25 Ekim 2022
24 Ekim 2022
Milliyet Pazar:
Hem kusurlu hem ihmalkâr!
Felaketlere ilişkin bütün zamanların metni, haberi, kurgusu, dili, içeriği hep aynı. Tek yapacağımız şey; Karaelmas’ı silip yerine Yeni Çeltik yazmak. Kozlu’yu sil Ermenek, Ermenek’i sil Soma, Soma’yı sil Amasra… Sonra 1940’lardan 2022’ye uzanan tarihleri ekle. İsimler ve tarihler dışında gerisi kalsın. Felaket aynı, acı aynı, çaresizlik aynı, sorunun kaynağı aynı. İhmal aynı kusur aynı! Hiçbir kurum ya da kuruluş işini gerektiği gibi yapmadığı için hepimiz felaketlere çözüm üretmek yerine yerin dibinde yaşanan dramatik insan hikâyelerinin arkasına saklanıyoruz.
Felaketlere ilişkin bütün zamanların metni, haberi, kurgusu, dili, içeriği hep aynı. Tek yapacağımız şey; Karaelmas’ı silip yerine Yeni Çeltik yazmak. Kozlu’yu sil Ermenek, Ermenek’i sil Soma, Soma’yı sil Amasra… Sonra 1940’lardan 2022’ye uzanan tarihleri ekle. İsimler ve tarihler dışında gerisi kalsın. Felaket aynı, acı aynı, çaresizlik aynı, sorunun kaynağı aynı. İhmal aynı kusur aynı! Hiçbir kurum ya da kuruluş işini gerektiği gibi yapmadığı için hepimiz felaketlere çözüm üretmek yerine yerin dibinde yaşanan dramatik insan hikâyelerinin arkasına saklanıyoruz.
Maden kazalarıyla ilgili raporlara bakın, hepsi aynı. Hepsinde olası felakete neden olacak ihmaller, kusurlar üzerinde duruluyor. Evet, “kusur” var “ihmal” var ama “önlenebilir” oldukları da hatırlatılıyor. Teknik sorunlara, havalandırma sisteminin uygun olmadığına, gaz maskelerinin kullanılamaz olduğuna ya da kamusal teftişlerin yetersizliğine dikkat çekiliyor.
Belma Akçura Milliyet
Fotoğraflar: "Soyunuyoruz" Sergisi, Füsun Kavalcı Düzenlemesi, Artankara, 2017 F: İbrahim Akyürek
Gurbetçi kültürü ciddiye alınmadı
Almanya’ya 1961’de başlayan işçi göçü kapsamında ‘gurbetçilerin’ üretimlerini ve müzik kültürünü anlatan Aşk, Mark ve Ölüm, Başka Sinema'nın dağıtımı ile vizyonda ve MUBI Türkiye'de gösterime hazırlanıyor. Yönetmen Kaya, gurbetçilerin kültürel mirasının ciddiye alınmadığını söylüyor ve ekliyor: “Çoğu zaman alay konusu oldular.”
Türkiye’de arşivcilik koleksiyonerlerin ya da özel şirketlerin elinde, ki iyi ki varlar. Ama arşivler kisisel olunca, o insanlar yaşlanınca, “muhafaza edilmesi için hangi kamu kuruluşuna verilebilir” diye bir soru ile karşılaşıyoruz. Bunu çok gördüm. Vefat ettiklerinde geriye bıraktıkları kültürel mirasa gerçek anlamda sahip çıkılmıyor çogu kez. Bağışlayabilecekleri kurumların da genelde maddi gücü olmadığından korunması ve sonraki nesillere aktarılması gereken veriler ortada kalıyor maalesef. Mutlaka çok iyi kurumsal arşivler de var Türkiye’de, mesela Mimar Sinan Üniversitesi, ya da TRT’nin arşivi ama onlara da ulaşım kısıtlı genelde.
Almanya’da durum farklı, kamu kanallarının arşivleri daha derli toplu, filmlerin çogu dijitale aktarılır ve iyi koşullarda muhafaza edilir ama yine de eksikleri yok değil. Ama şöyle bir problemle karşılaştık. Almanya’daki Türkiye kökenli sanatçıların eserleri Alman arşivlerinde korunmuyor; Alman kültürü olarak algılanmadığından. Oysa ki bu eserler Almanya’da yaşayan sanatçılar tarafından üretilmiş, tamamen Almanya’da imal edilmiş ve Almanya’da yaşayan bir kitle tarafından tüketilmiş. Almanya’da yaşayan koleksiyoncu arkadaşlar sayesinde muhafaza ediliyorlar.
Erkin Can Seyhan Birgün
22 Ekim 2022
21 Ekim 2022
Çaycuma
Rahmetli Eyriboyun’un yaşamından kesitlerden oluşan bir sinevizyon gösterisinin de yapıldığı etkinlikte ilk konuşmayı yapan Abant İzzet Baysal Üniversitesi İktisat Bölümü Doktor Öğretim Üyesi Fevzi Engin,1984 yılında ilk asistanlık günlerinden beri Mustafa Eyriboyun ile arkadaş olduğunu, bekâr lojmanlarında birlikte kaldıklarını söyleyerek başladığı konuşmasında, “Tutkunluk derecesinde kitap okuma merakı olan biriydi. Öyle bir kültürel dünyaya açılma merakı vardı ki, bu özelliği Mustafa ile benim yoğun ve keyif verici bir arkadaşlık kurmamı sağladı. Sevgili Mustafa düşündüğü ve savunduğu fikirleri hayata geçiren, düşündüğü gibi yaşayan ender insanlardan biriydi. Türkiye üniversite hayatında ve kendi yaşam çevresinde, “Nasıl bir hoca olunur, nasıl bir insan olunur” sorusunun cevaplarının hemen hemen hepsinin Mustafa’nın kimliğinde özdeşleşmişti. Kıskanmamak mümkün değildi. Çevresindeki en küçük çocuktan en yaşlısına kadar dokunmadığı hiç kimse yoktu.” dedi.
Bergama - İzmir
Fabrika: Sümerbank
Özcan Yaman Evrensel
Bu sergi ve proje dün-bugün ve yarını sorguluyor. 17 Mayıs 1960 yılında Adnan Menderes tarafından açılan Sümerbank 6 Ekim 2004 tarihinde fiilen kapatılmış. 44 yıllık fabrika neler görmüş neler. Direnişler, grevler… Ve sonunda AKP tarafından ortadan kaldırılan fabrikalar listesinde yerini alan bir fabrikanın hazin mirası Sümerbank.
Kısaca sendika ve demokratik kurumların da izlemeleri, izlerken kendilerini sorgulamaları gereken bir proje çalışmasının başarılı sergisi “Fabrika”.
SERGİ MEKANI: Odeon Pergamon Kültür Sanat Alanı. Bergama
SERGİ TARİHİ: 21 Ekim-13 Kasım 2023
19 Ekim 2022
17 Ekim 2022
Çaycuma
Geçtiğimiz yıl Covid 19 nedeniyle yaşamını yitiren BEÜ Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Eyriboyun Çaycuma Belediyesi ve ZOKEV tarafından düzenlenen bir dizi etkinlikle anılacak. 20 Ekim Perşembe günü 14.00’de mezarı başında anmayla başlayan etkinlikler adına düzenlenen bilim şenliği ile devam edecek. Eyriboyun için aynı gün 18.30’da, Çaycuma Belediyesi Çarşamba Salonu’nda anma etkinliği de yapılacak.
15 Ekim 2022
BM: Rusya, Ukrayna'da 'tecavüzü' askeri stratejinin bir parçası olarak kullanıyor
Birleşmiş Milletler Çatışma Bölgelerinde Cinsel Şiddet Özel Temsilcisi Pramila Patten, Rusya'nın Ukrayna'da tecavüz ve cinsel şiddeti "askeri stratejisinin" bir parçası olarak kullandığını söyledi.
Patten, "Rus askerleri tarafından gerçekleştirilen tecavüz ve cinsel saldırılar, Kremlin'in askeri stratejisinin bir parçası ve savaşın kurbanlarını insanlıktan çıkarmak için kasıtlı bir taktik haline geldi." ifadesini kullandı.
İddia, BM uzmanlarından oluşan bir panel tarafından geçtiğimiz günlerde açıklanan ve şubat ayından bu yana Ukrayna'da rapor edilen "yüzden fazla tecavüz ya da cinsel saldırı vakasını" teyit eden verilerin ardından geldi.
14 Ekim 2022
Bergama
13 Ekim 2022
12 Ekim 2022
11 Ekim 2022
‘yol kusuru’ oranı olduğundan çok daha düşük gösteriliyor”
Türkiye’nin karayolu ısrarı ulusal sorun boyutuna vardı
Karayolları ağırlıklı uygulamalara geçildikten sonra, gelişmiş ülkelerin aksine ülkemizdeki demiryolları ve denizyollarının ulaşımdaki payı yüzde 40’tan yüzde 5’e, karayollarının payı yüzde 95’e yükseldi.Bugün, insan ve yük taşımacılığını amaçlayan kitle taşımacılığını değil, ara taşımacılığını esas alan yüksek maliyet ve kaza riskli karayollarına dayandırılmıştır. Bu durum artık ulusal sorun boyutundadır.”
Kaza nedenleri içerisinde düşük bir oranı olan “yol kazaları”nın bilerek olduğundan düşük gösterildiğini iddia eden Dr. Suay Karaman, Yanlış mühendislik projeleri ve çıkar ilişkileri sonucunda yapılan otoyollar, trafik kazalarına davetiye çıkarmaktadır. Ancak kazaların sorumluluğunu ve cezasını üstlenmemek için ‘yol kusuru’ oranı olduğundan çok daha düşük gösteriliyor” dedi.
Çağdaş Bayraktar Cumhuriyet
Hazır mıyız? Cumhuriyetle hesaplaşan örgüt (yeşil kuşak), senin de kapını çalacak.
09 Ekim 2022
08 Ekim 2022
Cumhuriyetle hesaplaşan örgüt (yeşil kuşak), senin de kapını çalacak. Hazır mısın?
Bir torba festival: Kültür Yolu
Geriye ne mi kalacak?
Yalnızca kötü anılar: Yağmalanan kamu kaynakları, doldurulan cepler, doruklarda dolaşan görgüsüzlük, işbirlikçilerin leş gibi nefeslerindeki övgüler ve hiçbir zorunlulukları olmadığı halde, etkinlik takviminde yer almayı ikiletmeyen, “muhalifim, laik cumhuriyetçiyim” söylemli vaşakların suratlarındaki silinmez leke…
Cumhuriyetle hesaplaşan örgüt (yeşil kuşak), Zonguldak'ta senin de kapını çalacak. Hazır mısın?
Bir şehre bir festival nasıl dayatılır?
Sur Kültür Yolu Festivali, önceki vali-kayyımların başaramadığını yeniden deniyor. Şarkıcısıyla, tarihçisiyle, ilahiyatçısıyla, edebiyatçısıyla Sur’a bir darbe daha vurmayı, Diyarbakırlıların Sur hafızasını ebediyen silmeyi amaçlıyor.














.jpg)

















.jpg)





