arif Hikmet, bu yaşananları duyuyor, öğreniyor ve buna karşı gerçek bir yargıç tavrı sergiliyordu. Bu kitapta anlatılanlar bunun güzel bir aktarımıdır. Bunu sağlayan arkadaşa teşekkür ederim…
Çetin Uygur
Ekim 2020
2008 ilk, 2021 yeniden baskı:

Evvela 1917 Bolşevik devriminin sesini Asya’ya taşımak için Bakü’de, Doğu Halkları Kongresi’nde toplandılar. Sonra...
Devrimci coşkuyla 10 Eylül 1920’de, Türkiye’nin amele ve rençberlerinin öncü müfrezesini, Komünist Partisi’ni kurmak için bir araya geldiler...
Yabancı işgali ve iç savaşın kasıp kavurduğu Anadolu’ya dönme kararı aldılar.
Dört ay içinde hazırlanıp, yola çıktılar...
19 Aralık 1920’de Bakü’de başlayıp, 28/29 Ocak 1921’de Trabzon’da bitecek kanlı bir seyahatin kapısını araladılar.
Ancak paşalar ölüm fermanını çoktan vermişlerdi.
Emrah Cilasun, onbeşlerin katledilmelerinin yüzüncü yılında, arşiv belgelerine dayanan kapsamlı araştırması ile Mustafa Suphi ve Yoldaşlarını Kim Öldürdü? sorusuna ve bu konuda ileri sürülen tezlere cevap veriyor.
Kasım 2020
15 Ocak 2021
ZOKEV
Zonguldak Kültür ve Eğitim Vakfı, ZOKEV 2020 yılı ödüllerini açıkladı. ZOKEV 2020 Bilim Ödülü Doç. Dr. Ümit Kartoğlu’na, Kültür Ödülü Şehir Kültür ve Sanat Dergisi’ne, Eğitim Ödülü ise Öğretmen Işıl Uzun’a verildi.
14 Ocak 2021
Veda
"Hekimhan Grevi, Kayısı Çiçeği ve Faşizm” Kitabının Yazarı Yalçın Çilingir'’i Yitirdik
Oşin’i (Yalçın’ı) 07.Kasım.1967 günü başlayan “Özel Okulların Devletleştirilmesi” yürüyüşünde İstanbul’da tanıdım.
Sonra doğup büyüdüğüm Zonguldak Kozlu’daki Ereğli Kömür İşletmesi Müessesi Kozu Bölge Müdürlüğü’nde maden mühendisi olarak göreve başladığında, dostluğumuz iyice pekişti ve 1975’de Yeraltı Maden İş Sendikası’nda tekrar buluştuk.
Sendikanın Malatya Hekimhan’da Bilfer Madencilik Şirketi’ne ait işyerlerinde örgütleme ve eğitim sorumlusu olarak görev yaptığım dönemde, Hekimhan’a geldi ve “Hekimhan Grevi Kayısı Çiçeği ve Faşizm” adlı kitabı yazdı.
Teoman Abimizi (Teoman Öztürk) kaybettiğimizde, tabutunun başında “Teoman, bizi yalnız bıraktın, bunu bize yapmayacaktın” demişti, Yalçın…
Yalçın, şimdi ayni sözü ben sana söylüyorum: Yalçın, bunu bize yapmayacaktın… Bu yolculukta yıldızlar yoldaşın olsun. Raif Tokel
12 Ocak 2021
Söyleşi / Şiir
"Zonguldak emek şehri olma konusunda eskiden daha hareketliydi. Benim dönemimde çoğu şey talan edildi. Bu yüzden o eski havanın kalıntılarıyla yaşıyoruz gibi geliyor bana. Şehrin havasını hissetmek daha zor artık. Zaten meslek hastalıklarına, tedbirsizliklere bırakılan madencilerin ses çıkarması da engelleniyor. Tabii her şey tam olarak bitmiş değil. İlgi alanıma yakın olduğu için madenci ozanlardan bahsedebilirim şehrime dair. Bir gelenek madencilerin şiir yazması. Bunun son örneği Zonguldak’la, yerin altıyla ilgili bir şiir kitabı çıkaran Muharrem Akman ağabey. Yine kültürü korumak, iyileştirmek adına ZOKEV başarılı çalışmalar yapıyor. Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip’in isimlerini yaşatmak için büyük emek veren İbrahim Tığ var. İşçi direnişleriyle ilgili yazıları ve kitapları olan Can Kartoğlu var.
Fakat şiirlerime bunu pek yansıttığımı söyleyemem birkaç tanesi hariç. Şehrin tek bir özellik üzerinden gelişmemesi lazım. Zonguldak tarihi bir şehir gibi. Çoğu zaman puslu. Bu yüzden şairliğe (şairaneliğe) olumlu bir etkisi var."
10 Ocak 2021
09 Ocak 2021
07 Ocak 2021
Veda
Kemal Kuşhan'ı kaybettik
Zonguldak'ın sevilen isimlerinden Sosyalist ve demokrat kişiliği ile tanınan Kemal Kuşhan hayatını kaybetti.
Kuşhan’ın kalp damar hastalığı nedeni ile tedavi gördüğü öğrenildi.
Kemal Kuşhan'ın ölümü Zonguldak’ta sevenlerini yasa boğdu.
04 Ocak 2021
02 Ocak 2021
01 Ocak 2021
Mafya adayları: Şimdilik, millete değil havaya sıktılar!
Yeni yılın ilk dakikalarında silah sesleriZonguldak’ta 2021 yılına girdiğimiz ilk dakikalarda sokaklardan yükselen silah sesleri polisi alarma geçirdi.
2020 yılını geride bıraktığımız ve yeni yıla girdiğimiz ilk dakikalarda mahallelerden yükselen silah sesleri nedeni ile polis merkezine yapılan yoğun ihbarlar telefonları kilitledi. İhbarları değerlendiren ekiplerin harekete geçtiği öğrenildi.
http://www.pusulagazetesi.com.tr/yeni-yilin-ilk-dakikalarinda-silah-sesleri-165237-haberler.html
29 Aralık 2020
Yeni
Ali Çarman’ın çalışmaları, Türkiyeli emekçilerin Almanya serüveninin en eski kökleriyle en yeni dalları arasındaki sürekliliği gösteriyor. Bu aynı zamanda Türkiye’nin ekonomik ve politik tarihinin de işçiler açısından bir özeti gibidir.
27 Aralık 2020
İzmir / (GMİS) Genel Sekreteri Hüseyin Kolçak
Rahatsızlığı nedeniyle İzmir’de tedavi gören Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Sekreteri Hüseyin Kolçak’tan haber var. Kolçak’ın eşi Yasemin Kolçak yaptığı paylaşımda tedavi sürecini aktardı.
Yasemin Kolçak “Şimdilik biz size gelemiyoruz ama sizleri çok özlüyoruz. Hüseyin ateşlendiği zamanlarda adının Zonguldak, yaşının 67 olduğunu söyleyecek kadar sizleri ve kentini çok özledi. O zaman ne yapalım, siz Hüseyin'e gelin. Kısa videolar çekip gönderin. Watsaptan sesli ya da yazılı mesajlar gönderin.“ diyerek şu ifadeleri kullandı:
Söyleşi:
Her Yer Seri Direniş
60’larda Ereğli’de işçi olmak, sadece kendisine değil bütün sınıfına ve kendinden sonra geleceklere yepyeni bir yol açmak demektir. Ereğli işçisi, Türkiye işçi sınıfına bir değil binlerce tohum bırakmıştır.
26 Aralık 2020
Yeni
O çocuk tüm zor şartlara rağmen gittiği şehirde iş bulmuş, çalışkanlığıyla göz doldurmuş; çok önemli kişilerle çalışmış, hizmet etmiş, hatta bir tarihe, Ereğli Demir-Çelik Fabrikalarının kuruluşuna tanıklık etmiş. Sürekli yenilenen hedefleriyle, çalışkanlığıyla, azmi ve enerjisiyle kendini geliştiren; henüz ilkokulu bitirmişken köyünden ayrılan o çocuğun, Şinasi BOZKURT’un hikâyesi…
Aynı zamanda azmin, mücadelenin ve emeğin hikâyesi…
23 Aralık 2020
22 Aralık 2020
Kalkınma Ajansları kimi kalkındırıyor? Usulsüzlüğe doymamışlar
Kamu, özel ve sivil toplum kuruluşları arasındaki işbirliğini geliştirmek, kaynakların ‘yerinde ve etkin’ kullanımını sağlamak ve yerel potansiyeli harekete geçirmek için kaynak aktarmakla sorumlu Kalkınma Ajansları’nın, denetimsiz, mevzuatlara aykırı ve “hatalı” desteklemeler gerçekleştirdiği ortaya çıktı.
Sayıştay’ın Kalkınma Ajansları’na ilişkin 2019 yılı Denetim Raporu’na göre, İstanbul, İpekyolu, Doğu Karadeniz ve İzmir Kalkınma Ajansları’nın tümünde iç denetim yeterince uygulanmıyor. Proje sahibi kuruluşun temsilcisi, ajansın yönetim kurulu toplantısında kendi projesi için oy kullandı, on milyonlarca TL’lik kamu desteği aktarılan projeler, çürümeye terk edildi. (Birgün)
21 Aralık 2020
Covid-19 meslek hastalığı sayılsın!
İstanbul Tabip Odası Başkanı Pınar Saip:
Bakanlığın meslek hastalığıyla ilgili olarak illere yazdığı yazı, kamuoyunda Covid-19’un meslek hastalığı olarak kabul edildiği algısına yol açtı ancak bu yazı Covid-19 nedeniyle mağduriyet yaşayan sağlık çalışanlarının belgelerinin SGK’ye gönderilmesi prosedürünü anlatan bir yönlendirme yazısından başka bir şey ifade etmiyor.
Nedensellik bağı. Yani sağlık çalışanları sağlık hizmeti verdikleri için Covid-19 nedeniyle daha çok hastalanıyorlar. Bir hastalığın toplumdaki diğer insanlara nazaran belli bir meslek grubunda daha çok görülmesi. Biz şimdi sağlık çalışanları için diyoruz ama hastalık verilerinin detayları açıklandığında kargo taşıyıcıları gibi bazı işkollarında daha fazla görüldüğü ortaya çıkabilir.
Sağlık çalışanları, meslekleri gereği diğer toplum kesimlerine nazaran ülkelere göre değişmekle birlikte 5-10 kat daha fazla hastalanıyor. Bu nedenle 120 ülkede sağlık çalışanları için bir meslek hastalığı olarak kabul görmüş durumda.
TTB ilk günden beri sağlık çalışanlarının yıllarca illiyet bağı ispatı ile uğraştırılmamasının mücadelesini veriyor. Örnekleri oldu, kabul edilmedi. Ama bu genelgede yine sağlık çalışanının Covid-19 infeksiyonunu hastane ortamında kaptığını ispatlamalı, yani hastalıkla bir “illiyet bağı kurulmalı” diyor. Bizler bu “illiyet bağı kurulursa” şartının kaldırılmasını istiyoruz.
20 Aralık 2020
Hediyeleriniz Kitap Olsun!
19 Aralık 2020
Maden / Belgesel
Ümit Kıvanç:
Yaptığım hiçbir film Türkiye’de ana akım televizyonda gösterilmediBenim gibi birçok belgeselci ise “belgesel sinema” diye bir şeyin peşinde. Yani sinema o. Sinema olarak seyredilecek bir eser, her şeyden önce. Sinema olarak geçerliliği olmayan bir filme belgesel film diyemezsiniz. İkinci sorunuzsa olayı tamamlıyor. Bilgi vermeyen filme belgesel sinema ürünü gözüyle bakamayız. Yani belgesel film elbette bilgi taşıyacak. Ama bilgi deyince ne anlıyoruz? Bu illa kupürler büyütülerek, kamerayı kitap raflarında, haritalarda dolaştırarak aktarılacak bilgi midir? Ufak bir evde yalnız başına yaşayan, açıkça tarif edilecek herhangi bir özelliği olmayan insanın bir gününü de anlatabilirsiniz belgesel sinema yaparak. Bu da başka türlü insanlık bilgisidir. Kitabi bilgi aktaracaksanız bunun sinemasal yollarını bulmak zorundasınız, yaptığınız şeyin film olması için.
Yeni proje sayılmayabilir, ama mutlaka yapmak istediğim şeydi, benim 16 Ton filmini HD formatında, yeni tekniklerle, daha değişik estetikle yeniden yapmak istiyordum, bunu becermeye çalışıyorum, zihnimi toplayıp konsantre olabildiğim zamanlarda. O filmi çok önemsiyorum ve benden geride kalacak en önemli şeylerden biri olarak görüyorum. Eski PAL formatındaydı, animasyon kalitesi ve görsel kalite bakımından bugün hiç tatmin edici bulmadığım haldeydi. Şimdi yepyeni yüzle ortaya çıkacak, parıl parıl parlayacak diye seviniyorum.
![]() |
| On altı ton yüklersin, eline ne geçer Daha da yaşlanıp daha da borca batarsın Aziz Peter beni çağırma çünkü gidemem Ruhum şirkete zimmetli |
16 Aralık 2020
Dayanışma
İmzalar, Covid-19 meslek hastalığı sayılsın diye!Zonguldak merkezde bir grup yurttaş “Uzun Lafın Kısası: Covid-19’u Meslek Hastalığı Olarak Kabul Edin!” başlığı altında imza toplamaya başladı. Hafta içinde toplanan imzalar Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, TBMM Başkanlığı ve Sağlık Bakanlığı'na gönderilecek.
İmzacılardan fotoğrafçı İbrahim Akyürek konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı:
“Ankara Tabip Odası (ATO) 14 Aralık 2020’de Covid-19 nedeniyle hayatını kaybeden sağlık çalışanı sayısını 230 olarak açıkladı. Aynı gün, Bağımsız Maden İşçileri Sendikası’nın, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)’nın Covid-19’u meslek hastalığı olarak kabul etmeyen genelgesine Danıştay’da yaptığı itirazın kabul edilmediği haberini öğrendik.
Geçen ayın başında, Uluslararası Hemşireler Birliği, Covid-19 başladığından bu yana dünyada 1500 hemşirenin hayatını kaybettiğini açıkladı. Bu sayının, Birinci Dünya Savaşı'nda bilinen hemşire ölümleriyle aynı olduğu belirtildi.
Sağlık çalışanlarının sendikaları, meslek odaları, dernekleri aracılığıyla yaptıkları açıklamaların en başında Covid-19’un meslek hastalığı olarak kabul edilmesi geliyor. Bu kadar yaygın bir talebin yerine gelmesi için daha fazla nelerin yaşanması gerektiğini bilmek istiyoruz. Çünkü, sağlığımızı emanet ettiğimiz insanların çalışma ve yaşam koşulları, moral güçleri hepimizi ilgilendiriyor.”
Covid-19 Meslek Hastalığı Sayılsın!
Araştırma:
Koronavirüs nedeniyle hayatını kaybeden hemşirelerin sayısı Birinci Dünya Savaşı'ndakiyle eşitlendi
The Independent'ta yer alan habere göre, 130 ulusal hemşireler birliğinin toplandığı Uluslararası Hemşireler Birliği, Covid-19 pandemi başladığından bu yana 1500 hemşirenin hayatını kaybettiğini açıkladı. Bu sayının, Birinci Dünya Savaşı'nda bilinen hemşire ölümleriyle aynı olduğu belirtildi.
Öte yandan ICN'nin topladığı ölüm sayısı verilerin erişilebilir olduğu 44 ülkeyi kapsıyor. Pandemi nedeniyle hayatını kaybeden hemşirelerin sayısının bundan daha fazla olabileceği vurgulandı.
ICN'in küresel Koronavirüs vakaları üzerine yaptığı başka bir analiz ise dünya genelinde 20 bin sağlık çalışanının Covid-19 nedeniyle hayatını kaybetmiş olabileceğini gösteriyor.
15 Aralık 2020
Burası İngiltere / Dert Aynı
Ekrem Ekşi
Bir kitap ve 40 yıldır süren cezasızlık hikayesi
Cezasızlığın bir politika olarak sürdürüldüğünü gösteren bir diğer olay da bundan yaklaşık 40 yıl önce gözaltına alınıp işkence ile öldürülen Ekrem Ekşi’nin dosyasında karşımıza çıkıyor.
Geçtiğimiz günlerde Sosyal Araştırmalar Vakfı tarafından yayınlanan “Ben Kazandım-Ekrem Ekşi” kitabı işkence ile ölüm ve cezasızlık örneğine odaklanıyor.
Hastanede kendisini muayene eden Dr. Besim Yiğiter ve gözaltındaki pek çok ismin işkence gördüğüne dair ifade vermesine rağmen kendisine işkence yapanlar doğru dürüst yargılanmadı. Yıllarca Ekşi’nin ifadesini alan polislerin isimleri mahkemelere iletilmemiş, ölümünden 2 buçuk yıl sonra iddianame hazırlanmış. Bu sürecin sonunda ise polis Kadim Alptekin ve Osman Orduhan “öldürme kastı olmadan darp fiili neticesinde ölüme sebep olmak” suçundan TCK’nin 64. Maddesi ile aynı kanunun 251. 31 ve 33. Maddelerinden 6’şar yıl 8’er ay hapis cezası aldı. 2 polis memuru ceza almalarına rağmen yalancı tanıklar ve “itirafçı” ifadeleriyle uzatılan dava zamanaşımına uğradı.
14 Aralık 2020
09 Aralık 2020
Heykel
Margaret Thatcher'ın heykeli yumurta atma yarışmasıyla açılacak
Independent Türkçe'nin haberine göre, heykeltıraş Douglas Jennings tarafından yapılan ve 300 bin sterline mal olan bronz heykel, saldırıları önlemek için neredeyse kendi büyüklüğünde yüksek bir platforma yerleştirilecek. Kent Konseyi üyeleri, “Demir Leydi”ye doğduğu ve büyüdüğü yerde saygı duruşu niteliğinde olacak heykelin açılışı için gerekli parayı halkın bağışlarıyla ve yerel işletmelerin sağladığı finansmanla karşılamayı umuyor.
Bazıları da Thatcher'ın heykelini 2003’teki işgal sonrası Irak lideri Saddam Hüseyin’in yıkılan heykeline benzetti.
Facebook’ta duyurulan “yumurta atma yarışması” 8 binden fazla yorum alırken binden fazla kişi yarışmaya katılacağını bildirdi.
Britanya’da geçtiğimiz aylarda köle ticareti yapan Bristollu tüccar Edward Colston'ın heykeli yıkılmış, sömürgecilikle ilişkili tartışmalı tarihi kişilerin heykelleri de tahrip edilmişti.
“Demir Leydi” lakaplı Margaret Thatcher, 1979-1990 arasında ülkenin ilk kadın başbakanı olarak görev yaptı. Sendikal harekete büyük darbe vuran ve birçok alanda özelleştirmeleri hayata geçiren Thatcher, 2013’te hayatını kaybetti.
08 Aralık 2020
Şirket Kaynaklı
Denizler ve okyanuslarda en çok plastik kirliliği yaratan şirketler hangileri?
Peki her yıl denizlere dökülen tonlarca plastik nereden geliyor?
Uluslararası çevre koruma örgütü Greenpeace, "Plastikten Kurtulun" kampanyası kapsamında 42 ülkeden 10 bin gönüllünün yardımına başvurarak denizlerdeki plastik kirliliğini denetledi.
9 ay süren incelemelerin ardından yapılan 239 deniz temizleme operasyonunda toplamda 187 binden fazla plastik parçası toplandı.
Greenpeace, dünyanın farklı köşelerinden elde edilen örneklerle en çok plastik kirliliğine yol açan şirketlerin tespit edildiğini söylüyor.
Greenpeace'in bu çalışmasına göre Coca-Cola, Pepsi Co ve Nestle, küresel plastik kirliliğinin en büyük üç sorumlusu.












































