16 Eylül 2023

Bergama - İzmir / Zonguldak


Bayburt Grup bağışı: "sosyal sorumluluk camisi", Zonguldak

                

Agrobay işçilerine jandarma müdahalesi: Çok sayıda gözaltı var
İzmir'in Dikili ilçesinde bulunan ve dünyanın en büyük domates serasına sahip olduğunu söyleyen Bayburt Grup’a bağlı Agrobay Seracılık'ta işçiler, Tarım İşçileri Sendikası (Tarım Sen) üyesi oldukları gerekçesiyle işten çıkarıldı.

 Sera önünde bekleyişlerini sürdüren işçilere jandarma yeniden müdahale etti. Aralarında sendika yöneticileri, avukatlar, foto muhabiri Berkcan Zengin ve gazeteci Zeynep Kuray'ın da bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı.
Türkiye Gazeteciler Sendikası, işçilere destek verdi ve gazetecilerin gözaltına alınmasına tepki gösterdi.

Sendikadan yapılan açıklamada, "Sendikal faaliyetleri nedeniyle işten çıkarılan Agrobay Seracılık işçilerinin direnişine yapılan jandarma müdahalesinde gazeteci Zeynep Kuray ve foto muhabiri Berkcan Zengin gözaltına alındı. Süreci takip ediyoruz. Agrobay işçisi de gazeteciler de hakkını alacak!" ifadelerine yer verildi.

                         Zonguldak:

"Kadına El Kalkamaz" dediler!.

 

12 Eylül 2023

İnternet


 

Atom bombasını hangi "terör örgütü" attı?

 

"Ölmeden Önce 
'Hoşt Amerika!' Demek İçin    
Mutlaka Okunması 
Gerekli 40 Kitap"   
    
1- Hayalet Uçak Stephan Grey 2007
2- Savaşın Sessizliği Ayten Aygen 2000
3- Öldür Öldür Öldür Jimmy Massey-Hatasha Saulnier 2009
4- NATO'nun Hür Ufukları Tekin Erer 1969
5- Yerlilerin Gözyaşları Bartolomeo de las Casas 2009
6- Vietnam Vietnam Felix Greene 1969
7- Latin Amerika'nın Kesik Damarları Eduardo Galeano 1983
8- Kissinger'in Yargılanması Christopher Hitchens 2001
9- Blackwater Jeremy Schaill 2010 
10- Gizli Belgelerle Barış Gönüllüleri Müslim Özbalkan 1970
        
11- Haydut Devlet William Blum 2006
12- Terör Cininin Kovulması Ariel Dofman 2003
13- Savaş ve Askerlik Üzerine L.N.Tolstoy 2009
14- NATO'nun Saldırgan İçyüzü  Ursel Lorenzen 198O
15- Disiplin Ulrich Brökling 2001
16- Kiralık Ordular P.W.Singer 2009
17- Vietnam'da Savaş Suçları Bertrand Russell 1967
18- Gözleri Bağlı Şahin Deniz Som 1989
19- Texas Malatya Ufuk Güldemir 1992
20- "Mayınlı Tarla"da Dış Politika Haluk Gerger 1983
         
21- Ödünç Alınan Irak Çaydanlığı Slavoj Zizek 2004
22- Hegemonyadan İmparatorluğa Ergin Yıldızoğlu 2003
23- Dünya Hükümeti C.İ.A  4 yazardan ortak 1966
24- Güçlünün Silahı 13 yazardan ortak 2014
25- Amerika NATO ve Türkiye Türkkaya Ataöv 1969
26- Medya ve Savaş Yalanları Lenova Foerstel 2000
27- General Schwarzkonf Robert D. Parrish 1991
28- Militarizmin Cinsiyetçi Suretleri Çiğdem Akgül 2011
29- Yeni Emperyalizm David Harvey 2004
30- Pentagon ve Amerikan Üsleri İgor Melnikov 1975
          
31- Borçlandırılmış İnsanın İmali Maurizio Lazzorato  2014
32- Dünyanın Batılılaşması Serge Latouche  1993
33- Yeni Kapitalizmin Kültürü Richard Sennett  2009
34- Terörizm Efsanesi 4 Yazardan Ortak 1979
35- Silahlı Bürokrasinin Ekonomi Politiği Suat Parlar 1997
36- Modernlik ve Müphemlik Zygmunt Bauman 2003
37- Barış Düşüncesi ve Saldırganlık A.Mitscherlich 2000
38- Dünyanın Yeni Sahipleri Jean Ziegler 2004
39- 2. Dünya Savaşında Seks ve Propaganda Herbert A. Friedman 2011

40- Darbeciler Okulu Lesley Gill 2009 

 Sergi Odasıı Önerir : 2015  listesi


12 + 24
Birbirinden kopartılmayacak ikili:
Silah ve Para  

2014 / 12 Eylül 1980 darbesi tartışmalarına önemli katkı


 

Güçlünün SilahıAmerikan  Devlet Terörü  Üzerine Söyleşiler 

 

09 Eylül 2023


  Birikim Sahne'den Sahne Sanatlarına...
Karikatürist, oyuncu Paylaş Kiraz, şimdi Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (ZBEÜ) Devlet Konservatuarı Sahne Sanatlarında...

                         

28 Ağustos 2023

2022 - Gösterimde

 

 

CHP’yi kim/ler yıkayacak?


CHP nin tasfiye olmasını engelleyen bu %25-30 oran kim? 100 yıldır var olduklarına göre onları bir arada tutan özellikler olmalı. Bu çekirdek, parti sola döndükçe büyüyor, sağa çekildikçe kendi sabit oranına dönüyor. CHP bu haliyle Türkiye’de sol partilerin kitleselleşmesi imkânını çalan bir hırsız rolü de üstleniyor olabilir. Bu çözümleme de doğru. Yine de CHP sola döndükçe büyüyor ve ülke demokratikleşiyor, bu da bir gerçek.

Şimdi kötü yola düşmeye dönebiliriz. Tümüyle kişisel gözlemime ve deneyimime bağlı olarak gördüğüm bir durum üzerine düşünüyorum. Birçoğuyla öyle ya da böyle konuştuğum, toplantılarda bir araya geldiğim, ya da medyada izlediğim CHP profesyonel siyasetçilerinin ortak bir özellikleri var. Yüz yüze ya da küçük grup toplantılarında çoğunun en azından vicdani olarak “solcu” oldukları açık. Bu insanlar “uygun koşullar olsa” sol değerleri açıkça savunacaklar gibi. Ama solculuklarını açık ettiklerinde partide barınamayacaklarından çok korkuyorlar! Kişisel olarak şu cümleyi o kadar çok duydum ki, üzerinde düşünmek gerekiyor. “Ben aslında solcuyum, hele bir yönetime, parti meclisine gireyim, vekil olayım, bak göreceksin partiyi nasıl sola çekeceğim!” En azından son 15 yıldır bu cümleyi duyduğum insanların nerdeyse tümü o görevlere geldiler ya da yükseldiler hatta karar verici oldular. Tanıdıklarım arasında yalnızca bir kişi, partiye girdikten sonra da açıkça sol değerleri savunmaya ve eylemeye devam etti, onu da parti dışına ittiler. Bir diğeri de bir süre il başkanlığı yapabildi.

Garip gelebilir ama büyük çoğunluğunun bu sözlerinde o zaman ve hala samimi olduğuna inanıyorum. Fakat nasıl oluyorsa oluyor, partide söz sahibi olduklarında kısa sürede “kötü yola düşüyorlar”   
 
Selçuk Candansayar   Birgün

                              

27 Ağustos 2023

Bartın

Amasra Belediyesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenecek olan 2.Amasra Uluslararası Şehir Festivali; 30 Ağustos 2023 tarihinde başlıyor. Bartın’ın Amasra ilçesinde düzenlenecek festival kapsamında konserler, tiyatro oyunu, film gösterimleri, atölyeler, seramik, resim ve panel etkinlikleri gerçekleştirilecek.

2. Amasra Uluslararası Şehir Festivali 30 Ağustos-2 Eylül 2023 tarihleri arasında sanatçıları ve sanatseverleri ağırlamaya hazırlanıyor.

 PROGRAM:

https://www.ajandakolik.com/2-amasra-uluslararasi-sehir-festivali-basliyor/ 

2020

 

Doğan Öz, 24 Mart 1978 sabahı işe gitmek üzere evinden çıkıp arabasına doğru hareket etti. Anadol marka arabasına bindi ve aracı çalıştırdı, bu sırada motorun ısınmasını beklerken arabanın ön tarafında Ülkü Ocakları'nın bir parçası olan İbrahim Çiftçi belirdi ve elindeki tabanca ile Öz'e altı el ateş etti.



26 Ağustos 2023

Güney Fransa

Çocukların midesinden geçen yoldan ütopyaya 

 Güney Fransa’nın Rönesans şehri Barjac’ın 6 kez seçilerek 1989’dan beri belediye başkanlığını yapan komünist Édouard Chaulet,
 Barjac bir maden şehriChaulet’nin madenci babası da Nazilere karşı savaşmış bir komünist Direniş üyesi. Tanınmış birer direnişçi olan baba ve annenin 7 çocuğundan biri olan Chaulet annesinin kendilerine hazırladığı güzel yemekleri unutmuyor. Bu eski madenci şehrinde 2006’da birkaç çiftçi gizemli bir şekilde öldükten ve iki çiftçi çocuğu da kanser olduktan sonra, okul çocuklarının organik gıdalarla beslenmesine karar veriyor. “Öyle demokratik bir şekilde değil!” Referandum, tartışma falan olmadan çocuklar artık organik gıdalar yiyecek diyorlar. Nokta! 

 Rakipsizim” diyor gülerek, “Seçimlere rakiplerimi öldürerek tek başıma giriyorum.” Sonra tek kuruş kalmayan babasından aldığı manevi mirasın altını çiziyor. Komünist bir direnişçinin oğlu olmak, madencilerin çoğunun direnişçi olduğu bu küçük kasabada onun ilk siyasi sermayesi olmuş. Dünyayı gezmiş, Fransa’dan bağımsızlığını kazanan Cezayir’de ilkokul öğretmenliği yapmış, doğduğu Barjac’a döndüğünde çalışkanlığı ve parada pulda gözü olmaması nedeniyle babasının yoldaşları ve onların çocuklarının desteğiyle önce meclis üyeliğine, 1989’da da başkanlığa seçilmiş.  
L. Doğan Tılıç   Birgün




 

24 Ağustos 2023

 

Bir anomali hali: Atatürkçülüğün yokluğu

Evet, bugün Türkiye’de kendisine Atatürkçü diyen milyonlar vardır ama bu Atatürkçülük “Atam” fetişizminden, nostaljiden, sosyal medyada fotoğraf, video paylaşımından ve ulusal günlerde bankaların çektikleri reklam filmlerine bakıp duygulanmaktan öteye gitmemektedir. Kendisine Atatürkçü diyerek bunun üzerinden siyaset yapan, hegemonya kurmaya çalışan, iktidar perspektifine sahip olan bir siyasi özne, bir siyasi aktör ise yoktur ve bunun nedenleri üzerine kafa yorulması gerekmektedir.

 90’lı yıllar boyunca Bahriye Üçok, Muammer Aksoy, Turan Dursun, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı gibi yüzü sola dönük, Atatürkçü ya da doktriner ifadesiyle Kemalist aydınlar katledilmiş, bu kırım politikalarıyla adeta İslamcılık ve liberalizm için düşünsel bir “saha temizliği” yapılmıştır. Bugün kendisine Atatürkçü diyenlerin elinde ise bir ahmaklaştırma makinesi olarak Sözcü gazetesinden ve okuduğunuzda daha da cahilleşeceğiniz Uğur Dündar, Yılmaz Özdil gibi tüccarlardan başka bir şey kalmamıştır. Cumhuriyet gazetesinin ve oradaki birkaç yazarın ideolojik/teorik bir hat tutmaya çalıştıkları doğrudur ama onların da görece olarak etkileri az ve toplumsallıkları zayıftır.

 Atatürkçülüğün siyasal alandaki yokluğunun başka bir nedeni solun yokluğudur. Türkiye’de tarihsel olarak bakıldığında Atatürkçülüğün devletin ve elitlerin ideolojisi olmaktan çıkıp toplumla ve halkla buluşmasının aracısı sosyalist sol olmuştur. Sosyalistler 1960’lı yıllarda Atatürkçülüğü yeniden yorumlamış, güncellemiş ve onu dönemin anti-emperyalist ruhunun nirengi noktası haline getirerek kitlelerle buluşturmuştur. Atatürkçülük de bir meşruiyet zemini olarak solun popülerleşmesini ve toplumsallaşmasını kolaylaştırmıştır. Bugün ise sosyalist sol zayıftır, ülkede güçlü bir anti-emperyalist mücadele, güçlü bir emek ve öğrenci hareketi yoktur. 
 
 Fatih Yaşlı   Sol

22 Ağustos 2023

2023 / 2021 / Karabük




 

 Kamil Koç çağrı merkezinde çalışan bir işçi:

Kamil Koç, bir diğer adıyla Alman sermayesi Flix Bus. Son zamanlarda ismini medyada karıştığı trafik kazalarında duyar olduk. Bunun asıl sebebi insan onuruna yaraşmayan ağır çalışma şartlarıdır. Otobüs şoförleri ve muavinler ağır şartlar altında çalışıyor. Uykusuz ve yorgun kalan çalışanlar için de yolcular için de risk artıyor. Otobüs şoförleri ve muavinler seferlerini bitirdikten sonra ortalama 3-4 saat içinde tekrardan sefere çıkıyorlar.

Ağır çalışma şartlarından sadece otobüslerde çalışanlar değil, şirketin çağrı merkezinde çalışan işçiler de şikayetçi.

Haftalık izinlerde ‘sürpriz’ bir şekilde fazla mesailerden tutun da mecburi fazla mesaiye bırakmaya kadar birçok uygulamalar mevcut.

Günde yüzlerce çağrıya cevap veren, yolcu şikayetlerini işleme alan ve bilet satışı gerçekleştiren Kamil Koç çağrı merkezi işçileri, asgari ücrete çalışıyor. Bir lütuf gibi sundukları yemek ücreti ise ayda sadece 150 lira. Yani günde sadece 5 lira!

https://www.evrensel.net/haber/497043/k-mil-koc-yolda-kaliyor 

                           

     

1950 yılında inşaatına başlayan Zonguldak limanının yapımını üstlenen Hollanda şirketinin müdürü Menno Bey’in inşaatın her safhasında arşivlediği büyüklü, küçüklü 700’ün üzerinde fotoğraf karesi, kızı Marina ile iki yıl süren ikna görüşmelerimden sonra elime geçmişti. 2018 yılından bugüne üzerinden 5 yıl geçti…  Yüksel Yıldırım

FOTO BAYSAL’IN SANDIĞI…

19 Ağustos 2023

İnternet



Patronların "duygu yönetimi"nin parçası olarak sanatçı:

 


Limak Filarmoni Orkestrası'nın konseri öncesi Akbelen çağrısı: Arya değil ağıt söyle
 
Akbelen'de kömür için ağaç katliamına direnen İkizköylüler, Bodrum konseri öncesi Limak Filarmoni Orkestrası'nın solisti Karahan'a çağrı yaptı: Vahşetin değil Akbelen’in, kuşların, doğanın sesi ol!" 

                     

17 Ağustos 2023

Hep Güncel Film: Bizimkiler gibi hem yerli, hem de ölümüne/öldüresiye milliydi...

Geçmişin Gölgesinde
Çok zeki bir öğrenci olan Derek, babası zenci bir uyuşturucu satıcısı tarafından öldürüldükten sonra, neo-Nazi olma yolunda büyük adımlar atmıştır. Babası Derek'te, zenciler hakkındaki düşüncelerinden dolayı etkiler bırakmıştır. Derek bir süre sonra Venice Beach neo-Nazi çetesinin liderinin sağ kolu olmuştur. "The Disciples of Christ" yani İsa'nın Hizmetkarları, aynı bölgelerde yaşayan azınlıklardan ve beyaz olmayanlara karşı koruma sağlamak amacıyla, genç beyazlara yardım eli uzatmıştır. Çetenin lideri Cameron Alexander, bir Nazi sempatizanıdır. 1999

15 Ağustos 2023

Zonguldak Doğumlu Fotoğrafçı: Nadir Ede



 

14 Ağustos 1993 Kars

  

Kars Digor Katliamı’nda yaşamını yitirenler anıldı

Digor Katliamı’nda yaşamını yitirenler için anma töreni düzenlendi. Yeşil Sol Parti Milletvekilli Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Birlikte yaşamanın yolu katliamlarla yüzleşmek ve hesaplaşmaktır” dedi.

Kars'ın Digor
ilçesinde koruculuk dayatması, gıda ambargosu ve ev baskınlarını protesto etmek amacıyla 14 Ağustos 1993 tarihinde gerçekleştirilen yürüyüşe yönelik saldırıda 6’sı çocuk 17 kişi katledildi. Katledilenler için olayın gerçekleştiği ilçe merkezine 2 kilometre mesafedeki alanda anma töreni düzenlendi. Burada konuşan Yeşil Sol Parti Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Siyasi iktidar ve devlet yargısıyla, kolluğuyla katliamın üzerini örttü. Yıllarca yargılanmasına izin verilmedi. Dava beraat ile sonuçlandı” dedi.
 
 Digor Katliamının 30. yılı | Türkiye suçunu kabul etti ama failleri akladı

Sergi / Soğuksu / Çay Ocağı



 Trafik kazası haberleri yazım kılavuzu

13 Ağustos 2023

  

Ilık suda giderek haşlanmaya ilişkin 
ISINAN SUYUN ÇOK KISA TARİHİ

O tarihi çok iyi biliyoruz. Siyasal İslamın partisi AKP’nin ülkeyi demokratikleştirecek saçmalığı ile başladık: “Merak etmeyin değiştiler... Bunlar Hıristiyan demokrat gibi bir şey...” ve su ısınmaya başladı. “Tek adam” rejimine açılan anayasa oylaması “yetmez ama evet” saçmalıkları içinde geçti. “Gezi” oldu, ardından su ısınmaya devam etti. Seçimler birbiri ardına çalındı, “Atı alan Üsküdar’ı geçti”, su ısınmaya devam etti. Ana muhalefet partisi ise rehavet içindeydi. CHP liderliği, sanki “güçler ayrılığı” ortadan kalkmamış, seçim sistemi YSK yoluyla, bürokrasi ve güvenlik güçleriyle denetim altına alınmamış, seçim kaybetme olasılığı “defterden” çıkartmamış gibi yaşıyordu. CHP, rejimin dilini benimserse onun tabanından oy çalabileceğine böylece seçimleri kazanabileceğine inanmaya devam ediyordu. Yenilgiler birbiri ardına geliyor, su da ısınıyordu.

“15 Temmuz darbe şeyinde” rejim kadrolarını, kurumlarını pekiştirdi. Ana muhalefet her şey normalmiş, yaptığını yapmaya devam etti. Su da ısınmaya... Bu süreç, kendini son başkanlık seçimlerinde bir kez daha kanıtladı.

Şimdi, rejimin, “doğasını”, yandaşlarının “yolsuzluklarını, soygunlarını” sergileyen gazeteciler, artık gerçek bir yasal gerekçeye bile gerek duyulmadan hapse atılıyor. Konserler, festivaller, “milli manevi değerlerimize ters” gerekçesiyle engellenirken aslında siyasal İslamın değerleri topluma dayatılıyor. “Diyanet İşleri” etkinliklerini, vatandaşın (eğer bu kavram hâlâ geçerliyse) dilini, bedenini, zamanını, mekânını doğrudan denetim atına alma çabalarını genişletiyor, derinleştiriyor. Rejime uygun kuşaklar geliştirmek için, ülkenin geleceğini tehlikeye atmak pahasına, eğitim sistemi tarikatların eline terk ediliyor. Şimdi artık kaynama noktasındayız.
 
Ergin Yıldızoğlu   Cumhuriyet

                          

Kdz. Ereğli (Kandilli) doğumlu sanatçı:

 

Heykeltıraş Cem Sağbil: Endüstriyel tekniklere karşı bize kalan 'duygu'
 Evet, ben hikayeler anlatıyorum. Ağırlıklı olarak eserlerimde mitolojiyi kullandım. Batı dünyasında mitoloji, daha doğrusu İyon mitolojisi, Doğu dünyasına nazaran çok daha etkin. Batı'nın sosyolojik, psikolojik ve felsefi temelleri neredeyse İyon mitolojisi üzerine inşa edilmiş. Bunun bana sağlamış olduğu avantaj son derece zamansız bir biçimde o ana kavramların üzerinde olabildiğince söz söyleme ve çalışma imkanı sağladı. Heykellerimi de bu hikayeler üzerine kuruyorum. Fakat son dönemlerde şunun farkına vardım. İzleyici benim yaptığım heykelde anlattığım hikayenin içine veya üstüne kendi hikayesini yerleştiriyor. Dolayısıyla ne kadar az malzeme ile bir şey anlatırsam izleyiciye o kadar alan açabilirim. İşte bu beni çok keyifli bir şekilde meşgul ediyor.  

 https://www.sanatgezgini.com/marketplace/seller/profile/cem-sagbil

01 Ağustos 2023

Adana


 

105 yıllık Yeni Adana gazetesi yayın hayatına son verdi 
Yeni Adana gazetesi 1918 yılından beri aralıksız sürdürdüğü yayın hayatına son vermek zorunda kaldı. Bugün son sayısını çıkaran gazete, kurulduğu Adana’nın en eski gazetesi olma özelliği taşıyor.

1918’de Kurtuluş Savaşı yıllarında Fransa işgalinde Pozantı’da tren vagonlarında gizlice basılıp halka ulaştırılan gazete, bugün son sayısı ile okuyucularına veda etti.

Baskı maliyetlerinin dolara bağlı olduğu ülkede, basını destekleme iddiasıyla varlığını sürdüren Basın İlan Kurumundan (BİK) gelen para da doğrudan vergi borcuna kesilip haber ajanslarına ödeme yapılamayınca, gazete yaklaşık 4-5 yıldır varlık yokluk mücadelesi veriyordu.

Okuyuculara destek çağrısıyla açılan gazetenin internet sitesi, "Dijital ortamda internet haberciliğine devam ediyoruz" mesajıyla okuyucuları karşılıyor.
 
 "BİR TARİH YOK OLUYOR"

30 Temmuz 2023

  
Doymak bilmeyen lanetliler! 

Işıl Özgentürk    Cumhuriyet
Şimdi gelelim şu termik santral işine. Adının kıyak olduğuna bakmayın, Türkçesi kömürle işleyen santral demek. Bu santrallar artık dünyada kullanılmayan, en düşük düzeyde elektrik üreten santrallardır. Bu santrallarla ilgili bilgiyi 2012 yılında Anadolu Grubu’nun Sinop iline bağlı Gerze ilçesinin Yaykıl köyünün Çavuşoğlu mevkisinde yapmak istediği santralın, yapılmaması için direnen Karadeniz’in Amazon kadınlarının kurduğu ve canla başla korudukları direniş çadırında öğrenmiştim. Köylüler sırayla nöbet tutuyorlardı ve şirketin iş kamyonları bölgeye geldiklerinde inanılmaz bir iletişimle tüm köy araçların karşısında dikiliyorlardı.
Şubat 2022
Orada da jandarma yaşlı başlı köy kadınlarını copluyor, biber gazı, plastik mermi atıyor ve elinden geldiğince gaddar davranıyordu. Ama biber gazına karşı esnaf kasalar dolusu limonu nöbet çadırına taşıyordu. Ayrıca köyün ortak kararıyla, santraldan yana davranan 21 yıllık köy imamını göndermişlerdi. Çünkü biliyorlardı, santral bacası ne kadar yukarıda olursa olsun bölgeyi kara dumanlarıyla ölümcül kılacaktı. Çadırdaki gencecik bir kadın şöyle demişti: “Arabalara binip Zonguldak bölgesindeki santral bölgesine gittik. Herkesin yüzü çökmüştü ve genç kızlar ‘Biz burada beyaz bir gelinlik bile giyemeyiz’ demişlerdi. Yaşını başını almış direnişçi bir amca da ‘Bizi öldürmeye karar vermişler’” diyerek derin bir suskunluğa gömülmüştü. Ayrıca kurulması düşünülen santral çalışırken oluşturduğu sıcak suyu Türkiye denizlerinde yaşayan balıkların yüzde 70’inin yumurtalarını bıraktığı balıkçıların Voli dediği alana boşaltılacaktı. Bölgede gördüklerimi yazdığım için Anadolu Grubu beni toplantıya çağırmıştı. Ve beni ikna etmek istiyorlardı. Sıcak suyu borularla yumurtaların olmadığı bir alanda denize boşaltacaklardı, ben de güldüm. Bölgenin işe boğulacağını söylemişlerdi. İnşaat sırasında tamam da bir santral için çok işçiye gerek yok. Gerze direnişi çok uzun sürmüştü ama Amazonlar inatçıydı ayrıca tüm Karadeniz’de Efes birası boykot edilmişti. Sonunda Gerzeliler ve Yaykıl köylüleri kazanmıştı. Santral yapılmadı.

         

En çok tiyatrocular, çetenin "duygu işlerinde" kullanıldılar


Amasra Maden Katliamı üzerinden 9 ay geçti.

 

‘Anne bugün üç kişinin yaptığı bir işi yaptım’ derdi.
 
Çünkü; kader (!)
 
Hilal Tok    Evrensel

  Evde açık kalmış televizyonda, A Haber var. Kimse televizyona bakmıyor. Arkada sırf açık olsun diye kalmış bir seyir gibi duruyor. Yemek yediğimiz sırada televizyona dikkat kesilen Muradiye, birden irkiliyor. “Kumanda nerede, niye burayı izliyoruz? Bugün davayı gösterecek bir yeri açalım, burası göstermez” diyor. Yastıkların altına gizlenen kumanda bulunup kanal çevriliyor…

  Uşağım, eve gelirdi kollarını, ellerini saklaya saklaya. Ne oldu uşağım derdim. ‘Anne bugün üç kişinin yaptığı bir işi yaptım’ derdi. Benim uşağım kediye köpeğe hoşt demezdi, öyle bir adamdı bu” diyor.

  “Eşinin canı madene gitti, oğlun kurayı kazandığında korkmadın mı?” diye soruyorum. “Korktum” diyor, “Hem sevindik hem güldük hem korktuk. İlk çıktığında dedik ki Suat’ın hayatı kurtuldu.”

  Kibariye devam ettiriyor sözü, “İstanbul Havalimanı inşaatında 3 yıl çalıştı kardeşim. Üniversite okumadı, kazandı ama. Maddi durumlardan dolayı gidemedi. Bartın Üniversitesinde muhasebe bölümünü kazanmıştı. Seçenek işte… Bizim maddi durumumuz yoktu. Tek babadan maaş aldığı için annem, ‘Okursam sıkıntı çekeriz’ dedi Suat. ‘Ben askere gideyim, kimse sıkıntı çekmesin, sonra çalışırım’ dedi gitti. İlk kurada çıktığında, sevinçten ağladık, ama hep kaderi babama benzemesin diyordum.”  

     

29 Temmuz 2023

Payandacı ne demek?

 

La Boétie, tiranın iktidarını koruması için etrafında kendisi gibi sistemden yararlanan bir grup insana ihtiyacı duyduğunu söyler. Kendisine suç çetesi yaratmak durumundadır egemen. Herkes kısmi veya dolaylı bir şekilde bu refahtan faydalanır. Tiran, etrafını saran bu koruyucu grubun belli çıkarlar ve mevkiler elde etmesini sağlayarak kendine bağlar. 

 Size savaşın demiyor la Boétie, 
sadece desteğinizi geri çekin! 

"Yardım ve yataklık etmenin" tersden okunuşu:

 


Vatanını seven defansa gelsin 

Miyase İlknur    Cumhuriyet 

Televizyonlardan izlediğimiz göz yaşartıcı görüntülere “vah vah!” deyip, sosyal medyadan “Diren Akbelen!” demekle bu işler olmuyor. Muhalefet milletvekillerinin basın toplantıları ya da soru önergeleriyle de Akbelen Ormanı kurtulmuyor. 
 Dev bütçeli madencilik lobileri, dev bütçeleri ile milletvekilleri, yerel ve ulusal basını, sözüm ona “Çevre” gönüllüsü kimi dernek ve platformları, yerel yönetici, muhtar, belediye meclis üyelerini çok rahat kendi safına çekebiliyor. Buna karşın madenlerin, HES’lerin ya da turizm tesislerinin yok edeceği belde halklarının ne lobisi ne parası olmadığından sesini duyan olmuyor. Hatta çoğu kez başlarına gelecek felaketten ancak o alana iş makineleri geldiğinde haberleri oluyor ki o zamandan iş işten geçmiş oluyor.

Doğayı katleden şirketler kapitalizmin güler yüzlü, hayır hasenat işlerine adanmışlık maskelerini de çok iyi kullanırlar. Her birinin hayır işlerine ve sosyal sorunlara çözüm sunan vakıflar kurmaları boşuna değildir.
Bu vakıflar ve sosyal projelerini basında tanıtmakta da hiç sıkıntı çekmezler. Kız çocuklarını okutmaktan, ev kadınlarını meslek sahibi yapmaktan tutun da doğayı koruma vakıfları bile kurucu olmalarına kadar gider iş.

 Akbelen Ormanlarını kurtarmak ve direnen belde halkına destek vermek için ille de bölgeye gidip barikat kurmak gerekmez. Limak Holding’in otellerinde konaklamamak, konaklayacak olanları protesto etmek, bu otellerde oda satan tur operatörlerine karşı kampanya yapmak, yurtdışındaki operatörlere mesaj çekmek ve sosyal medyadan yabancı dillerde mesaj atıp uluslararası kampanya yürütmek de sonuç almada etkili olabilir.

 

        
Payandacı ne demek?
Payanda düşey olan bir taşıyıcıyı, tekneyi veya binayı hem dengede tutabilmek amacı ile hem de çökmesini devrilmesini veya kaymasını önlemek amacı ile kullanılacak olan ahşap veya betondan yapılan göğüsleyici dayanak şeklinde tanımlanır. (İnternet)